KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1626
- Karar no
- 2024/1642
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 26/09/2024
- Numarası
- 2024/279 Esas
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 12/11/2024
Karar Metni
1.138 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle: Dava dilekçesi ekinde cari hesap dökümü ve dayanak faturaların sunulduğunu, davalıdan faiz ve masraflar hariç olmak üzere yaklaşık bir buçuk milyon türk lirası alacağın bulunduğunu, davalı tarafından alacağın kasten ödenmeyerek sürüncemede bırakıldığını, yargılamaların aldığı uzun sürelerin borçlular tarafından kullanıldığını ve mahkemelerin yoğunluğundan lehe sonuçlar elde edildiğini, müvekkilin iş hacmi, tedarik zincirinde aksama yaşamaması,
sürekli üretim yapıldığı hususlar göz önünde bulundurulduğunda alacağın ivedi olduğunun görüleceğini, haricen edindikleri istihbari bilgiler ışığında borçlunun mal kaçırdığının sorgu yapıldığında görüleceğini, müvekkilin alacağının garantisi olan davalı mal varlığının bu şekilde elden çıkarılmasının müvekkil için telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, ayrıca mahkemece yapılacak araştırmada borçlunun çokça icra dosyasının mevcut olduğu,
bu icra dosyalarında alacaklıların borçlu üzerindeki tapulara yönelik haciz koymakta olduğu ve alacağın imkansız hale geleceğinin görüleceğini, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 1.490.460,53 TL alacağı karşılayacak miktarının İ.İ.K nun 257. Maddesi uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesi, gerekirse bu hususta tarafımızdan HMK nın 87.maddesinde yazılı türden teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dosyada daha önce ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkememizce 24/05/2024 tarihli ara karar ile reddedildiği akabinde bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, istinaf kanun yolu başvurusunun da esastan reddedildiği görülmesine rağmen yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ancak bu aşamada mevcut delil durumunda bir değişiklik olmadığı, uyuşmazlığın da yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesi ekinde cari hesap dökümü ve dayanak faturaların sunulduğunu, davalıdan faiz ve masraflar hariç olmak üzere yaklaşık bir buçuk milyon türk lirası alacağın bulunduğunu, uzun süren yargılama safhasında hak kayıplarını önlemek, davacının davayı kazanması hâlinde dava konusu mala kavuşmasını güvence altına almak ve dava sonuçlanana kadar gerçekleşebilecek rizikodan hak sahibini korumak amacıyla verilen geçici hukuki koruma tedbirinde tam ispat şartı aranmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, işbu huzurdaki davada yaklaşık ispatın yerine getirildiğini, davalı tarafından alacağın kasten ödenmeyerek sürüncemede bırakıldığını,
her ne kadar ara kararda mevcut delil durumunda bir değişiklik bulunmadığından talebin reddine karar verilmiş olsa da davalının amacının da tam olarak uzun süren yargılama sürecini kendi lehine kullanmak olduğundan talebin reddi yönündeki bu kararın davacının amacına hizmet etmek olduğunun açıkça görüleceğini, mahkemece yapılacak araştırmada borçlunun çokça icra dosyasının mevcut olduğu,
bu icra dosyalarındaki alacaklıların borçlu üzerindeki tapulara yönelik haciz koymakta olduğunu ve alacağın imkansız hale geleceğinin görüleceğini, davalının ilgili malları teslim almış olmasına rağmen borcunu ödemediğini, noter kanalıyla ihtarname gönderilerek ödeme yapmasının ihtar edildiğini, ancak yasal süresi içinde ödeme yapılmadığından zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve anlaşma sağlanamadığını, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 1.490.460,53 TL alacağı karşılayacak miktarının İ.İ.K nun 257.
Maddesi uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmesi, gerekirse bu hususta kendilerinden HMK nın 87.maddesinde yazılı türden teminat alınmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep; cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacak iddiası ile başlattığı icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz, kabul görmemesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.
İlk derece Mahkemesince 24/05/2024 tarihinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, dairemizce 2024/1091 E. 2024/1113 K sayılı ilamı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça bu sefer aynı iddialar tekrar edilerek ve bir kısım duyumlar gerekçe gösterilerek 23.09.2024 tarihli dilekçe ile ihityati haciz ve ihtiyati tedbir isteminde bulunulmuştur.
İlk derece mahkemesince 26/09/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiş, davacı vekilince karar istinaf edilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında ... sayılı dosyasında 1.315.252,66 TL bedelli ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz edilmesi üzerine icra takibi durmuştur.
Alacaklı borçlusuna karşı takip yapmadan önce ihtiyati haciz talebinde bulanabileceği gibi borçluya genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce aynı alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.
(Prof.Dr Baki Kuru İcra İflas Hukuk El Kitabi 2013-sayfa 1074)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde e-faturaları, cari hesabı dayanak olarak sunulduğu, ancak faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğine dair karşı tarafın elinden sadır olmuş belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle istinafa konu olan ara karar tarihinde varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.
Buna göre alacağın varlığı hususunda davacının haklılığı noktasında yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Ayırca ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine ilişkin verilip dairemizce istianf istemi reddedilen karardan sonra dosyaya davacı haklılığını ispat eder herhangi bir delil sunulmadığı da görülmek İİK 257/1 madde/ bendinde düzenlenen şartların oluşmadığı görülmektedir.Davacının talebi İİK 257/2 maddesi düzenlemesindeki mauccel olmayan bir alacak olarak kabulü ihtimaline göre yapılan değerlendirmede; davacının alacağının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu gibi davalının muayyen adresinin bulunmadığı veya taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlediği,
kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlandığı yahut hileli işlem yapıldığına dair bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1626, K. 2024/1642, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama