KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/619
- Karar no
- 2024/1429
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/11/2023
- Numarası
- 2022/985 (E) - 2023/756 (K
- Davanın konusu
- Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait emtianın taşıması sırasında doğabilecek rizikoları Nakliyat Abonman Sözleşmesi ile teminat altına aldığını, sigortalı ... AŞ firmasının, müvekkili şirketçe sigortalanan rulo sac emtiasının Türkiye'den İtalya'ya taşınması amacıyla limana yüklemek üzere yurt içi kara taşıma işi için ...
Lojistik firmasının yetki belgesi, davalı ...'ın ise ruhsat sahibi olduğunu, taşıma işleminin ... plakalı araçla gerçekleştiğini, davalı ... Turizm Ticaret Limited Şirketinin taşıma işleminden doğan sorumluluğunun davalı ... Sigorta tarafından sigorta teminatı altına alındığını, taşıma yapılan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısının (ZMMS) ise diğer davalı ... Sigorta AŞ olduğunu, davaya konu emtianın davalılar ...
Turizm Ticaret Limited Şirketi ile ...'ın sorumluluğunda, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca yüklenerek, Türkiye'den İtalya'ya nakliye halindeyken başka bir araca arkadan çarpması sonucu ölümlü/yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini belirterek, 7.752,63 USD tutarının ödeme tarihi olan 04/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek döviz alacaklarına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansının dava şartı olarak nitelendirilemeyeceğini, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmamasının davanın dava şartı yokluğu ile reddini gerektirmeyeceğini belirterek, alıntılanan mevzuat hükmü yerleşik içtihatla da sabit olup ilk derece mahkemesince verilen davanın usulden reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, mal (nakliyat abonman sözleşmesi) sigortacısının poliçe uyarınca dava dışı sigortalısının zararını karşılamak için ödediği tazminatın, zarar sorumlularından rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin 10/05/2024 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında; dosyanın bilirkişilere verilmesine, bilirkişilere ayrı ayrı 1.500,00 TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin gider avansından karşılanmasına,
gider avansının eksik olması halinde bakiye giderin davacı tarafça bugünden başlamak üzere iki haftalık kesin süre içinde yatırılmasına, ücretin kesin süre içerisinde yatırılmadığı takdirde işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacının verilen iki haftalık kesin süre içerisinde belirtilen bilirkişi gideri yatırılmadığından davanın usülden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesinde.
"Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü bulunmakta, aynı kanunun 324. maddesinde ise.
"Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükmü bulunmaktadır. 03/04/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45. maddesinde ise. “Davacı, yargılama harçları ile her yıl bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder... Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır." Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere; gider avansı ve delil avansı farklı kavramlardır.
Mahkemece, 10/05/2024 tarihli celsede bilirkişi ücretinin gider avansından karşılanmasına, gider avansının eksik olması halinde bakiye giderin davacı tarafça iki haftalık kesin süre içinde yatırılmasına, ücretin kesin süre içerisinde yatırılmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Bu durumda HMK'nin 324/2. madde bendine göre delil avansının verilen sürede yatırılmaması halinde talep edilen delilin toplanmasından vazgeçmiş sayılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekmesine rağmen davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/619, K. 2024/1429, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama