KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/1712
- Karar no
- 2025/879
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2024
- Numarası
- 2019/991 Esas - 2024/505 Karar
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- İstinaf karar tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
1.642 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, ..., ... ve davalı ... eşit hisseler ile 11.06.2018 tarihinde ...
Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketini kurduğunu, sonrasında davalı ...'ın, ... ve ...'ın paylarını devraldığını, şirketin 9675 lik hissesinin sahibi olduğunu, 14.11.2018 tarihinde tescil ettirdiği ilanda aynı zamanda şirket müdürü olan müvekkilinin görevine son verildiğini, davalı ...ın şirketin 4675 lik hissesini aldıktan sonra şirketin diğer ortağı olan müvekkilini şirket işlerinden uzaklaştırmaya başladığını, müvekkilin bir çok defa sözlü olarak şirketin durumu hakkında bilgi almak istemesine rağmen şirket hakkında bilgi vermekten kaçındığını, ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin merkez adresi de olan ... Mah. ... Cad. ... Apt. No:... Şişli İstanbul adresinde ... adında bir burger restorandı bulunduğunu, bahse konu restorandın marka ismi, menü içeriği, sunumları, sos içerikleri vs gibi tüm detayları müvekkili ve müvekkilin eşi tarafından oluşturulduğunu, şirket kuruluşunda taraflar arasında güven ilişkisi bulunduğundan tamamen müvekkilin eşinin oluşturduğu marka ...
Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketinin adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na tescil için başvurusu yapıldığını, gerekli harçlar ödenmediği için tescilin gerçekleşmediğini, ... markasının şirket adına değil ...'ın şahsı adına tescil başvurusunu yapıldığını, Bunun üzerine tarafımızca yapılan araştırmalarda davalı ...'ın 07.02.2019 tarihinde merkezi ... Mah. ... Cad. ... Apt. No:... Beşiktaş İstanbul adresinde olan ...
İnşaat Ticaret Limited Şirketi adında bir şirket açtığını, müvekkilin ortağı olduğu ...
Turizm Ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin en önemli öz varlıklarından biri olan ...'nın adeta bir şubesi gibi görünen aynı isimdeki ... restoranını açtığını, ismi, marka görseli, menü ve sos içerikleri gibi işletmenin ana unsurlarını oluşturan tüm detayların birebir aynı olduğu işletmeyi kendi adına açıp işlettiğini, davalı ...'ın kendi lehine elde ettiği fazlaya dair her türlü dava hakkını saklı tutarak şimdilik 1.000 TL haksız kazancın şirket lehine tazminine, bu haliyle şirket hisse değerlerinin tespit edilmesine, dava süreci boyunca müvekkilin müdür olarak atanmasına ve müvekkilinin mahkeme kararı ile şirketten çıkmasına,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
13.11.2018 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde davacının iddia ettiği gibi müvekkili ...'ın, davacıyı şirket müdürlüğünden alarak kendisini müdür olarak atamamış; aksine davacının, şirket müdürlüğünden kendiliğinden istifa ettiğini, müvekkili ...'ın, davacıyı şirket işlerinden uzaklaştırmadığını aksine davacının, şirket müdürü olduğu 11.06.2018 tarihinden 13.11.2018 tarihine kadar geçen 5 aylık sürede şirket kasasından 100.000,00 TL'nin üzerinde nakit parayı hiç bir karar alınmadan ve hiçbir ortağın rızası olmadan aldığını ve geri iade etmediğini, şirket ile ilgili hiçbir bilgiyi de diğer ortaklara bildirmediğini, Davacının,
şirket müdürü olduğu 5 aylık zaman diliminde almış olduğu ürün ve malzemelerin faturalarının bir çoğunu almadığını, davacının döneminde alınan ürünlerin kaç paraya alındığına dair birçok belge ve fatura bulunmadığı gibi şirket defterlerine de bu hususta herhangi bir kayıt yapılmadığını, Şirkette davacının müdür olduğu 5 aylık dönemde sadece satış faturaları mevcut olduğunu, alınan ürünlerin hiçbirinin faturası olmadığından sanki şirketin bu dönemde sattığı ürünlerin bedellerinin tamamının karmış gibi şirket defterlerine kaydedilmesi davacının Müdürlük görevini kötüye kullandığının açık delili olduğunu, ...
Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin iştigal konusunun hamburger satışı olduğunu, şirket hamburgerlerin satışını İnternet üzerinden faaliyet gösteren www...com sitesi aracılığı ile yaptığını, Şirketin hamburgerleri imal ettiği ... Mah. ... Cad. ... Apt. No: ...
Şişli/İstanbul adresindeki iş yerinin kiralandığını, bu iş yerinin tüm tadilat işlerinin, tüm mutfak malzemelerinin müvekkili ...'ın şahsi hesabından ve kredi kartlarından ödenen paralarla yaptırıldığını, İş yerine alınan malzemelerin alımında davacının hiçbir katkısı olmadığı gibi davacının taahhüt ettiği sermayenin 1 Lirasını bile ödemediğini, müvekkili ...'ında davacının müvekkil şirket ortaklığından ayrılmasını istemediğini, ne markanın, ne sosların ne de diğer malzemelerin müvekkil şirket ile alakası olmadığını,
müvekkilinin adına kayıtlı şirketin faaliyet alanı göz önünde bulundurulduğunda davacının iddiasının aksine müvekkilinin şirketin değerini arttırdığını, davacının ortaklıktan çıkma talebi dışındaki taleplerinin reddinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinde "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" konusu düzenlenmiştir. Dava basit yargılama usulüne tâbidir. Mahkemece bu hususta re'sen karar verilerek kayıt kapatılır. Bu açıklama ışığında dosya incelendiğinde HMK 150. Maddesi gereğince takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren adli tatil süreci dikkate alınarak 10/09/2024 tarihine değin davanın yenilenmesi gerekirken yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
15/05/2024 tarihli duruşmaya ellerinde olmayan sebeplerden dolayı katılamadıklarını ve katılacaklarını düşündüklerinden dolayı dosyaya mazeret dilekçesi sunamadıklarını, buna mukabil bahse konu celsede Mahkeme tarafından 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince taraflardan birisi tarafından yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 15.05.2024 tarihinde mahkemece verilen bu kararın taraflarına hiçbir şekilde tebliğ edilmediği için bu karardan haberleri olmadığını, kaldı ki bahse konu celsede son bilirkişi raporu sunulmuş,
taraflara tebliğ edildiği görülmüş ve tarafların beyan sürelerinin halen devam ettiği açıkça görülmekte iken Mahkeme tarafından dosya direkt olarak işlemden kaldırıldığını ve hiçbir surette bu kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/991 Esas ve 2024/505 Karar sayılı kararı ile HMK 150. madde uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kararın kaldırılmasını ve dosyanın yeniden işleme alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve görülmekte olan dava dosyasının 15.05.2024 tarihli duruşmasına davacının katılmamasından dolayı mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden müvekkilleri lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararının müvekkilleri lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilerek vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına;
aksi halde kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine ve müvekkilleri lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine; aksi halde hükmün vekalet ücreti yönünden bozulmasına ve dosyanın müvekkilleri lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi için yeniden karar verilmek üzere İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının hissedar olduğu davalı şirketin yöneticisi olan diğer davalının şirkete zarar verdiği iddiasına dayalı tazminat ve davacının hisse bedelinin belirlenerek ortalıktan çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olup olmadığı, davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 150/1.
Maddesine göre, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Somut olayda, 15/05/2024 tarihli duruşmaya davacı taraf mazeretsiz olarak katılmamıştır. Davalı taraf duruşmada dosyayı takip etmediğini beyan etmiş olup, dava dosyası mahkemece HMK'nın 150.
Maddesi uyarınca işlemden kaldırılmış, kaldırılma tarihinden itibaren 3 ay içerisinde de yenilenmemiştir. Davacı tarafça işlemden kaldırma kararının verildiği duruşma tutanağının kendisine tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de işlemden kaldırma kararının tebliği gerekli değildir.
Bu nedenle mahkemece taraflarınca usulüne uygun olarak takip edilmeyen dava dosyasının işlemden kaldırılmasında ve 3 ay içerisinde yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Diğer yandan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/1 maddesinde "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." düzenlemesi mevcuttur.Somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesince ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, hüküm tarihindeki tarifeye göre ikinci kısmın ikinci bölümünde düzenlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususu gözetilmeden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; buna karşın ilk derece mahkemesince davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
26/06/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1712, K. 2025/879, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama