İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2032 K.2025/449

Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki…

Esas2021/2032Karar2025/449Tarih10 Nisan 2025Okuma9 dk · 1.856 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
Dosya no
2021/2032
Karar no
2025/449
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/07/2021
Numarası
2019/1224 Esas - 2021/529 Karar
Dava
Alacak
İstinaf karar tarihi
10/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.856 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin anlaşması ile 10/07/2019 tarihli malzeme fiili taşıyıcı müvekkili tarafından sayarak sağlam ve kusursuz bir şekilde teslim alındığını, aracın 10/07/2019 tarihinde yüklemeye sevk edildiğini, gümrükleme işlemlerinin tamamlandığını, yükleme tarihi 10/07/2019 olan 42 adet ... cins emtianın taşınarak Özbekistan da ... şirketinin boşalma alınına ulaştırıldığını, taşıma işinin karşılığı olan navlun bedeli olarak fiili taşımayı gerçekleştiren müvekkilli tarafından davalı şirkete 10/07/2019 tarihli 5.000 USD tutarında fatura düzenlendiğini,

müvekkilinin yükümlendiği edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının navlun bedelinin 3.000 USDA ödediğini kalan kısmının ödenmediğini, faturanın ihtiva ettiğini navlun bedelinin davalı şirket tarafından kabul edildiğini fakat ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını bu nedenlerle itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirket ile müvekilinin davacıya teslim edlien malların yurt dışındaki adreslere sevkiyatının ve teslimi için 5.000 USD karşılığında anlaştıklarını, tarafların kalan tutar olan 2.000 USD nin iş bitiminde ödenmesi hususunda mutabık kaldıklarını, uyuşmazlığın iş neticelenmeden ve alacak muaccel hale gelmeden nevlun faturanını icra takibine konu edilmesi üzerine yapılmış oldukları itirazın iptaline ilişkin olduğunu,

müvekkilinin davadan haberi olmaksızın sözleşmeye uygun olarak taşımacılığa konu malların yurtdışındaki adrese teslim edildiğini öğrenir öğrenmez bakiye taşımacılık ücretinin davacı şirkete ödendiğini, davacı şirketin iş bitirilmeden ve taşıma faaliyetine başlanmadan yurtdışı navlun bedelli fatura tanzim ettiğini, söz konusu faturanın ödenmesine fırsat vermeden kötü niyetli olarak icraya koyduğunu, alacaklı tarafın müvekkiline gönderdiği ödeme emrinin dolar kurunun da hatalı olduğunu, sırf bu nedenle dahi ilgili takibin iptalinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... dosyaya sunulan evraklardan davacının 10/07/2019 tarihinde boru cinsindeki emtiayı taşımak üzere 3. Şahıs konumundaki ... firmasından aldığı, aynı tarihli 5.000,00USD bedelli fatura tanzim edildiği, 12/07/2019 tarihinde davalı tarafça davacı tarafa banka kanalıyla 3.000,00 USD ödeme yapıldığı.

29/07/2019 tarihinde ise davacının emtiayı alıcı muhatabına teslim ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu icra takibi 09/08/2019 tarihinde başlatılmış, davalı tarafa tebligat 16/08/2019 tarihinde yapılmış ve davalı tarafça 20/08/2021 tarihinde takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır.

Huzurdaki dava 11/11/2019 tarihinde ikame edilmiş, davalı tarafça dava ikame edildikten sonra 14/11/2019 tarihinde 2.000,00USD ödemeyi yine banka kanalıyla doğrudan davacının hesabına gerçekleştirilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf taşıma işini 29/07/2019 tarihinde emtiayı alıcı muhatabına teslim ederek tamamlamakla kendi üzerine düşen edimi yerine getirmiştir. Davalı taraf ise taşıma işi gerçekleşmesine ve kendilerine takip yapılmasına rağmen ödeme yapmamıştır.

Bu durumda takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğu ve takibin başlatılmasında haksız olmadığı açıktır. Öte yandan davalı tarafın borcunu bildiği ve itiraz tarihi itibariyle borcunu hesaplayabildiği anlaşılmakla davalı tarafça taşıma işi gerçekleşmesine rağmen takibe itiraz edilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.

İcra inkar tazminatı hesaplanırken dava konusu yabancı para niteliğindeki alacağın dava tarihindeki kur üzerinden karşılığı bulunup belirleme yapılmıştır. (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/7658 Karar No: 2011/15574) Her ne kadar davalı tarafça dava devam ederken ödeme yapılmış ise de mahkememizce davanın ikame edildiği zamanki duruma göre değerlendirme yapıldığından bu husustaki değerlendirme için icra dairesi görevlendirilmiştir. (emsal Yargıtay 15. Hukuk dairesi’nin 04.10.2018 tarih, 2017/689 Esas, 2018/3603 Karar sayılı ilamı)Bu noktada icra takibine konu edilen faize de değinmek gerekir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 10. Maddesine göre "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." Davacı tarafça davalıya takip öncesi herhangi bir ihtarname çekilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda takip öncesi faiz istenemeyeceğinin kabulü gerekir. (Kesin vade olmadığı gibi temerrüde düşüren ihtarname de çekilmeden icra takibi yapılmış ise takip tarihinde temerrüt gerçekleşir.

(11.12.1957 tarih 17/29 sayılı İçihadı Birleştirme Kararı) Temerrüde esas icra takibi de bulunmuyorsa dava tarihinde temerrüt gerçekleşir.) Bu nedenle davacının takip öncesi faize ilişkin talebinin de reddine karar verilmiştir.Son tahlilde dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundan davacının davasını kısmen ispatladığı, davalının ise ödeme yaptığı hususunu ıspatlayamadığı anlaşılmış ve yukarıdaki gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ...

Es sayılı takibine vaki itirazın; asıl alacak yönünden iptaline; takibin kaldığı yerden devamına, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, 9,21 USD'lik takip öncesi faiz yönünden takip öncesi temerrüt oluştuğuna dair dosyamıza yansıyan herhangi bir belge bulunmadığından talebin reddine, davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen bedelin dava tarihindeki kur (5,77) üzerinden karşılığı olan 11.540,00 üzerinden takdiren %20 üzerinden hesaplanan 2.308,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın davayı ikame edişinin salt kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin iş bitirilmeden ve hatta taşıma faaliyetine başlanmaksızın davacı tarafından yurtdışı navlun bedelli fatura tanzim edildiğini, davacının, söz konusu faturaya ilişkin müvekkiline ödeme fırsatı dahi vermeksizin art niyetli olarak icra takibine giriştiğini, davacı tarafın mahkeme nezdinde fatura bedelini hak ettiğini ispatlar bir yazılı delil de sunamadığını, davacı şirketin,

muaccel olmayan alacak için fatura düzenlediğini ve tahsil koşulları bulunmamasına rağmen söz konusu faturayı haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine koyduğu göz önüne alındığında davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunun açıkça görüleceğini, davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak CMR belgelerini teslim etmeden sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etiğini, davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak cmr belgelerini teslim etmeden sözleşmeye dayanarak faturadan bahisle alacak talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu, davacının sevkiyatı gerçekleştirdiği zamanda,

müvekkili şirket ve hukuk nezdinde ücrete hak kazanmış olduğundan 2.000$ tutarındaki ödemenin davacı asilin şirket hesabına gerçekleştirildiğini, bu hususun dahi müvekkili şirketin iyi niyetli olduğunu ispat ettiğini, müvekkili şirketin davacı şirketin hak edişini doğrudan şirket hesabına gerçekleştirerek teslimatı gerçekleştirdiği an itibarıyla ödemesini yaptığını, mahkeme tarafından müvekkili aleyhinde verilen dava tarihindeki kur (5,77) üzerinden karşılığı olan 11.540,00 üzerinden takdiren %20 üzerinden hesaplanan 2.308,00 TL icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu,

istinaf taleplerinin kabulüne karar verilerek İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/1224 E., 2021/529 K. 13.07.2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, kötü niyet ile ikame edilen icra takibi dolayısı ile davacının %20’den aşağı kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağının tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanıp ispatlanmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktalarındadır. Dosya kapsamına göre taraflar arasında taşıma ilişkisi bulunmakta olup, tarafların ...

A.Ş'ye ait 42 adet ... boru cinsi emtianın Düzce fabrikasından çıkışlı olarak ... şirketinin Taşkent/Özbekistan şehrindeki boşaltma yerine taşınması konusunda anlaştıkları , davacı tarafından davalıya 10.07.2019 tarihinde 5.000 USD tutarında fatura düzenlendiği ve davalı tarafça 12.07.2019 tarihinde 3.000 USD ödeme yapıldığı ihtilafsızdır. Davacı 10.07.2019 tarihli faturadan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu iddiasıyla İstanbul ...

İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 2.000 USD ve 9,21 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.009,21 USD alacağın tahsili amacıyla 07.08.2019 tarihinde davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatmış, davalının süresinde borca itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca bakiye alacağa yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davalı ise kalan tutar olan 2.000 USD nin iş bitiminde ödenmesi hususunda mutabık kaldıklarını, alacak muaccel hale gelmeden navlun faturasının icra takibine konu edildiğini, taşıma faaliyetine başlanmadan yurtdışı navlun bedelli fatura tanzim ettiğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan CMR senedine göre göndericinin dava dışı ...

Sanayi A.Ş, taşıyanın davacı, gönderilenin ise dava dışı ... şirketi olduğu, davacının yapmış olduğu taşıma sözleşmesine uygun olarak davalının müşterisine ait emtianın taşımasını gerçekleştirdiği, taşınan emtianın alıcının emrine 29.07.2019 tarihinde çekincesiz olarak teslim edildiği anlaşılmaktadır.

Taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, usulüne uygun tutulan davacı defterlerine göre davalı şirketin 5.000 USD olan borcunu 12.07.2019 tarihinde 3.000 USD ve 14.11.2019 tarihinde 2.000 USD olarak ödediği, usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde de icra ve takibe konu faturanın ve yapılan ödemelerin kayıtlı olduğu,

bu nedenle davalı defterlerine göre borç bulunmadığı görülmektedir.CMR Konvansiyonu'nun 4.maddesinde taşıma sözleşmesinin bir taşıma senedinin düzenlenmesiyle teyit edileceği, Konvansiyo'nun 9.maddesinde taşıma senedi her iki tarafın da imzalamış olması koşuluyla sözleşmenin akdine, sözleşmenin koşullarına ve yükün taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturacağı düzenlemiş olup, anılan düzenlemeler taşıma senedinin,

bir ispat vasıtası olduğunu göstermektedir.Somut olayda dava ve icra takibine konu taşıma henüz gerçekleşmeden önce tanzim edilen fatura taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davalı tarafça taşıma gerçekleştirilmeden önce bir kısım ödeme de yapılmıştır. İspat kuvvetine haiz CMR senedine göre fiili taşıyıcı olan davacı, davalı tarafından kendisine teslim edilen malları yurt dışındaki adrese taşıma işini gerçekleştirerek malları gönderilene teslim etmiştir.

Davalı tarafça dosya kapsamındaki deliller ile navlun ücretine hak kazanmak için CMR belgelerinin davalıya teslim yükümlülüğüne ilişkin taraflar arasında bir kararlaştırma bulunduğunun ispatlanmadığı ve taşıma işinin yerine getirilmesiyle birlikte davacının bakiye navlun ücretine hak kazandığı gözetildiğinde davacı, takip tarihi itibariyle ödenmeyen navlun bedeli üzerinden takip yapmakta haklıdır.

Dava tarihinden sonra davalı tarafça ihtirazi kayıt koyulmaksızın 2.000 USD ödeme yapılmış ise de mahkemece bu ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına işaret edilerek 2.000 USD üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

Diğer yandan İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur.

Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.

Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu olan ve taraf defterlerinde kayıtlı olan faturaya dayalı alacak, likit (belirlenebilir) olup, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartları oluştuğundan mahkemece davanın kabulüne karar verilen asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 199,30 TL harcın, alınması gerekli olan 788,29 TL harçtan mahsubu ile bakiye 588,99 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/2032, K. 2025/449, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2032
Karar No
2025/449
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2037 K.2025/444
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2037 K.2025/369
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2055 K.2025/556
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2058 K.2025/523
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2065 K.2025/340
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/2069 K.2025/371

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.