KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/1273
- Karar no
- 2025/195
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2022
- Numarası
- 2020/98 E. -2022/431 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 30/01/2025
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. esasında icra takibi başlattığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, söz konusu takibe dayanak 2 adet senedin hukuken kambiyo vasfı bulunmadığını.
30.11.2016 tanzim tarihli 30.12.2016 vade tarihli 4.000,00-USD bedelli senette, lehtar ile keşideci ... olarak düzenlenmiş olup, alacaklı ile borçlu sıfatları birleştiğini, bu nedenle işbu senet, kambiyo vasfına haiz olmadığını, bono vasfını taşımayan bir belgenin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılmasının mümkün olmadığını, söz konusu evrakı alacaklı sıfatıyla takibe koyan ...'in işbu kambiyo senedi özelinde hiç bir taraf sıfatı bulunmadığını, takibin geçersiz olduğunu.
02.03.2017 tanzim tarihli 01.05.2017 vade tarihli 45.000,00-USD bedelli senedin de geçersiz olduğunu, yalnızca rakamlarla yazılmış iki ayrı vade tarihi bulunduğunu, yalnızca rakamlarla yazılmış iki ayrı vade tarihi bilindiğini, iki ayrı tarihin vade olarak düzenlendiği senetlerin kanuni şekil şartlarını sağlamadığı için kambiyo vasfında olamayacağını; dolayısıyla iki senedin de geçerliliği bulunmamasına rağmen davalının. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...
E. başlattığı kambiyo senetlerine müstenit icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile birlikte alacaklının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. nolu dosya ile başlatılan takip dosyasında bulunan her iki senetten ve faizden dolayıda ayrı ayrı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına 11.09.2019 tarihinde yapılan 10.853,00 TL'lik ödemenin istirdatına, davalı alacaklının takibe konu alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, görevli ve yetkili mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın usulden reddi gerektiği, kambiyo senedi ile borçlanılan paranın ödeneceğine ilişkin olarak borçlu tarafından taahhüt verildiği ve menfi tespit ve istirdat davaları bakımından hiçbir hukuki dayanak ve delil sürülmediği, yargılama giderlerinden sayılan ve peşin ödenmesi gereken harcın nakıs olduğu,
menfi tespit davası bakımından hukuki menfaat bulunmadığı göz önüne alınarak davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın iddiasının aksine İcra dosyasındaki taahhüt haciz işlemi yapılmaksızın, borçlu bizatihi icra dairesine gelerek, icra baskısı olmaksızın borcu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davacı yan tarafından 'taahhüt geçersizdir' şeklindeki soyut iddiasını ispatla mükellef olduğunu beyanla davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının davasının SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE, -Yasal şartları oluşmayan davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı icra takibine dayanak 2 adet senedin hukuken kambiyo vasfı bulunmadığını, evrakı alacaklı sıfatıyla takibe koyan ...'in işbu kambiyo senedi özelinde hiç bir taraf sıfatı bulunmadığını, takibin geçersiz olduğunu, iki ayrı tarihin vade olarak düzenlendiği senetlerin kambiyo vasfına haiz olmadıklarını, müvekkilinin cebri icra ve haciz tehdidi sebebiyle takip alacağına ilişkin kabul beyanında bulunduğunu, senet vasfı bulunmaması nedeniyle geçersiz olan borç vasıtası ile söz konusu kabul beyanı ve taahhüdün de geçersiz olacağını,
icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken hukuken geçerli olmayan belge ile cebri icra kanalıyla alınmış kabul beyanına dayanılarak davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, takip öncesi faiz hesaplamasının da hatalı olduğunu, yabancı para birimi üzerinden tanzim edilen senetlere, Türk Lirası gibi %19,50 avans faizi işletilmiş yani Dolar üzerinden Türk Lirası faizi işletilerek tahsil talebinde bulunulduğunu, itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.
Davanın İcra İflas Kanunu 170/a maddesine dayanılarak açılan bir dava olduğunu, davanın dayanağının mahkemecede tespit edildiği üzere, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için açılan dava olduğunu, menfi tespit talebi içermeyen çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiği iddiasına dayalı takibin iptali isteminin, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde icra hukukunda öngörülen usul gereğince yerine getirilebileceğini, bu nedenle davanın açılmasında hukuki yarar dava şartının gerçekleşmediğini,
kambiyo takibi kesinleştiğini borçlunun icra baskısı olmadan ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ilk taksitini ödediğini, ödediği taksit için istirdat yoluna başvurduğunu ve bunun mümkün olmadığını, beyanla davacının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava İİK'nın 72 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı takibe dayanak 30.11.2016 tanzim tarihli 30.12.2016 vade tarihli 4.000,00-USD bedelli senette, lehtar ile keşideci aynı kişi olduğundan kambiyo vasfı bulunmadığını , 02.03.2017 tanzim tarihli 01.05.2017 vade tarihli 45.000,00-USD bedelli senedin de rakamlarla yazılmış iki ayrı vade tarihi bulunduğunu, senetlerin kanuni şekil şartlarını sağlamadığı için kambiyo vasfında olamayacağını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, 10.853,00 TL'lik ödemenin istirdatına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğü' nünü ... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 4.000,00-USD ve 45.000,00-USD bedelli senetlere dayalı kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği, takip dayanağı 30.11.2016 tanzim tarihli 30.12.2016 vade tarihli 4.000,00-USD bedelli senedin keşidecisinin ve lehtarının ... olduğu, 02.03.2017 tanzim tarihli 45.000,00-USD bedelli senedin keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, olduğu, vade tarihinin 01.05.2017 ve 02.03.2017 tarihi olarak belirtildiği görülmektedir.
TTK'nın 776. maddesine göre bono veya emre muharrer senet, senet metninde bono veya emre yazılı senet kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenleme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermelidir.
Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. 6102 sayılı TTK'nın 778/1-b maddesi atfıyla senetlerde de uygulanması gereken 703/2 maddesine göre, vadesi başka şekilde yazılan veya birbirini takip eden çeşitli vadeleri gösteren poliçeler batıldır.
Birden fazla vadenin senet üzerinde yer alması senedi geçersiz hale getirir ve kambiyo senedi vasfı bulunmayan senede dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü takip yapılamaz.
Dosya kapsamına göre, takip dayanağı 4.000,00-USD bedelli senedin lehtar ve keşidecisinin davacı olduğu, senette alacaklı, borçlu sıfatının birleşmiş olduğu bu haliyle; takip ve dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, yine 45.000,00-USD bedelli senedin çifte vade içermesi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadığı, dava konusu her iki belge kambiyo vasfını yitirdiğinden kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceği açıktır.
Davacının icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini istemesi gerekirken, bu yola başvurmaksızın doğrudan menfi tespit davası açması halinde mahkemenin İİK 170/a maddesi kapsamında bu yönü de incelemesi gerekir. Ancak, her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.
Somut olayda davacı borçlunun, süresinde borca itiraz etmediği, icra dairesine başvurarak 22.01.2019 tarihli beyanı ile borcu kabul ettiğini beyanla borcu taksitlendirip ödeme taahhüdünde bulunduğu , bu kapsamda ilk ödemesini yaptığı borcun kabul edilmiş olması karşısında İİK 170/a maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle davacının menfi tespit ve istirdat isteminin reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
30/01/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/1273, K. 2025/195, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama