KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1481 Esas
- Karar no
- 2024/1935
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/10/2023 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2023/189 E. -
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Delillerin Tespiti İstemli)|Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)|Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
2.286 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; geçmiş yıllardaki süregelen izinsiz kullanımlar ve dilekçe ekindeki İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/138 D. İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu davalılar aleyhinde, müvekkil meslek birliğinin repertuarında yer alan fonogramların izinsiz olarak umuma iletimine devam edeceğine dair kuvvetli bir karine oluşturduğunu, ... Grubu'nun karmaşık ve güvenilir olmayan bir yapısı olması vb. sebepler bir arada değerlendirildiğinde davalılar aleyhinde; müvekkil meslek birliğinin repertuvarında yer alan fonogramların... ve bu platfroma ait ... da yer uygulamalarda umuma iletiminin yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı meslek birliği ile müvekkil yayın kuruluşu arasında yayın izinleri hususunda 2022 yılına ilişkin protokol imzalandığını, 2022 yılı öncesi de sulh protokolü ve lisans sözleşmesi yapıldığı ve bu internet hakları da sözleşmeye dahil edildiğini, 2022 yılına ilişkin sözleşme de 2021 yılı sözleşmesinin devamı niteliğinde olup, yapılan sözleşme internet hakları için de geçerli olduğunu, müvekkil şirketler ile ...
Limited arasında yapılan marka kullanım sözleşmesindeki kullanım bedeli davacı tarafından düşük olarak yorumladığı ve buradan hareketle muvazaa söz konusu olduğunu, alacaklılardan mal kaçırıldığının iddia edildiğini, davalı müvekkil şirketler sahip olduğu marka kullanım hakkıyla beraber uydu üzerinde radyo ve televizyon yayını yaptığını, davacının mevcut devir bedeli üzerinden yaptığı muvazaa iddiasının yersiz olduğunu, muvazaa iddiasının ispatı için somut olayda yeterli delil olmadığını,
müvekkil şirketlerin yaşadığı ekonomik zorluklar sebebiyle alacaklarını tahsil etmekte zorluk çektiğini iddia eden davacının alacağına kavuşmak adına gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, davacı taraf,...
Grubu adını verdiği grup içinde kurulmuş bir dizi şirketi listelediğini, davacı şirketler ile listelediği şirketler arasında bir bağlantı kurmayı amaçlamakta ve buradan sorumluluk alanını genişletmeye çalıştığını, bu şirketlerin kuruluş ve iştigal amaçları birbirinden farklı olduğunu, şirketlerden bazılarının aynı adreste ikamet ediyor olması muvazaalı bir durum olmadığını, aralarındaki ticari ve hukuki ilişki gereğince aynı adreste yahut yakın adreste ikamet etmelerinin fayda getirdiğini, müvekkil şirketler dışındaki şirketlerin mevcut dava ile hiçbir ilgilisi bulunmayıp davanın tarafı olmaları da söz konusu olmadığını,
davacı ile de ilgili şirketlerin ne ticari ne de hukuki bir ilişkisi olmadığını, davacının ihtiyati haciz taleplerinin reddine, davacının davasının öncelikle usulden, kabul görmez ise esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince.
"Genel açıklamlar karşısında somut dava bakımından; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkememizin 2022/138 değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi rapor içeriğinde kök rapor içeriğinde fonogram hak sahipliği belgelerinin sunulmadığı belirtilmiş, devamında ek rapor içeriğinde ise ilgili yayın kanallarında 30'ar dakikalık inceleme neticeleri delil olarak tespit edilmiş olup, davacı tarafından koruma altında olduğu iddia olunan fonogramların davalılar bünyesinde yayınlanıp yayınlanmadığı hususunda denetime elverişli şekilde tartışılmamış olup,
örnekseme yoluyla tespit edilen yayın aralıklarının davacı hak sahipliği iddia ettiği icra, fonogram ve yapımlara ilişkin olup olmadığının teknik inceleme sonucunda tespit edilebileceği, dava konusu edilen dava dilekçesinde delil olarak dayanılan CD(Ek-1) fonogramın davalılar tarafından izinsiz umuma iletildiğine yönelik mevcut dosya kapsamı ile mevcut delillere göre ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin anlaşılamadığı,
HMK m.390/son uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği durum ve koşulların değişmesi halinde yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği anlaşılmakla, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi" şeklindeki gerekçeleri ile. Davacı vekili ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/138 D.
İş sayılı dosyası ile ... adlı platform ile bu platforma bağlı uygulamalarda müzik içeriğinin bulunup bulunmadığı, icra veya fonogramların umuma iletiminin yapılıp yapılmadığı, yapılmakta ise ne şekilde bir umuma iletiminin olduğu (internet sitesinde yer alan web radyoların yayınlarının doğrudan umuma iletimi veya başka yayın kuruluşlarına ait radyo veya televizyonların yayınlarının umuma iletimi (yeniden iletimi) vb.), umuma iletilen icra veya fonogramların neler olduğu hususlarında delil tespiti talebinde bulunduklarını, bilirkişilerce yapılan genel inceleme neticesinde, sözkonusu platform bünyesinde çok sayıda müzik içeriğinin bulunduğu,
bu içeriklerin talep dilekçesinde belirtilen şekilde tespitinin yapılması durumunda bilirkişilerin bu iş için uzun süreli mesai sarf etmeleri gerekeceği ek ücret talebinde bulunmaları sebebi ile taleplerin de kısıtlama yaptıklarını, düzenlenen raporda, 243 Adet müzik parçasının umuma iletiminin gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, umuma iletimi yapılan müzik parçalarının adı ile icracı sanatçısının adına raporda yer verildiğini, müvekkil tarafından meslek birliğinin repertuvarında yer alıp almadığı yönünde bir taleplerinin olmadığını,Umuma iletimi yapıldığı tespit edilen eser,
icra ve fonogramların hangilerinin meslek birliklerinin repertuvarında yer aldığı belirlemesi meslek birlikleri tarafından yapıldıktan sonra açılan dava dosyasına bilirkişi raporu, delil tespit dosyası ve hak sahiplikleri sunulduğunu, HMK'nun 400'üncü maddesinde.
"Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması, ya da tanık ifadelelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir." düzenlemesinin yer aldığını,
netice-i taleplerinden birisinin de "Başta FSEK olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak ... adlı platformda ve bu siteye bağlı ve diğer davalılar tarafından işletilen ... adlı aplikasyonlarda (uygulamalarda) müvekkil meslek birliği ...’tan izin almaksızın ve bedelini ödemeksizin müvekkil meslek birliği ...’ın repertuarında yer alan fonogramların 01.01.2022-31.12.2022 tarihleri arasında umuma iletildiğinin ve davalının bu eyleminin müvekkil meslek birliğinin FSEK’ten doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti" olduğunu müvekkil tarafından delil tespiti dosyasında hak sahipliği hususunda bir inceleme yapılması talebinde
bulunulmadığını, D.İş dosyasında davalılara ait platformda müvekkil meslek birliğinin repertuvarında yer alan fonogramların umuma iletiminin yapılıp yapılmadığı yönünde bir tespit yapılmamış olmasının yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediğine ilişkin gösterge olamayacağını, davalıların sorumlusu olduğu ... adlı platformda umuma iletilen müzik icra ve fonogramlarının neler olduğunu, ne şekilde umuma iletimlerinin gerçekleştiğinin tespitinin yapılmasının sağlandığını,
ve sunulan raporda belirtilen icra ve fonogramlardan kendi repertuvarında bulunanlara ilişkin hak sahipliği belgelerini de dava ve talep dilekçesine ekleyerek ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirildiğini, mahkemenin kararında belirttiği gibi 2022/138 D.
İş sayılı dosyasında ... adlı platformda umuma iletildiği tespit edilen fonogramların hangileri üzerinde müvekkil meslek birliğinin hak sahibi olduğu hususunda inceleme yapılması neticesinde tanzim edilecek rapor ile müvekkil meslek birliği haklılığını "..." olarak değil "tam" olarak ispatlamış olacağını mahkemenin tam ispatı aradığını belirterek ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına,
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararında yerinde olmadığını İhtiyati haciz kararının reddine ilişkin kararın gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının gerekçesinin aynı olduğunu, bu nedenle davalılara ait platformda umuma iletilen eser, icra ve fonogramların olduğu tespitinin yanında sözkonusu eser, icra ve fonogramlar üzerinde ...'ın hak sahibi olduğunun tespitinin de mahkeme kanalı ve uzman bilirkişi aracılığı ile yapılmış olmasının aranmaması gerektiğini davalılara ait platformda umuma iletilen eser, icra ve fonogramların neler olduğunun tespit edilmesine müteakip,
... tarafından sunulan hak sahipliği belgelerinin yeterli görülerek güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davanın para alacağının tahsili istemine ilişkin olduğunu, davalıların malvarlıkları ile hak ve alacakları bu davanın konusunu teşkil etmediğini, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddi yönünde verilen 17/07/2018 tarihli ara kararında bir isabetsizlik görülmediğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerektiğini, İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, ihtiyati haciz talebinde bulunabileceğini, somut olayda dava dışı şirketten alacaklı olunduğu iddiası yanında,
şirketler arasında organik bağ olduğunu ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği yönündeki iddia yönünden dosyanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediğini mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 17/12/2018 tarihli ara kararında da bir isabetsizlik görülmediğini, TK, İİK, HMK'ya aykırı olarak tamamen soyut gerekçeler ve davacı dilekçelerine dayanarak karar verilemeyeceğini, davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ve yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.Davacı tarafından dava dilekçesi ile ihtiyati haciz kararı verilmesini,
davalılar tarafından ... adlı platformda ve bu platformun aplikasyonlarında çok uzun yıllardır müvekkil meslek birliğinin repertuvarında yer alan fonogramların izinsiz olarak umuma iletimi yapıldığını geçmiş yıllardaki süregelen izinsiz kullanımlarının İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/138 D.
İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun davalılar aleyhinde, müvekkil meslek birliğinin repertuvarında yer alan fonogramların izinsiz olarak umuma iletimine devam edeceğine dair kuvvetli bir karine oluşturduğunu, ...GRUBU'nun karmaşık ve güvenilir olmayan bir yapısı olması vb. sebepler bir arada değerlendirilendirildiğinde davalılar aleyhinde;
müvekkil meslek birliğinin repertuvarında yer alan fonogramların... ve bu platforma ait ... da yer uygulamalarda umuma iletiminin yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve Davalıların 2022 takvim yılında müvekkil meslek birliğinin repertuvarında yer alan fonografları izinsiz umuma iletmeleri nedeniyle ödemeleri gereken bedelin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile,
şimdilik 50.000,00-TL'nin FSEK' in 68/1'inci maddesi uyarınca üç katı ile birlikte bu bedele davaya konu umuma iletimin yapıldığı tarihten başlayarak hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları, İİK’nın 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır.
Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257,I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257,II’deki kuraldır.
Bu iki kuralın yanı sıra ispata ilişkin İİK’nın 258’nci maddesi de somut olayımız açısından çok önemlidir.İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa.
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. - Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse,
İİK’nın 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. (T.C.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/872 esas, 2014/3096 karar sayılı ilamı) 5846 sayılı FSEK'in 77. maddesinde; esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesinin, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların talebi üzerine,
diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir.
İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir.
Diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir (HMK m.391/2-ç, 392).
Mahkemenin 2022/138 D.İş sayılı dosyasında alınan 04/01/2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; tespit istenen ... alan adının karşı taraf adına kayıtlı olduğu ... alan adlı web sitesi anasayfasında “...” , “...” , “...” , “...”, “...”, “ ...”, “...”, “...”, “...”,“...”, “...”, “...”, “...”,“...”, “...”, “...”, “....”, “...”, “...”, “...”, “...“...” olmak üzere toplamda: 22 adet online radyo kanalı bulunduğu bunların bir kısmının teknik nedenlerle görüntülenemediğini görüntülenenlerde (bilirkişi raporu 25. Sayfada 6 adet TV kanalı ve 22 adet radyo kanalına ulaşıldığının) müzik yayınının yapıldığının tespit edildiğini,
“... cihazlarına ilişkin incelemede, gerek aleyhinde tespit istenen ... adresli internet adresinde, gerekse ... ve ... işletim sistemi uygulama marketlerinde mobil uygulama ile ilgili içeriklere erişim imkanının sağlandığına ilişkin tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki 24/03/2023 tarihli Sözleşmenin 3.4 maddesinde, "...'nın yeniden iletimini gerçekleştirdiği Yayınlar, sözleşme ile verilen izin kapsamı dışındadır.
Yayın kuruluşunun yayınlarının eş zamanlı olarak ve değiştirilmeksizin resmi web sitesinden ve mobil uygulamadan yayınlanması işbu sözleşme kapsamında değildir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; davacı tarafından İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/138 D.
İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun davalılar aleyhine olduğunu, müvekkil Meslek Birliğinin repertuvarında yer alan fonogramların izinsiz olarak umuma iletimine devam edileceğine dair kuvvetli bir karine oluşturduğundan ve davalıların kaçma şüphesi olduğundan bahisle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş olup,
sözleşmenin 3.4 maddesinde web sitesi ve mobil uygulama üzerinden kullanıma izin verilmediği anlaşıldığından ve D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporunda ki tespitler göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat yükümlülüğünün yerine getirildiği anlaşıldığından mahkemece ihtiyati tedbirin reddine dair verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.İhtiyati haczin reddine ilişkin karar ihtiyati haczin şartları oluşmadığından dosya kapsamına uygundur.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KISMEN kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,
dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1481, K. 2024/1935, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama