KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Dosya no
- 2025/157
- Karar no
- 2025/447
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/07/2024 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2024/155 E. -
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 13/03/2025
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı vekili, davalı tarafın müvekkili markasının tanınmışlığından haksız şekilde yararlandığını, tüketiciyi yanılttığını ve tüketiciye gönderdiği ürünler ile müvekkili markasının tüketici nezdinde bağdaşmasını sağlayarak müvekkili markasının itibarını zedelediğini, bu taklit ürünü https://www.instagram.com/... adresli internet sitesi üzerinden tüketiciyi yanıltma amacıyla tanıtarak ve satarak haksız kazanç sağladığını, davalının tecavüzünün ve tüketiciyi yanıltıcı haksız rekabetin dava sonuçlanıncaya kadar önlenmesi adına SMK 159/2-a hükmü kapsamında;
davalının https://www.instagram.com/.../ adresli internet sitesinin erişime engellenmesini, aksi takdirde davalının bu internet sitesinde bulunan 'anadolu ekol' ibarelerinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacı vekilinin yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle. Müvekkili ... San. Ve Dış Tic. Ltd.
Şti. adına "..." ibareli markanın, 10.01.2014 tarihinde başvurusu yapılarak ... tescil numarası ile 29, 30, 35 ve 43 numaralı sınıflarda tescil edildiğini, davalının, https://www.instagram.com/.../ adresli internet sitesi aracılığıyla müvekkilinin tescilli markasını haksız şekilde kullanarak tüketiciyi yanılttığı ve kalitesiz ürünlerle müvekkilinin marka itibarıyla haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin markayı uzun yıllardır ticaret alanında aktif olarak kullanıldığını, davalının bu markaya tecavüz niteliğindeki eylemlerinin, müvekkili şirket açısından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğurduğunu,
tarafların aynı ticaret alanında faaliyet gösterdiğini, bu durumun müvekkilinin markasının tanınırlığından haksız yararlanılmasına ve tüketicinin yanıltılmasına yol açtığını, davalı tarafından gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz fiillerine ilişkin delillerin sunulduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının yerinde olmadığını, adil yargılanma hakkı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ve ara kararın kaldırılması, ayrıca davalıya ait internet sitesinin erişime engellenmesi veya en azından "..." ibarelerinin kaldırılmasına,
davalının marka hakkına tecavüzünün önlenmesi ve durdurulması hususunda gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin29.03.2013 tarihinde ... Pazarlama Tic. Ltd.
Şti. ticaret unvanı ile tescil edilerek kurulduğunu, ticaret unvanını uzun yıllardır kullandığını, 11 yılı aşkın süreden sonra açılan davanın, dürüstlük kuralına ve çelişkili davranma yasağına aykırı olduğunu, davacıların "..." ibareli herhangi bir ürünü ya da malı bulunmadığını, dolayısıyla halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davacıların, müvekkili şirketin ticaret unvanını bilerek ve yıllardır herhangi bir itirazda bulunmadan kullanmasına göz yumduğunu, uzun bir süre sonra dava açmalarının hakkın kötüye kullanımı olduğunu,
ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması önlenmesi, tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile "Öncelikle karşı tarafa tebligat çıkarılmaksızın tensip zaptı ile davalının şirket adresinde delil tespiti yapılması ve tedbir talebimiz hakkında karar verilmesi," şeklinde talepte bulunmuş , tedbiren davalıya ait instegram hesabına erişimin engellenmesini bu mümkün olmaz ise hesap içeriğinde kullanılan anadolu ekol ibaresinin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 19/07/2024 tarihli ara karar ile "uyuşmazlığı peşinen çözecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği, talep konusu tedbirin yargılamayı gerektirdiği, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı" gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 159. maddesine göre, " Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." Bilindiği üzere SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere,
yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık olarak ispatına yarayacak ,delil tespiti talebi hakkında bir karar verilmeden yaklaşık ispatın bulunmadığı gerekçesi ile karar verilmesi ve "uyuşmazlığı peşinen çözecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği" gerekçesi yerinde değildir.
Dava dilekçesinde delil olarak gösterilen davalıya ait şirket aracı görüntüsü ve instagram hesabı ekran görüntüsü yaklaşık ispat bakımından yeterli değil ise de, talep olduğu gözetilerek delillerin tespiti ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra tedbir talebi hakkında karar verilmesi gerektiği bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/157, K. 2025/447, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama