KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Dosya no
- 2020/580
- Karar no
- 2021/1429
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2019
- Numarası
- 2018/103 Esas - 2019/7 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 25/11/2021
Karar Metni
1.388 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin 20 yılı aşkın süredir ...
Marinanın işletmeciliğini yaptığını, davaya konu bilinen ismi ... olan teknenin 31/07/2017 tarihinde müvekkili marinaya getirildiğini ve ... alanına bağlandığını, teknenin müvekkili marinanın bilgisi ve onayı olmaksızın marinaya bağlanmasının ardından davalı/borçlu şirketin yetkilisi ...'ın marina yetkililerine marina bağlama sözleşmesinin en kısa zamanda imzalanacağının sözünü verdiğini, sözleşme dahi imza altına alınmadan teknenin marinada uzun bir süre bağlı kaldığını ve marinacılık hizmetlerinden eksiksiz yararlandığını,
davalı/borçlu şirketin hesabında 05/10/2017 tarihinde Marina ödemesi açıklaması ile 10.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, 31/07/2017-02/11/2017 tarih aralığı için davalı şirket yetkilisi ... ile 27/12/2017 tarihli Marina bağlama sözleşmesi akdedildiğini ve verilen marinacılık hizmetine karşılık takibe konu 27/12/2017 tarihli 4.323,14 Euro bakiyeli ve 772,91 Euro bakiyeli 2 adet fatura düzenlediğini, müvekkili marinanın ilgili tekneye ilişkin hizmetleri eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı/borçlunun verilen hizmete karşılık ücreti zamanında ve eksiksiz olarak ödemediğini,
2.710,78 Euro ödenmeyen borcun tahsili için davalı/borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "açılan davanın İİK md 67 anlamında itirazın iptali davası olduğu ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava konusu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından davalı tarafa bağlama hizmeti sunulup sunulmadığı, sunulmuş ise verilen hizmetten dolayı davalının borçlu olup olmadığı ve borçlu ise miktarı noktalarında toplandığı,
davalı tarafça içeriği ve imzası inkar edilmeyen Marina bağlama formu ve Marina Güvenlik Taahütnamesi ile davalı tarafça yapılan kısmi ödeme dikkate alındığında davalı tarafça dava konusu hizmetin alındığı kanaatine varıldığı, taraflar arasında 27.12.2017 tarihinde imzalanan bağlama hizmeti sözleşmesinin 31.07.2017-02.11.2017 tarihleri arasına ilişkin 94 günlük olduğu, dosyasında 94 günlük bağlama bedeli ile damga vergisi bedeline ilişkin 27.12.2017 tarihli ... numaralı toplam 4.323,14 Euro tutarında fatura bulunduğu,
yine konu tekneye ait 27.12.2017 tarihli servis pedestalı tahsis bedeli açıklaması ile ... numaralı 722,91 Euro tutarında fatura bulunduğu, teknik bilirkişi raporuna göre 31.07.2017-02.11.2017 tarihleri arasına ilişkin 94 günlük bağlama bedeli sözleşmesinin geçerli olduğu,
davalı tarafından yapılan ödeme tutarı olan 10.000 TL dikkate alınarak yansıtılan 4.282,54 Euro tutarında sözleşme bedelinin ve 772,91 Euro tutarında servis pedestali tahsisine ilişkin fatura bedelinin piyasa rayici ile uyumlu ve makul olduğunun değerlendirildiği ve alanında uzman bilirkişi görüşüne mahkememizce de itibar edildiği olayda davacının davasının kabulüne, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturanın ilgili kişi için hukuken değer ifade edebilmesi için faturanın ilgili kişiye ulaşmış olmasının gerektiğini, faturayı gönderenin bu durumu ispatlamasının da fatura bedelini isteyebilmesi için önemli olduğunu, davacı taraf bu faturaları hiçbir zaman müvekkiline tebliğ etmemiş olup, davanın bu sebeple usulden ve esastan bozulması gerektiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşme incelendiğinde maktu sözleşmenin altında müvekkilinin imzası bulunmadığının görüleceğini,
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda dosyadaki deliller incelendiğinde taraflar arasında borç ilişkisini doğuracak hukuki ilişkinin mevcut olmadığının görüleceğini, bilahare takibe konu faturaların müvekkiline hiçbir zaman gönderilmemiş olup, müvekkilinin ilgili faturalardan haberi dahi olmadığını, iş bu sebeple de Yerel Mahkeme kararının bozulmasının gerektiğini, davanın tarafları tacir olup, her iki tarafın da ticari defter tutma zorunluluğu olduğunu, mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını tespit etmek amacıyla ticari defterlerin incelenmesine karar vermeyerek dosyada eksik inceleme yaptığını,
bu sebeple de Yerel Mahkeme kararının usul ve esastan bozulmasının gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, verilen marina hizmeti nedeniyle ödenmeyen alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davacının marina hizmeti nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasındadır.Dosyada bulunan 27.12.2017 tarihli marina bağlama sözleşmesi ile davalı şirkete ait ... isimli yatın 31.07.2017-02.11.2017 tarihleri arasında 94 gün süreyle davacının işlettiği ... marinada kaldığı ve kaldığı süre için ücretin 4282,54 olduğu belirtilmiş, sözleşmenin altı yat sahibi olarak ... tarafından imzalanmıştır.
Sözleşmede ayrıca ... Marina İşletme Yönetmeliğinin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilmiştir. Yine marina bağlama formu ve marina güvenlik taahhütnamesi ve yetkilendirme formu da ... tarafından imzalanmıştır. 05.10.2017 tarihinde ise davalı şirket tarafından davacı hesabına marina ödemesi açıklaması ile 10.000,00 TL ödenmiştir.
Davacı tarafından davalıya 27.12.2017 tarih ve bağlama(31.07.2017-02.11.2017) 94 gün ile sözleşme damga vergisi açıklamalı 4.323,14 Euro bedelli e-fatura ile aynı tarihli servis pedestalı tahsis bedeli açıklamalı 722,91 Euro bedelli e-faturayı düzenlemiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında bakiye fatura alacağı sebebine dayalı olarak 2.710,78 Euro'nun tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça eldeki dava itirazın iptali istemiyle açılmıştır.Davalı taraf her ne kadar taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığını savunmuş ise de, sözleşmede yat sahibinin davalı ...
Ticaret Limited Şirketi olduğu belirtildikten sonra sözleşmenin altınıın davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmış olması ve sözleşme süresi içerisinde davalı şirket tarafından davacıya marina bedeli açıklamalı ödeme yapılmış olması karşısında taraflar arasında marina bağlama sözleşmesinin imzalandığı açıktır.Dosyanın tevdi edildiği bilirkişi fatura bedellerinin piyasa rayici ile uyumlu ve makul olduğunu tespit etmiştir.
Davalının 05.10.2017 tarihinde ödediği 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinde Euro karşılığı o günkü kur 3.5803 TL üzerinden 2.793,06 Eurodur. Davacının 2 adet faturası toplamı 5.096,05 Eurodan davalının ödemesine karşılık gelen 2.793,06 Euro mahsup edildiği 2.302,99 Euro bakiye alacak bulunmaktadır.
Buna karşın bilirkişi tarafından 10.000 TL dikkate alınarak yansıtılan 4.282,54 Euro bedelin makul olduğu bildirilmiş ise de sözleşmeye göre 94 günlük bağlama ücreti 4.282,54 Euro olup bu bedelden davalının ödemesinin mahsubu gerekirken takip talebindeki mahsup denetlenmeksizin takip talebindeki tutara itibar olunması doğru olmamıştır.Davalı tarafça ticari defterler incelenmeksizin karar verildiği ve faturaların tebliği edilmediği beyan edilmiş ise de, dosya kapsamındaki belgelere göre davacı tarafından davalıya hizmetin sunulduğu ispatlanmış olup, ticari defterlerin incelenmesi hususu sonuca etkili değildir.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece ödeme değerlendirilmeksizin takip talebindeki tutar nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilerek davanın 2.302,99 Euro üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
25/11/2021
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/580, K. 2021/1429, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama