KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/792 Esas
- Karar no
- 2024/1968
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/11/2021
- Numarası
- 2019/377 E. - 2021/391 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
1.944 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin "..." ve "..." isimli eserlerin sözü müziğinin kendisine ait olduğunu ve eserlerin sahibi olduğunu, davalıya ait ... kanalında "..." ve "..." isimli programlarda, birçok kez müvekkiline ait eserlerin izinsiz olarak yayınlandığını, öte yandan davalının internet sitesinde halen bu kayıtların mevcut olduğunu, daha önce açılan davanın arabuluculuk dava şartından reddedilmesi üzerine, arabuluculuğa başvurulduğunu ve işbu davayı açtıklarını belirterek, 94.500,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, internet yayınlarının ayrı bir tüzel kişiliğe ait olduğunu, internet yayınlarına yönelik taleplerin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş düzeyde olduğunu, dava konusu eserlerde davacının adının belirtildiğini de belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " Davanın KISMEN KABULÜ İLE,...isimli eserin Tv yolu ile üç farklı tarihte gerçekleşen izinsiz yayın nedeniyle her bir kullanım için 1.500,00 TL'den üç ihlal nedeniyle 4.500,00 TL'nin Fsek m.68 gereği üç katı olan 13.500,00 TL'nin, ... isimli eserin Tv yolu ile dört kez izinsiz yayın nedeniyle, 1.500,00 TL'nin dört ihlal nedeniyle 6.000,00 TL'nin Fsek m.68 gereği üç katı olan 18.00,00 TL'nin(tv ile yayın için iki eser bakımından 31.500,00 TL'nin),
... ve ... isimli eserlerin ayrıca internet mecrasındaki kullanımları nedeniyle 10.500,00 TL'nin Fsek m.68'e göre üç katı olan 31.500,00 TL olmak üzere TÜM KULLANIMLAR İÇİN TOPLAMDA 63.000,00 TL'nin dava tarihinden (28/06/2019) itibaren işleyecek reeskont faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden (28/06/2019) itibaren işleyecek reeskont faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Davacının dava dilekçesinde belirtilen manevi tazminat istem sebepleri FSEK açısından hukuka aykırı olduğu halde mahkemece 20.000 TL manevi tazminat bedelinin ödenmesine hükmedildiğini, bilirkişi raporunda da davacının FSEK 15'te yer alan "eser sahibi olarak belirtilme" hakkının ihlal edilmediği yönünde kanaat bildirildiği manevi tazminatın reddedilmesi gerektiğini, manevi tazminata yasal yerine reeskont faizi hükmedilmesinin de de yanlış olduğunu, mahkeme raporu yeterince incelemediğini, kararda 2.ve 3.bilirkişi heyetinden bahsedildiğini, ama dosyada 1 raporu alındığını, mahkeme tüzel kişilik perde aralanmasını yanlış değerlendirdiğini,
müvekkili şirketin yayınlamadığı internet yayınları hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fahiş bir bedelde hesaplama yapıldığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, taraflarınca sunulan MED-DER tarafından belirlenen emsal ücret tarifesine göre, her bir kullanım 1.500 TL değil, 600 TL olduğunu, internet siteleri ile ilgili olarak "rayiç bedeller", tıklanma başına 0,01 TL, dava konusu yarışma programlarında, yarışmacılar performans sergilediğini ve oylama neticelerine göre elendiğini veya yarışmaya devam ettiğini,
TV'de en çok seyredilen prime tıme kuşağında yayınlanan bir program ile daha sonra internette güncelliğini yitirmiş bir yarışma programının tekrar yayınına aynı bedel olan 1.500 TL'hin belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, yıllardır ...COM'da internette müzik yayınlanmadığını, sadece davacı tarafından sunulan USB belleğin incelenmesiyle yapılan tespitin eksik incelemeye dayalı olduğunu, internet yayını ile ilgili iddiada her şarkıyı incelemeleri gerektiğini,, yayında olup olmadığını tespit edilmesi ve mevcut ise, içtihatlar gereği tek tek URL'lerine yer verilmesi gerektiğini,
internet sitesinin hangi şirkete ait olduğunun tespiti gerektiğini, mahkeme internet yayınlarında davalı müvekkilinide dahil ettiğini, müvekkili şirketin yapımcı olduğunu, TV ve internet yayını yapmamadığını, belirtilen internet yayınlarının ...COM internet sitesine ait olduğunu ayrı bir tüzel kişilik olan dava dışı "...A.Ş." adlı şirkete ait olduğunu, farazi sözleşme gereği mali hak sahibi ... olduğunu, gerek içtihatlar ve doktrin, gerekse 80. madde kapsamında müvekkili ... farazi sözleşme ile hak sahibi olacağından,
internet tekrar yayını dahil her tür hakkına sahibi olduğundan bu nedenle internetten arşiv yayını için ayrı bedel belirlenmesi yanlış olduğunu, davacı ile gerçekten sözleşme yapılmış olsaydı, TV yayını için ayrı, internetten arşiv yayını için ayrı bir sözleşme yapılamayacağını tek sözleşme ile tüm umuma iletim hakları belirleneceğini, mahkemece kurulan hüküm davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, davaya konu TV programının her bir bölümü, bir çok eserin bir araya gelmesi ile,
FSEK anlamında, bağımsız ayrı bir eser olarak meydana getirildiğini, dava konusu eser, umuma iletimi ...'de gerçekleştiğini, Youtube da dahil, internette yayınlandığı taktirde, ...'in yayınlarından alınarak tekrarının yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletildiğini, program daha önce alenileştiği için yayma hakkı tükendiğini, davacı internet tekrarı için bedel isteyemeyeceğinden, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ‘’...’’ ve ‘’...’’isimli eserlerin sahibi olan davacının izni dışında yarışma ortamında kullanılmasına, bu kayıtların yayınlanmasına müvafakat vermediğini, davalı ile herhangi bir anlaşma yapmadığını, davalı ‘’...’’ ve “...” isimli programların yapımcısı olduğunu, hazırlanan bu yapımlar ... isimli Televizyon kanalında ve internet ortamında yayınlandığını, mahkemece verilen karara davalının itiraz sebepleri yerinde olmadığını, karar usul ve yasa hükümlerine uygun olduğunu,
davalı müvekkiline ait eserleri herhangi bir izin alınmadan kısaltarak ve değiştirilerek bütünlüğü bozarak, işleme suretiyle kaydedilerek bu kayıtlar TV programlarında ve İnternet ortamında yayınlanarak kullanıldığını, müvekkilinin manevi haklarını ihlal ettiğini beyanla davalının istinaf talebinin reddine, mahkemece verilen kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
06/05/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ; davaya konu eserlerin FSEK bağlamında eser olduğu, eser sahibinin davacı olduğu ve davacının hususiyetini taşıdığı, davacının ... isimli eserin Tv yolu ile üç farklı tarihte gerçekleşen izinsiz yayın nedeniyle her bir kullanım için 1.500,00 TL'den üç ihlal nedeniyle 4.500,00 TL'nin Fsek m.68 gereği üç katı olan 13.500,00 TL'nin, ... isimli eserin Tv yolu ile dört kez izinsiz yayın nedeniyle, 1.500,00 TL'nin dört ihlal nedeniyle 6.000,00 TL'nin Fsek m.68 gereği üç katı olan 18.00,00 TL'nin(tv ile yayın için iki eser bakımından 31.500,00 TL'nin),
... isimli eserlerin ayrıca internet mecrasındaki kullanımları nedeniyle 10.500,00 TL'nin Fsek m.68'e göre üç katı olan 31.500,00 TL olmak üzere tüm kullanımlar için toplamda (31.500,00 TL+31.500,00 TL) 63.000,00 TL talep edilebileceğini, davacının FSEK 15'te yer alan "eser sahibi olarak belirtilme" hakkının ihlal edilmediğini manevi tazminat yönünden takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun konunun uzmanı heyet tarafından gerekçesi gösterilerek düzenlendiği denetime elverişli olduğu hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda, davalının ... yayınlanan '...' ve "..." İsimli programların yapımcısı olduğu, bu programlarda söz ve müziği davacıya ait olan '...' ve "..." adlı eserlerinin çeşitli yarışmacılar tarafından icra edildiği, aynı zamanda www...com sitesinde de umuma iletildiği , eserlerin bu şekilde kullanılması için davacıdan izin alınmadığı,
bu hali ile davacının mali haklarının ihlal edildiği sabittir.Davalı tarafça çekimi yapılan programın ancak kendileri tarafından internet ortamına kaydı yapılabileceğinden ...com isimli internet sitesinin dava dışı şirket adına kayıtlı olduğu ileri sürülmüş ise de, internet sitesinin grup şirketlerden biri adına kayıtlı olmasının davalıyı ihlal sorumluluğundan kurtarmayacağı, zira söz konusu yayının davalının onayı ve izni ile yapıldığı, internet sitesindeki ihlalin davalı ve dava dışı şirket tarafından birlikte gerçekleştirildiği bu nedenle davalının internetteki yayınlardan da sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı FSEK 68. Maddesine dayalı tazminat talep ettiğinden söz konusu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulduğundan dava TBK.'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Buna göre ihlal tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihlal oluşturan izinsiz kullanımların, musiki eserlerinin kullanılması ve bu tespitin gerçekleştirildiği yarışma programının televizyonda yayınlanmasının 5846 sayılı FSEK.'nın 6/3. maddesi uyarınca dava konusu musiki eserlerinin işlenmesi (senkronizasyonu) niteliğinde bulunduğu , meslek birlikleriyle yapılan lisans sözleşmelerinin bu şekilde kullanım yetkisi vermediği,
eser sahibinden izin alınmadan gerçekleşen söz konusu kullanımlar nedeniyle her bir kullanım için ayı ayrı tazminat sorumluluğunun doğduğu anlaşılmıştır.Davacının dava konusu iki eserinin toplam 7 kez yarışmacılarca icra edildiği , yayınlarda eseri seslendiren kişinin görüntüsü altından bant şeklinde eser sahibi olarak davacının isminin belirtildiği bu nedenle FSEK 15. Maddesi uyarınca manevi hakkın ihlal edilmiş olmadığı,
televizyon ve internette kullanımın izinsiz olmasının maddi tazminatı gerektirdiği , buna ilaveten izinsiz kullanım gerekçesiyle ayrıca yasada belirtilen adın belirtilmemesi manevi hakkın da ihlal edildiği sonucuna varılmasının yasal düzenleme ve hukuka uygun olmadığı , bilirkişi raporunda manevi hak ihlali teşkil edecek bir kullanımın tespit edilebilmiş olmadığı dikkate alındığında manevi tazminat talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davacının eserden kaynaklanan mali haklarının davalı tarafça ihlal edildiği, davacının eser sahibi olarak FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, mahkemece maddi tazminatın belirlenmesi bakımından emsal araştırması yapıldığı,
bilirkişilerce emsaller dikkate alınarak rayiç bedelin belirlendiği , 2 adet eserin çok izlenen yarışma programlarında ve internet sitesinde kullanılmış olması, ulaştığı alan ve izleyici kitlesi , ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında (21.000 x3) FSEK 68 uyarınca 3 katı oranında 63.000,00 TL telif bedeli belirlenen raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak FSEK 15 maddesi kapsamında davacının manevi hakkı ihlal edilmiş olmadığından reddi gerektiği, bu nedenle istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne(63.000,00 TL) , manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/792, K. 2024/1968, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama