KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/675
- Karar no
- 2025/680
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 01/02/2025
- Numarası
- 2024/430 Esas (Derdest
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı
- İstinaf karar tarihi
- 22/05/2025
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacılar vekili ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; şirket malvarlığından çıkanların aynen iadesinin gerektiğini, ayrıca talep konusu edilen taşınmaza ve ... plaka sayılı araç için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...İhtiyati tedbir talebi ve dosya incelendiğinde taşınmaz ile ... plaka sayılı araca ihtiyati tedbir konulması isteminin yargılamaya muhtaç olduğu ve inceleme gerektirdiği, yaklaşık ispattan bu aşamada söz edilemeyeceği anlaşılmakla, koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka uygun olmadığı ve dava sonucuna bağlı telafisi mümkün olmayan zararlar doğmasının muhtemel olduğunu, davada taleplerinin karmaşık gibi görünmüş olmasına karşın aslında böyle olmadığını, iki ortakla başlayan şirketin ticari seyrinde, diğer ortağın pandemide, müdür ...'nun COVID-19 olması sebebiyle ısrarla müdürlük yetkisi istediğini ve akabinde mafya vari yapılarla şirketi buluşturarak,
tehdit ve baskı unsuru oluşturduğunu, ...'nu fiilen korkutup şirket faaliyetlerinden dışladığını, bu mafya vari yapılarla gerçek ticari alışverişe dayanmayan çek verip almaları ve kendi adına şirket parası ve çekleri ile taşınmaz ve araba alındığını, şirket binasının muvazalı olarak satıldığını, müdürlük görevinin kötüye kullanması sonucu, son kalan yaklaşık 10 milyon TL civarında değeri bulunan malların da tırlarla kaçırıldığını, şirketin içi boşalmış, kağıt üstünde faaliyeti olmayan hale geldiğini, müdürlükten azledilen ortak ...'ın, şirketin içini boşalttığını ve kendi uhdesine tekne dahil birçok mal aldığını,
şirketin faaliyeti kalmadığını, bir sürü icra takibi ve karşılıklı çeklerle baş başa kaldığını, bu durumda, şirketin esasen adli yardımdan yararlandırılma şartlarına haiz olduğu da düşünülerek, teminat alınmaksızın araç ve taşınmazın kaydının devrinin önlenmesi gerektiğini, aksi takdirde, davanın sonucuna bağlı muhtemel yeni hukuki problemlerin doğmasına sebebiyet verilmiş olacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, tedbir kararının verilmesi ve teminatsız uygulanmasının sağlanmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep; taraflar arasındaki satım ve şirket ortaklığı ilişkisinden kaynaklı tapu iptali ve tescili, ile ... plakalı traktörün trafik kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde traktörün pert olması nedeniyle kaskodan tahsil edilen paranın davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine ilişkin derdest davada tapu kaydına ve trafik kaydına ihtiyati tedbir konulması istemidir.İlk derece mahkemesinde tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde;
ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
6100 Sayılı HMK 389 /(2) Maddesi uyarınca "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını,
asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda dosyanın geldiği aşama, iddia ve savunmanın niteliği, sunulan deliler ile davacı iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığının kabul edilme imkanı bulunmadığından mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/675, K. 2025/680, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama