KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Dosya no
- 2020/2113
- Karar no
- 2024/133
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/12/2019
- Numarası
- 2018/51 Esas - 2019/1308 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 06/02/2024
Karar Metni
1.791 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin satın aldığı ... plakalı ... marka minibüste garanti süresi içinde yağ eksiltme arızası meydana geldiğini, ... yetkili servisinin inceleme ve onarımı kısa sürede tamamlayamaması nedeniyle onarımın garanti süresi sonrasına sarktığını, minibüsün üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle arızalandığı halde onarım faturasından %35 indirim yapılarak kendilerinden 7.291,18 TL alındığı ve iade edilmesi gerektiğini, onarım sürecinde aracın 9 gün serviste kalması nedeniyle 9x100=900 TL kazanç kayıpları olduğunu beyanla ... plakalı minibüsün üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeniyle toplam 8.191,18 TL zararın dava tarihi 13/01/2018 itibarıyla avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; minibüsün ayıplı olmadığını, bu minibüslerin yapılan işin doğası gereği ve İstanbul' un en yoğun bölgelerinden birinde çalışması nedeniyle haddinden fazla yocu taşıması, trafik yoğunluğu nedeniyle sürekli Dur-Kalk şeklinde çalışmanın motoru normal kullanımdan çok daha fazla yorduğu ve her şeyden önce iş gereği 2 ay içinde neredeyse 10.000 KM kullanım mesafesi dikkate alındığında aracın ve parçalarının normalden çok daha çabuk ve yıpranması nedeniyle arızanın meydana gelidğini, minibüsteki arızaların basit olduğu ve servis tarafından giderildiğini, servis çalışmalarından kendilerinin sorumlu olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hizmet Tic. Ltd. Şti cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ''...toplanan/sunulan deliller, ruhsat, servis kayıtları, tamir faturası, satış sözleşmesi, satış faturası, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ve 26/08/2015 ilk tescil tarihli ... plakalı 2015 model ... marka aracın davacı ile dava dışı ... tarafından 1/2 şer hisse ile 06/06/2017 tarihinde satıcı ...' den ikinci el olarak satın alındığı,
aracın 15/06/2017 tarihinde ... plaka ile davacı ... ile dava dışı ... adına tescil edildiği, davacı tarafça araç satın alındıktan sonra davalı ... Hizm. Ltd.
Şti.' ne ilk yağ eksiltme şikayeti ile 07/08/2017 tarihinde müracaat edildiği, mahkememizce alınan ve gerekçeli, denetime elverişli, somut olaya uygun ve ayrıca birbiriyle de uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre davaya konu aracın yağ eksiltme sorunu nedeniyle üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, kusurun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı,
ayıbın daha önce davacı ve aracı satın aldığı önceki malik/malikler tarafından öğrenildiği iddia ve ispat edilemediğinden aracın yağ eksiltme şikayeti ile davalının yetkili servisine müracaat ettiği 07/08/2017 tarihinde ayıp ihbarının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, ayıp ihbar tarihi itibarı ile garanti süresinin henüz dolmadığı, garanti başlangıç tarihinin 26/08/2015 tarihi olarak belirtildiği, davacının yağ eksiltme şikayeti ile servise ilk müracaat tarihi olan 07/08/2017 tarihi itibarı ile henüz iki yıllık garanti süresinin dolmamış olduğu,
davaya konu ayıbın garanti kapsamı olan dönemde ortaya çıkması ve bu dönemde ayıplı ile ilgili olarak testler yapılması nedeniyle ayıp sonucu ortaya çıkan hasarın garanti kapsamında giderilmesi gerektiği, ancak davacı tarafın defalarca servise müracaat etmiş olması karşısında yağ eksiltme sorunu ile ilgili başlatılan tespit prosedürü nedeniyle garanti süresinin aşıldığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı,
davalı servisin arızanın kaynağını bulmak için belli periyotlarla yağ seviyesini kontrol etmesinin arızanın garanti süresi içerisinde oluştuğu hususunun değiştirmeyeceği, 20/09/2017 tarihinde oluşan arızanın ise "yağ eksiltme" şikayetine rağmen teste tabi tutulup gönderilen aracın yağsız kalması sonucu oluştuğu, bu kapsamda davaya konu hasarın garanti kapsamında onarımı yapılması gerekirken onarım ücretinin davacı ... adına kesilen kapalı fatura ile tahsil edildiği, davacının yağ eksiltme şikayeti ile 07/06/2017 tarihinde ve garanti süresi içerisinde yetkili servise müracaat ettiği hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı,
davalı ...AŞ nin aracın gizli ayıplı olması nedeniyle ortaya çıkan hasarın onanılmasına ilişkin giderden sorumlu olduğu, buna karşın kazanç kaybı ve çekici giderleri gibi bir kısım tazminat alacağı da talep edilmiş ise de davalı taraf satıcı olmadığından yalnızca garanti kapsamında olan zararlardan sorumlu olduğu, kazanç kaybı ve çekici giderinin garanti kapsamında kaldığı ispatlanamadığından bu taleplerin yerinde olmadığı, kaldı ki davanın 900,00 TL kar mahrumiyeti ile 7.291,18 TL onarım bedeli üzerinden harçlandırıldığı, davalı ...
AŞ nin ise arazının tespiti için uyguladığı prosedür ile aracın tamirinde geçen süre davacı tarafça katlanılması gereken bir külfet olduğundan davalı ...' den de kazanç kaybı talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davalı ...'in aracın satıcısı olmaması nedeniyle davacıya karşı ayıba karşı tekeffül nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak davanın davalı ... Hizm. Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddine. Davalı ... Tic.
A.Ş.yönünden açılan tamir bedeline ilişkin davanın kabulüne, kazanç kaybına ilişkin davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece; hatalı hukuki değerlendirmeyle hüküm kurulduğunu, huzurdaki davanın müvekkilin şirket bakımından öncelikle husumet yokluğudan reddedilmesi gerektiğini, aksi yöndeki mahkemece kararı hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin somut uyuşmazlıktaki arızanın gizli ayıp niteliğinde olduğu yönündeki tespitleri hatalı olduğunu, dava konusu araçta açık ya da gizli bir ayıp bulunmamakta olup meydana gelen arıza aracın davacı tarafından kullanım talimatlarına aykırı şekilde hatalı kullanılmasından kaynaklandığını, bunun yanı sıra, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere bir an için bu nevi bir ayıbın olduğu varsayılsa dahi,
davacı TTK Md.23/2 de öngörülen hak düşürücü süre içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, mahkemenin dava konusu arızanın ayıp niteliğinde olduğu kanaati varsa dahi davayı hak düşürücü süre sebebiyle reddetmesi gerektiğini, 07.08.2017 tarihinde ayıp ihbarının yapıldığı tespitinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, mahkeme hatalı tespitler içeren, taraflı ve denetime elverişsiz bilirkişi raporunu aynen hükme esas almış olup rapora karşı itiraz ve savunmalarını değerlendirmeksizin hüküm kurulduğunu, mahkemece uyuşmazlığın aydınlatılması için yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadığını,
eksik incelemeyle verilmiş kararın ilgili kısımlarının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, dava dışı ... şirketinden satın alınan minibüsün ayıplı olduğu iddiasıyla TBK 227 maddesi gereği bedelin iadesine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davalı ... şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı şirketin husumet itirazın yerinde olup olmadığı, sözleşmeye konu aracın ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, kullanım hatası bulunup bulunmadığı ile ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olup olmadığı noktasındadır.Davacı, dava dışı satıcıdan davalı ... şirketinin üreticisi olduğu, 2015 model ... plakalı minibüsü 06/06/2017 tarihli irsaliyeli fatura ile 65.500,00 TL bedelle satın almıştır.
Davacı tarafça araç satın alındıktan sonra davalı ... Hizm. Ltd. Şti.' ne ilk yağ eksiltme şikayeti ile 07/08/2017 tarihinde müracaat edildiği, bundan sonra müteaddit defa ve yağ eksiltme şikayeti ile servise başvurulduğu, farklı tarihlerde de araca motor yağı ikmalinin yapıldığı, anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında davaya konu aracın yağ eksiltme sorunu nedeniyle üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, kusurun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, tespit edilmiş olup alınan raporların birbiriyle uyumlu, ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükme esas alınmasında usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi. "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Öğretide ayıp satılanda, vaat edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).
Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.TTK'nın 18/3.
Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır.İhbarın belli şekillerde yapılmasına yönelik bu düzenleme geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.
Davacı alıcının aracı yağ eksiltme şikayeti ile davalının yetkili servisine 07/08/2017 tarihinde götürmüş olup bu tarih itibariyle ayıp ihbarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.Dosya içerisinde onarım formunda garanti başlangıç tarihinin 26/08/2015 tarihi olarak belirtilmiş olmasına göre davacının yağ eksiltme şikayeti ile servise ilk müracaat tarihi olan 07/08/2017 tarihi itibarı ile henüz iki yıllık garanti süresinin dolmadığından davalının süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönündeki itirazı ve istinaf gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
(Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5180 Esas - 2020/4973 Karar sayılı ilamı) Alıcı olan davacı ayıptan doğan seçimlik haklarını ancak kendi sözleşmesinin tarafı olan satıcıya karşı kullanabilir. Davalı ...
A.Ş.'nin aracın satıcısı değil üretici olduğu ve ticari nitelikteki satımlarda ithalatçı ile satıcı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığından, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının, ayıba karşı teminat borcu kapsamında davalıdan talepte bulunması mümkün değildir. Ancak davacının, davalıdan garanti sorumluluğu kapsamında talepte bulunulması mümkündür.
Bu durumda bu davalının gizli ayıbın garanti süresi içerisinde ortaya çıktığı anlaşıldığından bu sözleşmeden doğan sorumluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla davalı ... Otomotiv şirketinin garanti süresi içerisinde ortaya çıkan bu ayıptan sorumlu olduğu anlaşılmış davalının husumet itirazına yönelik istinaf başvuru haklı görülmemiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/2113, K. 2024/133, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama