KÜNYE
T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1840
- Karar no
- 2024/1699
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/07/2023
- Numarası
- 2021/540 Esas, 2023/729 Karar
- Davanın konusu
- Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 04.08.2021
- İstinaf kararının verildiği tarih
- 21.11.2024
- Yazıldığı tarih
- 21.11.2024
Karar Metni
3.860 kelime·19 dk okuma·5 bölüm
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/540 Esas, 2023/729 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle Dairemize gönderilmiş olmakla inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile ... istikametinden, ... istikametine seyir halindeyken bu yolun 24.600 kilometresinde ... Köyü ...
Mevkii'ne geldiğinde, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı traktör ile tali yoldan anayola kontrolsüz çıktığı sırada davacının motosikletine traktörün sol yan tarafıyla çarpması neticesinde maddi hasarlı yaralamalı çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kaza neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, yargılama konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren ... plaka sayılı traktörün kaza tarihi ve saati itibarıyla Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortasının bulunmadığını,
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9/1-b maddeleri uyarınca “Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için” ...'na başvurulabileceğinin düzenlendiğini, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibarıyla zorunlu sigortası bulunmadığından ...'nın davacının uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını,
aynı zamanda bakıcı ihtiyacının doğduğunu, kaza sebebiyle Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/136 Esas sayılı dosya üzerinden yargılama yapıldığını belirterek davanın kabulü ile davacının dava konusu kazada yaralanarak işgöremezliğe uğraması nedeniyle, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 3.800,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00-TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplam 4.000,00-TL’nın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı...'ndan (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine,
yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başvuru şartının yerine tam olarak getirilmediğini, davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddini, kazanın oluşumunda kusur oranının tespit edilmesini, kaza nedeniyle davacı ...'ın maluliyeti oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa bunun kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı kurumun geçici iş göremezlik zararlarını ve tedavi, bakıcı giderlerini karşılamasının mümkün olmadığını, davalı ...’na karşı ancak bedensel zararlar kapsamında başvurulabileceğini, somut olayda davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat (kazanç kaybı,
ekonomik geleceğin sarsılmasına dair zarar) talebinin... tarafından karşılanması mümkün olmadığını, davanın ... plakalı aracın maliki ... ve araç sürücüsü ...'a ihbarını talep ettiklerini, ... tarihinde meydana gelen ve ...'ın yaralandığı kazada, zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsü ...'ın da kusuru bulunduğunu, araç malikinin de ... olduğunu, bu sebeple davanın araç sürücüsü ve işletenine de ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava trafik kazası nedeniyle bakıcı gideri, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararlarına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve işletenine karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne göre yargılama tek hakim tarafından yürütülmüştür.
... plakalı aracın maliki...ve araç sürücüsü ...'a ihbar olunan sıfatıyla tebligat yapılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; ... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararı olup olmadığı, varsa davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin,
aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Davacı tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle davalı ...'ndan maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı ...'na başvurduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun değerlendirmesinde; ... günü saat 18:01 sıralarında davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile ...Köyü istikametinden ... Köyü istikametine seyri sırasında geldiği olay yeri ... Köyü, ... Sokak Mevkiinde, aracının ön kısımlarıyla, seyrine göre sağındaki tali yoldan seyir yoluna giren dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki... plakalı traktörün sol yan kısımları ile çarpışması neticesinde davacı sürücü ...’ın yaralandığı dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Olay mahalli 90 km/h azami hız limiti bulunan 6,10 metre genişliğinde asfalt kaplama iki şeritli iki yönlü il yolu, kavşak yok, düşeyde eğimli, yatayda virajlı, yol yüzeyi kuru, hava durumu açık, vakit gündüz, meskun mahaldir. Olay sonrası trafik kazası tespit tutanağı ile bu tutanak içeriğinde kaza yeri krokisi düzenlenmiştir. Kaza yeri krokisinde çarpma noktasının yeri ... Köyü istikametine göre sağ şerit üzerinde işaretlenmiş, fren izi tespiti yapılmamıştır.
Trafik kazası tespit tutanağının 2. sayfasında davacı sürücü ...’ın kaskının takılı olmadığı belirtilmiş ise de kazada davacı sürücü ...’ın başından yaralanmadığı, ağırlıklı olarak kalça bölgesinden yaralandığı anlaşılmıştır. Trafik kazası tespit tutanağında; dava dışı sürücü ...’ın KTK'nun 84/H maddesini ihlal ettiği, davacı sürücü...’ın kusurunun olmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulmuş aynı olaya konu ... tarihli raporda; dava dışı sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir. Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulmuş olan 02/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...’ın kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'nin aynı olaya konu basit yargılama usulüyle verilmiş 20/06/2021 tarihli gerekçeli kararı ile bu karara yapılan itiraz sonrası yine aynı mahkeme tarafından verilmiş 06/07/2022 tarihli gerekçeli karar dosyada mevcuttur.
Dava dışı sürücü ... ... tarihinde jandarma komutanlığında verdiği ifadesinde “… ...günü saat.17.45 sıralarında sürücülüğünü yaptığım ... plakalı traktörüm ile ...Köyü'nde bulunan evimden aynı köy içerisinde bulunan tarlama gitmek üzere Ürgüp yoluna çıkmak üzereyken yol kenarında bulunan çalılar görüş açımı kapatıyordu Ürgüp Yolu'na baktığım esnada Ürgüp Yolu tarafından hızlı gelen motorsiklet bana sol tarafımdan çarptı ben yolun virajlı olmasından dolayı motorsikletin geldiğini görmedim nasıl olduğunu anlamadım hemen traktörden inerek bana çarpan şahısa baktım sonrasında etraftan komşular gelerek 112 acil sağlık ekiplerine bilgi verdiler
ben traktör içerisinde olduğum için kazadan etkilenmedim olay yerine gelen jandarma ekipleri alkol kontrolümü yaptılar …” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı sürücü... 09/09/2020 tarihinde jandarma komutanlığında verdiği ifadesinde “… ... günü saat 17:00 sıralarında Ürgüp İlçesi'nden kendime ait olan tescilsiz ... Marka motosikletim ile ... Kasabasına gitmek amacı ile yola çıktım. ... Köyü'nde bulunan bakkaldan alışveriş yaptıktan sonra tekrar yoluma devam ettim.
Yola çıktıktan birkaç dakika sonra ... Köyü'nden ... Kasabası'na geçmek için rampayı tırmandığım sırada tali yoldan ana yola çıkan traktör bana çarparak ve kalçamın üzerinden geçti. Traktör üzerimden geçtikten sonra ben can havli ile kalkmaya çalıştım fakat kalkamadım. Traktör durduktan sonra sürücüsüne seslenerek ambulans çağırmasını söyledim. Kendisi panik yaparak etrafta koşuşturmaya başladı. Ben acıyı hissetmeye başlayınca defalarca ambulans diyerek bağırmaya başladım.
Olayı görerek gelen ve tanımadığım bir vatandaş ambulansı aradı ve ambulans gelerek beni olay yerinden hastaneye kaldırdılar. Olay ile ilgili olarak şuanda leğen kemiğim ve kalça bölgemde 5 adet kırık mevcuttur. Kalça bölgeme 3 adet platin takılmıştır ve halen iyileşme sürecindeyim. …” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen ...
tarihli raporda özetle "Dosyada mevcut olan beyanlar, trafik kazası tespit tutanağı ve bu tutanak içeriğindeki kaza yeri krokisi, Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulmuş 02/03/2022 tarihli bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulmuş ...tarihli Rapor, Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/06/2021 ve 06/07/2022 tarihli gerekçeli kararları ile diğer tüm veriler heyetimizce incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında; kazanın raporda “olay” bölümünde anlatıldığı şekilde meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekli ile rapor tanzimi cihetine gidilmiştir.
Mevcut verilere göre; dava dışı sürücü ..., sevk ve idaresindeki traktör ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta bulunmakta olduğu tali yoldan anayola çıkışı sırasında yeterince müteyakkız bulunmadığı, görüşünü engellediğini beyan ettiği yol kenarındaki çalıları ve yolun virajlı olması hususunu da dikkate alarak anayol üzerindeki trafiği iyice kontrol etmesi ve anayol üzerinde seyir halinde bulunan araçlara ilk geçiş bıraktıktan sonra kavşağa giriş yapması gerekirken bu kurala uymadığı,
yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı anayol üzerinde ilk geçiş hakkını bırakmadığı solundan anayolu takiben seyirle gelen motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kusurludur.
Davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde gündüz vakti iki yönlü il yolunu takiben seyri sırasında geldiği olay yeri kavşakta sağındaki tali yoldan gelerek kavşağa giriş yapan ve kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayan traktör ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.
Buna göre dava dışı sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu" şeklinde açıklama yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan bu rapor, trafik kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesi dosyası, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Trafik kazası tespit tutanağının 2. sayfasında davacı sürücü ...’ın kaskının takılı olmadığı belirtilmiş ise de kazada davacı sürücü ...’ın başından yaralanmadığı, ağırlıklı olarak kalça bölgesinden yaralandığı anlaşılmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta mahkememizce davacının mütefarik kusuruna ilişkin kanaat oluşturmaya yeterli neden bulunmadığından mütefarik kusur indirimi yapılmaması gerektiği görüşü oluşmuştur.
Geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde; ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (sakrum, bilateral pubik kol) kırıkları, sağ kalça çıkığı ve simfizis pubis ayrışması patolojileri nedeniyle; 1-Altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu|, 2-Üç (3) ay süreyle bakıcı ihtiyacının/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, 3.Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının 64 (yüzde dört) olduğu" bildirilmiştir.
Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nden alınmış olan... tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, olup maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı).
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi... tarafından düzenlenen 01/05/2023 tarihli raporda özetle;"Davaya konu kaza sonrasında davacının; geçici iş göremezlik zararının 14.233,88- TL (Talep 100,00-TL), bakıcı gideri zararının 8.829,00-TL (Talep 100,00-TL) ve toplam (geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri) zararının 23.062,88-TL olduğu, söz konusu zararın davalı...tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sürekli iş göremezlik zararının 217.994,05-TL (Talep 4.800.00-TL) olduğu,
söz konusu zararın davalı ... tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL) kapsamında kaldığı" belirtilmiştir.
Aktüer bilirkişi ...tarafından düzenlenen bu raporda, zararın belirlenmesi bakımından TRH yaşam tablosu ve %10 arttırma %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapıldığı görülmekle davalı vekilinin yaşam tablosu ve teknik faize ilişkin aksi yöndeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalının sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede; Bilindiği üzere; Zorunlu sorumluluk sigortası yaptırılmaksızın trafiğe katılan aracın neden olduğu kazada zarar görenler, uğramış oldukları bedeni zararların tazminini ...'ndan talep edebilir (5684 sayılı Sayılı Kanun'un m.14 f.2/b ve G.H.Yön. m.9 f.1/b) . Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararından davalı...'nın sorumluluğunun ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminat limiti olan 410.000,00-TL ile ve ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm giderleri teminat limiti olan 410.000,00-TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Davacının talep arttırım istemi;
Davacı vekili 15/05/2023tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle "...01/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasında müvekkil davacı ...'ın ağır şekilde yaralanması, kalıcı ve geçici işgöremezliğe maruz kalması ve bakıcı ihtiyacı sebebiyle ... yönünden toplam 241,056,93-TL maddi zararının oluştuğu tespit edilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan beyanlarımızı tekrarla; müvekkil davacının yargılama konusu trafik kazası sonucu, kalıcı iş göremezliği, geçici iş göremezliği ve bakıcı ihtiyacı nedeniyle uğradığı maddi zararlardan (teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) davalı... sorumludur. Bu nedenle işbu zararın davalıdan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıkladığımız nedenlerle, fazlaya ilişkin başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca; ...'ndan; başlangıçta 3.800,00-TL olarak belirttiğimiz kalıcı işgöremezlik tazminatı talebimizi 217.994,05-TL olmak üzere, başlangıçta 100,00-TL olarak belirttiğimiz geçici işgöremezlik tazminatı talebimizi 14.233,88-TL olmak üzere, başlangıçta 100,00-TL olarak belirttiğimiz bakıcı gideri tazminatı talebimizi 8.829,00-TL olmak üzere, toplam 241.056,93-TL olmak üzere artırıyoruz.
Dava dilekçemizin arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca; davalı ...'ndan başlangıçta 3.800,00-TL olarak belirttiğimiz kalıcı işgöremezlik talebimizin 217.994,05-TL olarak artırılmasına, dava dilekçemizin arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; davalı ...'ndan başlangıçta 100,00-TL olarak belirttiğimiz geçici işgöremezlik talebimizin 14.233,88-TL olarak artırılmasına,
dava dilekçemizin arz edilen şekilde fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; davalı ...'ndan başlangıçta 100,00-TL olarak belirttiğimiz bakıcı gideri talebimizin 8.829,00-TL olarak artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla.
217.994,05-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 14.233,88-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 8.829,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 241.056,93-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı ...üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.
Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile birlikte ilgili tamamlama harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe, davalı tarafa usulünce tebliğ edilmiştir.
Davalının temerrütüne ve faiz türüne ilişkin değerlendirmede; Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir.
Eldeki davada, 5684 sayılı Sayılı Kanun'un m.14 f.2/b ve G.H.Yön. m.9 f.1/b, kazaya karışan ve davacının zarara uğramasına neden olan aracın trafik sigortacısı olmadığından davalı ... 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Buna göre somut uyuşmazlıkta davacının davalı ...'na başvurusunun bulunduğu, ancak davacı tarafça eksik belgelerin tamamlanarak 24/06/2021 tarihinde davalıya iletildiği ve bu tarihte usulüne uygun başvuru yapıldığı görülmekle davalının 07/07/2021 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve temerrüt tarihi olan 07/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir.
Davaya konu... tarihli trafik kazasına karışan ve davacının yaralanmasına kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın traktör olup ticari araç olmadığı, davacının talebinin avans faiz olduğu ancak somut uyuşmazlıkta hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesinin olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davalı aleyhine hükmolunan tüm tazminata yukarıda belirlenen temerrüt tarihinden yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilerek; davanın KABULÜ ile,
14.233,88-TL geçici iş göremezlik zararı, 217.994,05-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 8.829,00-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 241.056,93-TL maddi tazminattan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının ZMMS poliçesi sağlık/tedavi giderleri limitinden karşılanmak, sürekli iş göremezlik zararının ise ZMMS poliçesi sakatlık/ölüm teminatı giderinden karşılanmak ve ZMMS poliçesi teminat limitleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere temerrüt tarihi olan 07/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından başvuru şartı yerine tam olarak getirilmediğini, ilk derece mahkemesi tarafından bu hususun görmezden gelindiğini, 02.08.2016 tarih 29789 sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartların 3. Maddesi ile Genel Şartların B.2.
Maddesi kapsamında talep edilen belgelerin ibraz edilmediği sürece de başvuru şartı yerine getirilmiş sayılamayacağını, bu nedenle davacı tarafın başvuru şartını tam olarak yerine getirmediğinden 6704 Sayılı Kanun gereği başvuru şartı tam olarak yerine getirilmeksizin açılan davanın başvuru şartı eksikliği nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının müterafik kusuruna ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının motosiklet ile seyir halinde olduğundan dolayı davacının kask takmaması,
koruyucu ekipman kullanmaması halinde müterafik kusurunun olacağını, ancak ilk derece mahkemesi tarafından bu duruma dair hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davacı ...'ın maluliyetinin kaza nedeniyle olup olmadığına ilişkin bir illiyet bağının tespiti yapılmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, imzaların araz konusunda uzman hekimlerce atılması gerektiğini, bu hususa dikkat edilmediğini, ayrıca raporda maluliyete ilişkin olarak "sükeli" ibaresi kullanılması gerekirken kullanılmadığını,
bu sebeple de iş bu raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında evrak üzerinden alınan medikal bilirkişi raporuna göre hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas dairesinden alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunabilmesi için davacının kaza tarihinde çalışma durumunun ispatı gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından her ne kadar davacı lehine bakıcı giderine hükmedilmiş ise de;
davacıya fiilen bakıcı tutulduğu ispatlanmadan karar verilmesinin usul-yasaya aykırı olduğunu, sosyal güvenlik kurumu tarafından kaza nedeniyle davacıya maddi tazminata mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı hususa ilişkin bir araştırma yapılmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından tespit edilen temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kurumun temerrüdünün dava tarihi itibariyle oluştuğunu, davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru olmadığından müvekkili kurum açısından faiz başlangıç tarihi dava tarihi olan 04.08.2021 tarihli olduğunu,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;
Dava, trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle bakıcı gideri, geçici ve kalıcı iş göremezlik zararlarına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporu, yine ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporu ve Aktüerya bilirkişinin düzenlemiş olduğu hesap raporunun Yargıtay kararlarına uygun şekilde düzenlendiği, ilk derece mahkemesince temerrüt tarihinin doğru olarak tespit edildiği, müterafik kusur indiriminin yapılmamasına dair gerekçenin yerinde olduğu anlaşılmakla verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1840, K. 2024/1699, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama