KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/604
- Karar no
- 2024/923
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2020
- Numarası
- 2019/146 Esas - 2020/365 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 13/06/2024
Karar Metni
1.298 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Taraflar arasındaki uluslararası taşıma sözleşmesi gereğince müvekkilinin sözleşmeye konu malları yükleme limanından (...'dan) alarak boşaltım limanına (Ambarlı'ya) taşıdığını, böylelikle sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalının gemi içindeki yükü süresi içinde boşaltmadığını, TTK 1207 md gereğince, taşıtanın gönderilen eşyanın teslimini istememesi veya teslim almaması halinde navlun ile diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğunu,
yine TTK 1173 md gereğince kararlaştırılan süre içinde gönderilen eşyanın tamamının teslim alınmaması veya boşaltma süresinin geçmesi halinde taşıyanın gecikmeden kaynaklanan zararının tazmini talep edebileceğini, davalı tarafın ek maliyetli işlemlerin sorumluluğunu görmezden gelerek sorumluluktan kaçtığını, malın teslimi hususu ile tüm masrafların davalı tarafa bildirildiğini, ancak mallar teslim edilene kadar herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, bu sebeple yapılan işlemle ilgili fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafın gönderilen faturayı herhangi bir açıklama yapmaksızın iade ettiğini,
sonrasında ise ödenmeyen borcun tahsili hususunda Bakırköy ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, takibe ve borca itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/ inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adresi itibariyle takipte Küçükçekmece İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, yetkisiz icra dairesi olan Bakırköy İcra Müdürlüğü'nden başlatılan takibe dayalı olarak açılan iş bu itirazın iptali davasının usulden reddinin gerektiğini, ayrıca müvekkilinin alacaklı görünen davacı şirkete her hangi bir borcunun bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davaya konu uyuşmazlıkta taşıma ilişkisinin davacı ile davalı firma arasında kurulduğu, davacının akdi taşıyan davalının ise taşıtan sıfatına haiz olduğu, davacının Çin'deki acentesi ....
Ltd. vasıtası ile esas taşıyan ... (...) Ltd. bir alt taşıma ilişkisi kurduğu vc fiili taşımanın ... arafından yapıldığı, fiili taşıyanın ... nolu ana konşimentoyu düzenlediği, fiili taşıyanın varış limanında acentesinin ise ... vc Tic. Ltd. Şti olduğu , ... ve Tic. Ltd.
Şti' nin davacıya 11.09.2015 tarihli ordinoyu düzenlediği, aynı tarihte de davacının davalıya ordino düzenlediği, navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu olmayacağı, ancak TTK m. 1203'ün koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilenin söz konusu masraflardan sorumlu hâle geleceği, gönderilenin TTK,m.
1203 kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı olduğu, buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından teslimin istenmesi gerektiği, olayımızda davalı gönderilenin konşimentoyu ciro ederek yükü teslim aldığı ve konşimentonun arka sayfalarında da gönderilenin anılan borçlardan dolayı sorumluluğuna dair atıflar bulunduğu, TTK m. 1203'ün koşulları karşılandığı için davalının demuraj ücretinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bedel isteyebilecek kişi, navlun sözleşmesi uyarınca taşıyandır. Dava konusu olayda konşimento kayıtları karşısında davacının akdi taşıyan vasfını haiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde davacının davalıdan talep ettiği demuraj bedelini fiili taşıyana ödediğini ispat etmesi gerekmektedir.
Konteyner 28.07.2015 tarihinde dolu olarak liman sahasına tahliye edilmiş ve 11.09.2015 tarihinde liman sahasına boş olarak teslim edilmiştir. ... nolu ara konşimentoda demuraj tarifesi yoktur. Davacının davalıya gönderdiği varış ihbarında da bir demuraj tarifesi yoktur. Davacı davalıya 23.09.2015 tarihinde, konteyner boş olarak teslim alındıktan 12 gün sonra, bir demuraj ihbarnamesi göndermiştir.
Davalı demuraj tarifesinden ancak konteyner geri iade edildikten sonra haberdar olmuştur. Ayrıca davalının davacıya verdiği anlaşılan Geçici Kabul Taahütnamesi ve Demuraj taahütnamesi dosyada mevcuttur. Bu taahhütnamelere göre davalının tahakkuk edecek demuraj ücretini ödeyeceğini taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Fiili taşıyandın acentesi ... Tic. Ltd. Şti davacıya 14.09.2015 tarihinde 516 USD lik demuraj faturası kesmiştir.
Dosyaya sunulan "demuraj faturasının açılımı ricasıyla" adlı belgede fiili taşıyanın acentesinin 46 gün demuraj süresi hesap ettiği bunun 21 gününü serbest süre olarak düştüğü , ilk 7 gün için 84 USD geri kalan 18 gün içinse 432 USD olmak üzere toplamda 516 USD fatura ettiği anlaşılmaktadır. Davacının ise 47 günü demuraj hesabında dikkate alarak bundan 21 günü düştüğü ve kalan 26 günü günlük 60 USD den dikkate alarak toplam 1.560 USD yi davalıya fatura ettiği anlaşılmaktadır.
Konteynerin 28.07.2015 tarihinde dolu olarak liman sahasına tahliye edildiği ve 11.09.2015 tarihinde liman sahasına boş olarak teslim edildiği tarih aralığında 46 gün geçmiştir. Fiili taşıyanın acentesi .... ve Tic. Ltd.
Şti" nin 14.09.2015 tarihinde 516 USD lik düzenlediği demuraj faturasını davacının fiili taşıyana ödediğini ispat etmesi durumunda davalıdan 516 USD demuraj ücreti talep edebileceği, bu kanaatle mahkememizin 01/10/2020 tarihli duruşmasında davacı vekiline fiili taşıyana yaptığı ödemeye ilişkin varsa ödeme belgesini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde ödeme belgesinin sunulmadığı, akdi taşıyan olan davacının fiili taşıyana yaptığı ödemeyi ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin davacı şirket ile arasındaki sözleşmeden doğan borç ve alacaklardan, davacının alt taşıma ilişkisi çerçevesinde fiili taşıyan ... ile kurduğu sözleşmeden tamamen bağımsız olarak sorumlu olduğunu, bu sebeple taraflar arasındaki akdi ilişkiden doğan bu alacağın ispata muhtaç bir alacak olmadığını, davalının borçlu olduğu ortada iken hala davacıya birtakım sorumluluklar yüklenerek alacağına kavuşmasının önüne geçilmesi davacıyı hak kaybına uğratmakta olup, davacı şirket Mahkemeye elinde bulunan,
ulaşabildiği tüm delilleri sunarak dava süresince Mahkemenin gerekli araştırmaları yapabilmesi için kendine düşen görevi sonuna kadar yerine getirdiğini, dava dışı fiili taşıyan ...’nin, davacıya göndermiş olduğu fatura da mahkemeye sunulmuş, ancak dava dışı ... ile arasındaki tek borç ilişkisi bu faturadan kaynaklanmadığı gibi devamlı bir ticari alışveriş içerisinde olmalarından kaynaklı olarak doğan borçların toplu bir şekilde ödenmesinden dolayı bu ödemenin yapıldığına ilişkin bir belge sunulamadığını,
...’ye bu hususun sorulması veya bu konuyla ilgili olarak ticari defterlerin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye verilmesi gibi mahkemece yapılacak araştırmalarla bu husus gün yüzüne çıkacakken davalı borçlunun malını çekmemesinin faturası davacı üzerine kalmış olup ayrıca davacı şirketin, ...’ye ödeme yapmadığına ilişkin kanaat oluşturacak hiçbir husus meydana gelmemiş, dosyada bununla ilgili hiçbir itiraz bulunmamış olup ödeme yapılmadığına dair hiçbir iddia bulunmadığına göre olmayan bir iddianın ispatına yönelik davacıya görev yüklenmemesi gerektiğini, tarafların ayrıyeten ...’ye yapmış olduğu ödeme ile ilgili iddianın,
savunma ve delilleri üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerektiğini, mahkemece bu hususların tartışılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava konteyner demurajı nedeniyle faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, miktar ve değeri 2020 yılı için 5.390,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
Ayrıca anılan maddenin dördüncü fıkrasında da alacağın tamamının dava edildiği durumlarda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü istinaf sınırının altında kalan tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.
Somut olayda dava konusu yapılan 1.560,00 USD'nin dava tarihindeki değeri 4.508,40 TL olup, bu haliyle, davacı tarafça istinafa konu karar miktar itibariyle kesindir.Her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; miktar itibariyle hüküm tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmeyen bu karara karşı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/604, K. 2024/923, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama