İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/25 K.2026/183

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2024/25Karar2026/183Tarih5 Şubat 2026Okuma8 dk · 1.511 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Şubat 2026
Dosya no
2024/25
Karar no
2026/183
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
23/12/2022
Numarası
2021/326 E. - 2022/176 K.
Davanın konusu
Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Ticaret Unvanının Terkini
İstinaf karar tarihi
05/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.511 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın biyometrik tanıma, yazılım çözümleri, güvenlik çözümleri, tanıma çözümleri konusunda tanınmış olduğu, davalının müvekkili firmanın ticaret unvanında yer alan ve tescilli markası ... ile karıştırılma ihtimali bulunan ... ibaresini kullandığı ve marka hakkına tecavüz ettiğini, davalının ... numaralı marka başvurusunda bulunduğu ve davacının itirazı üzerine marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğini, davalı tarafın ... ibaresini kullanması nedeniyle kendisine ihtarname keşide edildiğini, davalı şirketin ...meslek kodu ile ticaret odasına kayıtlı olduğunu,

müvekkilinin ise... kodu ile kayıtlı olduğu, iştigal konularının çok benzer olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanını marka olarak sunduğu www.....com.tr uzantılı alan adıyla kullanımlar yaptığını, bu nedenlerle www.....com.tr uzantılı alan adı ile www.....com/pg/.../posts/ uzantılı sosyal medya hesaplarının tedbiren kapatılmasını ve erişim engellenmesinin de talep edildiğini belirterek, davalının marka hakkına tecavüzünün tespitine ve ... ibaresinin davalının ticaret unvanından terkin edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, usulsüz tebligatlar sonucunda müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, müvekkilinin gelişen ve büyüyen pazarda etkin rol alan ve hızla büyüyen zayıf akım proje firmalarından biri olarak 2001 yılından bu yana tüm Türkiye'de hizmet verdiğini, kamera güvenlik, ... alt yapı, yangın algılama, ... ve ... sistemleri vb. gibi alanlarda profesyonel kadrosu ile en iyi ve yenilikçi çözüm sunarak büyük projelere imza atmış sektörün öncü firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirketin unvanı "... ... ...

Limited Şirketi" iken davacı taraf markalarının ise "..." "... şekil" ve "... ... ..." şeklinde olduğu, müvekkili şirket ile davacı şirketin meslek grupları ve konularının farklı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi 2021/326 esas, 2022/176 karar sayılı, 23/12/2022 tarihli kararı ile; "... asli unsurlu marka ile davalı yanın kullanımında olan ... asli unsurlu kullanımların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği, dolayısı ile kullanımların benzer olduğu, davalı yanın ilgili markasal kullanımlarını gerçekleştirdiği alanlar ile davacı yanın markalarının tescilli oldukları sınıflar ile benzerlik gösterdiği, tüm bu nedenlerle davalı kullanımlarının davacıya ait tescilli marka haklarına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılmıştır.

Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede; davalı yan adına 22/08/2019 tarihinde tescil edilmiş olan ... ... ...

LİMİTED ŞİRKETİ davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile benzer faaliyet alanlarında tescilli olduğu, ... ve ... unsurları arasında yukarıda tecavüze ilişkin ayrıntılı olarak yapılan incelemede de belirtildiği üzere var olan benzerlik ve tüketici nezdinde meydana getirecekleri iltibas riski de göz önünde bulundurulduğunda davalı yanın ticaret ünvanı kullanımının davacı yana ait tescilli markalara tecavüz eder mahiyette olduğundan SMK md. 7/3-e kapsamında davalı yanın ticaret ünvanının terkini koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.

Bu nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ İLE; davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkında tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalıya ait https://....com.tr https://www.....com/...Https://www.....com/...Https://.....com.tr Https://www.....com/... uzantılı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının erişiminin engellenmesine,2-Davalı adına ticaret sicilinde tescilli ... ... ... Limited Şirketi unvanında yer alan "..." ibaresinin ticaret sicilnden terkinine,3-Hüküm özetinin kararın kesinleşmesine mütakip Türkiye de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına" karar vermiştir.

İSTİNAF

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2001 yılından itibaren zayıf akım proje firması olarak sektörde tanınmışlık kazandığını, müvekkili şirket unvanı "... ... ...

LİMİTED ŞİRKETİ" iken davacı markaları "..." "... şekil" ve "... ... ..." şeklinde olduğunu, müvekkilinin "... ..." ibaresinin SMK m. 4 kapsamında güçlü bir ayırt ediciliğe sahip olduğunu ve davacı markalarıyla görsel, işitsel ya da anlamsal bir iltibas tehlikesi oluşturmadığını, müvekkilinin ünvanının SMK'nın 29. ve 7. maddeleri kapsamında davacı şirketin markalarına tecavüz oluşturmadığını, SMK 29. göre tescilli markanın aynısının veya karıştırılma ihtimali olan benzerinin kullanılması gerektiğini,

tarafların İstanbul Ticaret Odası nezdinde ki meslek gruplarının ve somut faaliyet alanlarının (elektrik/bilişim vs. saatçilik/gayrimenkul) birbirine tamamen birbirinden farklı olduğunu, bütünsel bakış açısı uyarınca ortalama tüketicinin karıştırılma ihtimalinin imkansız olduğunu, emsal Yargıtay kararları ışığında unvan ve marka arasındaki farkların açıkça görüldüğünü, dava dilekçesinin tüzel kişilere tebligat usulünü düzenleyen Tebligat Kanunu m. 12. ve 13. hükümlerindeki sıralamaya uyulmaksızın tebliğ edilmesiyle müvekkilinin anayasal savunma hakkının kısıtlandığını ve adil yargılanma ilkesinin zedelendiğini,

mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan, verilen kararın kaldırılarak hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın beyan ve iddialarının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirket tarafından tescil olunan ... markası ile davalı şirket tarafından ticari unvanında kullanıldığı görülen ... ibaresi, yazılış ve okunuş açısından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili şirket adına tescilli ... markası ile davalı şirketin ticari unvanında yer almakta olan ... ibaresi arasında sadece görsel ve işitsel olarak bir benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin kuruluş tescili ile müvekkili şirket adına tescilli markanın 09 olan tescil sınıfı arasında da birebir benzerlik bulunduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti ile ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Davalı vekili tarafından tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmediği istinaf sebebi yapılmış ise de dava dilekçesinin Tebligat Kanunu'nun 12, 13. vd. maddelerine uygun olarak 28/07/2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği, davalı vekilinin 18/11/2021 tarihinde vekaletnamesini ibraz ettiği, bundan sonraki aşamada vekile tebligat yapılarak duruşmalara katılım sağlandığı tespit edilmiş olup böylece savunma hakkının kısıtlandığını gösterir usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,

ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında;

markasal kullanımlar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmekte olup davacıya ait ... numara ile kayıtlı ...+ şekil markasının 14. Sınıfta 21.12.1989 tarihinde tescil edildiği, ... numara ile kayıtlı ...+ şekil markasının 09 ve 45. sınıflarda 21.01.2010 tarihinde tescil edildiği, ... numara ile kayıtlı ... ... markasının 09 ve 42. sınıflarda 16.03.2017 tarihinde tescil edildiği,

... numara ile kayıtlı ...+ şekil markasının 36. sınıfta 22.02.2018 tarihinde tescil edildiği, davalı tarafından ... başvuru numaralı ''...'' ibareli markanın ise 09. sınıfta 05.12.2019 tarihinde başvurusunun yapıldığı ancak davacının itirazı üzerine işlemden kaldırıldığı tespit edilmiştir.

Tarafların markasal kullanımlarımdaki asli ve ayırt edici unsurun (davacı yönünden) "..." ve (davalı yönünden) ''...'' olduğu, özel bir anlamının bulunmadığı, bir harf dışında kelimelerin aynı harflerden müteşekkil olduğu, markaların asli unsurlarının işitsel olarak benzer olduğu gibi tüketicilerin genel algısının markanın başında ve sonunda toplanmakta olması,

markanın orta kısmında yer alan ikincil farklılıkların iltibas riskini ortadan kaldırmaya yeterli olmaması karşısında bütünsel olarak bakıldığında markasal kullanımların görsel, işitsel olarak benzer oldukları, markada öncelik ilkesi geçerli olup davacının önceye dayalı tescilli hak sahibi olduğu, davalının ''...'' şeklindeki markasal kullanımlarını “Güvenlik, Alarm Ve Otomasyon, Kamera Güvenlik, ...

Alt Yapı, Yangın Algılama, ... ve ... sistemleri” alanlarında gerçekleştirdiğinden davacı yanın markalarının tescilli olduğu sınıflar ile benzerlik gösterdiği, böylece davalının, davacının markasının kapsadığı mal/ hizmete yönelik kullanımının ortalama tüketici nezdinde tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı anlaşılmakla, davalının markasal kullanımının, SMK'nın 7. ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ayrıca SMK'nın 7/3-e maddesi gereği işaretin, ticaret unvanı olarak kullanılması marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmiş olup dosya kapsamında tespit edilen kullanımlarda, davalının davacının markası ile iltibas oluşturan "..." ibaresini ön plana çıkarmak sureti ile markasal olarak kullandığı saptanmış olmakla, ticaret unvanından ''...'' ibaresinin SMK'nın 7/3-e maddesi uyarınca terkini gerektiği anlaşılmıştır.

Tüm bu nedenlerle dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/12/2022 tarih ve 2021/326 E., 2022/176 K. sayılı kararına karşı , davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/25, K. 2026/183, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava Dilekçesi
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf
  8. İstinafa Cevap
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/25
Karar No
2026/183
Tarih
5 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/26 K.2026/125
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/26 K.2026/99
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/26 K.2026/113
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/27 K.2026/231
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/28 K.2026/283
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/29 K.2026/263

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.