İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/111 K.2025/1424

Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2022/111Karar2025/1424Tarih16 Ekim 2025Okuma10 dk · 2.050 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ekim 2025
Dosya no
2022/111
Karar no
2025/1424
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/09/2021
Numarası
2019/507 Esas - 2021/832 Karar
Dava
Tazminat
İstinaf karar tarihi
16/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.050 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin tür ve unvan değişikliği öncesindeki unvanının ... Taahhüt San. ve Tic Ltd.

Şti. olduğunu, davacı ...'ün 2006-2012 yılları arasında bu şirkette çalıştığını, davacının davalı şirketin ...'daki iştirak ve projelerinde görev aldığını, davalı şirketin ...'da %49 ortağı olduğu ... ... firması kurulduğunu, davacının çeşitli tarihlerde davalıyı temsilen görev yaptığını, 25/03/2012 tarihi itibariyle davacının görevine davalı tarafından son verildiğini, davacının 2015 yılı kasım ayında başka bir firmada çalışmak üzere ...'a gittiğini, ...'dan ayrılmak istediğinde çıkışına izin verilmediğini,

hakkında bulunan 3 ayrı çıkış yasağının davalının ortağı olduğu ... ... firmasının borçları nedeniyle verilen çeklerden kaynaklandığını, davalının ihmal ve kusurlu davranışları nedeniyle resmi ve idari makamlara gerekli yasal bildirim ve prosedürlerin eksik veya hiç yapılmamış olması ve yapılan işlemlerin ise süresinde yapılmamış olması dolayısıyla davacının şahsi sorumluluğu doğduğunu ve haksız ödemeler yapmak zorunda kaldığını, davacının açılan davalar nedeniyle kendi imkanlarıyla avukat tuttuğunu, çek bedellerini ödemek zorunda kaldığını belirtmiş,

davalının kusur ve ihmali sonucunda davacının uğramış olduğu maddi zararlarına karşılık 15.000 USD ve manevi tazminat olarak 25.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalının çalışanı olmadığını, ...'da kurulan davalı şirketin azınlık hissedarı olduğu Katarlı bir limited şirketin mesul müdürü olduğunu, şirketin tüm idaresinin davacıda olduğunu, davacının çalıştığı şirkette çoğunluk ve ana hissedarın asıl yetkili ve sorumlu Katarlı kişiler olduğunu, davacının ...'da mesul müdürlüğünü yaptığı şirkette karşılıksız edim ve taahhütlere girdiğini, çek keşide etmesi sebebi ile ... devletinin mevzuatı gereğince cezalandırıldığını, davacının kendi kusurundan ve fiilinden dolayı davalıyı sorumlu tutmak istediğini belirtmiş, açılan davanın öncelikle husumet yönünden mümkün değilse esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. davacı ile davalı arasında ücretsiz vekalet sözleşmesi akdedildiği, vekalet sözleşmesi uyarınca davacının davalının ticari temsilcisi olarak dava dışı şirketin müdürlüğü görevini yürüttüğü, bu çerçevede 29/03/2012 tarihinde 75.000,00 ... riyalinin davacı tarafından keşide edildiği, çek bedelinin dava dışı şirket tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı, davacının vekalet görevini gereği gibi yerine getirmediğinin iddia edilmediği,

davalı vekalet verenin hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu sabittir. Davalı vekili aşamalarda sunduğu beyan dilekçesi ile dava konusu çekin 29.03.2012 keşide tarihli olduğunu, davacının 26.03.2012 tarihinde vekillikten azledildiğini, davalının bu nedenle sorumlu olmadığını savunmuştur.

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 396. maddesinde "Vekaletten azil ve ondan istifa her zaman caizdir." hükmüne, 398. maddesinde ise "Vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna ıttıla peyda eylemeden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları, vekalet baki imiş gibi mesuldür." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda.

Kadıköy 9. Noterliğinin 26/03/2012 tarihli azilnamesi ile davacı azledilmiş ise de çekin keşide tarihi olan 29/03/2012 tarihi itibariyle davacının azilden haberdar olduğu iddia ve ispat olunmamıştır. Kaldı ki, davalının iş akdinin 31/01/2012 tarihi itibariyle sona erdiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ticari temsil ilişkisinin iç ilişkide vekalet, iş sözleşmesi veyahut şirket kurulumundan doğması mümkündür.

Borçlar Kanunu'nun 456. maddesinde yer alan "Hizmet, şirket, vekalet mukavelelerinden ve iki taraf arasında mevcut diğer hukuki münasebetlerden mütevellit haklara halel gelmemek üzere ticari mümessiller ve ticari vekiller her zaman azlolunabilir." hükmü uyarınca davacının ticari temsil yetkisinin geri alınabileceği, dosyada bulunan azilnamede buna ilişkin bir ibare bulunmadığı, iş akdinin devam ettiği süre içerisinde davacının ticari temsil yetkisinin geri alındığına dair herhangi bir iddia ve ispatın bulunmadığı, davacının ticari temsil yetkisinin devam ettiği anlaşıldığından, bu yöndeki savunmaya mahkememizce itibar edilmemiştir.

Vekilin uğradığı zarar şeye ilişkin bir zarar olabileceği gibi, şahıs varlığına ilişkin bir zarar da olabilir (Fahrettin Aral, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Yetkin Yayınları, 10. Bs. S.432.). Davacı, maddi zararının yanında uğradığı manevi zararın da tazminini talep etmiştir. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir.

Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından, MK'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkı kullanılarak, manevi tazminat miktarı tespit edilmelidir.

Tüm dosya kapsamındaki delil durumu, davacının ...'da yargılandığı süre, tarafların konumu, zararın giderilmesine katkıları ve paranın alım gücü bir bütün olarak değerlendirilmiş, manevi tazminat aşağıdaki şekilde takdir edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalı arasında vekalet ilişkisi kurulduğu, davacının davalı şirketin ticari temsilcisi olarak faaliyet yürüttüğü, bu ilişkisinden kaynaklı vekilin uğradığı zararlardan ve yaptığı masraflardan davalının sorumlu olduğu, davacının uğradığı maddi zararın dosya kapsamı ile sabit olduğu,

manevi zararın ise açıklanan ilkeler ile tayin edilmesi gerektiği, tazminat borcunun zararın doğduğu an muaccel olduğu, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından, Davacı tarafından davalı aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne;15.000,00 USD'nin 30/06/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD döviz cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline,

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne 10.000,00 TL'nin 30/06/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekki şirketin çalışanı olmadığını, davacının çalıştığı ...’da faaliyet gösteren ve kendisinin mesul müdürü olduğu şirketin, müvekkili şirketin azınlık hissedar olarak bir kısım sermayedarı olduğu ... adlı Yerel ...

Limited Şirketi olduğunu, konu Katarlı Şirket’te de hem çoğunluk ve ana hissedar hem de mevzuata göre gerçek asıl yetkili, güçlü ve sorumlu tarafın ...’lı kişiler olduğunu, müvekkili şirket azınlık hissedarı olduğu ...

Şirket’inde ... mevzuatı gereği yönetici atama veya yasal işlemlerde dahi aslen ve tek başına karar verici olma yetkisine yasal olarak sahip olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararının 2 sahifesinde "Kadıköy 9. Noterliğinin 25/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin edilmiş, Kadıköy 9. Noterliğinin 26/03/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile vekillik görevine son verilmiştir."denildiğini, burada bir çelişkinin olduğunu, 2021 yılında verilen vekaletin 2012 yılında azledilmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin burada ne demek istediğinin anlaşılmadığını, şirketin imza yetkilisi, mesul müdürü,

...’lı ana ortak tarafından seçilmiş ve atanmış kişi olarak davacının kendisi olduğunu, bilirkişi raporunun 4 sayfasının 4 maddesinde 26.03.2012 Tarih ve 11244 Numaralı azilname ile davacının 25.01.2012 tarihinde verilen vekaletname ile vekillikten azil edildiğinin tespit edildiğini, davacının keşide ettiği çek ise 29.03.2012 keşide tarihli bir çek olduğunu, yani yetkili olmadığı tarihte keşide ettiği çek olduğunu, davacının, dava dosyasındaki beyan ve iddialarına göre Katarda mesul müdürlüğünü yaptığı şirkette karşılıksız edim ve taahhütlere girdiği ve veya çek keşide etmesi sebebi ile ... devletinin mevzuatı gereğince cezalandırıldığını,

müvekkilinin sadece ortak olduğu ve iddia edilen zarar bakımından müvekkilinin eylemi ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunmadığının ortada olduğunu, davacının yabancı şirket çalışanı olduğu ve bu şirketteki çalışması sırasında uğramış olduğunu iddia ettiği zararlar bakımından yabancı şirkete karşı bir talebinin olması gerekirken müvekkililinden böyle bir talepte bulunmasının doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın esastan red edilmesine, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin ortaklarından olduğu ve ...' da kurulu bulunan dava dışı şirkette davalıyı temsilen yetkili ve sorumlu olarak görev yapan davacının, bu görevi nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararının tazmini talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Eldeki uyuşmazlıkta davacı, 2006-2012 yıllarında davalı şirkette çalıştığını ve davalı şirketin ...'daki iştirak ve projelerinde görev aldığını,

bu amaçla ...'da kurulan ve davalının da ortağı olduğu dava dışı şirkette davalıyı temsilen yetkili ve sorumlu müdür olarak görev yaptığını, 25.03.2012 tarihi itibarıyla görevine davalı tarafından son verildiğini, davalı şirketin ortağı olduğu ve ...'da kurulan ... ... adlı şirkette davalıyı temsilen çalıştığı dönemde ... ... şirketinin ticari işlemleri nedeni ile keşide etmiş olduğu bir kısım çeklerin ödenmemesi nedeni ile ...'da hapis cezası aldığını ve bu yargılama sırasında adli makamlarca verilen yurt dışı çıkış yasağı kararı nedeni ile Kasım 2015- Nisan 2016 tarihleri arasında yurt dışına çıkamadığını,

çıkış yasağı kapsamında bir kısım sosyal ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldığını, ayrıca kendini aklamak için yargılama masrafları ve çek bedeli ile teminat ödemek zorunda kaldığını belirterek maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir.

Davalı ise davacının ...'da kurulan davalı şirketin azınlık hissedarı olduğu Katarlı başka bir limited şirketin mesul müdürü olduğunu, şirketin tüm idaresinin davacıda olduğunu, davacının ...'da mesul müdürlüğünü yaptığı şirkette karşılıksız edim ve taahhütlere girdiğini, çek keşide etmesi sebebi ile ... devletinin mevzuatı gereğince cezalandırıldığını beyan edilmiş ise de davacının kendi kusurundan ve fiilinden dolayı kendilerinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) anonim şirketlere ilişkin 368. maddesi ile yönetim kurulunun ticari mümessil ve ticari vekil atayabileceği düzenlenmiştir.

Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) ticari mümessile ilişkin 547. maddesinde "Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.

İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir."; ticari vekile ilişkin 551. Maddesinde de "Ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.

Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez." hükümleri yer almaktadır.

Bu düzenlemeler kapsamında somut olaya gelindiğinde davalı şirkette sigortalı çalışan olan davacının, Kadıköy 9. Noterliğinin 25.01.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirkete vekil olarak tayin edildiği bununla birlikte davacının Kadıköy 9. Noterliğinin 26.03.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı azilname ile vekillik görevine, 31.03.2012 tarihinde davalı şirket ile olan iş akdine son verildiği anlaşılmaktadır .Dava dışı ... ... şirketinin dosyaya tercümesi sunulan ticaret sicil kaydına göre şirketin ortakları Shaheen Jasem Hamed Alsleti (%51) ile davalı şirket (%49) olup,

şirketin imza yetkilileri dava dışı ...ve davacı ... olarak görünmektedir. Dosya kapsamından davacı ile davalı şirket arasında vekalet ilişkisinin kurulduğu ve davacının davalı şirketin ticari temsilcisi olarak faaliyet yürüttüğü anlaşılmakta ise de davacı tarafından dava dışı ...'da kurulu bulunan şirket adına keşide edilen 29.03.2012 keşide tarihli ve 75.000 ... riyali bedelli çekin, karşılıksız çıkması nedeniyle davacının yokluğunda yapılan yargılama sonunda ...

Mahkemesince davacının cezalandırılmasına karar verilmiş olup, davanın konusunu oluşturan maddi ve manevi tazminat talebi, bu çeke dayanmaktadır. Somut olayda davacı, davalı şirketin %49 ortağı olduğu dava dışı ...'da kurulu bulunan şirket adına ve hesabına çek keşide etmiş olup, davalı şirket bu çekte keşideci olarak yer almadığı gibi aval vererek herhangi bir taahhüt altına da girmemiştir.

Bu durumda eldeki davaya konu maddi ve manevi tazminat istemi ancak keşideci olan dava dışı şirkete ileri sürülebilecek olup, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece maddi ve manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda. Mahkemece eldeki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE. İstinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA.

1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Peşin olarak yatırılan 1.178,35 TL karar ve ilam harcından alınması gereken 615,40 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 562,95 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça sarfedilen 11,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca takdir olunan 25.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya

verilmesine,6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine7-Karar kesinleştiğinde, HMK 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya;

davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

16/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/111, K. 2025/1424, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/111
Karar No
2025/1424
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/117 K.2025/1324
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/121 K.2025/696
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/125 K.2025/738
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/127 K.2025/783
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/129 K.2025/746
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/129 K.2025/1330

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.