KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1864
- Karar no
- 2024/3951
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/05/2022
- Numarası
- 2020/497 Esas - 2022/460 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle
- İstinaf karar tarihi
- 06/11/2024
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı ...'nin, yüklenicisi ... Yapı A.Ş.'ne yaptırmış olduğu kazı çalışmaları sırasında müvekkili şirketin alt yapısına hasar verildiği, hasar bedelinin tahsilini sağlamak için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ...
E nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ederek durdurduğunu belirterek; itirazın iptaline, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Yapı Şirketi cevap dilekçesinde.
Davalı vekili, iddia edilen hasarların tarihlerinin 2018 yılına ait olduğunu, davacının haksız fiil'e ilişkin talep haklarının dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davaya konu adreslerde davacının altyapı tesislerine zarar verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hasara ilişkin tutulan tutanakların polis nezaretinde yada yetkili mercilerce onaylanmadığını yalnızca davacının kendi çalışanları tarafından tutulduğunu, tutanakların davacının kendi lehine delil ihdası anlamında kabulü mümkün olmadığından itibar edilemeyeceğini, tutanağın davalı ya da bir yetkili tarafından görülmediğini ve gönderilmediğini, tutanaklardaki hasar,
bedel ve tarihin tümüyle davacının iddiasından ibaret olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde. Davalı vekili, dava konusu yerde, davalı İdare elemanları tarafından değil, yüklenici firma ... Yapı A.Ş elamanlarınca iş görüldüğünü, gerek ana sözleşmede gerekse de sözleşmenin eki olan özel şartnamede de düzenlendiği gibi, firmanın 3. Şahıslara verdiği zararlardan firmanın sorumlu olduğunu, davalı İdare ile müteahhit firma ...
Yapı. A.Ş. arasında akdedilen Sözleşmede ve eki olan Özel Şartname’de, yüklenicinin 3. şahıslara verdiği zarardan kendisinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediğinin araştırılarak incelenmesi gerektiğini, istenilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu, Oluşan hasarın piyasa rayiçlerine uygun olmadığını,
haksız eylemden kaynaklanan davalarda ise yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; "Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, 8.700,35 TL asıl alacak, 2.994,23 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı ... vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, husumetin yükleniciye yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava. Haksız eylemden kaynaklanan alacak takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalının iş sahibi olduğu,
yüklenici ile iş sahibi arasında akdedilen sözleşmenin sözleşmelerin nispiliği prensibi gereğince sözleşmenin tarafı olmayan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1864, K. 2024/3951, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama