İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/451 K.2024/475

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2024/451Karar2024/475Tarih28 Mart 2024Okuma7 dk · 1.355 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Dosya no
2024/451
Karar no
2024/475
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/10/2023
Numarası
2023/350 Esas - 2023/771 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
28/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.355 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 13/01/2016 tarihli Tuzla 400 Yataklı Devlet Hastanesi Zayıf Akım Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya malzeme sattığını, davacının bu malzemelerle ilgili 28/11/2016, 31/10/2016 ve 31/10/2016 tarihli 3 fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce yapılan 2017/790 E sayılı dosyada defterler incelenmiş, davacı alacağını kendi defterleriyle ispat etmiş; celp edilen BA ve BS formlarının da uyumlu olduğu görülmüş ve davanın asıl alacak bakımından kabulü ile takibin devamına, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararımız istinaf aşamasındayken davalı taraf yargılamaya dahil olmuş, kararı istinaf ederken ekine taraflar arasında yargılama sırasında 08/03/2018 tarihli yapılmış protokol sunulmuştur. İst. Bam 43 HD nin 2020/1220 E, 288 K sayılı kararla protokolün taraflar arasındaki borcu sona erdiren belge niteliği olabileceğinden, bu durumun değerlendirilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Davacının, davalının istinaf dilekçesine cevap dilekçesi ile sonrasındaki beyanlarından, protokol altındaki imzanın inkar edilmediği, protokolün mevcut olduğu ve mahkememize bildirilmediği, aradan geçen sürede hile, hata vb bir sebeple geçersiz sayılması için dava açılmadığı, soruşturma isteminde bulunulmamış olduğu, bu haliyle davacı yetkilinin davacı şirket adına imzaladığı protokol ışığında takibe konu üç fatura için alacak kalmadığı net olarak anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı vekili, müvekkil şirket yetkilisinin hile ve baskı altında kaldığını, protokolün geçerli bir delil olamayacağını, usulsüz olduğunu ileri sürmüşse de bu itirazlar soyut kalmış, temellendirilmemiştir. Protokolün 3. Maddesindeki düzenlemenin gereği olarak tarafların birbirinden yargılama gideri olmayacağı anlaşılmış, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme aşamasında sunulan fatura ve defterleri doğrulayan BA-BS formları ile davacı tarafından hizmetin verildiği ispat edilmiş olup ispat yükünün davalıya geçtiğin, davalının, alacağın doğmadığına ilişkin hiçbir evrak sunamadığı,

iddiasının aksini ispatlayamadığı gibi, haklılığının çok açık olduğu bu dosyada geçerliliği mevcut olmayan, hangi şartlarda hazırlandığı belli olmayan ve icra ceza mahkemelerinde davacı aleyhine açılan ceza davalarından hapis kararı çıkacağı tehdidi kullanılarak davacının kandırıldığı sözde protokolü sunduğunu, bu davanın davalı tarafından habersiz açılmış olduğu iddialarının asılsız olduğunu, zira habersiz açılmış olsa dahi sonradan,

yerel mahkemede yapılan ilk celsede (14.02.2018 tarihli celse) ön inceleme tutanağında açıkça "..davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak ön inceleme duruşmasına mazeretsiz katılmadığı temsilen vekili göndermediği görüldü..." ifadelerine yer verilmiş olup davalının dosya hakkında bilgisi olduğunun aşikar olduğunu, kaldı ki başlatmış olduğumuz icra takibine dahi davalıya çıkarılan tebligat bila dönmüş olduğu halde, daha usulüne uygun tebligat yapılmadan davalı vekili takibe itirazını dosyaya sunduğunu, davalı bu derece olaylara vakıf iken dosyadan haberlerinin olmadığını,

şeklinde savunma yapıyor olması inandırıcılıktan yoksun olduğunu, zira yerel mahkeme dosyası incelendiğinde görülecektir ki ne davalı asil ne de davalı vekili dosyada hiçbir celseye katılmamış olup davalının vekili de 12.09.2019 tarihinde dosyaya vekalet sunduğunu, davalının dosyaya ancak istinaf aşamasında sunmuş olduğu tek hususun 08.03.2018 tarihli anlaşma protokolü olduğunu, işbu protokolü de davacıyı tehdit ve hile ile korkutarak imzalattığını,

protokolün bizim açısından herhangi bir geçerliliği olmamakla birlikte davacının işbu protokolü imzalarken iradesi fesada uğratılmıştır ve yanıltılmış olup ancak bu protokol davalı açısından tek taraflı feragatname mahiyetinde olduğunu, zira o dönem taraflar arasında görülmekte olan birden fazla dosya bulunmakta olup;

davacıya karşı açmış oldukları ceza dosyalarından davacı aleyhine hapis cezası çıkacağını, protokolü imzalamazsa bu ceza dosyalarını geri çekmeyeceklerini ve davacının hapse gireceğini söyleyerek davacıya asılsız bilgiler verildiğini, davalı tarafından iddialarına tek dayanak olarak 08.03.2018 tarihli protokol gösterilmiş ve üstelik bu savunmanın genişletilmesi yasağı delinerek yapılmış, işbu protokol davacının iradesini yansıtmadığından mahkemenin karar verilmesine yer olmadığı kararının kaldırılması ve davanın kabul edilerek itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla,

ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında geçerli bir ibra protokolü bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 303.376,00 TL asıl alacağın 8.662,58 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 14/02/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Mahkemece, B/A bildirimleri celbedilmiş ve davacının ticari defterleri de incelenerek davalının takibe konu faturalara ilişkin B/A bildiriminde bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce, istinaf aşamasında sunulan anlaşma protokolünün borcu sona erdiren belge niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmıştır.

Yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece, anlaşma protokolü borcu sona erdiren bir belge olarak kabul edilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı vekilince sunulan 08/03/2018 tarih ve anlaşma protokolü başlıklı belge içeriğinde, diğer hükümlerin yanı sıra dava konusuna ilişkin olarak “...nin ... aleyhine başlattığı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasından doğan herhangi bir alacağı(asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti) bulunmadığını kabul ve taahhüt eder. (...)” ibareleri yer almaktadır. Davacı vekili ise bu belgenin müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak imzalatıldığını, kendileri açısından geçersiz olduğunu belirterek anılan belgeye karşı koymuştur. Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Kartal ... Noterliğinin 01/08/2019 tarih ve ...

YN'lu ihtarnamesi ile, anlaşma protokolü gereğince İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından feragat edilmesi ihtar edilmiştir. Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Kadıköy ... Noterliğinin 22/08/2019 tarih ve ... YN'lu cevabi ihtarnamesinde, her ne kadar 08/03/2018 tarihli protokol imzalanmış olsa da, iradesinin fesada uğratıldığını ve protokolün kendisi açısından geçerli olmadığını ihtar etmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 36/1. Maddesine göre, taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. TTK'nın 37/1. Maddesi ise, taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir, şeklinde düzenlenmiştir. TBK'nın 38/2.

Maddesi de, bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir, şeklindedir.

Davacı taraf, ceza dosyalarından davacı hakkında hapis cezası çıkacağı, protokolü imzalamazsa bu ceza dosyalarını geri çekmeyeceklerini ve davacının hapse gireceğini söyleyerek davacıya asılsız bilgiler verildiği, davalı avukatlarının davacının o esnada durum hakkında hukuki bilgisinin bulunmadığının, bulunmasının da beklenemeyeceğinin farkında olup davacıyı tek başına olduğu bir esnada yakalayıp hileli sözlerle protokolü istemeden imzalamasına yol açtıklarını ileri sürmüştür.

Davacı bir tüzel kişi tacir olup, TTK'nın 18/2. Maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekli olup, 08/03/2018 tarihli anlaşma protokolü imzalanırken kendisine söylendiği ileri sürülen az yukarıdaki beyanların korkutma veya aldatma olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre, imzası inkar edilmeyen söz konusu protokol geçerli ve davacı yönünden de bağlayıcıdır.

Davacı taraf, protokole göre, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından doğan herhangi bir alacağı bulunmadığını kabul etmiş olup, bu haliyle takibe konu borç sona ermiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/451, K. 2024/475, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/451
Karar No
2024/475
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/451 K.2024/549
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/452 K.2024/507
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/452 K.2024/488
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/453 K.2024/441
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/453 K.2024/537
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/454 K.2024/559

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.