KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1283
- Karar no
- 2024/1616
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/04/2023
- Numarası
- 2022/917 Esas - 2023/363 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
1.496 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Kurumları tarafından davalı ... sicil numaralı ... şirketi (İstanbul Göztepe V.d....) aleyhine Ankara 3.İş Mahkemesinin 2021/68 E. Kayden Açtıkları dava sırasında ilgili şirketin 09.10.2014 tarihinde silindiği, tasfiye edildiği ve şirketin tüzel Kişiliğinin sona erdiğinin anlaşıldığını, Kurumlarında sigortalı ...’in 08.11.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda malül kalması sebebiyle yapılan ödemeler, tedavi giderleri ve bağladığı gelirler nedeniyle oluşan alacağı olduğunu bildiği halde haberdar etmemesi,
kendisine rücu edebilecek alacaklar bulunduğunu bilerek fesih ve tasfiye kararı alınması, açılacak rücu davalarından kurtulmak amacıyla kendisini feshedip, sicilden terkin ettirmesi, , tasfiyenin ve terkinin yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı yapıldığını, Ayrıca istenilen Ticaret sicili kayıtlarında da istenen belgelerde belgede;
‘‘Münfesih olmasına rağmen TTK.Geçici 7.md.si uyarınca müdürlükçe kendilerine ihtar yapılmalarına rağmen süresi içinde bildirimde bulunmayan şirketin Res’en 09.10.2014 tarihinde Ticaret Sicilinden silindiği tescil ve ilan edildiğini, Bu nedenle, tüzel kişiliğin tasfiye sonucu sona ermesi nedeniyle kötü niyetle tasfiyede bulunması ve açılan davada muhatap bulunmaması nedenlerinden, tüzel kişiliğin sona ermesine dair kararın kaldırılması,
davalı şirketin ihyası ile bu hususun davalı memurluk kayıtlarında düzeltilmesini teminen ... sicil numaralı ... şirketi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde ve özetle.
Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını,TTK'nın Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin,
bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi,
ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği,
şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, TTK geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından;
müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denilmek suretiyle, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle,
7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususu vurgulandığını, belirterek ; müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece. "Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısından ve şirket sicil dosyası kapsamında; ihyası istenilen münfesih olmasına yada münfesih sayılmasına rağmen kendisine yapılan bildirim sonucunda işlem yapmaması ile sicilden resen terkin edildiği, sicil kaydının kapandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ek tasfiyeye ilişkin TTK 547 hükümleri uygulanacaktır.
Ankara 3 İş Mahkemesi 2021/68 Esas sayılı dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumu başkanlığının müdürlüklerinde sigortalı bulunan ...'in 08/11/2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu %10 oranında meslekte kazanma gücü kaydı oluştuğu iş veren ...
AŞ nin kazanın meydana gelmesinde önlem alınmaması sebebiyle 5510 sayılı kanun 21/1 maddesi uyarınca işlem yapılması ve %80 sorumluluğu olduğuna karar verildiğinden rücu davası açıldığı , davacının bu nedenle dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememize davanın kabulü ile ihyası istenen şirket münfesih olduğundan temsile yetkili ortağı ... nin tasfiye memuru olarak atanması uygun görülmüştür.
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun yasal hasım konumunda bulunduğu, davanın açılmasına sebebiyet vermediği, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı sabittir.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nün...sicil numarasında kayıtlı ...
AŞ nin Ankara 3. İş Mahkemesinin 2021/68 E.sayılı dosyası ile münhasır olmak üzere TTK 547 maddesi gereğince İHYASI na, yeniden ticaret siciline tesciline, şirket münfesih olduğundan/münfesih sayıldığından, tasfiye memuru olarak ...(TC NO ...) nin atanmasına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tarafına yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasın, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir.
Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir.
TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.
6102 sayılı TTK 'nın geçici 7 nci ereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir.Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir.TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup geçerli bir terkin
işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15.
Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir.23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine eklenen "...Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi ve şirketin terkinin den sonra açılan derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde bulunmasına göre davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir.Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından
davalı şirketin 09/10/2014 tarihinde TTK geçici 7. Madde kapsamında sicil kaydı resen terkin edilmiştir.Sicilden terkin edilen şirket hakkında Ankara 3. İş Mahkemesi'nin 2021/68 Esas sayılı dosyasında davacı SGK tarafında ihyası istenen şirkete karşı rücu davası açtığı derdest davada davalının temsili işlemleri için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının devam eden dava dosyasının kesinleştirmesi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğu gibi belirtilen yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu davalı tarafça ispat edilememiş olup, buna göre usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.Buna göre mahkemece davanın kabulüne ve şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde kararın tescil ve ilanına karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına ve kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1283, K. 2024/1616, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama