İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1250 K.2024/1195

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/1250Karar2024/1195Tarih1 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.192 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Temmuz 2024
Dosya no
2021/1250 Esas
Karar no
2024/1195
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/07/2021
Numarası
2019/570 E. - 2021/556 K.
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
01/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.192 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... arasındaki borç ilişkisi neticesinde aralarında 2013 yılında bir Sulh Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre ...'nın 16/04/2013 tarihinde ...'e 25.000,00 TL ödediğini, bu meblağın ise Sulh Sözleşmesini düzenleyen ve halihazırda Denizli Barosuna kayıtlı Av. ... tarafından ödendiğini, sözleşmeye göre ..., ...'e 10.000,00 TL daha ödediğinde ...

Gayrimenkul haczi maaş hacizleri ve icra dosyasındaki alacağını kaldırarak dosyayı kapatacağını, ...'nın kardeşi olan ...'in ise ... tarafından tehdit edilerek 70.000,00 TL'lik senet imzalatılarak borç altına sokulduğunu, ancak ...'in hiçbir şekilde ...ten para almadığını, bu hususun yapılan Arabuluculuk görüşmeleri sırasında da arabulucu Av. ... huzurunda da teyit edildiğini, dolayısıyla söz konusu alacak ve borç ilişkisi esasen ... ve ... arasında olduğunu, buna karşılık herhangi bir hukuki nedene dayanmadan zorla imzaladığı ve aslında borçlu olmadığı senede dayanılarak ...'e 2011 yılından bu yana maaş haczi uygulandığını,

bu maaş haczi neticesinde 2019 yılı Temmuz ayı itibariyle toplamda 32.141,43 TL'nin ... tarafından ...'e ödendiğini, sonuç itibari ile bu alacak ilişkisindeki esas borçlu olan kişinin ... olduğunu, taraflar arasında yapılan Sulh Sözleşmesine göre 10.000,00 TL daha ödendiğinde borçluyu ibra etme taahhüdü altına giren ..., ...'den yaklaşık 22.000,00 TL fazla tahsilat yapıldığını, dolayısıyla ortada herhangi bir borcun söz konusu olmadığını, Sulh Sözleşmesini düzenleyen ve bu görüşmeleri yürüten Av. ...'ın buna şahit olduğunu belirterek davanın kabulüne, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine,

davalıya fazla olarak ödenen meblağın faizi ile birlikte taraflarına iadesine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava konusu protokolün davalı tarafından imzalandığını, usulen geçenliliğinin bulunmadığını, iki farklı davacı iki farklı icra dosyası için Mahkememiz huzurunda tek bir dava açıldığından söz konusu icra takiplerinin menfi tespit talepleri ile aynı davaya konu edilemeyeceğini, davaların ayrıştırılması gerektiğini bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacılar tarafından harcın eksik yatırıldığını, 22.000,00 TL üzerinden harcın yatırıldığını ancak asıl alacağı bu meblağın oldukça üstünde olduğunu, menfi tespit davasının belirsiz alacak davası yada kısmi alacak davasına konu edebilen bir dava türü olmadığını,

dava konusu protokolde belirtilen icra dosyası ile menfi tespit davası konusu icra dosyasının birbirinden tamamen bağımsız farklı icra dosyaları olduğunu, davacının sunmuş olduğu imzasız protokolde bahsi geçen dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası olduğunu, dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasındaki protokolden hiçbir şekilde bahsedilmediğini, bu sebeple protokole konu icra dosyasına yapılan ödemeler ile bu dosya borcunun kapanmasının da mümkün olmadığını, protokol geçersizliğinin yanı sıra hiçbir şekilde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasındaki borcun infazını sağlamayacağını, davacı ...'nın 2013 yılında protokol yapıldığını iddia etse bile kendi beyanlarında da 6 yılı aşkın süredir kendi iddia ettiği protokole bile uymadığını, 6 yıl boyunca uyulmayan protokol sebebi ile bugün dava açmış olmasının da kötü niyetli ve hukuk düzenince korunamayacağını, protokolün geçersiz olduğu gibi protokole riayet de edilmediği ve borcun yıllarca ödenmediğini, 6 yıl içerisinde işleyecek faiz, döviz- altın kuru ve enflasyon düşünüldüğünde bile davacının talebinin haksızlığının açık olduğunu,

davacı vekili Av. ...'ın tek taraflı olarak imzaladığı protokolde Haziran 2013'de borç ödenecek şeklinde şerh düşüldüğünü ve davacı vekilinin bu şerhin altına ayrıca imza attığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasının tamamen bağımsız bir dosya olduğunu, 35.000,00 TL ödeme ile bu dosyanın kapanacağından bahsedilmediğini, davalının kimseyi tehdit etmediğini, ... ile görüşmesinin bile olmadığını, tüm beyanların borçtan kurtulmaya yönelik olduğunu, tamamen gerçek dışı olduğunu, kambiyo senedinin öncelikle sebepten soyut olduğunu ve 2011 yılından beri itiraz edilmeyen kambiyo senedi için ileri sürülen gerekçelerin gerçeklikten uzak olduğunu belirterek davacıların farklı konulardaki davalarının ayrılmasına, haksız ve mesnetsiz açılan davanın ayrılmasına,

haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davacılar tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı takip dosyasında yapılan takipten ötürü borçlu olmadıklarının tespiti ile fazla olarak ödedikleri meblağın iadesi talep edilmiş ise de, davaya konu icra takip dosyasında davacı ...'nın taraf olmadığı, dolayısı ile söz konusu davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından davacı ... yönünden davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan davacı ... yönünden davacının davasının Kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas saylı dosyasında takip ve dayanak bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takipte davacı tarafından yapılan 32.141,43 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davacıların, dava dilekçesinde 22.000 TL olarak menfi tespit davasını açtığını ve harcı da bunun üzerinden yatırdığını ancak yerel Mahkemece dava konusu takip tutarı olan 70.000 TL üzerinden karar verildiğini ve takibin tamamının iptal edildiğini,

takibin bir kısmı yönünden menfi tespit davası açıldığını buna rağmen takibin tamamının iptaline karar verildiğini, takibin tamamı miktarı üzerinden karşı vekalet ücretine hükmedildiğini, -Dava konusu protokolde belirtilen icra dosyası ile, menfi tespit davası konusu icra dosyasının birbirinden tamamen bağımsız farklı icra dosyaları olduğunu, iki farklı icra dosyası ve borçlu için tek bir menfi tespit davasının açılmasının da mümkün olmadığını, taleplerine rağmen yerel Mahkeme'nin dosyayı HMK 167 uyarınca ayırmadığını ve bu halde karar verdiğini, -Davacının sunduğu,

vadesinde borcun ödenmediği de açıkça görülen protokol miktarı ile dosya kapak hesabının kapanıp kapanmadığı hesaplanmaksızın karar verildiğini, dosya uzman hesap bilirkişi tarafından incelenmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın usule ve esasa aykırı biçimde karar verildiğini, HMK 266 gereği teknik bilgi gereken konuda rapor alınması gerektiğini, dosyada ... tarafından yapılan 25.000 TL ile sınırlı ödemenin, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyasını infaz etmeye yetip yetmediği hususu dahi ne bilirkişi, ne icra müdürlüğü ne de Hakim tarafından incelenmeksizin karar oluşturulduğunu, ödemeye konu 25.000 TL nin icra dosyasındaki borcu kapatmaya yetip yetmediği hususu araştırılmaksızın karar verildiğini, -Davacının sunduğu protokol imzasız olup, bu husus Mahkemece dikkate alınmadığını, söz konusu imzasız protokolde bahsi geçen dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E sayılı dosyası olduğunu, dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından protokolden hiç bir şekilde de bahsedilmediğini, bu sebeple protokole konu icra dosyasına yapılan ödemeler ile bu dosya borcunun kapanmasının da mümkün olmadığını, protokol geçersizliğinin yanı sıra hiç bir şekilde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasındaki borcun infazını sağlamayacağını, protokolün müvekkili tarafından imzalanmadığını, usulen geçerliliği bulunmadığını, -Davacılardan ..., 2013 yılında protokol yapıldığını iddia etse bile, kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere 6 yılı aşkın süredir kendi iddia ettiği protokole bile uymadığını, 6 yıl boyunca uyulmayan protokol sebebi ile bugün dava açılmış olmasının da kötü niyetli olduğunu, talimat aracılığı ile beyanları alınan davacı tanığı ...'ın ifadesinde de davacı tarafın protokole uymadığı ve protokolde belirtilen bedelin tamamını ödemediğinin anlatıldığını,

buna rağmen davanın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, protokole riayet edilmediği ve temerrüde düşüldüğü açıkken, dosya kapak hesabı ile infazının mümkün olup olmayacağı ve hesap bilirkişisi uzmanlığı gerektirecek hususlar için de dosya bilirkişiye dahi tevdi edilmeden yerel Mahkemece karar verildiğini, Davacı vekili Av. ...'ın tek taraflı olarak imzaladığı protokolde Haziran 2013'e kadar borç ödenecek şeklinde şerh düşüldüğünü ve davacı vekilinin bu şerhin altına ayrıca imza attığını, borcun 2013 yılı Haziran ayı içerisinde de ödenmediğini,

tek taraflı imzalanan bu protokolle bile açıkça davacı tarafın protokole riayet etmediğini, 2013 yılı içerisinde 10.000 TL ödemediğini ve protokolün imzasızlığının yanı sıra ödemede 6 yıllık bir temerrüt sebebi ile de geçeriz olacağının açık olduğunu, ayrıca İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasının, tamamen bağımsız bir icra dosyası olup, protokole konu edilmediğini, 35.000 TL ödeme ile bu dosyanın da kapanacağından bahsedilmediğini, bu dosyanın şu andaki kapak hesabının, Avukatlık kanunu uyarınca dosya vekili olarak taraflarına ait olan icra vekalet ücreti ve diğer tüm feriler de bir an için geçerli bir protokol olduğu düşünülseydi bile davaya konu edilemeyeceğini,-Müvekkilinin kimseyi tehdit etmediğini, ... ile görüşmesi bile olmadığını, müvekkilinin arabuluculuk görüşmesinde sözlü olarak kabul ettiği iddia edilen beyanlarının da Mahkeme huzurunda dikkate alınmasının hukuken hiç bir dayanağı bulunmadığını,

kambiyo senedi öncelikle sebepten soyut olup ve 2011 yılından beri itiraz edilmeyen kambiyo senedi için ileri sürülen gerekçeler gerçeklikten uzak olduğundan, davanın reddine karar verilmek üzere kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle. Davacılardan ... ile davalı arasında tekbir borç ilişkisi olduğunu, diğer müvekkili ...'den alınan İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı icra dosyasına konu 70.000,00 TL'lik bononun, ...'nın (ablasının) davalılar tarafından sıkıştırılması, tehdit edilmesi nedeniyle zorla alındığını, 08.03.2021 tarihli celsede davalı asil tarafından "...'den alınan 70.000,00 TL'lik senet Ataşehir'de bir arsa üzerinde bulunan 6 adet dairenin tapusunu alabilmek için verilen para karşılığında teminat senedi" olduğunu iddia ettiğini davalı 70.000,00 TL'lik bononun bir teminat senedi olduğunu, her ne kadar doğru olmasa da, ikrar ettiğini,

davalının Ataşehir'deki arsa üzerinde bulunan dairelere ilişkin sözleşmeyi ve para ödendiğine dair bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre istediğini ancak sunamadığını, davalının teminat senedi ikrarına karşılık teminat senedinin ne işe karşılık verildiği, teminat konusu sözde işle alakalı bir temerrüt olup olmadığı, 70.000,00 TL'nin verildiğine yönelik bir ödeme dekontu sunulamadığını, söz konusu borç ilişkisi davacı ... ve davalı ... arasında iken müvekkili ...'e zorla imzalattırılan senede dayanılarak İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan icra takibine istinaden müvekkilinden maaş haczi kesintisi karar kesinleşmediği için halen daha yapıldığını istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapılan takipten ötürü borçlu olmadığına yönelik menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı ... aleyhine 02/11/2011 vade tarihli, 14/11/2011 vadeli 70.000 TL bedelli senet yönünden 70.000 TL asıl alacak, 661,64 TL faiz olmak üzere toplam 70.661,64 TL üzerinden 07/12/2011 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmıştır.

İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından davacı ... aleyhine 29/08/2008 tanzim, 01/01/2009 vadeli 25.000 TL bedelli ve 18/09/2008 tanzim 02/01/2009 vadeli 25.000 TL bedelli senetler yönünden 50.000 TL asıl alacak, 11.854,25 TL işlemiş faiz, 150 TL %0,30 komisyon olmak üzere toplam 62.034,25 TL üzerinden takip başlatıldığı, davacı ...'nın 22/06/2011 tarihinde borcu kabul ettiğine dair taahhütname verdiği anlaşılmıştır.

Şişli 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/127 esas 2011/71 karar sayılı dosyasında davacı ...'nın borca ve faize itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacının iddiası, davalılar ile 29/08/2008 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ve 01/09/2008 tarihinde eser sözleşmesi düzenlendiği, resmi dairelerde yürütülecek işlem için davacıya 50.000 TL'nin müteahhit olan davalı-alacaklılarca kararlaştırıldığı, bu meblağ ödenirken de davacı-borçludan teminat olarak iki adet senedin boş olarak imzalatıldığı,

sonrasında sulh protokolü yaptıklarını, 25.000 TL ödeme yaptıklarını, protokole göre 10.000 TL daha ödeme yapıldığında borcun kapanacağını, bu takipte kendilerini davalı tarafın sıkıştırdığını ve ...'e de 70.000 TL'lik senet imzalattıklarını, bu senet nedeniyle borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Mahkeme kararında.

29/08/2008 tarihli eser sözleşmesi incelendiğinde; bu sözleşmelerin müteahhitler ..., ... ve ... ile arsa sahibi ... arasında düzenlendiği, davacı ...'nın ...'in vekili sıfatıyla işlem yaptığı, sözleşmelerin tarafı olmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulu 16/04/2013 tarihli protokol incelendiğinde, protokole konu dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası olduğu, dava konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasına protokolde yer verilmediği, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı ... aleyhine 02/11/2011 vade tarihli, 14/11/2011 vadeli 70.000 TL bedelli senet yönünden takip başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasında, davacı ...'nın 22/06/2011 tarihinde borcu kabul ettiğine dair taahhütname verdiği ancak bu taahhütte de dava konusu 02/11/2011 vade tarihli senede ilişkin kayıt bulunmadığı, davalının da senedin icra tehdidi altında verildiğine ilişkin kabul beyanının bulunmadığı, davalı tarafça 6 adet dairenin tapusunu alabilmek için 70.000 TL davacıya para verildiği ve karşılığında senet alındığı iddiasının senedin talili niteliğinde olmadığından ispat yükünün yer değiştirmediği,

tehdit ile senedin verildiğine dair iddianın de ispat edilemediği kaldı ki TBK 38. Maddeye göre 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı, davacıların senet nedeniyle borçlu bulunmadıklarını ispatlayamadıkları anlaşılmakla davanın davacı ... yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2021 tarih, 2019/570 E., 2021/556 Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-... yönünden davacının davasının AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 4-... yönünden davanın REDDİNE,

5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 1.195,43 TL'den mahsubu ile fazlaya ilişkin alınan 767,83 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,5/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5/ç-Davanın reddi yönünden,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine,5/d-Aktif husumet yokluğu yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı,

26,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 188,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

01/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1250, K. 2024/1195, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1250
Karar No
2024/1195
Tarih
1 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1258 K.2024/1260
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1259 K.2024/1325
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/1262 K.2024/1025
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1262 K.2024/1203
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1263 K.2024/1291
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/1264 K.2024/1024

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.