KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/670
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/57
- Karar no
- 2025/481
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2024
- Numarası
- 2024/156 Esas - 2024/1064 Karar
- Esas sayılı dava dosyası bakımından
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 14/02/2024
Karar Metni
1.406 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Bakırköy 20. İş Mahkemesi nezdinde davalı tasfiye halinde ...San ve Tic Ltd. Şirketi aleyhine "Hizmet Tespit" davası mahiyetinde ...
Esas sayılı dava dosyasını ikame ettiğini, müvekkilinin 01/10/1998 ile 14/09/1999 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde çalışmasının bulunduğu ve söz konusu bu dönemlerdeki hizmetlerinin tespitini talep ettiğini, Bakırköy 20. İş Mahkemesi 2023/203 E. sayılı dosya kapsamında yürüttüğü yargılamanın 09/02/2024 tarihli duruşmasında. Davalı şirketle ilgili olarak taraflarına ihya davası açmak üzere 1 aylık süre verildiğini, ihyası talep edilen ... San ve Tic Ltd.
Şirketinin adresinin "... Yolu ... E Sokak No.... Zeytinburnu/İstanbul" olduğunu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı şirketin tasfiyesinin sona erdiğini 10/12/2010 tarihinde tescil ve terkin edildiğini, tasfiye halinde ... San ve Tic Ltd. Şirketinin ihyası ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/156 esas sayılı dosyası ile şirketin ihyası talepli dava açılmış olup işbu dava kapsamında ... San ve Tic Ltd. Şirketinin ihyası için dava açtığını, tarafına tasfiye memuruna dava açmak için süre verildiğini, bu nedenlerle ihyası talep edilen şirket yetkililerini yasal hasım göstererek açılan işbu davanın Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/156 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı dava dışı sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... San ve Tic Ltd. Şirketi aleyhine Bakırköy 20. İş Mahkemesi'nin 2023/203 esas sayılı dava doyası ile açılan derdest dava nedeniyle davacının hukuki yararının bulunduğu ve davalı tasfiye memuru tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru davalının atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin tasfiyesinin 06/12/2010 tarihinde tamamlanmış olduğunu, ihyaya konu Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2023/203 esas sayılı dosyasının ise 05/07/2023 tarihinde açıldığını, dolayısıyla tasfiye işlemleri devam ederken davacı tarafından açılmış bir dava bulunmadığı gibi 3 defa ilan yapılmasına ve 3. ilandan sonra 1 yıl beklenmesine rağmen davacının bu yönde herhangi bir başvurusu ve davası olmadığını, şirketin tasfiyesinin kanuna ve usule uygun olarak tamamlandığını, "tasfiye işleminin eksik yapıldığı gerekçesi" ile aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu,
ayrıca davacının sigorta kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacı, ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde 14/09/1999 tarihinde işe girdiğini, 01/03/2000 tarihinde de işten ayrıldığını, davacının, 14/09/1999 tarihinden önce kuruma bildirilmeyen hizmet süresi bulunmadığını, davacı ise Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2023/203 esas sayılı dosyasında sigorta başlangıç tarihinin 01/10/1998 olarak tespitini talep ettiğini, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, ihyaya konu Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2023/203 esas sayılı dosyasındaki davanın da hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını,
şirketin usulüne uygun tasfiyesinden tam 13 yıl sonra açılan ve açılan dava (Bakırköy 20. İş Mahkemesinin 2023/203 esas sayılı dosyasındaki dava) hak düşürücü süre içinde açılmamışken "tasfiye işleminin eksik yapıldığı gerekçesi" ile aleyhine 30.000 TL avukatlık ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını yeniden inceleme yapılarak asıl dava ve birleşen dava yönünden aleyhe avukatlık ücretine hükmedilmeden ( davacı lehine avukatlık ücreti hükmedilmeden) yeni hüküm kurulmasına,
bu talebi kabul görmez ise Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/156 esas, 2024/1064 karar sayılı ve 04/11/2024 tarihli ilamının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşin davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547.
Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.
(Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde Tasfiye Halinde ...
San ve Tic Ltd.Şti tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 06/12/2010 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan Bakırköy 20. İş Mahkemesi'nin 2023/203 esas sayılı dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya( ek tasfiye ) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291).
Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir.
Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan davanın haksız olduğunu belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve TTK 547/2 maddesi uyarınca son tasfiye memuru davalının tasfiye memuru olarak atanmasında ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/57, K. 2025/481, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama