KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1516
- Karar no
- 2024/1446
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/08/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/499 Esas (Derdest
- Talep
- İhtiyati Haciz
- İstinaf karar tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; dilekçe ekinde sunulan yeminli mali müşavir raporunda davacının sorumlu olduğunun asgari miktar belirlendiğini, özellikle kaynağı belli olmayan ödemelerin tespit edildiğini, davalının kendi sahibi olduğu şirkete yaptığı kaynaksız ödemelere de yine raporda yer verildiğini, bu aşamada belirtilen tutarların, yaklaşık ispat kuralı ile tespit edildiğini, davalının Türk vatandaşı olmadığını, açtıkları davadan haberdar olduğunu, bu nedenle davalının mal kaçırma ihtimali olduğundan ve yaklaşık ispat kuralı oluştuğundan dava değeri kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davacı, davanın esası yönünden davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin kabulü için aranan şartın yaklaşık ispat olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan 26.02.2024 tarihli, ...
A.Ş. bünyesinde yeminli mali müşavir ... tarafından düzenlenen denetim raporunda çok detaylı bir şekilde şirket kayıtları üzerinde inceleme yapıldığını, inceleme neticesinde davacı şirketin zarara uğratıldığı, Davalının kendisine gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkil şirkete ait defter ve belgeleri ibrazdan kaçındığı, Şirketin varlık ve fonlarını üçüncü kişi ve kurumlara ekonomik ve ticari icaplara uygun olmayan şekilde fiktif ve usulsüz işlemlerle aktarıldığı,
şirketin muhasebe kayıt ve işlemleriyle ilgili Türk mevzuat aykırı olarak gider kayıtlarının bulunduğu ve vergi incelemesinde risk oluşturacak çok sayıda kayıt ve işlemlerin yapıldığı, davacı şirketin 2022 yılında yaklaşık 43.000.000 TL zarara uğratıldığı, Davalının TTK'nın 396. maddesine aykırı olarak şirketle rekabet yasağı hükümlerini ihlal ettiği tespit edildiğini ayrıca sunulan ...
Laboratuvarı tarafından düzenlenen 04.12.2023 tarihli teknik uzman mütalaasında ise bilgisayarların tornavida ile zorlandığı, hard disklerin çıkartıldığı ve bilgisayar üzerine orjinal olmayan yani üretim sırasında fabrikasyon olarak bulunan "1 TB kapasiteli SATA girişli 7200 RPM dönüş hızında HDD diskin yerine " 2,5 inçlik ... marka 240 GB kapasiteli SSD diskin takılı olduğu" bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bilgisayarlardaki hard disklerin dahi değiştirilmek istenmesi,
davalının hileli ve usulsüz hatta suç teşkil eden eylemlerini gizleme çabası içerisinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalının usulsüz avans gönderimi yaptığı şirketlerden olan ...
Ticaret A.Ş.'nin sahibinin de davalı ... olması davalının kendi şirketine de para göndermiş olması yönetim kurulu üyesi olarak yetkisini kötüye kullandığının en somut göstergesi olduğunu, denetim raporu-teknik uzman mütalaası, davalının kendi şirketine gönderdiği para davalının kanun nezdinde aranan hileli davranışlarını göstermekle birlikte yaklaşık ispat şartını da sağladığını, Davalının Türk vatandaşı olmaması ve davadan haberdar olması ile Türkiye'deki malvarlığını yurt dışına kolayca çıkarabilecek olması hep birlikte değerlendirildirilerek,
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, rekabet yasağına aykırılık teşkil eden eylemler ve yöneticinin sorumluluğuna dayalı olarak açılan davada ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
İhtiyati haciz isteyen davacı, şirketin müşterilerinin, davalının şahsen sahip olduğu şirkete aktarıldığı, üçüncü şirketlere sebebi belli olmayan ödemeler yapıldığı ve davacı çalışanlarının davalının şirketine kaydırıldığı iddiasıyla rekabet yasağına aykırılık teşkil eden eylemler ve yöneticinin sorumluluğu nedeniyle tazminat davasında incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1.
Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K).
Somut olayda, davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına ilişkin YMM raporu ve teknik uzman mütalaası sunulmuş ise de davalının fiillerine ilişkin iddialar ile tazminat alacağının varlığı ve miktarı çekişmeli olup ancak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir.
Bu halde İİK 257. maddesindeki koşulların oluştuğundan söz edilmesi mümkün görülmediğinden ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1516, K. 2024/1446, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama