KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1337
- Karar no
- 2024/1795
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/08/2024 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2024/475 E. -
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/11/2024
Karar Metni
1.152 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, Kütahya'da mobilya üretimi ve ticareti yaptığını, müvekkilinin, davalılardan ... ile mobilya ürünleri almak için anlaştığını karşılığına dava konusu ... Seri Numaralı ... bank Kütahya Şubesine ait 275.000 TL bedelli, 31/07/2024 keşide tarihli çeki tanzim ederek verdiğini malın kendisine teslim edilmediğini, davalılardan ... Ticaret Ltd. Şti. Ve ...
Faktoring A.Ş.nin çeke ciro yoluyla hamil olduğunu, davalılardan ... tarafından mal teslim edilmemesi nedeniyle senedin bedelsiz kaldığını, bu suretle müvekkilinin anılan çek kapsamında borcunun bulunmadığını, davalı ... ya da ciranta olan diğer davalıların çeki tahsil etme veya tahsil amacıyla çeki icra takibine konu etme ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin haksız yere haciz baskısı altında ödeme yapma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek dava konusu çekle ilgili İİK 72/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptalini talep ve dava talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ Davalılardan Factoring şirketi cevap dilekçesinde özetle, dava konusu çekin davalılardan... Sanayi Ticaret Limited tarafından faktoring işlemi amacıyla müvekkiline getirildiğini ve ilgili çekin müvekkil şirket tarafından yapılan uygunluk incelemesi sonucunda işleme alınmayarak işlem talebinin red edildiğini davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; "İİK'nın 72. maddesi menfi tespit davalarına ilişkin özel bir düzenleme olup, bu nitelikteki davalar yönünden verilebilecek tedbirler de aynı madde içinde kendine özgü ve özel olarak düzenlenmiştir. Somut olayda ileri sürülen iddia; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup, davalının edimlerinin ifa edilmemesi karşısında çekin bedelsiz kaldığından ibarettir. Dosya ve talep incelendiğinde; çekin cirantası ve hamiline dair açıklama bulunmadığı gibi İİK'nın 72/2 maddesindeki koşulların oluştuğuna dair yaklaşık ispata elverişli bir kanıt da sunulmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; -Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkil, Kütahya'da mobilya üretimi ve ticareti yaptığını davalılardan ... ile mobilya ürünleri almak için anlaşma sağlandığını, alacağı ürünlerin karşılığı olarak da müvekkilin çekler keşide ederek davalı ...'a teslim ettiğini, çeklerden birisinin de, işbu davanın konusunu oluşturan ...Seri Numaralı ... bank Kütahya Şubesine ait 275.000,00TL bedelli, 31/07/2024 keşide tarihli çeki teslim ettiğini, davalı ...'a teslim edilen çekin, davalı ... tarafından mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığını, çekin vadesi geldiğini,
davalı ... ya da ciranta olan diğer davalıların çeki tahsil etme veya tahsil amacıyla çeki icra takibine konu etme ihtimalinin yüksek olduğunu, çekin kambiyo vasfının olması ve çeke dayalı icra takibi başlatılması halinde şeklen borçlu görünen müvekkil haciz baskısı ile karşı karşıya kalması ve icra takibinde takibi durdurmasının hukuken zorlu bir süreç olması nedeniyle müvekkil haksız yere haciz baskısı altında ödeme yapma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, müvekkilin olmayan bir borcu ödemesine ve mağduriyet yaşamasına yol açacak ve müvekkil ticari yaşamını bitirme eşiğine getirecek olup,
müvekkili açısından telafisi imkansız zararların meydana geleceğini, çek hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, çek ile ilgili diğer davalı cirantaların çeki icra takibine konu etmesi halinde çekin kambiyo niteliği nedeniyle müvekkili tarafından icra takibi durdurulamayacağını, çek bedeli(icra dosya borcu) ödenmek durumunda kalınacağını, müvekkilin çek bedelinden çok daha fazlasını ödemesi gerekeceği ve müvekkil telafisi imkansız bir şekilde zarara uğrayacağını, müvekkil tarafından dosya bedelinin ödenmesiyle birlikte de huzurdaki menfi tespit davasından elde edeceği hukuki yararı ortadan kalkmış olacağını,
müvekkil çek bedelini ödemesi halinde bedeli geri alabilmesi için uzun uğraşlar vermesi gerektiğini ve ödediği bedeli geri alamama ihtimalinin yüksek olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde müvekkil tarafından teminat yatırılacağı için davalıların herhangi bir zarar ile karşı karşıya kalma durumu bulunmadığını,
tedbir kararının verilmemesi halinde çek bedelinin ödenmesi gerekeceğinden müvekkil doğrudan zarar ile karşı karşıya kaldığını belirterek İstinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 08/08/2024 tarihli kararının kaldırılarak çekin ödenmemesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 72/2. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde. "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır.
2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "....İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Maddenin düzenleniş biçimi nazara alındığında, düzenlemeyle borçluya alacaklının gecikmeden doğan zararlarını karşılamak üzere teminat yatırarak, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödememesini isteme hakkı tanınmıştır.
Somut olayda, Davacı tarafından dava konusu çekin davalılardan ...' a mal alışverişi kapsamında düzenlenerek verildiğini bu davalı tarafından teslim etmesi gereken malın teslim edilmediğini çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek menfi tespit davasının kabulü ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, bedelsizlik iddiasının yargılamayı gerektirdiği ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat yükümlülüğünün bu aşamada yerine getirilmediği anlaşılmakla mahkemece İİK 72/2 ye göre ihtiyati tedbirin reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1337, K. 2024/1795, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama