KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1651
- Karar no
- 2025/21
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/09/2024 ara karar
- Numarası
- 2024/143 E.
- Davanın konusu
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
- İstinaf karar tarihi
- 07/01/2025
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle.
Davalının aleyhine açılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ticaret unvanının terkine ilişkin davanın, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/361 E. 2023/146 K. 05.10.2023 tarihli kararı ile müvekkilleri lehine sonuçlandığını, davalıların halen müvekkillerinin haklarını ihlal eden eylemlerine devam ettiğini, müvekkillerinin her gün artan zararına teminat teşkil etmek üzere 6769 sayılı SMK’nun 159. maddesi/f.
2- c bendi uyarınca 8.000.000.-TL’den az olmamak üzere bir teminata hükmedilmesini, şimdilik 10.000.-TL maddi tazminatın, davalılara karşı “marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin” müvekkilleri tarafından açılan davanın dava tarihi olan 10.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsilini ve yoksun kalınan kazanca ilişkin makul bir miktarı bu miktara eklenmesini;
markalarına tecavüz eden ve iltibas yaratan ürünlerin aynı kalitede olmadığını bu sebeple yaşanan itibar kaybı nedeniyle itibar tazminatı olarak 10.000.-TLnin 10.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, marka haklarına tecavüzlerinden dolayı 10.000.-TL manevi tazminatın, 10.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " Davacı vekilinin tedbir talebinin REDDİNE " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince davalılar aleyhine açılan İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2021/361 E. numarası ile açılan dosyasında, davalıların eylemlerinin müvekkiline karşı marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine karar verildiğini, SMK 159/2-c maddesinin bu davada uygulanamayacağına dair mahkeme değerlendirmesinin yerinde olmadığını, söz konusu maddede davalıdan teminat verilmesinin talep edilebileceğinin düzenlendiğini,
tazminat davasının kaynağını oluşturan fiilin markaya tecavüz eylemi olduğunu, müvekkilinin marka tecavüzüne ilişkin uğradığı maddi ve manevi zararları gidermek için bu tazminat davasını açtığını, SMK m. 159/2-c maddesinin amacının kararın etkinliğinin sağlanması için davalıdan teminat alınması olduğunu, davalıların teminat vermesi,
davacının ortaya çıkan zararların karşılanması açısından zorunlu olduğunu, tedbirin uygulanması davalıların haksız fiillerine sebsebebiyle zarar uğrayan müvekkilinin tazminat alacaklarının güvence altına alınmasını sağlayacağını, müvekkilinin uğradığı zararların her geçen gün büyüdüğü göz önüne alındığında, açılan tazminat davasında müvekkili lehine çıkacak olan kararın etkinliğini sağlamanın tek yolu, SMK m.159(2)-c kapsamında davalı tarafından teminat verilmesi yönünde bir tedbire karar verilmesi gerektiğini,
davalıların marka hakkına tecavüz ettiğinin mahkeme kararıyla tespit edilmiş olması ve tedbir şartlarının mevcut olduğu birlikte değerlendirildiğinde taleplerinin haklı olduğunun ortada olduğunu, SMK’nın m.159(2)-c ve 6100 sayılı HMK 389. maddesi gereği, tazminat davasının etkinliğinin sağlanması için parasal teminat şeklindeki bir ihtiyati tedbir kararı Verilmesi için tüm şartların oluştuğunu,
verilecek tedbir kararının mevcut tazminat davasının etkin bir şekilde yürütülmesi ve müvekkilinin haklarının korunması açısından hayati öneme sahip olduğundan mahkemece verilen 13.09.2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, SMK m.159(2)-c kapsamında ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Davalının aleyhine açılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ticaret unvanının terkine ilişkin davanın , İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/361 E. 2023/146 K. Sayılı 05.10.2023 tarihli kararı ile müvekkilleri lehine sonuçlandığını buna rağmen davalıların ihlal eden eylemlerine devam ettiğini beyanla , her gün artan zararına teminat teşkil etmek üzere 6769 sayılı SMK’nun 159. maddesi/f.
2- c bendi uyarınca 8.000.000.-TL’den az olmamak üzere teminata hükmedilmesini, 10.000.-TL maddi tazminat, 10.000.- TL itibar tazminatı, 10.000.-TL manevi tazminatın, davalıdan tahsilini, talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin tedbir talebi mahkemece "İstanbul 3.FSHM 2021/361 E., 2023/146 K. İlam içeriğinde marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine karar verildiği, ilgili kararın icrasına yönelik icra işlemlerinin yapılmasının önünde herhangi bir engel olmadığı,
huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun marka hakkına tecavüz olmadığı,davanın zarar tazminine yönelik olduğu 6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, açıkça netice-i talebin teminat altına alınmasının talep edilmesi , ihtiyati tedbir talebinin somut dava konusu para alacağına yönelik talep ile uyumsuz olduğu HMK m.389, SMK m.159 hükümlerinin huzurdaki tazminat davasında uygulanmasının mümkün olmadığı " gerekçesi ile reddedilmiş, davacı vekili karara karşı istinaf talep etmiştir.
Somut olayda, davacı vekili karara bağlanan ve devam eden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemi nedeniyle tazminat istemi ile açtığı davada; ters teminat tedbirine hükmedilmesini talep etmiş ise de, dava konusunun para alacağı olduğu, devam eden marka hakkı ihlali ve haksız rekabet fiilinin tespiti istemi bulunmadığından davanın marka hakkına tecavüz davası olmadığı görülmektedir.
SMK 159. maddesi gereği tedbire hükmedilebilmesi için kullanımın sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği ihlal nedeniyle verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
HMK 389 maddesi ile de ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olarak düzenlenmiş olduğundan diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir.
Eldeki davanın ise, markaya tecavüz davası olmadığı , davanın konusuna göre verilecek hükmün ihlal teşkil edem eylemlere ilişkin olmayacağı bir miktar paranın tahsili istemi ile ilgili verilecek hüküm yönünden, ihtiyati tedbir müessesesinin ancak uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma fonksiyonu dikkate alındığında, tedbir yolu ile davalıdan teminat alınması halinde dava sonucunda elde edilecek menfaatin , davayı esastan çözecek ve ihtiyati tedbir kararı ile elde edilmesi sonucunu doğuracağından bu şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yasal olanak bulunmadığı açıktır.
Para borcuna ilişkin uyuşmazlıklar için bir başka geçici hukuki koruma İİK 257. Maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz müessesesi olup, davacının ihtiyati tedbir talebinin yasal dayanağının bulunmadığı, ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbire karar verilemeyeceği mahkemece yasal ve yeterli gerekçeye dayalı tedbir talebinin reddi kararının hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
07/01/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1651, K. 2025/21, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama