KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/1032
- Karar no
- 2025/1619
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/03/2025
- Numarası
- 2023/873 (E) - 2025/285 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.209 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...plakalı aracın sahibi olduğunu, 08/04/2023 tarihinde davacının aracının Nuriye ...'ın idaresinde iken ... plakalı aracın sahibi ve sürücüsü olan ...'ın ters istikamete girmesi sebebi ile 3 taraflı kaza meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ...'ın kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacının aracında büyük hasar meydana geldiğini, hasar miktarının 246.631 TL olduğunu, davacının aracında değer kaybı olduğunu belirterek araçtaki değer kaybı için 10.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
04/02/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle 93.000 TL'nin davalı ...'tan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline yüklenen %75 kusur oranını kabul etmediklerini, davacı ile dava dışı ... plakalı araç arasında meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacının aracında meydana gelen değer kaybından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının değer kaybı talebinin sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmasını kabul etmediklerini, zira dava değerinin belirlenebilir nitelikte olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçede gösterilen azami limit dahilinde olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporu ile kusura kaşılık gelen tazminat tutarının ödendiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz istemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince. "A-Davalı ... Sigorta yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından açılan davanın reddine,B-Davalı ... yönünden davanın kabulüne,93.000 TL araç değer kaybı tazminatının 10.000 TL'lik kısmının kaza tarihi olan 08/04/2023 tarihinden 83.000 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 04/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalı ...
Sigorta AŞ yönünden reddine karar verildiğini, aynı olaya ilişkin olarak davalı ...'a karşı açmış oldukları ikame araç bedeline ilişkin davada gelen raporda davalı ...'ın %100 kusurlu olarak belirlendiğini, taraflarınca gelen rapora bu yönü ile itiraz edilmiş ise de başka mahkemeden alınan raporla bu davadaki rapor arasında çelişkinin giderilmesi için mahkemece itirazın reddine karar verildiğini, verilen kararın bu yönü ile hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, yine ...
Sigorta AŞ yönünden her ne kadar davanın reddi ile aleyhlerine vekalet ücreti verilse de bu hususun da hukuka aykırı olduğunu, AAÜT'nin 7/2. maddesine göre davanın husumet sebebiyle reddi durumunda tarifenin 3. kısmına göre karar verileceğini, buna göre dava değeri olan 93.000 TL'nin yüzde 16'sı oranında yani 14.880 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 30.000 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava,
trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ... ... 'in aracı ile ters istikamete girerek üç araçlı zincirleme, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğu, 2918 Sayılı KTK'nin 46/ h (ters istikamete girmek) 2918 Sayılı KTK'nin 47/d (Trafik kurallarına uymama) maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından meydana gelen trafik kazasında % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ...plakalı araç sürücüsü Nuriye ...'ın aracı ile seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi,
mahal şartlarını ve mevcut yol-zemin durumunu dikkate alarak seyrini temkinli ve tedbir alabilecek vaziyette sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendisiyle aynı istikamette ön ilerisinde ilerleyen ... plakalı aracın seyir durumunu dikkate almadan olan zincirleme kazada bu araca arkadan çarptığı 2918 Sayılı KTK'nin 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı KTK'nin 52/b-c (hızlarını araçlarının teknik özelliklerine, hava ve yol şartlarına göre ayarlamamak) maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından meydana gelen trafik kazasında % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
... plakalı araç sürücüsü ...in olan kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunun konusunda uzman bilirkişi tarafından HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilinin dava dilekçesine ekli kaza tespit tutanağının eksik olduğu ancak dosya içerisinde bulunan, kazaya ilişkin ceza dosyasında yer ... kaza tespit tutanağında davalıya ait aracın sigortacısının ...
AŞ olduğunun yazılı olduğu dolayısıyla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilen davada davalı sigorta şirketi yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesinde "...husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" düzenlemesine göre, davanın husumet yokluğundan reddine karar veren mahkemece,
davalı sigorta şirketi lehine tarifenin üçüncü kısmında yazılı nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Diğer yandan, davacı vekili dava dilekçesinde her iki davalıdan müteselsilen tahsil edilmek üzere kısmi davasındaki dava değerini 10.000 TL olarak göstermiş, davayı ıslah ederken de toplamda 93.000 TL'nin davalı ...'tan alınmasını talep etmiştir.
Başka bir anlatımla; davalı sigorta şirketi yönünden dava ıslah edilmediğinden, bu davalıya karşı açılan davanın değeri 10.000 TL'dir. Buna göre, davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilecek vekalet ücretinin de bu değer üzerinden belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1032, K. 2025/1619, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama