KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1619 Esas
- Karar no
- 2024/2052
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/09/2024 İstanbul 4. FSHM. 2024/95 D.iş
- Numarası
- 2024/184 E.
- Davanın konusu
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 12/12/2024
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait tescilli ve tanınmış “..." markasının, davalının hizmetlerinde, reklam /tanıtım belgelerinde, internet sayfalarında , sosyal medya hesaplarında dilekçedeki linklerde dahil olmak üzere kullanıldığını, öncelikle teminatsız olarak,
aksi taktirde makul teminat mukabilinde hüküm kesinleşinceye , ihtiyati tedbir kararı verilmesine ...'e ait internet siteleri ve davacının markasının kullanıldığı sosyal medyadaki görseller başta olmak üzere markanın kullanıldığı bilirkişiler tarafından da tespit edilen tüm internet sayfalarına yer sağlayıcı veya erişim sağlayıcıları birliği aracılığıyla erişimin engellenmesine ilişkin karar verilmesine ve verilecek mahkeme kararanın kapatılan internet sitesinde 15 gün süre ile yayınlanmasına ve konu kararın uygulanması için gerekli yerlere bildirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/95 D.İş sayılı ve 13/09/2024 tarihli kararı ile " Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE, 1-6100 sayılı HMK'nın 389-390 maddeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159.maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN takdiren 500.000,00-TL(beşyüzbintürklirası) nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla KABULÜne, Talep edene ait ... tescil numaralı markanın aleyhine tedbir talep edilen karşı tarafın ürünlerinde, hizmetlerinde, reklam/tanıtım belgelerinde, internet sayfalarında,
sosyal medya hesaplarında kullanımının tedbiren engellenmesine,08/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen marka kullanımlarının bulunduğu içeriklerin ilgili internet adresi ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, kaldırılması için aleyhine tedbir talep edilen tarafa işbu ara kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre verilmesine, aksi halde erişimin engellenmesine,
(08/09/2024 tarihli Bilirkişi raporunun infazda dikkate alınmasına ve kararın eki sayılmasına,) verilen sürede bilirkişi raporunda tespit edilen kullanımların kaldırılmadığının tespiti halinde bu hususta verilen süre sonunda Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanması için talep edilen teminatın kaldırılması ya da en azından makul bir tutara indirilmesi ve nakit teminatın nemalandırılmasını, teminat yönünden istinaf talebinde bulunduklarını, müvekkiline ait tescilli ve tanınmış “..” markası, ...
Şirketi tarafından, aralarındaki ticari ilişki (lisans ilişkisi) sona ermesine rağmen, kötüniyetli şekilde kullanılmaya devam ettiğini, marka tecavüzü bu kadar açık olmasına rağmen, müvekkilinin davalıdan geçmişte yıllık olarak aldığı lisans bedelinin üç katı kadar bir bedel -500.000-TL- karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ilgili teminat çok yüksek olması ve esas dava süresince dosya kesinleşene kadar depo edilecek olması sebebiyle teminatın öncelikle kaldırılmasını, taleplerinin kabul görmesi halinde ise makul bir bedele indirilmesi gerektiğini,
teminat bedeli teminat süresince karşı tarafın uğradığı zararların tazminine ilişkin olarak bir güvence sağlanması amacı taşıdığını, dosya kapsamında talep edilen tedbir, davalının kötü niyetli olarak internet üzerinden kullanıma yönelik olduğunu, tecavüzün dosya kapsamında sabit olması, müvekkilin tescilli markasının bulunması,
davalının kötüniyetli olması ve müvekkille geçmişte ticari ilişkisi bulunan bir şirket olması sebebiyle hükmedilen teminatın kaldırılması yahut makul bir bedele indirilmesini, davanın kesinleşmesi sürecinin en az 5 yıl süreceği göz önüne alındığında, bugün Türk Lirası olarak yatırılan bu paranın EURO karşısında değer kaybı ihtimali de göz önüne alındığında adeta yabancı yatırımcı Türkiye’de yatırım yaptığı için ve markasını korumaya çalıştığı için cezalandırılmış hale getirildiğini, emsal BAM kararları ve AYM kararları doğrultusunda vadeli bir mevduat hesabı açılarak yatırılan teminatın nemalandırılmasına,
mahkemece verilen tedbirin uygulanması için teminatın kaldırılmasını veya makul bir bedele indirilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355.
Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Davacı, tescilli ve tanınmış “..." markasının, davalının hizmetlerinde, reklam /tanıtım belgelerinde, internet sayfalarında , sosyal medya hesaplarında dilekçedeki linklerde dahil olmak üzere kullanıldığını beyanla teminatsız veya makul bir teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, " taraflar arasındaki lisans sözleşmesinin 09/09/2022 tarihinde sona erdiğine yönelik iddiaların olduğu,
ihtar içeriklerinde de sözleşme lisans ilişkisinin 09/09/2022 tarihinde sona erdiğine aykırılıkların giderilmesi konusunda süre verildiği, bilirkişi incelemesi ile kullanımların devam ettiğinin tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla, ihtarnamelerin tebliğ tarihi itibariyle itibariyle davalı kullanımları yönünden tedbir talebine esas olmak üzere yaklaşık ispat şartının mevcut olduğu" gerekçesi ile 500.000,00-TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvurusu ile, ihtiyati tedbir kararına sadece teminat yönünden; verilen ihtiyati tedbirin uygulanması için belirlenen teminatın kaldırılmasına yahut makul bir bedele indirilmesine, en azından yatırılan teminatın vadeli bir mevduat hesabı açılarak nemalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nın 394. maddesinde itiraz yoluna hangi tarafın başvurabileceği kesin olarak ifade edilmemiş ise de, aleyhine tedbir verilen taraf, tedbirden zarar göre üçüncü şahıs ve tedbir talebi kabul edilen,
ancak talebi tam olarak karşılanmayan ( teminatsız tedbir talebi ve daha az bir teminat karşılığı gibi) tarafında ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkının bulunduğunu açıktır.
Dolayısıyla somut olayda olduğu gibi, yasal engel bulunmadığından tedbir talep eden tarafça verilen karardaki teminat miktarına itiraz mümkün olup, teminat karşılığı verilen ihtiyati tedbir kararına karşı davacının HMK'nın 394. maddesi uyarınca itirazının murafaalı olarak incelenmesi gerektiği , ne var ki itiraz hakkında duruşma açılıp bir değerlendirme yapılmaksızın dosyanın doğrudan istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği görülmektedir.HMK'nın 394/4. maddesi gereğince, "Mahkeme ilgilileri dinlemek üzere davet eder.
Gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir". HMK'nın 394/5. maddesi gereğince " İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz."Eldeki dosyada ; ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olup davacılar vekili tedbirin uygulanması için taktir edilen teminat miktarına itiraz etmiştir.
Bu nedenle itirazın doğrudan istinafa getirilemeyeceği, davacılar vekilinin teminata yönelik itirazının HMK 394. maddesi hükmü gereğince duruşma açılarak incelenmesi ve itirazın gerekçesi gösterilerek değerlendirilmesi gerektiği halde mahkemece dosyanın doğrudan istinaf incelemesi için gönderilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbirin uygulanması için taktir edilen teminata yönelik itiraz ve teminatın nemalandırılması hakkındaki talep yönünden dosya dairemize gönderilmiş ise de;
duruşma açılarak delil değerlendirmesi yapılmak ve gerekçesi gösterilmek suretiyle ilk derece mahkemesince karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve gerekli yasal koşullar tamamlanarak, itiraz hakkında ve teminatın nemalandırılması hakkında karar verilmek üzere dosyanın esas davanın açıldığı İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
12/12/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1619, K. 2024/2052, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama