KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1257
- Karar no
- 2024/1806
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/06/2024
- Numarası
- 2023/577 E. - 2024/600 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/11/2024
Karar Metni
2.524 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının ... Şirketi ve ...
Şirketinde ön muhasebede çalışmakta olduğunu işe girmeden önce bu şirketlerle herhangi bir bağının olmadığını çalıştığı şirketin ekonomik krize girdiğini bunu çözümlemek için davalı şirkette bulunan çeklerin vadesinden önce kırdırmaya gidildiğini ve bu iş içinden şirket tarafından şirket personeli görevlendirildiğini vekaletname verildiğini bu doğrultuda çek kırdırma işleminin yapıldığını bu işlemleri davacının davacı şirket adına yaptığını bu hususun davalı tarafça bilindiğini davacının çeklerin arkasına atmış olduğu imzaların tamamen bu kapsamda atıldığını isim ve soyad atmak suretiyle imzalandığını bunu da davalı tarafın telkinleriyle
yaptığını oysa imzaları çalıştığı şirket adına yaptığını çeklerin arkasında sadece adı ve soyadı bulunduğunu belirterek söz konusu çeklerden borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde Davanın İzmir Mahkemelerinde açılması gerektiğini, takibin İzmir'de başlatıldığını, zamanlaşımına uğradığını, aynı itirazlarını İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinde yaptırdıklarını, bu yüzden de derdestlik oluşturduğunu, kendilerinin faktoring şirketi olduğunu, usule uygun işlem yaptıklarını, şirketin ön muhasebe elemanına ciro yapmaya yetkisinin verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemiz 31/05/2023 tarih ve 2020/1741 Esas 2023/582 Karar sayılı kararıyla;"Mahkemece yapılan inceleme neticesinde davanın kabulü ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyalarında takibe konu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de dava konusu olan İzmir ... icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir.
Öncelikle ilk derece mahkemesince talep konusu olan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E: sayılı dosyası yönünden de hüküm kurulması gerektiğinden ve bu husus kamu düzeni ile ilgili olduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkemece İzmir ... icra Müdürlüğü'nün ...
E. dosyası yönünden de hüküm kurulması için dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine, sair istinaf sebeplerinin ve davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince.
"Kaldırma kararı sonrasında, Mahkememizce üç adet icra dosyasına konu miktar üzerinden harç eksikliği olduğu değerlendirilerek bu eksikliğin giderilmesine ilişkin ara karar kurulduğu, harç eksikliğinin tamamlandığı, kaldırma kararı içeriği de dikkate alınarak Mahkemenin daha önce değerlendirdiği yetki, zamanaşımı ve derdestlik hususlarının kesinleştiği, dosyada bilirkişi ...'den rapor alındığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davaya konu çeklerin lehtarının dava dışı ...
San ve Tic şirketi olduğu, bu şirketten sonra davacı tarafın cirosunun bulunduğu, davalı tarafın ise yetkili hamil olarak cirosunun bulunduğu, faktoring sözleşmesinin tarafının davalı fakoring şirketi ile dava dışı ...
Şirketi olduğu, faturaların dava dışı ... şirketine ait olduğu, faturalardan kaynaklı alacağın davalı tarafa temlik edildiği, davalı tarafın ödemeyi dava dışı ... şirketine yaptığı, faktoring sözleşmesinin şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı, dava dışı ... şirketi tarafından davacı tarafa Beyoğlu ...
Noterliğinden vekaletname verildiği, vekalet içeriğinde özel finans kurumları ile işlem yapma yetkisinin davacı tarafa verildiği, dava dışı şirket yetkilisinin yapılan ilk yargılamada tanık olarak dinlendiği, davacının 2012 tarihinde işe başladığını 2014 sonu veya 2015 Nisan ayında işten ayrıldığını, davacının muhasebe elemanı olarak çalıştığının beyan ettiği, davacının SGK kayıtlarından 12/12/2013 tarihinde dava dışı ... şirketinde işe başladığı, 7/5/2015 tarihinde işten ayrıldığı, davacının muhasebe meslek elemanı olarak çalıştığının tespit edildiği,
faktoringe ilişkin yasal düzenlemeler dikkate alınarak davacı tarafın davalı tarafa çekteki ciro zinciri ve faktoring sözleşme içeriği de gözetilerek şahsi defilerin 9/2 madde uyarınca ileri sürebileceği, davacı tarafın lehine faktoring işlemi yapılan dava dışı ... şirketinin çalışanı olarak şirketi temsilen işlem yaptığı, kendi adına işlem yapmadığı, bu işlemler sonrasında ödemenin dava dışı şirkete yapıldığı, davacının işlemlerin bizzat tarafı olarak hareket etmediğinden dolayı çeklerdeki cirolardan kaynaklı sorumlu tutulamayacağı her üç icra dosyasına çekler sebebiyle davacı tarafın borcunun olmadığı, şeklindeki gerekçeleri ile.
Açılan Davanın KABULÜ ile, Davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas (icra takibin yenilenmesi sonucu yeni esas ...), İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas ve İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarında takibe konu edilen çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davalının kötüniyeti ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine,, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dışı şirketi temsilen hareket ettiği ve bu ticari ilişki içerisinde güvence olması adına çeki bizzat cirolayarak çekten dolayı borç altına girdiğini, şirkete kredilendirme sağlamak amacıyla temlik ettiği çeki cirolayarak özgür iradesiyle borç altına giren davacının çek kaynaklı sorumluluğunun sabit olduğunu,
davaya konu faktoring işlemi dava dışı ... ...Ltd Şti. ile gerçekleştirildiğinden sebep müvekkil ile davacı arasında bir ticari ilişkiye rastlanamayacağını ve somut olayda davacının çek arka yüzüne faktoring işlemi için ibraz ettiği çekte yer alan imzanın geçerli bir ciro olduğunu, yine faktoring işleminin usulüne uygun bulunduğunu ve davanın reddine karar verildiğini, müvekkilin usul ve yasaya uygun faktoring işlemi neticesinde çeki temlik aldığı ve yine davacının da ikrarında bulunduğunu,
çeki var olan temsil yetkisine ilişkin "kapsamlı" vekaletle işlem gerçekleştiren üçüncü kişilere yetkili izlenimiyle işlemlerde bulunan davacının dava dışı yetkilisi olduğu şirket ile müvekkil arasında gerçekleşen ticari ilişki içinde çeki ciroladığını, çekte var olan cironun kambiyo hukuku içerisinde davacının sorumluluğunu gerektirdiğini, müvekkil şirket faktoring işlemini gerçekleştirirken düzenlenen faturayı müvekkil şirkete sunduğunu, ticari ilişkiye dayanak olarak çekin düzenlendiğini,
davacı yanın kendi muvazaasını davasına dayanak aldığını ve kambiyo senedinde imzası yer alan davacının çekten doğan borca ilişkin sorumluluğunun mevcut olduğunu ve çek borcunu ödemesi gerekirken açmış olduğu davanın haksız olduğunu, davacı yan, çekte kaşeye ve yine kaşe haricinde kaşenin altına imza atarak hem şirketi hem de şahsını borç altına koyduğunu, şirket kaşesi haricinde ayrıca aval sıfatıyla imza atarak çekin borçlusu haline geldiğini, davacı/borçlu bu bakımdan şirketin borcunu güvence altına alarak borçlu sınıfında olduğunu, senedi devralırken kötüniyetle hareket eden hamile karşı şahsi defiler ileri sürülebileceğini,
dava konusu olayda da yapılan faktorıng işleminde gerekli fatura ve belgeler ibraz ve kontrol edildikten ve ilgililer ile iletişime geçilerek teyit alındıktan sonra söz konusu işlem gerçekleştiğini, müvekkil şirketin davaya konu çekleri davacının borçlulardan ... Ltd. Şti. nezdindeki bir yetkili olduğuna inancı neticesinde aldığını, müvekkil şirketin kanunen gerekli araştırmaları yaptığını, davacı ile borçlu ... Ltd.
Şi. arasındaki ilişkiden dolayı, davacının müvekkil şirket tarafından faktoring işlemine konu edilmiş çeklerden doğan borcunu inkar edebilmesinin mümkün olmadığını, davacının bu durumdan dolayı kendinden önceki cirantalarla arasındaki ilişkiden kaynaklanan sebepleri müvekkile karşı öne sürebilmesi mümkün olmadığını, müvekkilin, tüm cirantaların birbirleri ile ilişkilerini ve def'i sebeplerini bilebilir durumda olmadığını, mahkeme, vermiş olduğu kararda, İzmir ...
İcra Dairesinin ... E. İzmir ... İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyalarında davacının takibe konu çekler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, davacı yan, dava dilekçesinde İzmir ... İcra Dairesi dosyaları haricinde aynı zamanda İzmir ... İcra Dairesinin ...
E. Sayılı dosyasına ilişkin de aynı taleplerde bulunduğunu, Yerel mahkeme tarafından bu yönde bir kabul kararı verilmediğini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken hükmedilmediğini, belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil borçlu tarafta olan ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. grubunda ön muhasebe elemanı olarak çalıştığını, müvekkilin ... Ltd. Şti. ve ...Ltd.
Şti. ile işe girişten önce hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilin, mezkûr şirketlerde hangi tarihler arasında çalıştığı Sgk yazılmış olan müzekkereler ile tespit edildiğini, müvekkil, işverenin verdiği talimat ile vekaletname ile kendisine tevdi edilen çeklerin vadesinden önce faktöring şirketi aracılığı ile kırdırma işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkil faktöring şirketi yetkililerine vekaletnamesini ve kimliğini ibraz etmek ve grup şirketlerinin çalışanı olduğu beyan etmek suretiyle işlemleri tamamlandığını, müvekkilden çeklerin arkasına imza atması istenmiş ve müvekkil ciro etme,
aval verme veya herhangi bir şekilde borç altına girme iradesi bulunmadan şirket nam ve hesabına işlemleri tamamlamak için imza attığını, çek kırdırma işlemi esnasında, evrakları teslim edenin evrak üzerine imzasını alması faktöring şirketlerinin mutat uygulaması haline geldiğini, müvekkil, bu imzaları atarken kendisi nam ve hesabına işlem yapma iradesi bulunmadığını ve tamamen yetki almış olduğu grup şirketlerinin nam ve hesabına işlem yapma gayesiyle hareket ettiğini, müvekkilin çeklerin arkasına atmış olduğu imzaların hukuki sonuçlarını idrak edemediğini,
çeklerin arkasını hiçbir açıklama yapmadan isim ve soy ismini yazmak suretiyle imzalandığını, davalı faktöring şirketi yetkilileri müvekkile bu durumun, normal bir prosedür olduğunu kendisinin endişeleneceği bir durum olmadığını beyan ettiğini, müvekkil, arkasını imzaladığı çek yüzünden sorumlu hale gelebileceğini ön göremediğini, faktöring şirketi, borçlu olmayan, yeni bir borçlu yaratarak alacağını güvence altına almak istediğini, müvekkil bu işlemleri yaparken kendisine nakit olarak para ödemesi yapılmadığını, çalıştığı firmanın banka hesap numaralarına para aktarımı gerçekleştirildiğini,
müvekkilin banka hesap numaralarına veya elden para ödenmemiş olması da davalı faktoring şirketinin müvekkil aleyhine icra takibi başlatılmasındaki kötü niyetli olduğunun ispat ettiğini, müvekkilin imzaladığı çekler incelendiğinde ... Reklam Şirketinin lehtar olduğunu, çeklerin arkasında da ...
Şirketi'nin beyaz cirosunun bulunduğu ve hemen ardından şirket çalışanı olan müvekkilin isim, soy isim ve imzasının bulunduğunu, müvekkil, takibe dayanak çeklerde keşideci ile arasında hiçbir bağı olmayıp sadece lehtar şirketin çalışanı olduğunu, müvekkil ...
Şirketi'nde çalıştığı tarihlerde asgari ücrette çalışan ve hiçbir ticari faaliyeti bulunmayan biri olup takibe dayanak çeklerin miktarları incelendiğinde müvekkilin çalışmasına karşılık veyahut herhangi bir nedenden dolayı bu çeklerle bir irtibatının olmayacağını, borçlu sıfatını taşıyan iki şirketin ve alacaklı davalı şirketin merkezi ile müvekkilin yerleşim yeri İstanbul'da bulunmasına rağmen takibin kötü niyetli olarak İzmir'de açıldığını, müvekkil itiraz sürelerini kaçırmasından dolayı yetkisiz yerde açılan takibin kesinleştiğini,
tarafların adreslerinin İstanbul 'da bulunduğu ve takibe konu çekle ilgili işlemlerin İstanbul'da yapıldığı halde davalının Faktoring şirketinin İzmir de icra takibine başlamış olmasının kötü niyetli olduğunu, toplanan tüm deliller, hazırlanılan bilirkişi raporu ve tanık ifadeleri müvekkilin borçtan sorumlu olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/577 Esas, 2024/600 Karar ve 12.06.2024 davalı tarafından yapılmış olunan haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...3Esas, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyalarına istinaden açılan menfi tespit davasıdır. Davacı tarafından dava dışı ... Şirketi ve ...
Şirketinde ön muhasebede çalışmakta olduğunu çalıştığı şirketin ekonomik krize girdiğini, bunu çözümlemek için davalı şirkette bulunan çeklerin vadesinden önce kırdırmaya gidildiğini ve bu iş içinden şirket tarafından şirket personeli görevlendirildiğini, vekaletname verildiğini, bu doğrultuda çek kırdırma işleminin yapıldığını, bu işlemleri davacının davacı şirket adına yaptığını, bu hususun davalı tarafça bilindiğini, davacının çeklerin arkasına atmış olduğu imzaların tamamen bu kapsamda atıldığını, isim ve soyad atmak suretiyle imzalandığını,
bunu da davalı tarafın telkinleriyle yaptığını belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Dairemizin 31/05/2023 tarih ve 2020/1741 Esas 2023/582 Karar sayılı ilamıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası hakkında hüküm kurulmadığı için istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, "Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2014,2015 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu Davalı şirkete ait 2014,2015 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğunun mahkemenin takdirinde olduğunu, Dava konusu uyuşmazlık kapsamında dava dışı ... San. Tic. Ltd.
Şti tarafından dosya kapsamında incelenmek üzere ticari defterlerini dosyaya sunmadığını ve inceleme yapılamadığını, davalı ... A.Ş nin, davalı ... A.Ş. ile dava dışı ... San.tic, Ltd. Şti arasında 06.06.2013 tarihinde 500.000,00 TL Tutarlı imzalanan detayı rapor içinde sunulan faktöring sözleşmesine İstinaden aldığı, dava dışı ... San.tic. Ltd.
Şti adına gerçekleştirdiği dava konusu çeklerle ilgili Faktöring işlemlerinde, 6361 sayılı faktöring kanunu ve BDDK'nın işlemleri Kanunu genelgesi çerçevesinde hareket ettiği, dava konusu çeklere istinaden yapılan Faktöring işleminin temayüllere uygun olduğu davacı ...” ın Dava konusu 2014,2015 yıllarında dava dışı ... San.tic. Ltd. Şti Nin ön muhasebe çalışanı olduğu, detayı rapor içinde sunulan, Beyoğlu ...
Noteri tarafından 20.10.2014 tarihinde ... no ile hazırlanan vekaletname de, vekil edenlerin, dava dışı ... San.Tic. Ltd. Şti, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd Şti, vekil edilenin davacı ... olduğu, dava konusu çeklerde, davacı ...'ın, dava dışı ... San.tic. Ltd. Şti” den sonra, davalı ...
A.ş.” den önce hamil olarak göründüğü, bunun dışında davacının dava konusu çeklerdeki cirosuyla ilgili/dayanak —evrak dosyamıza sunulmadığı, dava konusu çeklerle ilgili davalı ...A.ş. tarafından davacı ... adına dosya kapsamında incelenen davalının 2014,2015 Ticari Defterlerinde bir kayıt görülemediği Davacı ...'ın Dava Konusu Çeklerde bulunan hamil cirosunun değerlendirilmesinin mahkememiz takdirinde olduğu" belirtilmiştir.
6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir.
Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Beyoğlu ...
Noterliğinin 20/10/2014 tarih ... yevmiye nolu vekaletnamesinde, dava dışı şirket tarafından davacıya çek hariç kambiyo senedi düzenleme ve özel finans kurumları ile işlem yapma yetkisi verildiği görülmüştür. SGK kayıtlarından davacının 12/12/2013 tarihinde dava dışı ... Ltd. şirketinde muhasebe elemanı olarak işe başladığı, 07/05/2015 tarihinde işten ayrıldığı anlaşılmıştır.. Somut olayda, İcra takibine konu çeklerde davacının çekleri lehtar olan dava dışı ...
Ltd. şirketinden aldığı ve factoring şirketi lehine ciro ettiği davacının üçlü ilişkinin tarafı olduğu, bu nedenle şahsi defilerini davalıya karşı ileri sürebileceği davalı ... Faktöring A.Ş. tarafından davacı ... adına dosya kapsamında incelenen davalının 2014,2015 ticari defterlerinde bir kayıt görülemediği bilirkişi raporu ile de sabit olduğundan mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.
Davalı her ne kadar istinafında, davacı tarafından İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına ilişkin de aynı taleplerde bulunduğunu, mahkemece bu yönde bir kabul kararı verilmediğini ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de mahkemece bu icra dosyası (yeni esası) ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
05/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1257, K. 2024/1806, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama