KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/739
- Karar no
- 2025/933
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13/10/2023
- Numarası
- 2022/236 (E) - 2023/602 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
2.313 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'in yönetimindeki trafik sicilinde diğer davalı adına kayıtlı ... plakalı otobüsün seyir halinde iken, sürücüsünün %100 kusuruyla neden olduğu kazada müvekkillerinin babası ...'ın ölümüne neden olduğunu belirterek, davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan, olayın meydana geldiği 21/12/2018 gününden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline;
davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000 TL manevi tazminatın davalılardan, olayın meydana geldiği 21/12/2018 gününden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davalı ... AŞ'nin cevap dilekçesini 2/9/2020 tebellüğ eden davacılar vekili Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) 10/9/2020 günü sunduğu cevaba cevap dilekçesinde davalı ...
AŞ'den poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 20.000 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, iddialarını bu yönüyle değiştirdiklerini beyan etmiştir.Davalılar ... AŞ, ... AŞ, ... - ... Şirketi vekilleri cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince, davalı ... AŞ'ye karşı açılan davaların ayrı ayrı reddine; davalılar ... AŞ ile ... - ...
Şirketine karşı açılan maddi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine; davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000 TL manevi tazminatın, davalılar ... - ... Şirketi, ... ve ... AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, adları geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... - ...
Şirketi vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kazayla ilgili olarak Yerköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan ve sürücü ...'in kazada kusurlu olduğu kanısına varılan bilirkişi raporunda, kazanın oluşumuna etki eden önemli konulara değinilmediğini;
davalı ...'in kazadan hemen önce rahatsızlandığını söylediği muavin ...'ın bu durumu yedek sürücü ...'e bildirmek istediği sırada davaya konu kazanın meydana geldiğini, aracı güvenli biçimde yolun kenarına yanaştırmak isteyen adı geçen davalının, yolun kenarındaki asfaltsız alan ile ... alan arasında bulunan 30 cm. yükseklik farkı nedeniyle, tekeri boşta kalan aracın devrildiğini; kazanın Karayolları Genel Müdürlüğünün gerekli tedbirleri almamış olmasından kaynaklandığını; tazminat miktarının zararı orantısız biçimde aşmasının, zarar görenin hukuka aykırı biçimde haksız kazanç sağlamasına neden olacağını, bununla birlikte ...
Sigorta Şirketi tarafından genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında artan mali sorumluluk klozu altında manevi tazminat taleplerinin teminat altına alındığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevaba cevap dilekçesinin sonuç ve istem kısmında, kimden maddi, kimden manevi tazminat talebinde bulunduklarının açıkça bildirmelerine karşın, bu durumu dikkate almayan ilk derece mahkemesinin, davalı ...
AŞ lehine manevi tazminat talebinin reddi kararından ötürü her bir müvekkili aleyhine ayrı ayrı 17.900 TL vekâlet ücretine hükmederek, usul ve yasaya aykırı karar verdiğini. Sivas İli, Doğanşar İlçesi, ...
Köyünde büyükbaş hayvancılık ve arıcılık işiyle uğraşan ve elde ettiği yıllık ortalama 80.000 TL geliri müvekkilleri davacılara pay eden mirasbırakanın 68 yaşında öldüğünü, gerçekte çalışan mirasbırakanın davacılara destek olduğunu, buna karşın ilk derece mahkemesinin tanıkları dinlemediği gibi ek rapor da almadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20/10/2022 gün ve ... sayılı raporda, sevk ve idaresindeki otobüs ile gündüz vakti, yerleşim yeri dışı devlet yolunda seyir halinde iken, hızını aracının teknik özellikleri ile mahaldeki hava - yol ve zemin koşullarına göre düzenlemeyen, seyrini taşıt trafiğine açık şeritler dahilinde sürdürmesi gerekirken, bu hususlara uymayan, sevk ve idare hatasıyla yolun sağından yol dışı kaldığı anlaşılan davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun bildirilmesi;
böylece davalı sürücü ...'in yönetimindeki... plakalı otobüs ile otobüste yolcu olarak bulunan ...'ın kaza sırasındaki konumları ve ve adı geçen davalı sürücünün davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85'inci maddesinin 1'inci ve son fıkrası ile 88'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil olarak sorumlu tutulmaları karşısında, davalı ... - ...
Şirketi vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü kusura ve müvekkili şirketin artan mali sorumluluk klozu altında genişletilmiş kasko poliçesiyle teminat altına alındığına ilişkin istinaf nedenleri benimsenmemiş Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, çocukların destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde, destek alacaklısı çocukların yaşları, eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi; destek süresinin yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar süreceği;
yüksek öğrenime devam etmiyorlarsa, kabul gören yerleşik uygulamaya göre destekliğin, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için ise 22 yaşın tamamlanmasıyla sona ereceği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğinin kabul edilmesi, aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda ise, ...'ın öldüğü 10/1/2019 günü oğlu davacı ...'ın 32, oğlu davacı ...'ın 29, oğlu davacı ...
45, kızı davacı ...'ın ise 34 yaşında olduğunun anlaşılması karşısında, adları geçen davacıların destek alacaklısı olarak kabul edilmelerine olarak bulunmadığından, maddi tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 2'nci fıkrasına göre hâkim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez.
Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz.
Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır.
Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.
Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacılar ile davalı ...'in dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine ayrı ayrı hükmolunan manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Ancak, ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000 TL manevi tazminatın davalılardan,
olayın meydana geldiği 21/12/2018 gününden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep eden adları geçen davacılar vekilinin, kendisine 2/9/2020 günü tebliğ edilen davalı ... AŞ'nin cevap dilekçesine karşı HMK'nin 136'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 2 haftalık süre içinde UYAP'tan 10/9/2020 günü sunduğu cevaba cevap dilekçesinde ise, iddialarını değiştirerek davalı ...
AŞ'den poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 20.000 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını ileri sürmüştür.
HMK'nin 141'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.Bu itibarla, davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen manevi tazminat talebinde bulunan davacılar vekilinin, HMK'nin 136'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen sürede sunduğu cevaba cevap dilekçesinde iddiasını değiştirerek, davalı ...
AŞ'den yalnızca maddi tazminat talebinde bulunduğunu bildirmesi karşısında, davalı ...
AŞ'ye karşı manevi tazminat davası açıldığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesinde ve vekille temsil edilen adı geçen davalı yararına, davacılar aleyhine reddine karar verilen manevi tazminat davasından ötürü vekâlet ücretine hükmolunmasında isabet görülmemiştir.Öte yandan, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle Dairemizce kendiliğinden yapılan incelemede, maddi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilen davacıların, Harçlar Kanunu uyarınca, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan tarifede öngörülen maktu karar ve ilam harçlarından ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken,
davacılar aleyhine tek maktu karar ve ilam harcına hükmolunmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2025/739, K. 2025/933, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama