KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/739
- Karar no
- 2025/296
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/12/2023
- Numarası
- 2016/172 (E) - 2023/843 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
3.240 kelime·16 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/172 (E) sayılı asıl davasında:Davacılar ..., ..., ... vekili dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı işleten ...
Şirketine ait sürücüsü davalı ...'in yönetiminde hız limitlerinin üzerinde seyreden ... plakalı otomobilin, müvekkili davacı ...'ın yönetimindeki motosiklete çarparak, adı geçen davacının sol ayağının diz kapağı altında ampüte edilmesine neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde davacı ... için 50.000 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı ... için 150.000 TL davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...
Şirketi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 24/7/2020 günü sunduğu dilekçede, talebinin 39.000 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatına, 10.000 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatına, 1.000 TL'sinin ise bakıcı gideri tazminatına ilişkin olduğunu belirtmiş. 19/5/2023 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle, talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatını ise 450.865,07 TL'ye yükseltmiştir.Davalılar ... ve ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, toplanmasını istediği kanıtları bildirerek tedavi giderine ilişkin talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/462 (E) sayılı davasında:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...
AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsünün kusuru ile neden olduğu trafik kazasında davacı ...'ın malul kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 6.000 TL protez bakımı ile tedavi giderlerinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 21/11/2023 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle talep ettiği maddi tazminat tutarını 290.000 TL'ye yükseltmiştir.Davalı ...
AŞ vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunarak, başvuru şartı gerçekleştirilmediğinden ve protez gideri, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve yol gideri zararlarının da poliçe teminatı olmadığından, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, İstanbul Anadolu 9'uncu Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/172 (E) sayılı asıl davasında 10.000 TL geçici iş göremezlik 450.865,07 TL sürekli iş göremezlik, 1.000 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 461.865,07 TL maddi tazminatın davalılar ... mirasçıları ve ...
Şirketinden kazanın meydana geldiği 7/8/2015 gününden, davalı ... AŞ'den ise 24/12/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine, davalı ... AŞ'nin 290.000 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına; davalı ... AŞ'ye karşı açılan manevi tazminat davasının reddine, davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 40.000 TL, davacı ... için 40.000 TL manevi tazminatın davlılar ... mirasçıları ve ...
Şirketinden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen İstanbul Anadolu 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/462 (E) sayılı davasında 290.000 TL protez giderinin 24/12/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle.
2016 yılında net asgari ücret 1.300 TL iken, dosyaya sunulan ..., Lokanta ve Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası tarafından, 2009 - 2015 yılları arasında lokanta ve motorlu kurye servis elamanı olarak çalışan ve 10 yıl kıdemi olan davacı ... emsalindeki çalışanın 2015 yılı itibarıyla bahşişler dahil alabileceği aylık alabileceği ortalama net ücreti 2.800 - 3.000 TL arasında olabileceğinin bildirilmesine karşın, tazminat hesabında asgari ücretin esas alındığını;
ciddi kaza geçiren ve etkileri devam eden müvekkilinin 4,5 ayda iyileştiği varsayımı ile bakıcı giderinin hesaplanmamasının da doğru olmadığını, olması gereken tutardan az maddi tazminata hükmedildiğini; kazaya karışan aracın ticari araç olmasına karşın yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu;
ölen davalının iki kusurlu harekette bulunmasına ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 46'ncı maddesine açıkça aykırı davranmasına karşın davalının %25, müvekkilinin ise %75 kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, uyuşmazlığa konu kaza nedeniyle uzuv kaybına uğrayan ve bir ömür boyu koltuk değneği ile proteze mahkûm olan müvekkilinin geri kalan ömründeki yaşantısına yön verecek kusur raporunun dayanaksız olmaması gerektiğini; manevi tazminat yönünden ise,olması gerekenden çok düşük manevi tazminata hükmedildiğini, hem kendisi hem de ailesi ciddi olarak yıpranan müvekkilinin halen bu kazanın etkisinde olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar ... mirasçıları ...,... ve ... ile davalı ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda kaza esnasında ... tarafından kullanılan aracın fiili hakimiyetinin de adı geçende olduğunu ve müvekkili şirketin ekonomik bir çıkarı olmadığının dosya kapsamıyla sabit olmasına karşın, kaza tarihindeki araç üzerindeki fiili hakimiyetin kime ait olduğunun, aracın ...
Şirketi tarafından işletilip işletilmediğini ve firma sahibinin kim ya da kimler olduğunun özellikle ticaret sicil memurluğundan sorulup değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu; mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporunda davaya konu maddi tazminatın 159.572,24 TL'sinin ... (...) tarafından karşılanmasına rağmen, yalnızca rücu edilen bedel hesaplanarak, davacının zenginleşmesine neden olunduğunu;
davacının 159.572,24 TL maddi tazminat almasına ve bu paranın %12,5'inin müvekkilleri tarafından ödenmesine karşın, paranın alındığı günden 7 yıl sonra ekonomik göstergelere ve değerlere göre yapılan tazminat hesabından, 7 yıl önce alınan paranın uyarlama yapılmadan mahsup edildiğini, mahkemece ...'nin davaya dahil edilmesine karar verilerek, davacıya ödenen tazminatın işçinin maaşlarından kesilip kesilmediği, ödenen tazminatın ne kadarının müvekkillerinden tahsil edildiği incelenmeden hesaplama yapılarak itirazlar da dikkate alınmadan usul ve yasaya aykırı karar verildiğini;
davacıların talep ettiği manevi tazminat bakımından indirime gidilmekle birlikte, dosya kapsamı incelendiğinde indirimin yeterli olmadığı ve Yargıtay'ın trafik kazalarındaki manevi tazminat hesabına ve kurallarına ilişkin yerleşik içtihadına aykırı karar verildiğini, ağır kusurun davacı tarafta olmasına karşın, yeterince indirime gidilmeden verilen tazminatın, davacı tarafta zenginleşmeye neden olacağını;
kazanın meydana geldiği zamanda 1,5 yaşında olan ve davaya konu trafik kazasından dolayı manevi tazminata konu olabilecek anlamda elem ve kederi yaşamayacak kadar küçük olan davacı ... lehine hükmolunan manevi tazminatın kaldırılması gerektiğini; maddi zarara kaza tarihinden itibarın faiz yürütülerek haksız zenginleşmeye neden olunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili istinaf başvurusunda özetle.
10/11/2014 günü düzenlenen poliçede teminat limitinin 290.000 TL olmasına karşın, asıl davada müvekkilinin 290.000 TL ile sınırlı sorumlu, birleşen davada ise 290.000 TL protez giderinden sorumlu tutularak, teminat limitinin üzerinde hüküm kurulduğunu; hatalı olarak %10 artırım ve %10 iskonto yönteminin kullanılmasının, haksız ve fahiş sonuçlara neden olduğunu; maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu (ATK) 3'üncü İhtisas Kurulu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini;
müvekkili şirketin poliçe kapsamında davacının tedavi giderleri ve tedavi giderlerine ait olduğu Yargıtay'ca kabul edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinden sorumlu olmadığı gibi, protez giderinin tedavi giderlerinden olması nedeniyle ... tarafından karşılanması gerektiğini, dolaylı zarar niteliğindeki yol giderlerinin ise ZMSS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını;
ilgili Kanun ile tanınan 3 yıllık süre içinde tedavi giderlerine ilişkin yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili sigorta şirketinin tedavi giderlerine, tedavi gideri döneminde oluşan geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, protez gideri zararlarına ilişkin sorumluluğunun kalmadığını; kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediği saptanamayan ve kaza tespit tutanağı ile bu durum kayıt altına alınmayan ve yaralandığı diz bölgesinden bacağı kesilmesi gereken davacının zararın oluşumunda ve artmasında dizlik kullanmamasının da etkisinin bulunmasının birlikte (müterafik) kusur nedeni oluşturduğunu;
davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebininde haksız olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava,
trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davaya konu kaza nedeniyle İstanbul Anadolu 67'nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada olay yerinde yapılan keşfe dayanılarak düzenlenen bilirkişi raporunda olay yerini gösteren pastanenin güvenlik kamera görüntülerinin aktarıldığı CD'nin incelenmesinde davalı ...'in yönetimindeki otomobilin, yaya kaldırımın üzerinde bir müddet seyreden ve park halindeki araç arkasından yola giren ve beklemesinin ardından yöneldiği orta refüjdeki yayaların geçişi için ayrılan boşluğa girmeden bekleyen davalı sürücü ...'a sol tarafından çarptığı belirtilmiş.
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından İstanbul Anadolu 67'nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada düzenlenen bilirkişi raporu ile izlenen CD içeriği incelenerek düzenlenen 12/1/2021 gün ve 12498 sayılı raporda, yönetimindeki ... plakalı otomobille 7/8/2015 günü saat 23.30 sularında ...
Caddesini takiben Kartal istikametine seyir halinde iken, gereken dikkatini yola vermeyen geçiş yapan ve yola taşar vaziyette duraklayan motosiklete karşı zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmayan davalı sürücü ...'in kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu;
yönetimindeki ... plakalı motosikletle olay mahallinde seyir halinde olan vasıtaların seyir durumlarını yeterince kontrol etmeden orta refüj aralığına doğru geçiş yaparak yola taşar vaziyette duraklayan, davalı sürücünün yönetimindeki vasıtanın seyir yolunu kapatarak ilk geçiş hakkını davalı sürücü yönetimindeki vasıtaya bırakmayan davacı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; böylece, İstanbul Anadolu 67'nci Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada izlenen görüntülere dayanılarak,
davalı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobil ile davacı ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosikletin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı sonucuna varılmıştır.Kazaya karışan ... plakalı otomobil cinsinden aracın, trafik sicilinde kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla ...
Şirketi adına kayıtlı olması karşısında, dosyaya toplanan kanıtların içeriğine göre adı geçen davalı şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85'inci maddesi uyarınca davaya konu trafik kazası nedeniyle ortaya çıkan zarardan, sürücüsünün kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş;
dosyaya toplanan kanıtlara göre, gelirinin Sosyal Güvenlik Kurumundan getirtilen hizmet dökümünde yer alan ücret bilgileri dikkate alınarak asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmayan davacı ...'ın davaya konu trafik kazasında bedensel yaralanmasından kaynaklanan zararının, olası yaşam süresi yönünden TRH 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak,
ileride elde edecekleri gelirin peşin değerinin de, gelirin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilerek belirlenmesi suretiyle, progressive rant hesabına göre Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan,
yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş;Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenen ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca rücuya tabi olan paranın hesaplanmasında, rücu davası açılan kişinin işveren olmaması dolayısıyla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21'inci maddesinin dikkate alınmasının yerinde olduğu anlaşılmış;
haksız eylem niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zarardan, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, haksız eylem tarihi itibarıyla zararın doğduğu anda temerrüde düşmüş oldukları kabul edilen davalı işleten ile davalı sürücü aleyhine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlara, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin doğru oldu anlaşılmış;
aralarında ortopedi ve travmatoloji uzmanı tabibin de bulunduğu bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda davacının 4,5 ay süreyle bakıcıya gereksinim duyacağı belirtilerek bakıcı gideri tazminatı hesaplanmasında ve davacı ...'ın sürekli sakatlık oranının ATK 2'nci İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesinde isabetsizlik görülmemiş;
kazaya karışan ...plakalı otomobilin ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinin 25/2/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesi uyarınca,
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (...) sorumlu olmadığı ZMSS'nin sağlık gideri teminatı kapsamındaki belgesiz tedavi giderleri niteliğindeki bakıcı tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı ve protez gideri tazminatından sorumlu tutulmasının doğru olduğu kabul edilmiş.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150'nci maddesi uyarınca, koruma başlığı (kask) bulundurmaları ve kullanmaları zorunlu olan motosiklet sürücülerin ve yolcularının, dizlik ve kolluk bulundurmaları ve kullanmaları zorunluluklarının bulunmaması karşısında, davacı lehine hükmolunan maddi tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu kabul edilmiştir.Diğer yandan,TBK'nin 56'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği dikkate alındığında,
ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 9/4/2021 gün ve 6608 sayılı raporu içeriğine göre davaya konu kazada sol tibia diz altı ampütasyonu oluşan davacının yaralanmasının ağırlığına göre davacı ...'ın eşi ... ile kızı davacı ... lehine manevi tazminata hükmolunmasının yerinde olduğu kabul edilmiş;
davacılar ile davalı...'in dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranlarına, davacının ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 9/4/2021 gün ve 6608 sayılı raporunda anlaşılan yaralanmasının ağırlığına, olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatların miktarında isabetsizlik bulunmadığı; davalı ...
AŞ'nin sürekli sakatlık teminatı kapsamındaki sürekli sakatlık teminatı limiti olan 290.000 TL ile sınırlı; sağlık gideri teminatı kapsamındaki protez giderinden de, teminat limiti olan 290.000 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğunun anlaşılması karşısında adı geçen sigorta şirketinin bu konularak yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, kazaya karışan ... plakalı otomobilin işleteninin limited şirket olduğu gözetilerek, asıl ve birleşen davaların dava dilekçelerinde talep edilen maddi tazminata reeskont faizi uygulanmasını talep eden davacı lehine hükmolunan maddi tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yasal faiz uygulanmasında isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/739, K. 2025/296, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama