KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/220 Esas
- Karar no
- 2024/1597
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/11/2021
- Numarası
- 2020/291 E. - 2021/750 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
987 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı-alacaklının davacı müvekkilinin aleyhine, 8 adet 6.000,00 TL bedelli kambiyo senetlerine istinaden, borcun faizi, komisyon ve protesto masrafları ile birlikte toplamda 65.199,50 TL alacağının tahsili amacıyla 13.01.2020 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...E.
Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin söz konusu bonolara karşılık olmak üzere takipten evvel, muhtelif tarihlerde olmak üzere, bir kısmı banka aracılığı, bir kısmı da bizzat elden olmak üzere davalıya toplamda 25.000.-TL. ödediği halde, bu ödemelerin toplam alacaktan tenzil edilmeden alacağın tamamı üzerinden icra takibi yapıldığını, bu hususun yargılama aşamasında banka kayıtlarının incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, öte yandan davacı müvekkilinin bizzat alacaklıya elden ödediği kısma ve belgeyle ispat edilemeyen diğer ödemelere ilişkin davalıya yemin teklif edileceğini,
davalının kötü niyetli olarak gerçek alacağından fazla miktar üzerinden takibe geçtiğini, müvekkili tarafından takipten evvel ödenen toplam 25.000,00 TL'nin fer'ileriyle birlikte söz konusu takip alacağından tenzil edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı takip dosyasında 25,000,00 TL. ve ödeme tarihleri itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanacak tüm fer'ileri kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin bu miktarlar üzerinden iptaline, takip haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığından davanın kabul edilen tutarı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere hükmedilecek tazminatın davalı-alacaklıdan tahsiline, dava konusu edilen tutarın davalı alacaklıya ödenmek zorunda kalınması halinde ödenen tutarların, ödeme günlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalı alacaklıdan geri alınmasına (istirdatına),
tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı aleyhine başlattığı dava konusu takibin kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin itirazsız kesinleştiğini, haciz işlemlerine geçildiğini, davacı tarafın borcun 25.000,00 TL'lik kısmının ödendiği iddiası ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın ödeme emrine itiraz süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın takip kesinleşip haciz hatta borçluya ait taşınmazların satış işlemlerine geçildiğinde salt kötüniyetle süreci uzatmaya yönelik huzurdaki davayı açmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu,
davacı tarafın her ne kadar dava dilekçesinde takip konusu borca ilişkin 25.000,00 TL ödemede bulunduğunu iddia etse de dava dilekçesinde ve eklerinde bu hususla alakalı en ufak bir delil belge vs.nin davacı tarafça dosyaya sunulamadığını, davacı tarafça müvekkile ödenen herhangi bir meblağ bulunmamakla birlikte davacının tüm bu ödeme iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın ödeme iddia ettiği rakamın kanunen senetle ispat yasağı kuralına göre yazılı delil ile ispatlanması gerektiğinin aşikar olduğunu,
davacı tarafın iddiasını destekler hiçbir delil ve belge sunamaması sebebi ile huzurdaki davanın reddinin yasal bir zorunluluk olduğunu, davacı tarafından ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İİK md. 72 uyarınca kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eldeki davada davalı yemin ettikten sonra hakimin davalının yemin beyanında ısrar edip etmediğini sorması ve davalının verdiği cevabı tutanağa geçirmesi gerektiğini, ancak bu usûlün uygulanmadığını, yeminin usûlsüz olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Davacı; davalı yanca icra takibine konu edilen bonoların bedeline mahsuben bir kısmı elden bir kısmı da banka yoluyla olmak üzere 25.000,00 TL ödemede bulunduğunu, ödenen miktar uyarınca davalıya borçlu olmadığını iddia etmiş, yargılama sırasında ödeme iddiası için yemin deliline başvurduklarını beyan etmesi üzerine Mahkemece duruşmada davalıya yemin metni okunarak yemin eda ettirilmiş, hangi hususlarda yemin edildiği tutanağa yazılmıştır.
Ancak, bedelsiz senedi kullanma fiilinin 5237 sayılı TCK'da bir suç olarak düzenlendiği, HMK'nun 226/1-c maddesi uyarınca, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yemine konu edilemeyeceği anlaşılmış olup, her ne kadar Mahkemece davalıya yemin ettirilerek sonuca gidilmiş ise de, mevcut delillere göre davacının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, Mahkemece varılan sonuç doğru olmakla birlikte gerekçenin hatalı olduğu anlaşıldığından, kararın bu yönüyle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
10/10/202
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/220, K. 2024/1597, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama