İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/298 K.2025/498

TARİHİ.29/01/2025 ara karar NUMARASI:2023/109 E.

Esas2025/298Karar2025/498Tarih27 Mart 2025Okuma12 dk · 2.330 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Mart 2025
Dosya no
2025/298
Karar no
2025/498
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.330 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

TARİHİ.29/01/2025 ara karar NUMARASI:2023/109 E.

DAVANIN KONUSU

Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025

KARAR YAZIM TARİHİ: 27/03/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...

AŞ'nin yurt çapında seyahat acenteleri aracılığı ile dünyanın pek çok noktasına tur hizmetleri sunan turizm sektöründe ileri gelen, tanınmış ve yer etmiş bir şirket olduğunu; müvekkili şirketin kurulduğu tarihten bugüne kadar faaliyetlerini kesintisiz devam ettirdiğini ve "..." ibaresi ve logosunun TPMK nezdinde marka olarak müvekkili şirket adına tescilli olduğunu; ... markasının turizm sektöründe bilinen, tüketiciler tarafından refleks olarak algılanan markalar arasına girdiğini; davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ait ... marka ve logosunun aynı sınıftaki faaliyetler kapsamında kullanıldığını ve haksız menfaat elde edildiğini;

davalı şirketin "...Şirketi" isimli ticaret unvanını 12.05.2022 tarih ve ... sayılı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... ilan sıra numarası ile "...

Şirketi" olarak değiştirdiğini; bu durumun müvekkilinin marka hukukundan kaynaklanan haklarını açıkça ihlal ettiğini; yazılış, söyleyiş, konsept, faaliyet alanı, logo kullanımının müvekkili şirkete ait marka ve ibareler ile ayırt edilemeyecek düzeyde aynı olan hukuka aykırı kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil etiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu; müvekkili şirkete şubat 2023 tarihi itibariyle art arda uluslararası trafik cezasının tebliğ edildiğini;

söz konusu ceza belgeleri taraflarınca incelendiğinde ise ... firmasına ait yolcu otobüslerine ceza kesildiğinin ve söz konusu otobüslerin ... ismi ile kullanımına dayalı ceza belgelerinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğinin anlaşıldığını; müvekkili şirketin böyle bir kullanımı bulunmadığı için taraflarınca isim haklarının bilgi ve onayları olmaksızın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığına ilişkin araştırma yapıldığını; yapılan araştırma neticesinde ise davalı şirketin 12.05.2022 tarihinde ticaret ünvanını ... olarak tescil ettirdiğini ve müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet göstererek ... adını kullandığının tespit edildiğini;

yine davalı tarafça müvekkili şirketin logo ve marka ismi kullanılarak ...net isimli internet sitesinde personel alım ilanı verildiğinin tespit edildiğini; davalı tarafın, müvekkili şirketin tescilli markası ile açıkça iltibas yaratacak şekilde benzer olan ..., ... ve ... Şirketi ibareli marka ve ticaret unvanını kullanmakta olduğunun tespit edildiğini; davalı tarafın haksız kazanç elde etmeye yönelik faaliyetlerinin öğrenilmesi akabinde Antalya ...

Noterliği'nin 14.02.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, marka hakkına tecavüz teşkil eden tüm fiillerin durdurulmasını, haksız eylemlere son verilmesini, ticaret unvanının iltibas yaratan "..." kısmının ticaret unvanından terkini ile iltibas yaratan her türlü isim, logo, reklam, tabela, kartvizit vb. tüm basılı belge, evrakların kullanımına son verilmesi ihtar edildiğini; ancak davalı tarafça hukuka aykırı eylemlere son Verilmediğini ve kullanımlara devam edildiğini;

davalı tarafça ... ibaresinin ticaret unvanında kullanılmasının müvekkili şirketin ticaret unvanına açıkça tecavüz teşkil ettiğini, SMK'nın 7/3(e) maddesinin işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının açıkça marka tecavüzü teşkil edeceğini bildirdiğini; basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalı şirketin müvekkili şirketin ticari sicildeki ana unsurlu ve marka olarak tescilli ... markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını; davalı tarafın müvekkili şirkete ait "..." markasına iltibas yaratmak amacıyla "..." ibaresini kendi ticaret unvanında esas unsur olarak kullanarak;

müvekkili şirketin piyasada tüketici nezdinde ve hatta seyahat acenteleri nezdinde yaratılan güven ve bilinirliğinden haksız şekilde istifade ettiğini, müvekkili adına tescil yolu ile koruma sağlanan "..." ibareli marka ve ticaret unvanı ile davalının "..." unvan kullanımının görsel, işitsel ve anlamsal olarak açıkça benzerlik taşıdığını, davalı ile müvekkili şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, bu itibarla davalı taraf kullanımlarının tecavüz teşkil ettiğini belirterek davalının "...

Şirketi" şeklindeki ticaret unvanının, müvekkilinin ticaret unvanına karşı iltibas ve müvekkilinin tescilli "..." markaları aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, dava süresince müvekkilinin zararlarını önlemek amacıyla, davalının dava konusu ... şeklindeki marka ve unvan kullanımlarının her türlü yayınlar, hizmetler ve mallar, ürünler; afiş, ilan, broşür, reklam ve sair her türlü tanıtım malzemesi;

basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye ve Yurt dışında kullanılmasının Teminatsız olarak ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafa ait "... Şirketi" biçimindeki ticaret unvanının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1993 yılında kurulmuş, turizm sektörünün öncü şirketlerinden olduğunu, uzun yıllar "...com" isimli web sitesi zerinden turizm sektöründe uluslararası olarak faaliyet gösteren bir şirke olduğunu; müvekkili şirket ilk kurulduğunda ... olarak faaliyet gösterdiğini, daha sonra ...Şirketi unvanı altında faaliyetlerine devam ettiğini;

müvekkili şirketin son yıllarda küresel ekonomideki ve özellikle turizm sektöründeki daralma, döviz kurlarındaki dalgalanmalar gibi ekonomik nedenlerle 2019 yılı itibariyle maddi sıkıntılar yaşamaya başladığını ve bilahare COVİD-19 pandemisinin başlaması ile de bu sıkıntıların en üst düzeye ulaştığını; bunun üzerine aynı sektörde faaliyet gösteren ve müvekkili şirketin bayisi olan ...

A.Ş.'nin yetkilisi ve ortağı olan ...'ın müvekkili şirket yetkilisine ortaklık kurmayı buna karşılık şirketin ve ortakların borçlarını tasfiye etmeyi teklif ve taahhüt ettiğini; taraflar arasındaki anlaşmaya göre yaklaşık 15 milyon TL civarındaki borcun ... tarafından ödeneceğini, buna karşılık müvekkili şirket yetkilisinin de tüm ulusal ve uluslararası portföy ve bağlantıları ile mevcut çalışanlarını getirerek işletmenin yönetimini sağlayacağını ve bu sayede yaklaşık 30 milyon TL'lik bir iş hacmi yaratılacağını ve müvekkili şirketin tüm ... ve markaları ile en az 10 yıl faaliyet gösterileceğinin kararlaştırıldığını;

bunun üzerine ...'ın taraflar arasında sözleşme olduğunu da belirterek yeni kurulan davacı şirkette müvekkili şirket yetkilisi ...'in resmi ortak olarak görünmesinin doğru olmayacağını, ayrıca markaların, sözleşmelerin, çalışanların devri ve benzeri işlemlerin daha hızlı ve kontrollü şekilde yürütülmesi için faydalı olacağını söyleyerek kurulan şirkette tek ortak ve yetkili olarak göründüğünü, hatta şirketin müvekkili şirkete/yetkilisine ait olduğu algısının piyasada oluşması için de şirket unvanının "...A.Ş." olarak belirlendiğini; bu çerçevede müvekkili şirket tarafından kullanılan ... markasının yeni kurulan şirkete devredildiğini;

müvekkili şirket çalışanlarının yeni şirkette çalışmaya başladıklarını, davacı şirket yetkilisi ...'ın şirket borçlarına karşılık yüklü miktarda ödeme yapacağından bahisle teminat talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'in de gerek kendisi gerek eşi ... adına kayıtlı muhtelif taşınmazları teminat amaçlı olarak ...'a devir ve temlik ettiğini veya üzerlerinde ipotek tesis ettiğini;

daha sonra müvekkili şirket yetkilisinin ...'ın teminat amaçlı olarak aldığı taşınmazlar ve ortak şirketi ele geçirmek amacı ile pek çok usulsüz ve niteliği itibariyle suç teşkil eden fiil gerçekleştirdiğini tespit ettiğini, bunun üzerine taraflar arasında uyuşmazlıklar ortaya çıktığını; davacı şirket yetkilisi ... ve diğer suç ortakları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma işlemlerinin 2023/118428 sayılı dosya üzerinden yürütül. ü; yine İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/234 Esas sayılı dosyası ile alacak talepli olarak dava ikame edildiğini;

davacının ortaklık hukuku çerçevesinde ve bilahare devredilmek üzere kullanım hakkı kendisine bırakılmış olan marka üzerinden hareket ederek haksız kazanç sağlama gayreti içerisinde hareket ettiğini; ihtiyati tedbir talebinin de kabulünün mümkün olmadığını; zira, davacı şirketin esasen müvekkili şirketin borçlarından dolayı ortaklık hukuku çerçevesinde kurulmuş olup, marka haklarının da bu çerçevede iade olunmak üzere devredildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/01/2025 tarih ve 2023/109 Esas sayılı ara kararı ile; Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin tetkikinde, davalının markasal kullanımlarının olup olmadığı ile gerçek hak sahipliğine yönelik savunmaların hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesinin gerektiği anlaşılmış olup bu aşamada haklılık yönünden yaklaşık ispat şartının halihazırdaki aşamada oluşmaması nedeni ile ölçülülük ilkesi kapsamında hak ve menfaat dengelerini göz etmek sureti ile işbu aşamada ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla;" ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin tedbir red kararının hatalı olup; kararın alınmasına dayanak teşkil eden bilirkişi raporundaki eksik ve hatalı değerlendirmenin mahkemeyi yanılttığını, müvekkili Şirketin,“...” İşaretinin Gerçek Hak Sahibi olduğunu, ... sayılı markanın tescilli olduğunu, müvekkili ...

A.Ş., kurulduğu günden itibaren yurt çapında seyahat acenteleri aracılığı ile dünyanın birçok noktasına tur hizmetleri sunan, turizm sektöründe bilinen bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 31.10.2013 tarihinden itibaren koruma altında olan ... sayılı "ves markasının da sahibi olduğunu, müvekkilinin markayı, 2019 yılının sonunda Davalıdan devraldığını, müvekkilinin markayı devralmasının, üstün ve öncelikli hak sahipliğinin markanın korunmaya başladığı ana kadar uzanacağı gerçeğini değiştirmeyeceğini, devir sözleşmesinde “Devreden Türk Patent Enstitüsü Başkanlığında ... tescil numaralı “..." ibareli markanın sahibidir.

Devreden iş bu marka üzerinde doğmuş ve ileride doğacak bilcümle hak ve yetkilerini yukarıda açık Adresi ve unvanı yazılı devralana kayıtsız ve şartsız olarak devir ve ferağ eder.” şeklinde yazıldığını, davalı tarafın devir sözleşmesinde yer alan yukarıdaki ifadeler doğrultusunda “...” İfadesini Ticaret Unvanından da sildirerek tamamen ilgisiz yeni bir ticaret unvanı seçerek ticaret hayatına devam ettiğini,

yıllar sonra ticaret unvanını değiştirerek bu işareti kullanmaya çalışmasının kötüniyetli bir eylem olup hakkın kötüye kullanımı teşkil edeceğini.-Davalı şirketin 2019 yılının Kasım ayında ... sayılı “...” markasını Müvekkile devrettiği gibi “...” ifadesini içeren ticaret unvanını da terk ederek, bu işaretten vazgeçtiğini ortaya koyduğunu, 25 Ocak 2020 tarihli Genel Kurul kararı ile vazgeçtiği bu ticaret unvanını da 7 Şubat 2020 tarih ve 10011 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, “...

Limited Şirketi” şeklindeki ticaret unvanını “...

Şirketi” olarak değiştirdiğini, aradan yıllar geçtikten ve Müvekkil Şirket marka değerini arttırarak, işarete bilinirlik kazandırdıktan sonra yeniden ticaret unvanı değiştirilerek müvekkilinin yarattığı bilinirlikten faydalanılmaya çalışılmasının kötüniyetli bir eylem olmasının yanı sıra hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,-Davalının ticaret unvanı ve kullanımlarının, müvekkilinin tescilli ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, TTK m. 50 vd. kapsamında davalının ticaret unvanının terkini gerektiği, Davalının kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğini,

bilirkişilerin hatalı rapor hazırladıklarını.-Müvekkili şirketin 2019 yılının sonunda “...” esas unsurlu ticaret unvanı ile faaliyete başladığını, davalı tarafın ise bu işareti ticaret unvanından tamamen çıkartarak terk ettiğini, davalının aradan birkaç yıl geçtikten sonra terk ettiği ve üzerinde hiçbir hakkının kalmadığı bu ticaret unvanını yeniden edinmeye çalışmasının TTK m. 52 çerçevesinde, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, somut olayda, davalının ticaret unvanının, müvekkilin ait marka ve ticaret unvanı ile benzerlik arz ettiği ve karıştırılma tehlikesi yarattığının ortada olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan,

davalı taraf kullanımlarından kaynaklanan uluslararası trafik cezalarının davalı taraf yerine müvekkili şirkete tebliğ edilmesinin de karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, hatta karıştırılma tehlikesinin ötesine geçilerek vakıalara dönüştüğünü ortaya koyduğunu, müvekkilinin ciddi bir itibar kaybı yaşadığını, davalının markasal kullanımlarının bulunduğu ve ticaret unvanının müvekkili şirket ile iltibas teşkil etmeye neden olacak şekilde kullandığının ekran görüntüleri ile sabit olduğunu, ... isimli sitedeki ilanlarda, davalı şirket isminin yanında müvekkilin ait markaya yer verildiğini,

hatta şirket hakkında bilgi verilirken davalının ticaret unvanında bulunan “...”değil, Müvekkilinin ticaret unvanında bulunan “...” ifadesi kullanıldığını, bir diğer internet sitesinde de davalı tarafın adının, müvekkili şirketin adıymış gibi “...” olarak kaleme alındığını, karşı tarafın, müvekkilin markasını adwords ve/veya keywords olarak da kullandığından yahut aramaları müvekkil işaretine yönlendirdiğinden de şüphelenildiğini, Google arama motoru üzerinden yapılan aramalarda, arama kelimesi olarak davalının ticaret unvanının ilk üç kelimesi yani “...” ifadesi girildiğinde,

arama motorunun doğrudan müvekkili şirkete ait markaları gösterdiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF CEVAP

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde;davaya cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarını tekrarlayarak, davacı vekilinin dava ve cevaba cevap dilekçesinde taraflar arasındaki anlaşma hiçbir şekilde zikredilmeksizin; sanki müvekkili şirket hiçbir hukuki ve maddi sebebi yokken tescilli markasını davacı yana devretmiş, ticaret unvanını değiştirmiş gibi açıklamalarda bulunmuşsa da;

taraflar arasındaki anlaşmaya göre yaklaşık 15 milyon TL civarındaki borcun davacı şirket yetkilisi ... tarafından ödeneceği, buna karşılık müvekkili şirket yetkilisinin de tüm ulusal ve uluslararası portföy ve bağlantıları ile mevcut çalışanlarını getirerek işletmenin yönetimini sağlayacağı ve bu sayede yaklaşık 30 milyon TL'lik bir iş hacmi yaratılacağı ve müvekkil şirketin tüm ... ve markaları ile en az 10 yıl faaliyet gösterileceği kararlaştırıldığını,...'ın taraflar arasında sözleşme olduğunu da belirterek yeni kurulan davacı şirkette müvekkil şirket yetkilisi ...'in resmi ortak olarak görünmesinin doğru olmayacağını, ayrıca markaların,

sözleşmelerin, çalışanların devri ve benzeri işlemlerin daha hızlı ve kontrollü şekilde yürütülmesi için faydalı olacağını söyleyerek kurulan şirkette tek ortak ve yetkili olarak görünmemesini sağladığını, hatta şirketin müvekkili şirkete/yetkilisine ait olduğu algısının piyasada oluşması için de şirket unvanının "...

A.Ş." olarak belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından kullanılan ... markası yeni kurulan şirkete devredildiğini, ...'ın teminat amaçlı aldığı taşınmazlar ve ortak şirketi ele geçirmek amacı ile pek çok usulsüz ve niteliği itibariyle suç teşkil eden fiil gerçekleştirmesi üzerine uhtulaf meydana geldiğini, davacı şirket yetkilisi ... ve diğer suç ortakları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2024/120273 sayılı dosya üzerinde suç duyurusunda bulunduklarını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/234 Esas sayılı dosyasında da taraflar arasındaki cari ilişkinin dava konusu olduğunu,

alınan bilirkişi raporu ile davada HMK m.389 ve SMK m.159 kapsamında tedbir talep edilebilmesinin yasal şartlarının oluşmadığının tespit edildiğini beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Ticaret unvanı ve markaya tecavüz iddiasıyla tedbir talepli olarak açılan davada, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Marka vekili ... ve sektör bilirkişisi Mütteki ... tarafından düzenlenen 19/08/2024 tarihli raporda. Davalının ...

Şti. şeklindeki unvanının çekirdek unsuru olan “...” kısmını ne şekilde kullandığına dair dosyada bir belge bulunmadığı, salt unvanın varlığı markaya tecavüz teşkil etmemekte olup, marka hakkına tecavüzün söz konusu olması için davalının unvanını markasal kullandığının gösterilmesinin gerektiği, bu bakımdan davalının unvanını markasal kullanıp kullanmadığı tespit edilememekle birlikte, tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin oluşup oluşmadığının da tespit edilemediği bildirilmiştir.

Davacı vekilinin ihlal teşkil eden kullanımları gösterir belgelerin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, dava dilekçesi ekinde ve dosya kapsamında bulunmadığı, sadece davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname ile ticaret sicil kaydının sunulduğu, bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olduğu, kaldı ki bilirkişi raporuna davacı tarafın itiraz etmesi nedeniyle mahkemece ek rapor alınmasına karar verildiği, raporun henüz dosyaya sunulmadığı,

mahkemece yargılamada taraf delillerinin toplanması ile her aşamada tedbir talebinin değerlendirilmesi imkanı da bulunduğu anlaşılmakla, bu aşamada yaklaşık ispat bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/01/2025 tarih ve 2023/109 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

27/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/298, K. 2025/498, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. İstinaf Karar Tarihi:27/03/2025
  5. Karar Yazım Tarihi: 27/03/2025
  6. Gereği Düşünüldü
  7. Dava
  8. Cevap
  9. Mahkeme Kararı
  10. İstinaf
  11. İstinaf Cevap
  12. Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/298
Karar No
2025/498
Tarih
27 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/298 K.2025/287
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/298 K.2025/455
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/299 K.2025/404
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/299 K.2025/472
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/299 K.2025/502
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/300 K.2025/315

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.