KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1502
- Karar No
- 2024/1936
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ....
- Dosya no
- ....
- Karar no
- ....
- Başkan
- .... (.......
- Üye
- .... (.......
- Üye
- .... (.......
- Katip
- .... (.......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/11/2020
- Numarası
- ....... Esas ......... Karar
- İstinaf eden davacı
- .........yi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekilleri
- ................
- Davalı
- ..............San. Tic. A.Ş
- Vekilleri
- ............
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 04/12/2024
- Yazım tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 19/11/2020 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, dairemizce yapılan inceleme sonucunda verilen 22/03/2023 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/09/2024 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı ilamıyla bozularak dairemize iade edildiği anlaşılmakla, dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ticari işletmesi kapsamında bardak su ürettiğini ve sattığını, su üretimi için gerekli olan ambalajı (bardak üst folyo) davalı taraftan satın aldığını, piyasaya sürülen ürünlerin ambalaj kapaklarında patlakların meydana geldiği ve ürünlerde koku olduğu yönündeki şikayetlerin havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte 2018 Haziran ayından itibaren gelmeye başladığını, müvekkili firmanın yapmış olduğu araştırmada davalı tarafından satın alınan bardak üst folyolarının laklarında sıkıntı olduğunun, bir süre sonra bu lakların özelliğini kaybettiğininin tespit edildiğini,
davalı taraftan satın alınan ambalajların hem koku yönünden hem de lak yönünden ayıplı olduğunu, Afyonkarahisar.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......
D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkili şirketin 372.221,44 TL zarara uğradığı, müvekkilde bulunan ürünlerde patlakların bulunduğu ve su sızıntısı olduğunun tespit edildiğini ve açıkladığı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi zararın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan delil tespitinin görevli mahkemede yapılmadığını, ayrıca tespit dosyasında rapor sunan bilirkişinin ehil olmadığının görüldüğünü, davacının iddia ettiği lak miktarı ve koku yönünden bir tespit yapılamadığını, sadece koliler ters çevrildiğinde kapalı bardaklarda bir sızıntı olduğunun tespit edildiğini, davacının zamanında ayıp ihbarında bulunmadığını, ürünün sipariş sözleşmesindeki depolama şartlarına uygun olarak depolanıp depolanmadığının bile belli olmadığını ve açıkladığı nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya konu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı davaya konu ürünlerde üretimden kaynaklı ayıp bulunduğunu ispat etmek zorundadır. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında davaya konu ürünlerde üretimden kaynaklı ayıp olduğu net bir şekilde ortaya konulamamıştır.
Her ne kadar 29/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda kapaklardaki sorunun üretim hatasından kaynaklanmasının kuvvetle muhtemel olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de bu tespit ihtimale dayalı olduğundan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yeterli görülmemiştir.
Ayrıca, her ne kadar dinlenen tanıklar bardaklarda koku ve kapak sorunu yaşandığını beyan etmişlerse de bu beyanlar bardaklarda yaşanan sorununun ambalajlardaki ayıptan kaynaklandığı hususunun ispatı için yeterli görülmemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplı olduğu ve bardaklarda oluşan sorununun bu ayıptan kaynaklandığı davacı tarafça usulünce ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline gönderilen malların, Türkiye geneli dağıtımı yapıldıktan sonra müvekkiline iade edildiğinin sabit olduğunu, bu da davalı tarafından gönderilen malların ayıplı olduğunun kanıtı olduğunu, tanık beyanları da davalı tarafından gönderilen ürünlerin ayıplı olduğunu ikrar ettiğini, yerel mahkeme her ne kadar Türkiye'de bu hususu inceleyecek laboratuvarın olmadığından ve ayıbın ispatlanamamış olduğundan bahisle davayı reddetmiş ise de; gerek tarafların ticari defter ve kayıtları gerek ayıplı mal üzerinde yapılan incelemeler gerekse tanık beyanları ile davalının müvekkiline ayıplı mal gönderdiği,
bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu (havaların ısınması ile birlikte ortaya çıktığı) müvekkilinde bu nedenle maddi zararının bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin maddi zararı sadece ayıplı mal alım faturasından kaynaklanmadığını, müvekkilin ayrıca bu ürünlerin sevkiyatı için işçi, elektrik, sevkiyat giderlerinin de bulunduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının kabulü ile müvekkili firmanın uğramış olduğu maddi zararın tamamının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Dairemizin 22/03/2023 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvuru talebinin 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 10/09/2024 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı bozma ilamıyla: "1.İlk Derece Mahkemesince davaya konu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplı olduğu ve bardaklarda oluşan sorunun bu ayıptan kaynaklandığı davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan İlk Derece Mahkemesince kararın gerekçesinde hata edildiği kabul edilerek davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediğinden davanın reddi gerektiği şeklinde yeni bir gerekçe oluşturulup davacı vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi uyarınca esastan reddedilmiştir.
2.6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin ikinci fıkrası. "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir." düzenlemesini içermektedir.
Anılan bu düzenleme uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında bir karar tesis edilmesi gerekirken aynı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 inci alt bendi kapsamında istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ve yine aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi uyarınca bozulması..." şeklinde hüküm kurularak dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargıtay bozma ilamından sonra Dairemizce yapılan yargılamada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/09/2024 tarih ....... Esas ....... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Dava; ayıplı mal satımı iddiasına dayalı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre; "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK'nın 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesine göre de:'' Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.''
TBK'nın 223/2. maddesi hükmü uyarınca ayıp, kullanma sonucu sonradan ortaya çıkarsa derhal satıcıya ihbar edilmesi gerekir.
Somut olayda, davacının davalıdan satın aldığı bardak üst folyolarını kullanarak 3.kişilere sattığı bardak sularda kullanılan folyodan dolayı ambalaj kapaklarında patlaklar meydana geldiği ve koku yaptığı gerekçesiyle 3. kişiler tarafından bardak suların iade faturası ile davacıya iadelerinin 2018 yılı haziran ayında başladığı ve en son iade faturasının da 2018 yılı kasım ayına ait olduğu,
dosyadaki bilgi ve belgelere göre satıma konu bardak üst folyolarının ayıplı olduğunun kabulü gerektiği, ancak davacının ayıbı 2018 yılı haziran ayında öğrenmesine rağmen yaklaşık 9 ay sonra 18/03/2019 tarihinde bardak üst folyolarının ayıplı olduğu iddiasıyla Afyonkarahisar....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .......
D.İş dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği, bu nedenle ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davaya konu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun ve bardaklarda oluşan sorununun bu ayıptan kaynaklandığının davacı tarafça usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı anlaşıldığından gerekçe yönünden davacının istinaf talebinin kabulü ile;
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ....... · e-imzalıdır Üye ....... · e-imzalıdır Üye ....... · e-imzalıdır Katip ....... · e-imzalıdır ....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1502, K. 2024/1936, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama