KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1514
- Karar no
- 2025/1532
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/3/2025
- Numarası
- 2020/650 (E) - 2025/216 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan bedensel yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, zamanaşımının geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... vekili dilekçesinde özetle; ...plakalı traktör sürücüsü dava dışı ...'ün asli ve tam kusuruyla 22/10/2010 günü, müvekkili davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı traktöre çarpması suretiyle meydana gelen kazada yaralanan davacının Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna göre %43 oranında maluliyetine neden olacak biçimde yaralandığını, iş göremezlik süresinin de 4 ay olarak belirlendiğini,
bedensel yaralanmalarda zamanaşımının olay tarihi ya da tazminat sorumlusu ile zararın öğrenilme günü olmayıp Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre sürekli sakatlığa ilişkin kesin raporun ortaya çıktığı ve öğrenildiği tarih olduğunu, iyileşme sürecinin uzaması durumunda bedensel zararının gelişiminin beklenmesi gelişme ve değişimin tamamlanmasından ve kesin sakatlığın ortaya çıkmasından sonra yetkili sağlık kurulların verecekleri kesin raporun duruşmada açıklanmasından veya öğrenilmesinden sonra zamanaşımının işlemeye başlayacağını, somut olayda davacının kesin maluliyet oranını gösterir raporun dosyaya 18/12/2024 günü girdiğini,
bu bakımdan zamanaşımının hesaplanmasında ATK raporunun düzenlendiği 18/12/2024 günün esas alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Aynı maddenin 2'nci fıkrası gereğince, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.Eldeki davada ise, davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı sürücü ...'ün yönetimindeki ...plakalı traktörün 22/10/2010 günü seyir halinde iken, sürücüsünün tam kusuruyla müvekkili davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı traktöre çarparak davacı ...'in yaralanmasına neden olduğu ileri sürmüş;
dava dosyasına sunulan kolluk tarafından düzenlenen tespit tutanağında davaya konu kazanın 22/10/2010 günü meydana geldiği belirtilmiş; dava dilekçesini 15/12/2020 günü tebellüğ eden davacı ... Hesabı vekili 2 haftalık cevap süresi içinde 25/12/2020 günü sunduğu cevap dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığını savunmuş.
ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 25/12/2024 gün ve 21477 sayılı raporunda davaya konu kazada Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünü %43 oranında kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği bildirilen davacı ...'in sürekli sakatlığı yönünden, davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte oluşan yaralanma dışında başkaca gelişen yeni bir durumdan söz edilmemiştir.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde. KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca somut olaya uygulanması gereken taksirle yaralama suçuna ilişkin TCK'nin 89'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olan eldeki davanın, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 22/10/2010 gününden,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 153'üncü maddesinde öngörülen zamanaşımını durduran ve aynı Kanun'un 154'üncü maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen neden olmaksızın 8 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 17/9/2020 günü arabulucuya başvurulmasının ardından 20/11/2020 günü açıldığı; böylece eldeki davanın, arabulucuya başvurulmadan önce 22/10/2018 günü zamanaşımına uğradığının anlaşılması karşısında, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1514, K. 2025/1532, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama