KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/159 Esas Sayılı Dosyasında;
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1501
- Karar no
- 2024/2031
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2024
- Numarası
- 2024/81 E. - 2024/389 K.
- Davanın konusu
- 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
2.020 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ile dava dışı olan kardeşleri ... ve ..., Adana ili Ceyhan ilçesinde ticari faaliyet gösteren ... San.Ve Tic A.Ş. İle 2 adet biçer döver ve 2 adet kendinden yürür ilaçlama makinesi alımı konusunda 100.000 Euro peşin ödeme şartıyla geri kalan 400.000 Euro bedeli ise davalı ...
A.Ş. 'den finansal kiralama hizmeti kullandırılacak şekilde anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya istinaden 2007 Ekim ayında biçerdöver ve ilaç makinelerini teslim aldıklarını, yine bu anlaşmayla ilgili olarak davalı şirketten kullandırılan finansal kiralama hizmeti bedeli olan 400.000 Euro yıllık 100.000 Euro ödemeli 4 taksit şeklinde bölündüğünü ve davacı ve dava dışı kardeşlerinin 2 taksiti ödediklerini, geri kalan meblağı ödeme imkanları kalmadığı için satın almış oldukları 2 adet biçer döver ve 2 adet ilaçlama makinesini 2009 yılı Kasım ayında ...
San. Ve Tic.
A.Ş.'ye tekrar geri kalan borçlarına karşılık teslim ettiklerini, davacının açmış olduğu icra dosyasındaki takip dayanağı 7 adet toplamda 103.660 Euro bedelindeki bonolar ise borca karşılık verilmemiş olup 2 adet biçer döver ve 2 adet ilaçlama makinesi, finansal kiralama hizmetlerindeki işlemleri bitmediğinden dolayı kredinin onaylanmama riskine karşılık davacıya teslim edilen bu araçların tekrar iade edilmesi konusunda teminat olarak verildiğini, davacının satın almış olduğu tarım makinelerinin toplam bedeli 500.000 Euro, davacının 100.000 Euroyu peşin olarak ...
San. Ve Tic. A.Ş.'ye ödediğini, geri kalan 400.000 Euro'yu davalı kurum finansal kiralama hizmeti karşılığında kullanmış olduğu kredinin 2 taksit şeklinde 200.000 Euro'sunu da davalı kuruma ödediğini, geri kalan 200.000 Euro borcunu ödeyemediği için satın almış olduğu tarım makinelerini ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye iade ettiğini, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası, ... A.Ş, ... San. Ve Tic. A.Ş.
Bünyesinde bulunan satın alınan tarım makinelerinin satış sözleşmeleri ve finansal kiralama hizmeti sözleşmesi, Ödeme Makbuzları, makinelerin borca karşılık iade edildiğini gösteren belge ve tutanaklar da değerlendirmeye alınarak kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak dava sonuçlanana kadar takibin durdurulmasına, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dava menfi tespit davası olup arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğunu ancak davacının arabulucuya başvurduğuna dair dava dilekçesinde herhangi bir ibare bulunmadığını, bu yönde herhangi bir delile de dayanmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu icra takibinin icra takip miktarı 125.286,13 euro olup dava tarihinde türk lirası değeri 4.046.741 TL olduğunu, davacının dava tarihinde bu bedel üzerinden harç yatırmasının gerektiğini ancak davacı icra takip miktarı belli olmasına,
icra takip dayanağı senetlerin miktarı açıkça belli olmasına rağmen çok düşük bedelden davasını açtığını, bu nedenle ivedilikle davacıya bakiye harcın yatırılması için kesin süre verilmesinin gerektiğini, mahkemece verilen tedbir kararının yerinde olmadığını, davacının dava miktarı olarak gösterdiği değil davaya konu icra takibinin %15'i üzerinden alınacak teminat halinde icra veznesine yatırılan paranın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kurulabileceğini, ancak sayın mahkemeniz sadece davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterdiği 10.000 tl üzerinden hesaplama yapıp 1.500 tl bedel üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiğini,
verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı dava tarihinde bu bedel üzerinden harç yatırması gerektiğini ancak davacı icra takip miktarı belli olmasına, icra takip dayanağı senetlerin miktarı açıkça belli olmasına rağmen çok düşük bedelden davasını açtığını bu nedenle ivedilikle davacıya bakiye harcın ve doğru teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi gerektiğini, davacı/borçlunun, davalının alacağının sürüncemede bırakılması amacı ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak huzurdaki davayı açmış oldukları hususu açık olduğundan,
davacı/borçlunun takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %20 oranında para cezasına mahkum edilmesi gerektiğini, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine, haksız açılmış davanın esastan reddine, davacının en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ve kardeşleri olan diğer borçlular ..., ... aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... e.sayılı icra takip dosyası ile yürütülen kambiyo senetlerine mahsus icra takibine itiraz ettiklerini, davacının alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı ile dava dışı olan kardeşleri ... ve ..., Adana ili Ceyhan ilçesinde ticari faaliyet gösteren ... San.Ve Tic A.Ş.
İle 2 adet biçer döver ve 2 adet kendinden yürür ilaçlama makinesi alımı konusunda 100.000 Euro peşin ödeme şartıyla geri kalan 400.000 Euro bedeli ise davalı ...
A.Ş. 'den finansal kiralama hizmeti kullandırılacak şekilde anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya istinaden 2007 Ekim ayında biçerdöver ve ilaç makinelerini teslim aldıklarını, yine bu anlaşmayla ilgili olarak davalı şirketten kullandırılan finansal kiralama hizmeti bedeli olan 400.000 Euro yıllık 100.000 Euro ödemeli 4 taksit şeklinde bölünmüş ve müvekkil ve dava dışı kardeşleri 2 taksiti ödediklerini, geri kalan meblağı ödeme imkanları kalmadığı için satın almış oldukları 2 adet biçer döver ve 2 adet ilaçlama makinesini 2009 yılı ...
San. Ve Tic. A.Ş.'ye tekrar geri kalan borçlarına karşılık teslim ettiklerini, davalının açmış olduğu icra dosyasındaki takip dayanağı 7 adet toplamda 103.660 Euro bedelindeki bonolar ise borca karşılık verilmediğini, 2 adet biçer döver ve 2 adet ilaçlama makinesi, finansal kiralama hizmetlerindeki işlemleri bitmediğinden dolayı kredinin onaylanmama riskine karşılık müvekkile teslim edilen bu araçların tekrar iade edilmesi konusunda teminat olarak verildiğini, dava dışı ...
San. Ve Tic. A.Ş. Yetkilisi ..., teminat olarak almış olduğu 103.660 Euro bedelindeki bu senetleri kredi onaylandıktan sonra müvekkile teslim etmesi gerekirken teslim edilmediğini ve davalı şirket uhtesinde tuttuğunu, davalı şirketin ise teminat olarak verilen bu senetleri kötü niyetli olarak icra işlemlerini başlattığını, Müvekkil ve icra dosyasında borçlu olarak görünen ... ve ...'ın ... San. Ve Tic. A.Ş.
İle bu makinelerin alımı konusunda yapmış oldukları sözleşme ile davalı şirket bünyesinde bulunan finansal kiralama hizmeti sözleşmesi davalı şirketten celp edilip mahkemenizce incelendiği zaman makinelerin teslim tarihi ile borcunu ödeyememesinden dolayı tekrar alacaklılara iade ettikleri tarih ve de müvekkilin ödemiş olduğu peşinat ve taksitlerin miktarları açıkça anlaşılacağını, Müvekkilin satın almış olduğu tarım makinelerinin toplam bedelinin 500.000 Euro, müvekkil 100.000 Euro peşin olarak ...
San. Ve Tic. A.Ş.'ye ödediğini, geri kalan 400.000 Euro'yu davalı kurum finansal kiralama hizmeti karşılığında kullanmış olduğu kredinin 2 taksit şeklinde 200.000 Euro'sunu da davalı kuruma ödemiştir. Geri kalan 200.000 Euro borcunu ödeyemediği için satın almış olduğu tarım makinelerini ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye iade ettiğini, davalı şirket ... A.Ş.
İle yapılan sözleşme 400.000 Euro değerinde finansal kiralama hizmetine ilişkin olduğunu bu hizmete ilişkin 103.660 TL'lik senet düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca talebin haksızlığı ve bu sebeple gerekli tedbirler alınmadığı takdirde meydana gelmesi kaçınılmaz olan zararların engellenmesi açısında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilin takip alacaklısı olarak görünen ...
A.Ş.' ye herhangi borcu bulunmadığını, çünkü takibe konu bonolar teminat olarak verilmiş olup satın alınan tarım makinelerinin borcu ile bir ilgisi olmadığını, tarım makinelerinin 2 yıl müvekkil ve diğer borçlu kardeşlerinin zilyetliğinde kaldığını, 2 yıl tarım makinelerini kullanmalarının bedelinin de 300.000 Euro olarak fazlasıyla ödemiş bulunduklarını, bu nedenlerle İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, öncelikle müvekkilin daha fazla mağdur olmaması için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyası, ...
A.Ş, ... San. Ve Tic. A.Ş. Bünyesinde bulunan satın alınan tarım makinelerinin satış sözleşmeleri ve finansal kiralama hizmeti sözleşmesi, Ödeme Makbuzları, makinelerin borca karşılık iade edildiğini gösteren belge ve tutanaklar da değerlendirmeye alınarak kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinde ihtiyati tedbir yoluyla teminatsız olarak dava sonuçlanana kadar takibin durdurulmasına, davacı müvekkilin. İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki dava menfi tespit davası olup arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğunu ancak davacının arabulucuya başvurduğuna dair dava dilekçesinde herhangi bir ibare bulunmadığını, bu yönde herhangi bir delile de dayanmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu icra takibinin icra takip miktarı 125.286,13 euro olup dava tarihinde türk lirası değeri 4.046.741 TL olduğunu, davacının dava tarihinde bu bedel üzerinden harç yatırmasının gerektiğini ancak davacı icra takip miktarı belli olmasına,
icra takip dayanağı senetlerin miktarı açıkça belli olmasına rağmen çok düşük bedelden davasını açtığını, bu nedenle ivedilikle davacıya bakiye harcın yatırılması için kesin süre verilmesinin gerektiğini, mahkemece verilen tedbir kararının yerinde olmadığını, davacının dava miktarı olarak gösterdiği değil davaya konu icra takibinin %15'i üzerinden alınacak teminat halinde icra veznesine yatırılan paranın ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kurulabileceğini, ancak sayın mahkemeniz sadece davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterdiği 10.000 tl üzerinden hesaplama yapıp 1.500 tl bedel üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiğini,
verilen kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, davacı dava tarihinde bu bedel üzerinden harç yatırması gerektiğini ancak davacı icra takip miktarı belli olmasına, icra takip dayanağı senetlerin miktarı açıkça belli olmasına rağmen çok düşük bedelden davasını açtığını bu nedenle ivedilikle davacıya bakiye harcın ve doğru teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi gerektiğini, davacı/borçlunun, davalının alacağının sürüncemede bırakılması amacı ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak huzurdaki davayı açmış oldukları hususu açık olduğundan,
davacı/borçlunun takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %20 oranında para cezasına mahkum edilmesi gerektiğini, öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine, haksız açılmış davanın esastan reddine, davacının en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dava konusu icra takibinin icra takip miktarı 125.286,13 Euro olup dava tarihinde Türk Lirası değeri 4.046.741 TL olduğunu, davacının dava tarihinde bu bedel üzerinden harç yatırması gerektiğini belirsiz alacak davası olarak açılamayacağın ancak davacının icra takip miktarı belli olmasına,
icra takip dayanağı senetlerin miktarı açıkça belli olmasına rağmen çok düşük bedelden davasını açtığını, bu nedenle ivedilikle davacıya bakiye harcın yatırılması için kesin süre verilmesi gerektiğini, huzurdaki davada sanki davacı 10.000 TL'den borçlu olmadığını iddia ediyormuşcasına hüküm kurulduğunu, vekalet ücretinin bu bedel üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığını, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk Derece Mahkemesince arabulucuk dava şartı yokluğundan davanın reddedildiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar menfi tespit davasının belirsiz alacak olarak açılamayacağının ileri sürmüş ise de, davanın belirsiz alacak değil kısmi dava olduğu, kısmi davaya ilişkin olarak HMK 109/1 maddesinde; talep konusunun niteliği itibariyle bilinebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir hükmü düzenlendiği, ayrıca vekalet ücreti hesaplanırken harçlandırılmış değerin esas alınması gerektiği, bu aşamada harcın tamamlattırılmasının sonuca etkisinin bulunmadığı,
vekalet ücretinin mevcut değer üzerinden hesaplanmasında, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde bu aşamada davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
05/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1501, K. 2024/2031, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama