İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/864 K.2025/1953

Mahkememizden verilen 28/02/2024 Tarih 2021/1645 E. , 2024/280 K. sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2025 tarih ve 2024/3960 E. , 2025/2432 K. sayılı ilamı ile bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı…

Esas2025/864Karar2025/1953Tarih24 Aralık 2025Okuma10 dk · 2.014 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Aralık 2025
Dosya no
2025/864
Karar no
2025/1953
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/06/2021
Numarası
2018/228 Esas - 2021/451 Karar
Dava
İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
24/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.014 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizden verilen 28/02/2024 Tarih 2021/1645 E. , 2024/280 K. sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2025 tarih ve 2024/3960 E. , 2025/2432 K. sayılı ilamı ile bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda dosya ele alındı.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacılardan alacaklı ... adına İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu firma ... ... A. Ş. hakkında başlatılan icra takibine karşı, firma vekili tarafından haksız yere itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı ...'nun icra takibinden sonra söz konusu alacağının bir bölümünü temlikname ile diğer davalı alacaklılar ... ve ...'a temlik ettiğini, davacı ...'nun, 2017 yılı başından itibaren ....

Bankası A.Ş.'de bulunan bir kısım nakit parası ile değişik tarihlerde ve miktarlarda .... Bankası A.Ş.'deki TL ve USD hesaplarından, davalı ... DÖVİZ firmasının yine .... Bankası A.Ş.'de bulunan TL ve USD hesaplarına havale yolu ile para göndermek sureti ile TL karşılığı Döviz ve Döviz karşılığı TL alım işlemleri yaptığını, davacı tarafından gönderilen bu meblağlara karşılık olarak, davalı ...

DÖVİZ firmasından müvekkili hesabına havale yolu ile bir kısım ödemeler yapıldığını, müvekkili tarafından davalı firmaya toplam 640.000,00-TL ve 10.000,00-USD gönderildiğini, davalı firmadan müvekkiline yapılan ödemelerin ise toplam 50.000,00-TL ve 3.000,00-USD olduğunu, buna göre müvekkilinin davalı firmadan olan alacağının 616.000,00-TL olduğunu, takip çıkışının dava tarihi itibari ile 664.596,47-TL olduğunu, yapılan görüşmelere rağmen davalı tarafından söz konusu alacağın ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu,

icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek, İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın şimdilik 664.596,47-TL'lık kısım yönünden iptaline, bu miktar üzerinden % 20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacıların tacir olmadıklarını, bu nedenle Mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının gönderdiğini iddia ettiği paraların, muhtelif tarihlerde 640.000,00-TL ve 10.000,00 USD olduğunu, davacıya gönderilen paranın ise 3.000,00-USD ve 50.000,00-TL olduğunu, davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacının anapara alacağının 616.000,00-TL olduğu yönündeki iddiasının doğru olmadığını, davacılardan ...'nun, alacağını temlik ettiğini, temlik beyannamesi incelendiğinde, alacağını garanti dahi etmediğinin anlaşıldığını, davacının müvekkiline para havale ettiğine ilişkin iddiasını ispat etmesi gerektiğini,

banka dekontlarında paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklamanın da bulunmadığını, davacının havale ettiğini iddia ettiği ve ispat aracı olarak dosyaya ibraz ettiği makbuzların esasında bir ödeme karinesini ortaya koymakta olduğunu, dekontlarda hiçbir açıklama bulunmadığını, havalenin kural olarak bir ödeme vasıtası olduğunu, aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Mahkememizce davacı tarafın ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak davalı tarafa davacı ile ticari ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtlarını sunması hususunda değişik tarihli ara kararları ile süre verilmiş, son olarak 07/05/2021 tarihli ara kararı ile davalı adına ihtaratlı davetiye çıkarılarak ticari defterlerini 04/06/2021 tarihinde hazır etmesi hususunda süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibrazından kaçınılmış olduğu anlaşılmıştır.

Davalı tarafın, kendisine kesin süre verilmesine rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması ve 6100 Sayılı HMK'nun 222/5. maddesi hükmü dikkate alınarak davacı tarafın iddiasını ispat ettiği, davalıdan talep etmiş olduğu miktar kadar alacaklı olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, HMK 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurularak davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.

Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı tarafından değişik tarihli havale işlemlerin dayalı alacak isteminde bulunulmuştur.

Bu durumda davalı/borçlu alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davacı iddiasını somutlaştıramadığını ve mahkemece somutlaşmamış iddiaya dayanarak hüküm kurulduğunu, genel ispat yükü kuralı gereğince hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davacılarda olduğunu, havale borcun ödendiğine karine teşkil ettiği için ispat yükü aksini iddia eden davacılarda olduğunu, davacıların iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğu için ispat yükü davacılarda olduğunu, mahkeme tarafından ıslah işlemi için davacıya verilen süre usul ve yasaya yapılan geçersiz ıslahın kabulü ile hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, tüm bu açıklamalar değerlendirildiğinde, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/228 Esas,

2021/451Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi sebebiyle istinaf yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, İstanbul 18.icra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak icranın geri bırakılması kararı verilmesine, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/228 Esas, 2021/451 Karar - sayılı dosyasında verilen üsüle ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda başvurunun kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasında döviz alım satımı ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 28/02/2024 Tarih 2021/1645 E. , 2024/280 K. sayılı kararı ile; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.04.2025 tarih ve 2024/3960 E. , 2025/2432 K. sayılı bozma ilamı ile; " 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda,

dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Dava, davacı tarafından döviz ve TL alım işlemleri kapsamında davalıya banka havalesi yoluyla gönderilen paraların tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, iddiasını ispat etmek için delil olarak davalının ticari defterlerine de dayanmış olup.

HMK'nın 220. maddesi; "(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.

(2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.

(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmünü haiz olup, aynı Kanun'un 222. maddesinde ise; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.23 (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hususları düzenlenmiştir.

Somut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmış, 17.01.2019 tarihli ara karar kapsamında bilirkişilerce inceleme yapılıp rapor sunulmuş ve raporda davalı şirket yetkilisinin ticari defterleri incelemeye ibraz etmekten kaçındığı belirtilerek davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamış ise de, davalının ticari defter ve kayıtlarının da davacının delil listesine göre ve davanın mahiyeti itibariyle incelenmesi gerektiğinden,

davalıya ticari defter ve kayıtların ibrazı için HMK'nın 220/3. maddesi uyarınca bu maddede belirtilen husus ihtar edilerek kesin mehil verilmesi, süresi içerisinde defter kayıtlarının ibraz edilmesi halinde davacının iddiaları bakımından davalı defterlerinin bilirkişiye incelettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.İhtaratlı kesin mehile rağmen, ticari defter ve kayıtların sunulmaması halinde, belirtilen madde hükümlerine göre davanın esası değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,

bozmayı gerektirmiştir."şeklindeki gerekçesi ile dairemiz kararı bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.Somut olayda davacıların tacir olmadığı, ticari defterlerinin delil olmasına ilişkin özel düzenleme olan HMK 222 hükmünün uygulanma imkanının bulunmadığı,

ancak davalının ticari defterlerinin HMK 199 vd. gereği "belge" olarak kabul edilerek bu kapsamda değerlendirilebileceği, bozma kararında da belgelerin ibrazına ilişkin HMK 220/3 hükmünce değerlendirme yapılması gerektiği hususunun belirtilmesi karşısında davalı tarafın ibraz etmediği ticari defterlerin (belge) içeriği konusunda davacı tarafça gerek dava dilekçesinde gerekse cevaba cevap dilekçesinde herhangi bir beyanda bulunulmamış olduğu,

her nekadar davalı tarafça ibrazdan kaçınılmış ise de içerik konusunda davacı beyanı bulunmadığından mahkemece resen davacı yerine geçerek onun lehine davacının belli bir şekilde beyanda bulunduğu kabulünden hareketle defterlerin içeriği konusunda bir karar verilemeyceği anlaşılmaktadır.

Dosyada toplanan deliller değerlendirildiğinde; davalının ibrazdan kaçındığı defterlerin içeriği konusunda davacı tarafça beyanda bulunulmadığından davacının HMK 220/3 maddesi gereği esas alınacak bir beyanının bulunmadığı, eldeki uyuşmazlıkta ispat yükünün davacı tarafta olduğuna dair herhangi bir duraksama yoktur. Davacının dayandığı havale makbuzları davacı iddiasını ispatlamaya yeterli olmayan, karine gereği borç ödemesi olarak kabul edilen evraklardandır.

Bu belgeler davacının alacağı bulunduğunu ispatlamaya yeterli belgelerden değildir. Davacı taraf 6100 sayılı HMK 200 ve devamı maddeleri gereği dava değeri dikkate alındığında alacağının senetle ispatlamak zorunda olup bu konuda herhangi bir belge dosyaya sunmuş değildir. Ayrıca dava dilekçesinde dayandığı yemin deliline başvurmayacağı da ilk derecedeki duruşmada beyan etmiştir. Bu durumda ispat edilmeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalı vekilinin yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 7.700,43 TL harcın mahsubu ile fazlaya dair 7.085,03 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 105.689,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,

7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 31,50 TL olmak üzere toplam 193,60 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda yasal iki haftalık süre içerisinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesine temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/864, K. 2025/1953, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/864
Karar No
2025/1953
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/864 K.2025/1002
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2025/867
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2025/817
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/865 K.2025/944
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/866 K.2025/751
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/866 K.2025/1153

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.