KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1571
- Karar no
- 2024/2139
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/05/2024
- Numarası
- 2022/97 E. - 2024/413 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle. Müvekkil aleyhine davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi 2021/12514 E. Sayılı dosyası kapsamında ilamsız takip başlatıldığını, takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak “KHK Kapsamında kapatılan ... A.Ş.'nin ...
Nolu Milli Emlak Genel Tebliğ doğrultusunda oluşturulan komisyon tarafından düzenlenen 08.03.2018 tarih ve ... nolu Görüş ve Öneri raporunda tesbit edilen alacağının borçludan tahsili” gösterildiğini, müvekkil i şirketin ...
A.Ş.'ye hiçbir borcu bulunmadığını, takip dayanağı olarak herhangi bir borçlandırıcı belge sunulmadığını, davanın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığının tespit edilmesini, davalının 420'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'ye ilişkin olarak olağanüstü hal kapsamında ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ...
Sıra Nolu Usul ve Esaslar hakkında Genelgesi hükümleri uyarınca, malvarlığının, haklarının, borçlarının ve alacaklarının tespiti için gerekli iş ve işlemlerin yerine getirildiğini, kapatılan kurum için oluşturulan ve görevlendirilen İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından gerekli incelemeler ve değerlendirmelerin yapılarak 08/03/2018 tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu hazırlandığını, raporun ... nolu ekinde listelenen alacakların tahsili yönünde görüş bildirildiğini, davacıya gönderilen 19/07/2018 tarih ve ... sayılı yazı ile 78.219,89 TL alacağın ödenmesinin bildirildiğini,
23/07/2018 tarihinde tebliğ edilen yazı üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı için 08/05/2019 tarih 82114 sayılı yazı ile tahsili gereken alacakların İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'ne bildirildiğini ve tahsil edilmelerinin istenildiğini, açılan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....eldeki dava.
07/02/2022 tarihinde açılmış olup, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 16.maddesinin 3.fıkrasında 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar hakkında, dava şartının bulunmaması nedeniyle ret kararı verileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca maddede yer alan davalar ibaresi, alacağın tahsili istemiyle sınırlı olmaksızın tüm davaları kapsamaktadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/06/2020 tarih 2018/2523 E. 2020/1039 K., Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2019 tarih 2019/4368 E. 2019/11752 K.). Açıklanan nedenlerle.
29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16/3 maddesinde yer alan düzenleme dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-müvekkili firma aleyhine davalı tarafından İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi 2021/12514 esas sayılı dosyası kapsamında 78.219,89 TL'lik ilamsız takip başlatıldığını, bahsi geçen takipte takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak "KHK Kapsamında kapatılan ... A.Ş.nin ...
Nolu Milli Emlak Genel Tebliğ doğrultusunda oluşturulan komisyon tarafından düzenlenen 08.03.2018 tarih ve ... nolu Görüş ve öneri raporunda tesbit edilen alacağının borçludan tahsili." gösterildiğini, ancak takip dayanağı olarak herhangi bir borçlandırıcı belge sunulamadığını, Müvekkilinin KHK kapsamında kapatılan ...
A.Ş. 'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, borcun mevcut olduğu varsayılsa dahi işbu borç zamanaşımına uğradığını, bu sebeple işbu haksız ve kötü niyetli takibe karşı İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/97 E. Sayılı dosyası kapsamında menfi tespit davası ikame olunduğunu, 2017 Anayasa değişikliği ile ortadan kalkan KHK ların yürürlükleri sona ermiş olup, karar tarihi olan 08.05.2024 tarihi itibariyle 675 sayılı KHK'nın uygulama alanı bulunmadığını, mahkemece gerekçe olarak gösterilen 675 sayılı KHK'nın 16. Maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının hukuka ve usule açıkça aykırı olduğunu,
2 yılı aşkın süredir devam eden ve haklılıklarını ispat ettikleri yerel mahkeme dosyasının mülga KHK maddesinden bahisle reddine karar verilmesi usule ve usul ekonomisine açıkça aykırı olduğunu,-KHK kapsamında kapatılan ... A.Ş. 'ye İstanbul Anadolu...
İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile talep olunan 78.219,89 TL'lik borcun mevcut olmadığının yerel mahkeme dosyası kapsamında alınan 03.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilin yalnızca 5.250,07 TL asıl , 2.605,69TL işlemiş faiz olmak üzere borçlu olduğu görüşü bildirildiğini, Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkilinin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davalı taraf defterlerinin mahkemeye sunulmadığı görüldüğünü, Müvekkiline ait defterlerde 5.250,07 TL borcun cari hesaba kayıtlı olduğu,
bu borcun daha sonra silindiği ancak buna ilişkin dayanak belge sunulmadığından bahisle müvekkilinin borçlu olduğu kanaati bildirildiğini ancak bilindiği üzere menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklı üzerinde olup böyle bir borcun bulunduğu iddiasının davalı belge ve kayıtlarıyla ispat edilmesi gerektiğini, HMK md 222/3 hükmü gereğince davalı tarafın ticari kayıtları ibraz edilmemiş olduğundan müvekkilinin borçlu bulunmadığına dair kendi ticari kayıtları hükme esas alınması gerektiğini,
ayrıca raporda borcun ne şekilde kapandığına ilişkin belge ibrazı aranırken borcun kaynağının ne olduğuna ilişkin fatura vb. vasıflı evrak incelemesine gidilmediğini, bu nedenle dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna itirazlarını tekrarla müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi borcun 5.250,07 TL'den fazla olamayacağını dosya kapsamında ispat ettiklerini, borcun olduğu varsayılsa dahi zamanaşımı vuku bulduğunu,İstanbul Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun 20.07.2023 tarihli yazısında.
"2016 Yılı Yevmiye Defterinin aylık dökümleri aktarıldığı CD Büromuzda muhafaza edilmektedir. Yine, ... (...) tarafından gönderilen 15.02.2021 tarihli ve ... sayılı yazı ile, ... yetkililerince 26.12.2020 tarihinde ...
A.Ş.'nin kapatılmadan önce faaliyette bulunduğu adresteki server cihazlarının bulunduğu sistem odasında bulunan klimaların dış ünitesinde oluşan sorunlar nedeniyle sunucuların bulunduğu sistem odasında ısının yükseldiği, soğutma sisteminin devre dışı kaldığı ve oda sıcaklığının 75 dereceye kadar yükseldiği, bu aşamada ...'nin anlaşmalı olduğu firma teknik çalışanlarınca ve Bakırköy Adliyesi teknik ekibi ile birlikte sistemin kapatıldığı bilgisi Büromuza bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilen 06/04/2022 tarih ... sayılı ve 26/05/2023 tarih ... sayılı yazılarımız ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından alınan sunucu imaj dosyalarının kopyalarının Defterdarlığımız KHK İşlemleri Bürosuna verilip verilemeyeceği ile verilmesi durumunda mahkemelerce, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca, Bilirkişi İncelemeleri ve Büromuz çalışmalarında ihtiyaç duyulan bilgi ve belge taleplerinin söz konusu imaj dosyaları üzerinden karşılanıp karşılanamayacağı hususları hakkında bilgi talep edilmiş; ancak cevabi yazı Büromuza ulaşmamıştır.
Server cihazlarında meydana gelen arıza halen devam etmekte olup, veri kaybına neden olunmaması için sistemin halen kapalı halde bulunduğu ve bu aşamada açılmasının mümkün bulunmadığı" belirtildiğini, elinde 2016 yılı yevmiye defteri cd'sinden başka ticari defter ve belge bulunmayan İstanbul defterdarlığının hangi mesnet ve gerekçelerle müvekkili borçlu atfettiği ve İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası kapsamında 78.219,89 TL'lik ilamsız takip başlattığı belirsiz olduğunu, Yerel mahkeme dosyası kapsamında müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı sabit olduğunu, davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesi hukuka, usule ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava,
İİK 72/2.maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece dava şartı yönünden davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, dava ve takip usulü başlıklı 16. Maddesinde: “(1) 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.08.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda ... ile ...
Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15.08.2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle red kararı verilir.
(3) 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine ... Bakanlığı ile ...
Genel Müdürlüğü aleyhine 17.08.2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması sebebiyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir” hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda.
İlk derece mahkemesince 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16/3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olup dava konusunun menfi tespit olması sonuca etkili olmadığından, ( benzer mahiyette Yargıtay 13. HD. 2019/4368 E. 2019/11752 K..
Yargıtay 11. HD. 2021/6372 E., 2023/782 K.;Yargıtay 13. HD. 2018/6282 E., 2018/12140 K. Sayılı kararlarında da menfi tespit istemine ilişkin olduğu), dava, 07.02.2022 tarihinde açılmış olup 675 sayılı Kanun 29.10.2016 Tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla 17.08.2016'dan sonra açılmış olan işbu dava yönünden uygulanması yerindedir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
19/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1571, K. 2024/2139, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama