İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1794 K.2024/1619

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2023/1794Karar2024/1619Tarih7 Kasım 2024Okuma9 dk · 1.861 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Kasım 2024
Dosya no
2023/1794
Karar no
2024/1619
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/09/2023
Numarası
2023/169 Esas - 2023/680 Karar
Dava
Şirketin İhyası
İstinaf karar tarihi
07/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.861 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Bakanlıkları Ticaret Başmüfettişi tarafından düzenlenen 10.05.2017 tarihli ve 277-B/77 sayılı cevaplı rapora istinaden tasfiyesi sona ermiş ....

Şti. tarafından tescil edilen beyannameler ile ithal edilen 6 adet aracın beyanname eki faturalarda kayıtlı kıymetler ile Alman Gümrük İdaresinden temin edilen faturalardaki kıymetler karşılaştırıldığı, söz konusu beyannamelerde beyan edilen kıymetlerin gerçek kıymetinden düşük olduğunun anlaşılması üzerine kıymet farkına isabet eden fark KDV tutarı için ek tahakkuk kararı ile ceza kararının Gebze Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlendiği, akabinde ödeme yapılmaması/dava açılmaması sebebiyle Gebze Gümrük Müdürlüğünce ödeme emri düzenlendiği,

bu ödeme emrinin iptali talebiyle davacısı ... tarafından Gebze Gümrük Müdürlüğüne karşı Kocaeli 2. Vergi Mahkemesinin 2022/910 Esasına kayıtla dava açıldığı, mahkemenin 04.01.2023 tarihli ve K:2023/12 sayılı kararı ile anılan şirketin terkin olmasından bahisle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline kararı verilmiş olduğu,Gebze Gümrük Müdürlüğünden alınan 21.12.2022/81115807 tarih/sayılı ve 19.01.2023/82038496 tarih/sayılı yazılarda.

TTKnun "Ek Tasfiye" başlıklı bölümünün 547.

Maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümlerine göre ek tasfiye kararının alınması için herhangi bir sakıncaya sebebiyet vermemesi halinde gerekli dava işlemlerinin yerine getirilmesinin istenildiği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkında Kanunun 54 ncü maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, diğer taraftan, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona ereceği, bu tarihten sonra, ilgili şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken olanaklı olmadığı, bunun sonucu olarak,

tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, olmayan şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilemeyeceği, ödeme emri tanzim edilemeyeceği; işlemlerin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, dava dışı ....

Şti. adına tescilli muhtelif tarih/sayılı beyannamelerden kaynaklanan amme alacağına ilişkin ilgilisi tarafından vergi mahkemelerinde dava açıldığı, söz konusu asıl alacağın amme alacağı olup anılan amme alacağının şirketin tasfiyesinin tamamlanması dolayısıyla tahsil edilememesi durumunda kamu zararı doğacağından idareleri açısından korunmaya değer bir menfaat olduğundan bahisle, kamu alacağının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesini teminen ... sicil numaralı ...

Şti. hakkında tüzel kişiliğinin ihyası ile yeniden tesciline, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı İstanbul Ticaret Odası vekili cevap dilekçesinde özetle, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu,olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davalı sicil müdürlüğü dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde,

eksik olarak yapıldığını iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle "yasal hasım" konumunda bulunan davalı, "yargılama giderleri"nden sorumlu tutulamayacağını, davanın niteliği gereği "yasal hasım" konumunda bulunan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine, kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...İncelenen tüm dosya kapsamına göre. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ...

Şirketinin, davacı Ticaret Bakanlığı ilgili Gümrük Müdürlüklerince, kamu alacağının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesini teminen ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının gerektiği; bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasında kayıtlı bulunan ...

Şirketinin, davacı Ticaret Bakanlığı ilgili Gümrük Müdürlüklerince, kamu alacağının tebliğ ve tahsilatına ilişkin işlemlerin tamamlanabilmesi için yeniden 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ticaret siciline kaydına ve tesciline, tasfiye memuru olarak davalı ... 'in atanmasına," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davalı idarece dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ek tahakkuk kararı ile ceza kararının, şirket ortağı olan davacıya tebliğ edildiği ve söz konusu kararlara yapılan itirazın reddine ilişkin karara karşı süresi içinde dava açılmaması nedeniyle borcun kesinleştiğinden bahisle, tahsili amacıyla davacı hakkında şirket ortağı sıfatıyla takibe geçildiği ileri sürülmüş ise de; asıl borçlu ...

Şti.'nin 07.01.2011 tarih ve 7725 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen 30.12.2010 tarih ve 5 sayılı ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliğinin 30.12.2010 tarihi itibarıyla sona erdiğinin görüldüğünü, bahse konu şirketin tüzel kişiliğin sona ermesinden sonra hak sahibi olması, borçlu kılınması ve temsilinin hukuken mümkün olmadığından,

önceki dönemlere ilişkin olsa dahi, mevcut olmayan şirket adına ek tahakkuk/ceza kararı alınamayacağı ve takibat işlemlerinin tesis edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin de herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığının açık olduğunu, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan şirket bakımından tasfiye öncesi ve tasfiye dönemine ilişkin olarak alınacak ek tahakkuk/ceza kararı da dahil her türlü vergilendirme işleminin,

şirket kanuni temsilcileri veya ortakları adına tanzim ve tebliğ edilmesi suretiyle Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre itiraz ve itiraz üzerine tesis edilecek olumsuz işleme karşı idari yargı mercilerine başvurma haklarının kullandırılması ve devamında ilgililer adına düzenlenecek ödeme emri ile takibata geçilmesi gerekirken;

hukuk aleminde olmayan şirket adına ek tahakkuk/ceza kararı alınarak tebliğ yoluna gidilmesi nedeniyle, usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, bahse konu ek tahakkuk kararı ve ceza kararına ilişkin olarak davacı adına düzenlenen dava konusu 20.06.2022 tarih ve E-00075702961 sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir, şeklinde karar verildiğini, Türk Ticaret Kanunun 547/1’nci maddesinde ek tasfiye isteyebilmek, bazı işlemlerin yapılmasının zorunlu olduğu haller için söz konusu olacak şekilde ifade edilmekte ise de madde gerekçesinin incelenmesinin,

kanun koyucunun ek tasfiyeye ilişkin talepte bulunulabilmesini 3 ana şartın gerçekleşmesi şartına bağladığı sonucunu doğurmakta olduğunu, bunların gerekçede aşağıdaki şekilde ifade edildiğini, a) Yeniden tescil isteği korunmaya değer bir menfaate dayanmalıdır (menfaat şartı). Korunmaya değer menfaatin varlığı inandırıcı delillerle açıklanmalıdır. İstemin ve ilgili delillerin inandırıcı olmaları yeterlidir.

İspat şart değildir. b) Yeniden tescil amaca ulaşmada kullanılabilecek tek yol olmalıdır (amaca ulaşma şartı).

Bu nedenle amacın gerçekleştirilmesinin bir başka yolu varsa ve örneğin alacağın bir başka şekilde elde edilmesi imkânı bulunuyorsa yeniden tescil isteğinde bulunulamaz." olayda ise her türlü vergilendirme işleminin, şirket kanuni temsilcileri veya ortakları adına tanzim ve tebliğ edilmesi suretiyle Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre itiraz ve itiraz üzerine tesis edilecek olumsuz işleme karşı idari yargı mercilerine başvurma haklarının kullandırılması ve devamında ilgililer adına düzenlenecek ödeme emri ile takibata geçilmesi yolunun her zaman mevcut olduğunu,

ayrıca gümrük idaresinin daha önce 2014 yılında şirketin münfesih olması nedeniyle şirket ortaklarına işlem tesis etmiş olduğunu, şirketin münfesih olduğunun farkında olduğunu, Gümrük idaresinin şirketin tasfiyesinin tamamlandığını bildiği halde kararları şirket tüzel kişiliği aleyhine alarak evrakları tasfiye memuruna tebliğ ettiğini, ilgili TTK Geç. M.

7/15 gereğince ticaret sicilinden kaydı silinen anonim, limited şirketler ve kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurularak ihyasını isteyebileceğini, Gümrük idaresi şirketin münfesih olması nedeniyle 2014 yılında ortaklar adına ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlemiş davanın esastan sonuçlandığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547.

Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tamamlanmamış kamu alacakları nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar,

şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir".

Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin

kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş ve TTK geçiçi 7 maddesi uyarınca terkin edilmemiş olup, bu madde kapsamında düzenlenen hak düşürücü tabi olmadığı gibi AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15.

Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya( ek tasfiye ) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291).Somut olayda ihyası talep edilen tasfiye halinde ...

Şti 'nin davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının, 31/12/2010 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat işlemleri ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı anlaşılmıştır.Şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup,

tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.(Y11.H.D'nin 23/10/2023 tarih ve E: : 2023/5273-K: 2023/6079).

Yapılan idari işlemlerde davacının haklı olup olmadığı hususu eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmadığından davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım

konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Dava Ticaret Sicil Müdürlüğüne açılması ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ad cevap verilmiş olmasına rağmen karar başlığında davalı olarak Ticaret Odasının yazılması mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olması nedeniyle kaldırma konusu yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı tasfiye memuru ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tasfiye memuru ... tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1794, K. 2024/1619, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1794
Karar No
2024/1619
Tarih
7 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1796 K.2024/1630
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1839 K.2024/1703
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1840 K.2024/1699
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/1864 K.2024/3951
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/1874 K.2024/3952
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1890 K.2024/1880

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.