İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1287 K.2025/13

Kaybı Alacağı) - Manevi Tazminat

Esas2021/1287Karar2025/13Tarih9 Ocak 2025Okuma13 dk · 2.503 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ocak 2025
Dosya no
2021/1287
Karar no
2025/13
Ncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/03/2021
Numarası
2018/1085 Esas - 2021/391 Karar
Asıl dava
Alacak (Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle
Birleşen dava
Alacak(Davalı Adına Ödenen Kira Bedeli Alacağı ve Kar
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.503 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

Kaybı Alacağı) - Manevi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/01/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl dava davacısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında, davalının İstanbul ilindeki iş yerinde mevcut menkullerin, ön şartın gerçekleşmesi halinde devri hususunda anlaştıklarını ve 25.03.2016 tarihli prensip anlaşmasının akdedildiğini; taraflar arasında akdedilen prensip anlaşmasının şartları gerçekleşmeden önce, davalının ihtiyacı nedeniyle müvekkili tarafından davalıya 08.04.2016 tarihinde 10.000 TL, 15.04.2016 tarihinde 90.000 TL olmak üzere, toplam 100.000 TL ödeme yapıldığını;

prensip anlaşmasının ilgili hükmüne göre, prensip anlaşmasının hüküm doğurması için müvekkili ile devredilmesi öngörülen İşyerinin/işletmenin bulunduğu taşınmazın mal sahibi arasında kira sözleşmesinin akdedilmiş olması gerektiğini, yani bu şartın gerçekleşmiş olması gerektiğini; fakat müvekkili ile mal sahibi arasında mutabakata varılamadığı için kira sözleşmesinin akdedilemediğini; kira sözleşmesinin akdedilmesi önşartı gerçekleşmediği için stok sayımları, fiyatlandırma çalışması ve ortak çalışma sürecinin başlatılmadığını; davalının bu anlaşmayla üstlenmiş olduğunu yükümlülüklerini yerine getirmediğini;

bu nedenlerle, müvekkili tarafından ödenmiş olan 100.000 TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davacıya geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında, 25.03.2016 tarihinde, müvekkiline ait işletmenin davacıya devrini konu edinen prensip anlaşmasının (Sözleşmenin) akdedildiğini; bu sözleşmenin akdedilmesinden sonra müvekkilinin, bünyesinde çalışan işçilerin akitlerini feshettiğini; davacı şirket çalışanlarının müvekkili şirket adresine gelerek incelemelerde bulunduklarını; davacı ile işyeri sahibi şirket arasında 01.05.2016 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin akdedildiğini; kiraya veren tarafından davacı/kiracıya, Mayıs ayı kira bedeline ilişkin 02.05.2016 tarihli 35.400 TL bedelli faturanın kesildiğini;

işbu kira bedelinin davacı tarafından ödenmemesi üzerine, sözleşme gereği 30.06.2016 tarihine kadar devir konusu işyerinin (işletmenin) davacı ile müvekkili tarafından ortak kullanılması kararlaştırılmış olduğundan Mayıs ayı kira bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini; davacı tarafından kaparo devir bedeli olarak, devir bedeline mahsuben, 08.04.2016 tarihinde 10.000 TL, 15.04.2016 tarihinde 90.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL ödeme yapıldığını; sözleşmenin akdedilmesinden sonra,

davacı şirkete ait motorlu araçların, 07.05.2016 ve 11.05.2016 tarihli tutanaklarla, davacıya devredilen işyerine gönderildiğini ve işyerinde satışa sunulduğunu; müvekkilinin işletmeyi davacıya devretmeye hazır olduğunu ihtarnameler ile davacıya bildirdiğini, fakat davacının işletmeyi devralmaktan kaçındığını; davacının sözleşmeden döndüğünü ve bu yüzden müvekkilinin zarara uğradığını; bu nedenlerle müvekkilinin, davacı tarafından ödenmiş olan 100.000 TL'lik tutarın iade etmekle yükümlü olmadığını, iddia etmekte ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2020/220 ESAS DOSYASINDA;

DAVA

Davalı/birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında işletmenin devri hususunda 2016 Mart ayı içerisinde 25.03.2016 tarihinde 7 maddelik prensip anlaşması yapıldığı, davalı taraf bu sözleşmede belirtilen ödemelerden mahsup edilmek üzere 08.04.2016 tarihinde 10.000,00 TL ve 15.04.2016 tarihinde 90.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL ödeme yaptığı, bu anlaşmanın geçerli hale gelmesi için davalı ile müvekkilin işyerinin bulunduğu gayrimenkulün sahibi olan ... arasında geçerli bir kira sözleşmesinin kurulması önkoşulu arandığını,

davalı ile mal sahibi ... arasında 01.05.2016 tarihinde başlayıp 01.05.2021 tarihinde sona ermek üzere aylık 30.000,00 TL+KDV bedelli toplam 5 yıllık bir kira sözleşmesi imzalandığını, devir sözleşmesinin geçerli olması için gerekli olan ön koşul böylelikle yerine getirilmiş olduğundan 25.03.2016 tarihli devir sözleşmesi tarafları bağlar nitelikte geçerli hale geldiği,

davacının sözleşmede belirtilen bedeli ödeme, müvekkilin de devir borcu muaccel hale geldiğini, ancak davacı ile yapılan görüşmeler, geçen süre zarfındaki ticari gelenek ve teamüllere aykırı tavır ve davranışlar ile müvekkile gönderilen ihtarname kötü niyetli olarak sözleşmeden dönme olduğun, müvekkilinin bu anlaşma sonrası 31.03.2016 tarihinde ... satış bayilik sözleşmelerini feshettiklerini, müvekkilinin bünyesindeki işçilerin akitlerini feshederek tazminatlarını ödemiş ve işçilerin çıkışlarını yaptığını,

Müvekkilinin sözleşmeye güvenerek tüm edimlerini yerine getirmiş olması ve karşı tarafın ortada hiçbir sebep yokken sözleşmeden dönmüş olması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan bedeli tam anlamıyla hak etmiş olmasına karşın, davalının sözleşmeden dönmesi üzerine aynı işyerinde yeniden işçi alımı yaparak, ..., ... ve ... gibi markalarla sözleşmeler imzalayarak, mal sahibi ile yeniden kira sözleşmesi yaparak işletmesinin devamlılığını sağlamış olması,

ifanın imkansızlaşmış olması nedeniyle bu bedeli talep etmedikleri ancak yaşanan süreç müvekkil şirketi ve yetkililerini yeterince yıpratmış olduğundan uygun bir manevi tazminat istediklerini, hukuki ve fiili irtibat nedeni ile bu davanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1085 E sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalının ödemesi gereken kira bedelleri tutarının tespit edilerek,

müvekkil tarafından davalı yerine ödenen kira bedelleri için fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmenin haksız feshinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının ortada hiçbir sebep yokken tek taraflı olarak sözleşmeden dönmesi üzerine müvekkilin sözleşmeye bağlı kalarak uğramış olduğu ciro kaybının tespit edilerek,

ciro kaybı nedeniyle oluşan zararın fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'sinin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Müvekkil sözleşme ile üzerine düşen edimleri layıkıyla yerine getirerek, ticari hayatını bitme noktasına getirmiş olması, bu süreçte ciddi bir çaba sarf etmesi,

sözleşmeye bağlı kalmasına rağmen tarafından kaynaklanmayan sebeplerle alacağına kavuşamamış olması nedeniyle uğradığı yıpratıcı sürece bağlı olarak 100.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınacak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tüm dosya kapsamı, deliler ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arsında "prensip anlaşması" başlıklı sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşmenin işletme devri sözleşmesi niteliğinde olduğu ve geciktirici şarta bağlandığı, geciktirici şartın gerçekleşmesi halinde sözleşmenin geçerli olacağı, gerçekleşmemesi halinde ise sözleşmenin baştan itibaren geçersiz hale geleceği, bu sözleşmeye istinaden davacı tarafından henüz geciktirici şart gerçekleşmeden 100.000 TL ödeme yapıldığı,

ödeme dekontlarında da "..." olarak açıklama bulunduğu, davacının yapmış olduğu bu ödemenin kapora (cayma parası) niteliğinde olduğu, davacı geciktirici şart niteliğinde olan dava dışı taşınmaz sahibi ile kira sözleşmesinin gerçekleşmediğini, davalı ise kira sözleşmesinin yapıldığını, yapılan incelemede 01/05/2016 tarihinde kira sözleşmesinin imzalanmış olduğunu, kira bedelinin davacı tarafından ödenmiş olmasının kira sözleşmesi yapılmadığı anlamına gelmeyeceği, geciktirici şartın gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli hale geldiği ve tarafların borç yükümlülüklerinin doğduğu,

davalı delilleri ve dosyada bulunan ihtarnamelerin incelenmesinde; geciktirici şartın gerçekleşmesinden sonra davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığı ve devir sözleşmesinden örtülü olarak döndüğü, sözleşmeden haklı nedenle döndüğünün ispat edilemediği, davacının sözleşemeden haksız olarak dönmesinden dolayı davalıya kapora (cayma parası) olarak ödemiş olduğu 100.000 TL'nin iadesinin davalıdan talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Birleşen İstanbul Anadolu 6. Ticaret Mahkemesi’nin 2020/2020 Esas sayılı dosyası yönünden; dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı adına ödenen kira bedeli alacağı ve kar kaybı alacağı ile manevi tazminat istemine ilişikindir. 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A hükmü ile.

"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde yapılan düzenleme ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1'de dava şartları ayrı ayrı sayılmış, 114/2'de de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu düzenlenmiştir. HMK. m. 115/1 gereğince dava şartları mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.

Tüm dosyanın incelenmesinde davanın, 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesinin 1. fıkrasına göre, arabulucuya başvurunun dava şartı olarak düzenlendiği davalardan olduğu ve davanın arabuluculuya başvuru yapılmadan açılmış olduğu anlaşıldığından, davanın HMK. m. 114/2 ve 115/2 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anlaşmasının ön şartı kira kontratının yenilenmesi olup ön şart gerçekleşmediği gibi davalı şirketin ilgili sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, prensip anlaşması başlıklı, şarta bağlı akitte ne şart gerçekleştiğini ne de davalı kendisine düşen ödevleri yerine getirdiğini, mahkemenin delilleri çok iyi irdelemediğini, bilirkişinin tek başına tanzim ettiği rapora dosyada mevcut delillerin ışık tutması gerektiği sarih olup, 23/6/2020 tarihli 4 nolu celsenin 2 nolu ara kararında kurulduğunu,

...’dan gelen herhangi bir rapor olmadığını, yerel mahkeme dosyayı herhangi bir uzmanlık için değil direk hukuki meselenin çözümü için bilirkişiye tevddii ettiğini, mahkemenin ara kararı ile çeliştiğini, bu durum yerşelik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bilirkişinin hakimin yerine geçerek hukuki değerlendirmeler yaptığını, bu değerlendirmeleri nitelikli hesaplama bilirkişisi adı altında yaparak direk dosya hakkında karar verdiğini, yerel mahkeme ise hiç bir itirazı dikkate almaksızın hukukçu bilirkişiye dayanarak karar verdiğini, rapora hiçbir itirazının değerlendirilmediğini,

özel hukuk profesörü olan bilirkişinin raporunun kararın gerekçesi olduğunu, davacı birleşen dava davalısının imzaladığı herhangi bir kira kontratı söz konusu olmadığını, eğer böyle bir evrak sunulmuş ise aslının ibrazı ile davacı birleşen dava davalısı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınarak,

sözleşme altındaki imzanın davacı şirketin yetkilisine ait olup olmadığı adli tıptan alınacak rapor ile teyit edilmesi talep edilmiş ancak yerel mahkeme bu incelemeyi yapmaksızın direk karar verdiğini, davacı şirketin imzaladığı herhangi bir kira kontratı bulunmadığını, bu konunun hiç irdelenmediğini, 02.05.2016 tarihinde teslim edileceği söylenen gayrimenkulün kira kontratı yapılamamış ve gayrimenkul müvekkil şirket tarafından kullanılamamış olup kararlaştırılan sürenin üzerinden bir aydan fazla geçmesine rağmen davacıya gayrimenkul teslim edilmediğini,

davalı ve bilirkişi kiralamaya ilişkin bir faturadan bahsetmiş ancak davalı şirketin kayıtlarının tetkikinde böyle bir faturanın olmadığı tespit edilmiş, davacının iddialarına konu edilen fatura hiçbir zaman davacıya tebliğ edilmediğini, mahkemenin bu konudaki itirazları da hiç irdelemediğini, orta da bir kira kontratı olmadığını, davacının kaparo olarak değil sözleşme de bahsi geçen menkuller için yapılacak ödemeye esas olmak üzere, davalının ihtiyacı olduğunu beyanı ile talep ettiği 100.000,00-tl, davalı hesabına ödendiğini, prensip anlaşmasının feshedilmesi nedeniyle beyanla,

ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, işletme devir sözleşmesi kapsamında ödenen paranın iadesi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve davacının alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Taraflar arasında 25/03/2016 tarihinde işletme devri amacıyla "prensip anlaşması" imzalanmıştır. Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Üsküdar ... Noterliğinin 07/06/2016 Tarih ve ...

YN'lu ihtarnamesi ile, sözleşmedeki ön şartın yerine geldiği ve teslim borcunu ifaya hazır oldukları ihtar edilmiştir. Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Mersin ... Noterliğinin 13/06/2016 Tarih ve ... YN'lu cevabi ihtarnamesi ile, malik ile kira sözleşmesinin imzalanamadığı ve sözleşme ön şartının gerçekleşmediğini beyanla prensip anlaşmasının feshedilmiş olması nedeniyle daha önce gönderilen 100.000,00 TL'nin iade edilmesi ihtar edilmiştir.

Bu kez davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Üsküdar ... Noterliğinin 01/07/2016 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, davacının iddiaları kabul edilmemiş ve tazminat haklarının saklı tutulduğu ihtar edilmiştir.

Davacı tarafça, prensip anlaşmasının ön şartının gerçekleşmediği iddiasıyla davalıya devir bedeline mahsuben gönderilen tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarına göre, davacının sözleşmeden döndüğü anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki tespitte bu yöndedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 125/3.

Maddesine göre, sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler.Davacı tarafından, davalıya toplam 100.000,00 TL ödeme yapıldığı ihtilaf konusu değildir. Davacı, bu ödemenin davalının ihtiyacını karşılamak için yapıldığını, davalı ise devir bedeline mahsuben kaparo ödemesi olarak yapıldığını iddia etmiştir. Kapora, bağlanma parası hükmündedir. TBK'nın 177.

Maddesi göre, sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür. Bilirkişi tarafından dava konusu tutarın cayma parası olduğu ifade edilmiş ise de, TBK'nın 178/1. Maddesi uyarınca taraflarca cayma parası kararlaştırıldığı iddia ve ispat edilmemiştir.

Bu halde, sözleşmeden dönüldüğü de nazara alındığında davacının, davalıya ödediği tutarın parasının iadesi gerekir. Bunun için sözleşmeden dönülmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Davalı ise davacının sözleşmeden dönmesi nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiş ise de, maddi ve manevi tazminat davası açma hakkını saklı tuttuğundan söz konusu iddiaların eldeki davada değerlendirilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.

Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.Davaya konusu sebepsiz zenginleşme sebebine dayanmaktadır.

Sebepsiz zenginleşmede temerrüt sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâller saklı kalmak kaydıyla zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte gerçekleşmiş olur ve bu tarihten itibaren faiz istenebilir. Eldeki davada sözleşmeden dönülmesi ile yapılan ön ödemenin iadesi istenildiğinden davalının iyi niyetli olup, temerrüt için ihtar gereklidir. Davacı tarafından davalıya çekilen Mersin ... Noterliğinin 13/06/2016 Tarih ve ...

YN'lu ihtarnamesinin muhatabına tebliğine ilişkin bir belgeye dosyada rastlanılmamış ise de davalı bu ihtarnameye Üsküdar ... Noterliğinin 01/07/2016 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile cevap vermiş olup, en geç temerrütün 01/07/2016 tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda alacağa 01/07/2016 tarihi itibariyle yasal faiz uygulanması gerekir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalıya ödenen paranın cayma parası olduğu ve iadesinin istenemeyeceğinden bahisle asıl davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle asıl dava davacısı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle. Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Asıl Dava Dosyası Yönünden. 1-Davanın KABULÜ ile.

100.000,00 TL'nin 01/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.707,75 TL harcın alınması gerekli olan 6.831,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 31,40 TL, peşin harç 1.707,75 TL, posta ve tebligat gideri 244,00 TL, bilirkişi ücreti 750,00 TL olmak üzere toplam 2.733,15 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, Birleşen İstanbul Anadolu 6. Ticaret Mahkemesi’nin 2020/220 Esas Sayılı Dosyası Yönünden.

1-Davanın TTK. md. 5/A, 6325 Sayılı Kanun md. 18/A ve HMK. md. 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 59,30-TL harcın peşin alınan 1.741,91-TL harçtan mahsubu ile artan 1.682,61-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,

İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Asıl dosya davacısı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Asıl dosya davacısı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 43,50 TL olmak üzere toplam 205,60 TL yargılama masrafının asıl dosya davalısından alınarak asıl dosya davacısına verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/01/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/1287, K. 2025/13, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstinaf Karar Tarihi: 09/01/2025
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. Dava
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1287
Karar No
2025/13
Tarih
9 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1289 K.2025/5
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/1290 K.2025/23
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1290 K.2025/12
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1293 K.2024/1991
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/1300 K.2025/6
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2021/1311 K.2025/106

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.