KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/1057 Esas
- Karar no
- 2025/1268
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/03/2025
- Numarası
- 2023/130 E. - 2025/105 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 08/10/2025
Karar Metni
1.650 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davalının yapımcısı olduğu "..." adlı sinema eserinin özgün müzik bestecisi ve eser sahiplerinden biri olduğunu, davalının müvekkilinin bestelerini sinema eserinde kullanmak üzere kendisinden izin almadığını, sinema eserinin tescili için başvurduğu İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğüne sunduğu dosyada Sinema Filmi Yapımı ve Hak Sahipliğinden Doğan Mali Hakların Devri Sözleşmesi'ni müvekkilinin haberi olmadan onun adına imzaladığını, imzanın müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu, müvekkiline ait bestelerin sinema eserinde davalı tarafından sahte imza atılan sözleşme ile izinsiz kullanıldığını,
müvekkilinin davalının kendi adına sözleşme imzalandığını İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünün 14/08/2015 tarihli yazısı ile öğrendiğini belirterek, FSEK 68/1 uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşme yapılsaydı davacının isteyeceği bedelin üç katına karşılı gelmek üzere şimdilik 10.000.-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın 11/12/2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının, bestelerini sinema eserinde kullanmak üzere kendisinden izin alınmadığı iddiasının doğru olmadığını, filmin müziğinin davacı ve diğer müzisyen ... ile birlikte söz konusu film için özel olarak üretildiğini ve film stüdyosuna teslim edildiğini, davacının filmin müzik bestecilerinden biri olduğunu eser işletme belgesinin yanı sıra basılı tüm görsel malzemelerde ve filmin jeneriğinde de belirtildiğini, davacıya sözleşmede kendisinin belirttiği banka hesabına kendi ücreti ve çeşitli enstrümanların canlı çalındığını belirttiği sanatçıların ücreti olarak şirket hesaplarından 14.000-TL ödeme yapıldığını,
izinsiz ve sözleşmesiz kullanıldığını iddia ettiği eserin basın gösterimine davacının da katıldığını, sözleşmelerin önce firmaları tarafından imzalanıp davacıya imzalatılmak üzere ... tarafından kuryeye teslim edildiğini, davacı tarafından imzalanan diğer nüshasının ... tarafından firmalarına teslim edildini, gönderilen sözleşmeye davacının kendisinin imza atmaması, başkasına imza attırması halinde kötü niyet aranması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dairemiz Kararı
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar üzerine Dairemiz 2020/1473 Esas ve 2023/425 Karar sayılı kararı ile; ilk derece Mahkemesi tarafından uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği sahtelik incelemesi yapılmaksızın mahkemece yazılı gerekçe ile maddi- manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmadığı, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulmasının , usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının HMK.nun 353(1)a-6 maddesi gereğince kaldırılarak,
sözleşmede davacı imzasının sahte olup olmadığının açık ve net bir şekilde tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi için sahtelik incelemesi yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece tüm dosya kapsamı ; yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda değerlendirildiğinde, FSEK'in 52'nci maddesi uyarınca eserden doğan mali hakların devri için mutlaka yazılı devir sözleşmesinin yapılması koşulunun bulunduğu, İstinaf kaldırma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunda sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit olunduğu, böylelikle taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının davacıya ait besteleri sinema eserinde izinsiz kullanıldığı, böylelikle mali hakları ihlal edilen davacının FSEK 68 kapsamında talebinde haklı olduğu,
10.000,00 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, ihlalin niteliği, ağırlığı ve tarafların birbirine göre konumları dikkate alınarak davacının 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin de yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair. "Davanın kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 11.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddi yönünde verilen gerekçeli kararda, dosyaya gelen bilirkişi raporunda ve hatta istinafın kaldırma kararı sonrası dosyaya giren bilirkişi raporunda da değinildiği üzere davacının 2012 yılında vizyona giren filmin basın gösterimine de katıldığının, müziğin söz konusu filmde kullanıldığından haberdar olduğunun açık olduğunu, davalı tarafça davacıya “htr2b müzik telifi” ibareli ödemeler yapıldığının, bu ödemelerin 14.000TL olduğu,
sunulan dava dışı kimselerle e-mail yazışmalarından da eser kullanımına yönelik bir itirazı olmadığının açıkça beyan edildiğini, 10.000 TL'nin rayice uygun olduğunun da bilirkişilerce beyan edildiğini, davacının suiniyetli davrandığını ve kendisine gönderilen sözleşmeyi başkasına imzalattığını, hem müziği yaptığını hem kullanılmasına itiraz etmediğini, vizyona giren filmin basın gösterimine katıldığını, hem para ödensin diye hesap numarasını paylaştığını, karşılığında rayice uygun parayı aldığını, dava dışı kişilerle e-mail yazışmalarında eser kullanımına yönelik bir itirazda bulunmadığını hem de yıllar sonra huzurdaki bu davayı açtığını,
bu haliyle davacının davalı ile arasındaki sözleşmenin şekle aykırı olduğunu aradan yıllar geçtikten sonra ileri sürmesinin MK m.2'ye ayıkrı olduğunun ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun ortada olduğunu, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası aydınlatılması gereken bir olay olsa da sonuç olarak istinaf kararında belirtildiği gibi en sonunda tüm bilgi-belge ve delillerle birlikte hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gerektiğini,
mahkemece sadece sözleşmede imza yok denilerek bestelerin sinema eserinde izinsiz kullanıldığı yönündeki değerlendirmesinin tüm dosya içerisindeki delillere ve bilirkişi raporlarına açıkça aykırı olduğunu, davacının bestelerin kullanımına izin verdiği, defalarca bu izin vermesinin ispatlandığı, ödeme için hesap numarası verdiği, ödemelerin davacıya yapıldığı, basın gösterimine katıldığı, uzun yıllar boyunca sessiz kaldığı,
mailleşmelerde itiraz etmediği ve birçok konuda davacı tarafından bestelerin kullanımına izin verildiği ve karşılığında 14.000 TL alındığının ispatlı bir şekilde dosyada olduğunu, 10 yıllık zamaaşımı da dolduğunu, mahkemece davacıya ödenen bedellerden hiçbir şekilde bahsedilmediğini, 11.12.2012 tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, davacıya ödeme yapılmış olup gelen bilirkişi raporlarında da yapılan ödemenin rayiç bedelin üstünde kaldığının açıkça ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, 5846 sayılı FSEK hükümleri uyarınca açılmış eser hak sahipliğine dayalı eserin izinsiz kullanım nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 2020/1473 Esas ve 2023/425 Karar sayılı kararı ile,
sözleşmede davacı imzasının sahte olup olmadığının açık ve net bir şekilde tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi için sahtelik incelemesi yapılmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yargılamaya devam olunmuştur. 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; istem doğrultusunda inceleme konusu belgenin yapılan grafolojik incelemesinde; inceleme konusu ... ile ... Center Sinemacılık Tic.
A.ş. arasında yapılan 11.12.2012 tarihli “sinema filmi yapımı ve hak sahipliğinden doğan mali hakların devri sözleşmesi özgün müzik bestecisi” başlıklı belgede ...’e atfen atılmış olan imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’in eli ürünü olmadığı , dosyaya sunulan sözleşmedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının teknik incelemede tespit olunduğu, bu kapsamda taraflar arasında fsek mad.52’ye uygun olarak davacının eserden doğan mali haklarının devrine yönelik yazılı bir sözleşme söz konusu olmadığı,
öte yandan davaya konu film için özel olarak davacı tarafından özgün müzik bestelenmesi söz konusu olup, basın gösterimine katıldığı böylece 2012 yılında bu müziğin söz konusu filmde kullanıldığından haberdar olduğunun açık olduğu, davalı tarafça davacıya “htr2b müzik telifi” ibareli ödemeler yapıldığı, sunulan dava dışı kimselerle e-mail yazışmalarından da eser kullanımına yönelik bir itirazı olmadığı ancak ücret konusunda bir anlaşmazlık bulunduğu, MK m.2'ye aykırılık ve zamanaşımı yönünden takdirin sayın mahkemede olduğu, davacıya ödenen 10.000 tl bedelin rayice uygun olduğu kanaatinin korunduğu belirtilmiştir.
FSEK'in 52'nci maddesi uyarınca eserden doğan mali hakların devri için yazılı sözleşme yapılması gerektiği, davacı ... ile davalı ... Center Sinemacılık Tic.
A.Ş. arasında düzenlendiği ileri sürülen 11.12.2012 tarihli “sinema filmi yapımı ve hak sahipliğinden doğan mali hakların devri sözleşmesi özgün müzik bestecisi” başlıklı belgede davacı ...’e atfen atılmış olan imzaların ...’in eli ürünü olmadığı , dolayısıyla taraflar arasında mali hak devrini sağlayan FSEK'in 52'nci maddesine uygun düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı hususunun sübut bulduğu anlaşılıyor ise de, , davalının davacıya ait eserleri kullanımının geçerli bir hukuki veya akdi nedene dayalı olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacının " ..." adlı film için özel olarak müzik bestelemiş olduğu, filmin tanıtımına katıldığı dikkate alındığında eserin film için bestelendiği ve filmde kullanılmasına davacının muvafakatinin bulunduğu, ayrıca davalı tarafça 2013 yılı Şubat-Mart-Nisan Mayıs aylarında davacıya “htr2b müzik telifi” ibareli banka hesabına toplam 14.000,00 TL ödemeler yapıldığı, bu ödemelerin davacı tarafından kabul edildiği, 2017 dava tarihine kadar bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı, bilahare ödenen ücret konusunda anlaşmazlık yaşandığı dikkate alındığında dava konusu eserin davacının izin ve muvafakati ile kullanıldığı,
izinsiz kullanımla oluşacak ihlalin varlığından söz edilemeyeceği , kanaatine varılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın reddi yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğı sonucuna varılmıştır.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1057, K. 2025/1268, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama