KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2024/328
- Karar no
- 2024/835
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/11/2023
- Numarası
- 2023/499 (E) - 2023/901 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 06/01/2021 tarihinde, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu müvekkili şirkete ait aracın hasar gördüğünü ve müvekkili tarafından 84.037,98 TL onarım bedeli ödendiğini, karşı aracın ZMS sigortacısı olan ...
Sigorta AŞ'nin sigorta poliçesi kapsamında müvekkiline 30.000 TL onarım bedeli ödediğini, bakiye 54.037,98 TL onarım bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince, davalı ... yönünden açılan dava tefrik edilerek davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı, dosyanın görevsiz mahkemede dava açılmasından sonra görevli mahkemeye gönderilmesi aşamasında da arabuculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; davanın ilk olarak açıldığı İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/02/2023 tarih 2021/155 Esas - 2023/61 Karar sayılı ilamıyla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, görevsizlik kararı sonrasında arabuluculuk başvurusu yapıldığını, fakat henüz arabuluculuk toplantısı yapılamadığını, davanın açıldığı esnada iş bu davada görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunun bilinmesinin mümkün olmadığını, davacı ve davalı taraflardan ...
Şirketi tacir olmakla birlikte tarafların yalnızca tacir olmasının haksız fiile ticari eylem niteliği kazandırmadığını, zarara sebebiyet veren fiilin ticari işletmenin faaliyetleriyle ilgili olmadığını, bu nedenle Yargıtay içtihatları doğrultusunda görevli olduğu düşünülen asliye hukuk mahkemelerinde dava açıldığını ve asliye hukukta görülmekte olan davalarda arabuluculuk zorunluluğu bulunmadığını, Yargıtay içtihatları görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu belirtmiş olmasına rağmen görevsizlik kararı sonrası kararın kesinleşmesi beklendikten sonra dosyanın görevli mahkemeye tebliğini takiben arabuluculuk süreci başlatıldığını,
içtihatlara aykırı bir karar verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, verilen karara takiben ivedilikle arabuluculuk süreci başlatıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, dava ilk olarak 24/05/2021 tarihinde İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece 07/02/2023 tarih ve 2021/155 (E) 2023/61 (K) sayılı kararla asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce 2023/559 (E) 2023/1007 (K) sayılı kararla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, akabinde dava dosyasının 24/07/2023 tarihinde tevzi edildiği mahkemece yukarıdaki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,
konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2. fıkrasının 4. cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerekir.
TTK'nin 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Dairemizin 2023/559 (E) 2023/1007 (K) sayılı kararında da belirtildiği üzere somut dava, tüzel kişi tacirlerin ticari işletmelerine kayıtlı araçların karıştığı trafik kazasından kaynaklanmakta olup TTK'nın 4. maddesine göre ticari davadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça arabulucuya başvurulmaksızın dava açıldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığı, görevsiz mahkeme aşamasında da bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/328, K. 2024/835, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama