KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/821
- Karar no
- 2024/866
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/01/2021
- Numarası
- 2018/1288 E. - 2021/56 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 13/05/2024
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 2 çocuklu ve dul bir ev hanımı olduğunu, davalıları tanımadığını, müvekkilinin İstanbul Anadolu ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı 20/10/2016 düzenleme tarihli, 20/08/2017 ödeme tarihli 125.000,00 TL bedelli senet olduğunu, müvekkilinin 2017 yılı Eylül ayında ... isimli şirkette deneme süreli olarak çalıştığını ve bu işyerinden 10-15 gün sonra özel nedenlerden dolayı ayrıldığını, çalışma süresi ve işyeri içerisinde ... isimli şahıs ile tanıştığını, müvekkilinin bu şahsa araba alımı konusunda düşüncesinin olduğunu bildirdiğini, bu şahsın da kendisine araba bulduğunu,
...'in 25.000 TL kendi üzerinden veya tanıdıkları vasıtasıyla bankadan kredi çekip arabayı müvekkiline alacağını ve bu parayı da aylık 1.000 TL olmak üzere kendisine geri ödemesi konusunda müvekkili ile anlaştıklarını, bunun üzerine güvence olarak müvekkilinden teminat olarak 25.000 TL miktarlı senet imzalamasını istediğini, müvekkilinin sadece imzaladığını, isim, soyisim ve tc numarasını ve adresinin bu şahsın kendi el yazısıyla yazdığını, 25.000 TL bedelli senedin 2 gün sonra işyeri çalışanı ... de olduğu halde yırtılarak yok edildiğini,
ancak arabanın satışının yapılabilmesi için müvekkilinin tapusuna 25.000 TL'lik ipotek konulması gerektiğini beyan ettiğini, müvekkili ile birlikte giderek evinin üzerine ipotek konulduğunu, ancak arabanın satışının tamamlanmadığını, ipotekin konusuz kaldığını, asgari ücretle çalışan müvekkilinin 125.000,00 TL bedelli bir senedi imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile,
müvekkilinin davalılara borçlu olmadığını, davalı tarafından alacağı olmadığı halde başlatılan icra takibinin durdurulması için öncelikle adli yardım taleplerinin kabulü ile bila teminat, aksi düşünüldüğü taktirde taktir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin haksız takibe ve zarara uğradığı için %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davacı vekili, 20/10/2016 düzenleme tarihli, 20/08/2017 vade tarihli, 125.000,00 TL bedelli bononun bedel kısmında tahrifat yapıldığını, söz konusu bononun miktarını, müvekkilinin isim ve soyismini, davacının kimlik numarasını ve adresini, bedel hanesini dava dışı ... isimli şahsın yazdığını, müvekkilinin senedi bu hali ile imzaladığını, senedin bedel kısmının 25.000,00 TL'yken 125.000,00 TL olarak tahrif edildiğini bildirerek anılan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermeyerek davacı iddialarını inkar etmiş sayılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile senet aslı metninde yer alan tutarın rakamsal yazılışı "125.000,00" ve yazı ile yazılışı "yüzyirmibeşbin" incelendiğinde tahrifat niteliğinde herhangi bir bulgu tespit edilemediği tespit edilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında davacıya ait el yazıları ile senet aslında yazıların karşılaştırılmadığını, senette yer alan "1" rakamı ve "yüz" yazısının davacının eli ürünü olup olmadığını incelenmesi için yeniden rapor alınmasını talep etmiş ise de dava dilekçesinde senet metnin davalı tarafından doldurulduğunun belirtildiği, kaldı ki tahrifat iddiasının senet üzerinden yapılan inceleme ile tespit edilebileceği, yazı karşılaştırmasının sonuca etkisinin olmadığı, bilirkişi rapor ile bonoda tahrifat yapılmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Diğer yandan iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında; davacının senet bedelinin 25.000,00 TL'yken 125.000,00 TL olarak tahrif edildiği iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davacının 100.000,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitini istediği dikkate alınarak 100.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanmıştır." gerekçesi ile karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Müvekkili ile davalılar arasında hiçbir zaman alacak-borç veya ticari bir ilişki olmadığını, müvekkilinin, ... isimli şahısla araba alım konusunda anlaşmış olduklarından davaya konu senet 25.000,00 TL bedel üzerinden imzalandığını, ayrıca müvekkilinin, kandırılmak suretiyle taşınmazı üzerine ipotek konulduğunu, ancak anlaşmaya konu olan araç alım-satım işleminin hiçbir zaman gerçekleşmediğini, imzalanmış olan senetin geçersiz olacağını, gerçekleşmeyen araç satımı sonrasında davaya konu senedin bu kişi tarafından müvekkilinin gözü önünde yırtıldığının belirtilmiş olmasına rağmen senet rakamı üzerinde ekleme yapılarak,
bu kişi tarafından ciro edilerek ve devamında ciro silsilesi ile en son davalı tarafın eline geçtiğini, her ne kadar kambiyo evrakları sebepten mücerret olsa da burada senete konu olan araç satım işlemi gerçekleşmediğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, -ismini zikrettikleri kişi olan ..., sayın mahkme tarafından tanık olarak dahi dinlenmediğini, -senet miktarı 25.000,00 TL iken rakam ve yazıyla başına ekleme yapılmak suretiyle 125.000,00 TL yapılarak senette tahrifat yapıldığını, 31/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda senette tahrifat olmadığı hususu bildirildiğini,
ancak yapılmış olan bilirkişi incelemesinin hukukilikten yoksun bir inceleme olduğunu, müvekkilinin yazı örneklerini dahi alınmadığı, ... isimli kişiden de imza ve yazı örnekleri alınmadığını, bilirkişinin sadece senet üzerindeki rakam ve yazıları incelediğini, kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, 20/10/2016 düzenleme tarihli, 20/08/2017 vade tarihli bononun bedelinin 25.000,00 TL'yken 125.000,00 TL olarak tahrif edildiği ve taraflar arasındaki araç satım ilişkisinin gerçekleşmediği iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 30/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Yazı ve imza karşılaştırmasında farklı tip nitelikte optik aletler ve geliştirilmiş stereomikroskoplala, Document Dedector S 523, adli yazı incelemelerinde kullanılan bilimsel metodlar "grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar" dahilinde teknik incelenmesi ve karşılaştırmaları yapıldığı, yüksek çözünürlükte tarayıcı ve bilgisayar programları ile taranıp rapora aktarıldığı, analitik ve objektif denetime uygun hale getirildiği,
inceleme konusu 20/08/2017 vade tarihli, 20/20/2016 düzenleme tarihli, 125.000,00 TL bedelli senet aslı metninde yer alan tutarın rakamsal yazılışı "125.000,00" ve yazı ile yazılışı "yüzyirmibeşbin" incelendiğinde tahrifat niteliğinde herhangi bir bulgu tespit edilemediği kanaati bildirilmiştir.Dava konusu senetlerin, dava dışı ile araç alım satımı için düzenletildiği iddiaları yönünden maddi vakıanın ispat edilemediği, dosya kapsamına sunulu bilgi, belge ve deliller kapsamında senet bedellerinin bedelsiz kaldığına kanaat getirilemeyeceği, "Bedelsiz kalan senedin kullanılması" haline yönelik her hangi bir delil sunulmadığı,
davacının senede attığı imzayı inkar etmediği, senedin aykırı olarak doldurulduğunu davacının yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, bu yönde dosya kapsamına delil sunulmadığı, davacıya ait el yazıları ile senet aslında yazıların karşılaştırılmadığı iddia edilmiş ise de, senet metninin incelendiği ve tahrifat olmadığının anlaşıldığı, davalı tarafından doldurulması nedeniyle yazı karşılaştırmasının yapılmasının da gerekmediği, davanın tanıkla ispatının mümkün olmadığı,
bu konuda tanık dinlenemeyeceği, ilk derece Mahkemesinin davacının tüm iddialarının ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar vermesi isabetli görülmüş olup davacının tüm istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/821, K. 2024/866, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama