KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Mart 2026
- Dosya no
- 2025/1823
- Karar no
- 2026/337
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 3/7/2025
- Numarası
- 2025/24 (E) - 2025/502 (K
- Davanın konusu
- Tespit
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ... Sigortası (...) poliçesiyle sigortalı, ... plakalı aracın 23/4/2022 günü çarptığı müvekkiline ait ... plakalı araçta Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda düzenlenen bilirkişi raporuna göre 7.844,44 TL tutarında onarımı gerektirecek hasar oluşmasına karşı hasar kaydının ...
Merkezine 9.011,10 TL olarak işlendiğini, 27/12/2014 tarihinde başvurulan davalı sigorta şirketinin bu durumu düzeltmediğini belirterek, müvekkiline ait araçta oluşan hasar kaydının 7.844,44 TL olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ...
Merkezindeki kaydın 31/12/2024 günü düzeltildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, 23/4/2022 günü gerçekleşen kazada zarar gören ... plakalı araçta oluşan hasarın onarım bedelinin 7.844,44 TL olduğunun tespitine, hasar bedelinin 7.844,44 TL olarak ... Merkezine bildirerek düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran dava davalı ...
AŞ vekili dilekçesinde özetle, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete başvurmasının ardından 31/12/2024 günü kaydın düzeltildiğini bildirmelerine karşın, kaydın düzeltilmesine ilişkin hüküm kurularak, davacının sarf ettiği yargılama giderleri ile vekâlet ücretine hükmedilerek müvekkili şirket aleyhine haksız tazminata hükmedildiğini, davaya bakma görevinin idari yargı yerine ait olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, ... Merkezine bildirilen onarım bedelinin tespit edilerek, düzeltilmesi istemine ilişkindir.Dosyaya eklenen pasif araç soruğu rapor içeriğine göre davacı ...'ın 3/3/2022 günü edindiği ... plakalı kamyonet cinsinde aracı noter satışıyla 30/3/2023 günü ... Şirketine devrettiği anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi Davacının dava açma hakkına sahip olması dava açılabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani, dava hakkı hukuki yarar ile sınırlıdır. İdeal veya ekonomik yarar yalnız başına hukuki yararın kabul edilmesi için yeterli değildir. Davacının, hakkına kavuşması için mahkemenin kararına muhtaç olmalıdır.Diğer yandan hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ileride ki bir yarar yeterli değildir.
(Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, sayfa 249 vd.)Öte yandan, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması HMK'nin 114/1-h maddesi uyarınca dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası gereğince de, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı eksikliğini her zaman ileri sürebilirler.
Anılan maddenin 2'nci fıkrası uyarınca da, mahkeme, dava şartı eksikliğini tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Eldeki davada dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın 23/4/2022 günü hasar gördüğünü ileri süren davacı vekili davadaki taleplerinin bildirilmesi gereken hasar miktarının tespitine ilişkin olduğunu ileri sürmüştür.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacının davaya konu aracı mülkiyetinde bulundurması durumunda araçta oluşan hasar miktarının tespiti ile ...
Merkezindeki kayıtların düzeltilmesini istemekte hukuki yararı bulunmakta ise de, davaya konu aracı davayı açmadan önce 30/3/2023 günü elden çıkarmış olmakla artık hukuki yarar ortadan kalkmıştır.Bu itibarla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne hükmolunmasında isabet görülmemiştir.
Kabul ve uygulamaya göre yapılan incelemeye göre ise; düzeltilmesi istenilen kayıtta belirtilen mevcut bedel ile davacının iddia ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanan dava değerinin 1.166,66 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, vekille temsil edilen davalı lehine hükmolunacak vekâlet ücretinin, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, 1.166,66 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden, dava değerini aşacak biçimde davalının 7.844,44 TL vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1823, K. 2026/337, 18 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama