KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/849 Esas - 2024/916 Karar Sayılı
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/133
- Karar no
- 2025/787
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/11/2024
- Numarası
- 2024/583 Esas - 2024/280 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 30/09/2024
- Karar tarihi
- 27/11/2024
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 10/06/2025
Karar Metni
1.767 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...'nin, ... Limited Şirketi’ni hasım göstererek Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesinin nezdinde 2024/112 Esas sayılı dosya ile "Kalça estetiği hizmetinin ayıplı olmasından dolayı Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası" dava açtığını, yapılan yargılama sürecinde ...
Limited Şirketi’nin tasfiye olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiğinin anlaşıldığını, Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesinin nezdinde 2024/112 Esas sayılı dosyasında açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından işbu davayı açmak için taraflarına mehil verildiğini, ihyasını istedikleri ... Limited Şirketi’nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresinin; ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... Avm Apt. No:...
Esenyurt- İstanbul olduğunu, işbu şirketin ticaret sicilinden 05.05.2022 tarihinde re’sen silindiğini, ...
Turizmi Limited Şirketi'nin 05.05.2022 tarihinde tasfiye sürecini tamamladığı ve Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre "05.05.2022 tarihinde terkin edildiği" kararına rağmen; aynı şirket yetkilileri (...) aynı ad altında sosyal medya üzerinden yazılı, görsel reklamlar ile faaliyetlerinin sürdürdüğünün anlaşıldığını, söz konusu durumun resmi bir şirket adı altında yapılıp yapılmadığının bilgileri dahilinde olmadığını, neticede 05.05.2022 tarihinde sicilden terkin edilen ...
Limited Şirketi’in tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili asıl davada cevap dilekçesinde. Müvekkili ...'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M.
34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise,
terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde,
şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M.
547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine,
mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili Bakırköy 1. ATM'nin 2024/849 Esas sayılı birleşen davada dava dilekçesinde. Müvekkil ..., ...
Limited Şirketi’ni hasım göstererek Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesinin nezdinde 2024/112 Esas sayılı dosya ile "Kalça estetiği hizmetinin ayıplı olmasından dolayı Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası" açtığını, yapılan yargılama sürecinde ... Limited Şirketi’nin tasfiye olduğu ve Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden kaydının silindiğinin İhyası istenilen ... Limited Şirketi’nin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki adresi; ... Mahallesi, ...
Bulvarı, ... Avm Apt. No:...
Esenyurt- İstanbul olduğunu, İşbu şirket ticaret sicilinden 05.05.2022 tarihinde re’sen silindiğini, İhyası istenilen şirket ticaret sicilinden resen terkin ediliğinden ötürü bu davada husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini, Yargıtay hükmünde de değinildiği üzere şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini mahkemeden talep etme gerektiğinin ...
Turizmi Limited Şirketi 05.05.2022 tarihinde tasfiye sürecini tamamladığı ve Ticaret Sicil Gazetesindeki ilana göre "05.05.2022 tarihinde terkin edildiği" kararına rağmen; aynı şirket yetkilileri (...) aynı ad altında sosyal medya üzerinden yazılı, görsel reklamlar ile faaliyetlerinin sürdürdüğünün. ...nün sicilinde kayıtlı olup 05.05.2022 tarihinde sicilden terkin edilen ...
Turizmi Limited Şirketi’in tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı ... birleşen davada cevap dilekçesinde. Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/112 Es. Sayılı dosyası incelendiği takdirde, dosya içerisine işbu davanın da davacısı olan tarafça sunulan evraklarda ihyası istenilen ...
Limited Şti. ile imzalanmış herhangi bir sözleşme, evrak, yazılı belge, vs. bulunmadığının açıkça görüleceğini, Davacının geçirdiği operasyon tarihinden neredeyse 1 yıl önce ticaret sicilden terkin işlemi gerçekleştirilerek tasfiye edildiğini ve kapatıldığını, hem tüzel kişiliğini hem de hak ve fiil ehliyetini kaybetmiş olduğundan işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, İhya davasının kabul edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve ilgili yasal düzenlemelerde öngörülen şartların var olmasının gerektiğini, Yargıtay'ın içtihatlarına göre,
şirketin ihyası ancak tasfiye sürecinde keşfedilemeyen yeni borçlar veya hakların varlığı halinde değerlendirilebilecek istisnai bir durum olduğunu, somut olayda davacının talebini haklı kılacak böyle bir istisnai durumun bulunmadığını, yasal hiçbir dayanağı bulunmayan işbu davanın kabulü ile şirketin ihyasının kabul edilmesinin, hukuka aykırı bir durum yaratacağını ve ticaret sicilinin güvenilirliğine de zarar vereceğini, neticede işbu davanın, TTK'nın ticaret sicili üzerinde sağladığı düzenleyici güvenceye aykırı olduğunu, davacının ihya talebinin yasal bir dayanağının olmaması,
hukuki yarar eksikliği ve ihya için gerekli koşulların yerine getirilmemiş olması nedeniyle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, bununla birlikte tasfiye memuru sıfatıyla bu davanın açılmasında bir kusurunun olmaması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, yargılama ücreti ile vekalet ücretinin karşı taraftan alınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece "..Davacının asıl ve birleşen davasının KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/112 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, Şirketin ortağı ve yetkilisi ...'ın (TCKN:...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'ın tasfiye memuru olarak görev yaptığı ...
Limited Şirketi'nin Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/112 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına dair verilen karar usule ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece şirketin ihyası kararının verilme nedeni olan Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/112 Esas sayılı dava dosyasının hiç incelenmediğini, bu nedenle eksik inceleme ve araştırma sonucunda bu kararın verildiğini,
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/583 Esas sayılı dosyasında davalı ...'ın tasfiye memuru olarak görev yaptığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...
Limited Şirketi'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca Bakırköy 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/112 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına dair verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir".
Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin
kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ...
Turizmi Ltd.Şti 'nin tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 05/05/2022 tarihinde terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan Bakırköy 3.Tüketici Mahkemesi nin 2024/112 Esas sayılı davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde şirketin davacı olduğu derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir.
Bu hale göre davalı tasfiye memurunun derdest davanın tasfiyeden sonra açıldığı ve tasfiyenin usulüne uygun olduğunu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiş ve davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davada husumetin terkin edilen şirkete yöneltilip yöneltilemeyeceği konsunda bir inceleme yapılmadığını haksız belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki
davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve önceki tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/133, K. 2025/787, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama