KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/1883
- Karar no
- 2025/1591
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 02/07/2025
- Numarası
- 2025/401 Esas - 2025/596 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23/11/2018 tarihinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.500 TL sürekli iş görmezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça, konusu ve tarafları aynı olan taleple Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, başvurunun reddine karar verildiğini, bu sebeple davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafça Sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunulmadığını ve bu dava şartının da yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; dava konusu kaza soncunda davacının yaralanmasının sürekli maluliyet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili;
mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, maluliyet oranının çelişkiye yer vermeyecek şekilde sağlıklı irdelenmesi için ATK'den rapor talebi istemlerinin reddedilerek henüz ilk celsesinde davanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini,dosya kapsamında aldırılan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, İnönü Üniversitesinden alınan rapora göre davacının yüzde 5 oranında mululiyeti bulunduğunu, bu rapor ile mahkemece alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle daimi iş görmezlik tazminatı talebine ilişkindir.Dairemizin, davalının kesin hüküm itirazını (dava şartı) da içeren cevap dilekçesi doğrultusunda, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasının incelenip dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun belirlenmesi gerektiği yönündeki kaldırma kararı üzerine dosyaya kazandırılan ilgili dosya içeriğinden,
davacının aynı taleple başvurusu üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince sigorta şirketinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazının kabulüne karar verdiği ve başvuruya dayanak sağlık raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verildiği, sonrasında davacı tarafça İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından yeniden rapor alarak eldeki davayı açtığı, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının bu haliyle kesin hüküm niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 16/04/2021 tarihli raporunun mevzuata uygun alınan raporuna göre, davacının yaralanmasının sürekli maluliyet oluşturacak nitelikte olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren üç hafta kadar uzayabileceği bildirilmiştir.Davacı tarafından kişisel başvurusu sonucu alınan ve dosyaya sunulan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalının 03/03/2020 tarihli raporunda, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Yönetmeliğine göre engellilik oranının %5, tıbbi iyileşme süresinin 15 gün olduğu bildirilmiştir.
Oysa Mahkemece alınan ATK raporu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiştir. Dolayısıyla farklı parametrelerin esas alındığı raporların örtüşmesi beklenemeyeceğinden, Üniversiteden alınan rapor ile ATK'den düzenlenen rapor arasında çelişki bulunduğu yönündeki itirazın kabul edilmesi de mümkün değildir.
Bu durumda, Adli Tıp Kurumunun uygun yönetmelik hükümlerine göre, davacının sürekli maluliyetinin olmadığına dair alınan sağlık kurulu raporunda; davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin tüm kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile sürekli maluliyeti olmadığının belirlenmesine ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına.
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporun geçerli olmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden raporlar arasında çelişki olmadığına göre; bu konulardaki davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde olmayıp kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/1883, K. 2025/1591, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama