KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/255
- Karar no
- 2025/633
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/10/2024
- Numarası
- 2023/181 Esas- 2024/773 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
02/07/2015 tarihinde sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunmakta olan müvekkilinin ağır yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMSS poliçesi bulunmadığını, şimdilik 100 TL maddi tazminat, müvekkilinin mutat iştigalinden geri kalan ve çalışmayarak gelir kaybına uğrayan müvekkili için artırılmak üzere şimdilik 100 TL maddi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde,
davanın reddini savunmuştur.Mahkemesince verilen kısmen kabul kararı Dairemizin 2021/955 - Esas 2022/1924 Karar sayılı kararı ile kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulüne, 290.000 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili; dava açmadan önce müvekkili kuruma başvurulmadığını, maluliyet raporunun geçerli yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, mahkemenin kaldırma kararı öncesi alınan rapora davacının itiraz etmediğini, bu nedenle ilk raporda kullanılan veriler yönünden müvekkilinin kazanılmış usuli hak oluştuğunu, genel şartlar gereği teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili kurumun sorumluğu bulunmadığını, sürücünün ehliyetsiz olduğunu, yine aracın tehlike yaratacak araçlardan olduğundan yolcu taşımaya elverişli olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,
ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, KTK'nin 109.maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, maddi tazminat talebine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yine, Dairemizin 2021/955 Esas - 2022/1924 Karar sayılı kaldırma kararında incelenmiş olan davalının diğer istinaf itirazları değerlendirilmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/255, K. 2025/633, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama