İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/454 K.2024/690

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

Esas2021/454Karar2024/690Tarih15 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.290 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Dosya no
2021/454
Karar no
2024/690
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2017/786 Esas
Karar no
2020/430
Karar tarihi
06/10/2020
Dava
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.290 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkil şirket, gümrükleme hizmeti ve danışmanlığını yapan bir şirket olup, bu dahilde olmak üzere davalı şirkete de kırk yıldan uzun süre bu hizmeti verdiğini, taraflar arasında her sene aynı kayıt ve şartlarla sözleşme yenilendiğinden son olarak 31.12.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin iş hacminin % 95'ini davalı şirket oluşturduğundan hizmet sadece bu şirkete verilmiş şeklinde de düşünülebileceğini, müvekkili şirket tüm yatırımlarını ve personel alımlarını dahi davalı şirketin talep ve direktifleri çerçevesinde şekillendirdiğini,

01.01.2014 başlangıç tarihli sözleşme çerçevesinde çalışılmaktayken davalı şirket yetkilileri tarafından 28.02.2014 tarihinde durduk yere müvekkili şirket yetkililerine bir e-mail gönderilerek 03.03.2014 tarihi itibariyle calışılmayacağı, başkaca bir firma ile çalışılacağı ve devir işlemlerinin yapılması için tedbir alınması bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşme yıllık olmasına,

uzun yıllardır birlikte çalışılmasına ve en önemlisi de müvekkili şirket tüm yatırım ve stratejisini bu şirkete göre şekillendirmiş olmasına rağmen böyle bir bildirimin yapılmış olması müvekkili şirket açısından son derece ağır olduğunu, müvekkili şirket, gerekli tüm yatırımlarını davalının talep, direktif ve çalışmaları doğrultusunda yaptığını, davalının, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık iki ay sonra sözleşmeyi feshetmiş olması müvekkili şirketin tüm yatırımlarını, beklentilerini ve emeklerini boşa çıkardığı gibi ilaveten gider yapmasına da sebebiyet verdiğini,

müvekkili şirketin iradesi dışında sözleşmenin erkenden sona erdirilmiş olması, müvekkilin zarara uğramasına sebebiyet verdiği gibi büyük bir oranda kar yoksunluğuyla karşı karşıya kalmasına neden olduğunu, davalı şirketin, münakit sözleşmeyi süresinde evvel feshetmemesi halinde davacı müvekkillerinin her ay ortalama 250.000,00 TL civarı net kar elde edeceğini, sözleşmenin erken feshinden dolayı bu kardan mahrum kalındığını, sözleşmeyi bu şekilde haksız nedenle işlevsiz hale getiren davalının, müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı zararlarla birlikte beklediği ve yoksun kaldığı karı tazmin etmekten sorumlu tutulması gerektiğini,

müvekkili şirketin sadece son bir yıllık ticari defter ve kayıtlarına dahi bakıldığında her ay davalı şirkete kestiği fatura miktarı ile yine bu işin şirkete aylık maliyeti ve dolayısıyla kar mahrumiyeti kolaylıkla tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, sözleşmenin hitamına henüz on aylık süre kalmışken müvekkillerinin kazanacağı ve fakat davalının haksız eylemi neticesinde kazanmaktan yoksun kaldığı kar ve zararın miktarı da ortaya çıkacağını,

davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı kar kaybının tazmini için şimdilik 10.000,00 TL'nin fesih tarihi itibariyle işleyen en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili tarafından yapılan bir fesih söz konusu olmayıp anılan e-mailde fesih iradesine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediğini, söz konusu e-mailde “AHL ihracat sevkiyatlarımız dışındaki" ihracat işlemlerinin başka firmaya verileceği belirtilmiş olup, bu suretle AHL ihracat sevkiyatlarmın davacı eliyle gerçekleştirilmeye devam edileceği açıkça ifade edildiğini, davacı tarafından ‘fesih bildirimi" olarak nitelendirilen 28.02.2014 tarihli e-mail, esasen sözleşme kapsamında davacıya verilen işlerin sınırlandırılması amacını taşımakta olup,

böyle bir sınırlandırma taraflar arasındaki sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesi uyarınca davacı, davalı müvekkilinin “kendisine tevdi ettiği işleri” yapmak zorunda olduğunu, sözleşmede davalı şirketin gümrükleme işlerini sadece davacı ile yürüteceğine ilişkin herhangi bir kısıtlama ya da münhasırlık düzenlemesi de bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki, anılan e-mail ile davacı’ya verilen işler bakımından sınırlandırılmışsa da, daha sonraki bir tarihte feshedilerek sona erdirilinceye kadar devam ettiğini,

taraflar arasındaki sözleşme müvekkili tarafından 19.09.2014 tarihli ihbarname ile haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin bir kısım problemler sebebiyle işlerinin bir bölümünü başka bir firma ile yürütme kararı alarak ve bu kararını davacıya önceden bildirdiğini, müvekkilinin, müşterileri ve idare karşısında zor durumda kaldığını, davacının gümrük işlemlerindeki tecrübeli kadrosu, kendi bünyesinden ayrılarak başka gümrük müşavirliklerine gittiğini, bu durum müvekkilinin aldığı hizmet kalitesinin iyiden iyiye düşmesine neden olduğunu, davacı giderek karmaşıklaşan gümrük mevzuatını uygulayacak daha nitelikli çalışanlar istihdam edemediğini,

müşterilerine verdiği hizmeti sürdürebilecek yatırımları yapamadığını ve giderek artan hatalar ve işlerin sürüncemede bırakılması dolayısıyla yaşanan sorunlar çoğaldığını, süregelen bu sorunlar nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişki müvekkili tarafından katlanılmaz bir boyuta geldiğini ve sözleşmenin feshi zorunluluğu doğduğunu,

davacının kusurlu eylemleri neticesinde müvekkili eski çalışanı ... ile davacı çalışanı ... aleyhine Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet nedeniyle açılan ve Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/585 E. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan kamu davasında davacı çalışanı ... tarafından da ikrar edildiğini, davacının kâr kaybı talep edemeyeceğine ilişkin açıklamaları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasındaki sözleşme Müvekkili tarafından 28.02.2014 tarihli e-mail ile değil Kadıköy ....

Noterliği’nin 19.09.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile feshedildiğini, bu nedenle davacının “sözleşmenin ikinci ayında feshedildiğine” ilişkin iddiaları gerçeği yansıtmadığını ve sözleşmenin erken feshi nedeniyle “sözleşmenin kalan on aylık süresine ilişkin” taleplerinin kabul edilebilirliği bulunmadığını, kâr kaybı talebinin sözleşmenin kalan süresi üzerinden değil.

Yargıtay içtihatları doğrultusunda makul süre üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı dava dilekçesinde kâr kaybının “fesih tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile” tahsilini talep etmiş olup, davacının bu talebine itiraz ettiklerini, davacı, işbu davanın ikamesinden önce müvekkili kâr kaybı talebine ilişkin olarak temerrüde düşürmemiş, bu konuda müvekkilinden herhangi bir talepte bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü kâr kaybını “fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile” talep etmesi hukuka aykırı olduğunu,

davacı tarafından evvelce müvekkilinin temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığından ve taraflar arasındaki iş ticari bir iş sayıldığından, davacı ancak dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi talep edebileceğini beyanla davanın reddine, vekâlet ücreti ve yargılama masraflarının davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ...Taraflarca imza edilen sözleşmenin sözleşme yapma özgürlüğü ilkesi çerçevesinde düzenlendiği, tarafların tacir, yapılan işin de ticari bir iş niteliğinde olduğu, tacirlerin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu gözetilerek uyuşmazlığın sözleşmeye bağlılık, ahde vefa ilkesi ve tarafları bağlayan sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, buna göre davacı,

taraflar arasında imza edilen sözleşmenin davalı tarafından 28/02/2014 tarihinde e-mail ile sona erdirildiği ileri sürülmüş ise de sözleşmenin 3.maddesi ve yasal hükümler karşısında bu e-mailin geçerli bir fesih beyanı olarak kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki mail içeriğinde sözleşmenin feshedildiğinin de beyan edilmediği, aksine usulüne uygun olarak Kadıköy ... Noterliğinin 19/09/2014 tarih ...

Yev. no.lu ihtarname ile sözleşmenin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün geçmekle feshedilmiş olacağının davacıya bildirildiği, ancak ihtarnamenin davacıya 22/12/2014 tarihinde TK m.35 hükmüne göre tebliğ edildiği, bu durumda ise fesih tarihinin 22/01/2015 olarak gerçekleştiği, yani sözleşmenin sona erdiği tarihten sonrasına isabet ettiği anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte alınan 04/03/2020 tarihli raporda gümrük işlemleri konusunda uzman bilirkişinin yapmış olduğu açıklamalar da nazara alındığında, davalı tarafından sözleşmenin, sözleşme koşullarına da uygun olarak tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle hizmetin niteliği gereği davalı ithalatçının iş hacmi konusunda gümrükçüye karşı bir taahhüdünün bulunmaması, olası kazanç beklentisinde olan davacı Gümrük Müşavirliği firmasının kazanç tazmini talebinde bulunmasının bu sebeple mümkün olmadığı,

ayrıca yine sözleşmede taraflarca sözleşmenin feshi durumunda cezai şart vb. tazminat ödemesi yapılacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığı hususları dikkate alındığında davacının, taraflar arasında imza edilen 31/12/2013 tarihli sözleşmenin davalı tarafından sona erdirilmesi nedeniyle oluştuğu/oluşacağı ileri sürülen zararın davalıdan tazminine karar verilmesi yönündeki talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak " açılan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde.

Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin tek taraflı feshi nedeniyle uğranılan kar kaybının tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasında imzalan 31/12/2013 tarihli sözleşmenin davalı tarafından 28/02/2014 tarihinde e-mail ile sona erdirildiğini, sözleşmenin yaklaşık on ay kadar erken sona erdirilmesi nedeniyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, haksız fesih nedeniyle oluşan bu kar kaybının davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili ise davacı taraf gönderilen e-mail yazışmasının fesih bildirimi olmadığı, davacıya verilen işlerin azaltılmasına ilişkin olduğu,

bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı, sözleşmenin Kadıköy ... Noterliğinin 19/09/2014 tarih ... Yev.

No.lu ihbarnamesi ile sözleşmenin 3.maddesi kapsamında tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshine davacı tarafın kusurlu hareketinin neden olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.İhtilaf, taraflar arasında mevcut 31/12/2013 tarihli hizmet sözleşmesinin, süresinde önce feshedilip edilmediği, feshedilmiş ise feshin haklı olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının kar kaybına dayalı tazminat hakkının bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Dosya kapsamına göre; davacı şirketin, davalının her türlü ithalat ve ihracat gümrükleme işlemlerini, davalının vekili sıfatıyla yerine getirmesi konusunda taraflar arasında 31/12/2013 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 31/12/2014 tarihine kadar geçerli olduğu,

sözleşmesinin taraflardan birinin, 30 gün önce yazılı olarak diğer tarafa bildirimde bulunması koşulu ile feshedebileceği, sözleşmenin her yıl sürenin bitiminde iki tarafın karşılıklı mutabakatı ile yenileneceği kararlaştırılmış olup davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen 28/02/2014 tarihli e-mailde "03/03/2024 tarihinden itibaren davalı firmaya ait ... ihracat sevkiyatları dışındaki tüm ihracat işlemlerinin gümrükleme işlemleri, Boğaziçi Gümrük Müşavirliği firması tarafından gerçekleştirileceği, devir işlemlerinin problemsiz gerçekleşmesi açısından gerekli tedbirlerin alınması " bildirildiği, davalının Kadıköy ...

Noterliği'nin 19/09/2014 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi, ihtarnamede zikredilen kusurlu ifa nedeniyle gümrük işlemlerinde yaşanan sorunlar ile taraflar arasındaki güven ilişkisinin bitmiş olması gerekçe gösterilerek sözleşmenin üçüncü maddesi gereğince, ihtarnamenin davacıya tebliğinden itibaren 30 günlük süre sonunda sözleşmenin feshedildiği görülmüştür.Mali müşavir ile hukukçu bilirkişisinden alınan 23/11/2018 tarihli kök ve 04/04/2019 ek raporda özetle ; " Tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği ve defterlerin delil niteliği taşıdığı,

davalı şirketin, davacı şirketten Mart/2014 ayından itibaren gümrükleme hizmeti almadığı, Mart/2014 – Ağustos/2014 ayları arasında davacının düzenlemiş olduğu toplam 11.266,13 TL tutarındaki faturaların Şubat/2014 ayı öncesi verilen işlerin neticelendirilmesinden düzenlenmiş faturalar olduğu, davacı şirketin 2012, 2013 ve 2014 yılındaki satışların toplam içerisindeki davalı şirket payı sırasıyla %68,65, %68,07 ve %59,54 olduğu,

davacı şirketin 2013 yılındaki karlılık durumu dikkate alındığında, davalı taraftan talep edebileceği kar mahrumiyeti 8.609,74 TL/ay ( 2013 yılı dönem karı 154.043,30 TL'nin davalı şirketin satış içerisindeki %67,07 pay oranına tekabül eden 103.316,84 TL/12 ay ) olduğu,

Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında gümrük işlerini takip konulu vekalet niteliği gösteren sözleşmenin süresinden önce ve haklı sebepler olmadan sona erdirildiği kanaati oluştuğu, davalının, hizmet kusuru yönündeki haklı sebep iddialarının, bazı mail yazışmaları dışında somut belgelere dayanmadığı kanaati oluştuğu, bu yönde belgelerin incelenmesi uzmanlık alanımıza girmediğinden, sunulması halinde gümrük müşaviri bir bilirkişiye tevdii mahkemeniz takdirlerinde olduğu,

sözleşmenin vekalet niteliği göstermesi sebebi ile her zaman sona erdirilmesi mümkün olduğu ancak haklı nedenlerle sona erdirilmemiş ise yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere uygun bir zaman için tazminat talebi mümkün olacağı" tespit ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Gümrük bilirkişisinin de dahil edildiği 04/03/2020 tarihli ikinci ek raporda özetle ; " Davalı ... Tic.

A.Ş. şirketinin mail yazısıyla gönderilen bildirimde, işlerin yürütülmesinde azalmanın olacağının bildirildiği, fesihten bahsedilmediği, sözleşmenin resmen fesih edildiğinin, Kadıköy ....

Noterliği ... yevmiye ve 19.09.2014 günlü ihtarla bildirildiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün geçmekle sözleşmenin 19.10.2014 tarihinde fesih edilmiş olduğu, ancak ihtarname davacıya 35. madde hükmüyle 22.12.2014 tarihinde tebliğ edildiğinden fesih tarihinin 22.01.2015 olarak gerçekleştiği, Gümrük Müşavirliği mesleğinin genel teamüllerinde, hiç bir vekil eden ithalatçının gümrükçüsüne iş hacmi yönünden bir taahhütte bulunmadığı gibi, yapacağı ithalat miktarı yönünden de her hangi bir güvence vermediği, gümrükçünün beklentisinin vekil edenin ithalat/ihracat yapması ile bu işlerden para kazanması olduğu,

başka bir ifade ile vekil eden vekalet verse de sözleşme yapsa da, hiç ithalat/ihracat da yapmayabileceği de gözetilerek, konuya bu yönden bakıldığında bir gümrükçünün vekalet aldığı ithalatçının dönem içerisinde ithalat /ihracat yapmaması/yapamaması nedeni ile kazanç kaybına uğradığını iddia ederek tazminat beklemesi isabetli görülmediği öte yandan anılan sözleşmede fesih durumunda, davacı gümrükçü açısından lehte cezai hüküm içeren herhangi bir madde hükmü bulunmadığı anlaşılmakla, davacı gümrük şirketinin talebinin isabetli görülmediği " şeklinde görüş ve tespitine yer verilmiştir.Mahkemece,

hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında sözleşmenin davalı tarafından gönderilen 28/02/2014 tarihinde e-mail ile değil, Kadıköy .... Noterliğinin 19/09/2014 tarih ... Yev. no.lu ihtarnamesi ile sona erdirildiği, sözleşmenin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün geçmekle feshedilmiş olacağının davacıya bildirildiği, ancak ihtarnamenin davacıya 22/12/2014 tarihinde TK m.35 hükmüne göre tebliğ edildiği,

bu durumda ise fesih tarihinin, 22/01/2015 olarak gerçekleştiği, yani sözleşmenin sona erdiği tarihten sonrasına isabet ettiğine karar verilmiş ise de davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen 28/02/2014 tarihli e-mailde "03/03/2024 tarihinden itibaren davalı firmaya ait ... ihracat sevkiyatları dışındaki tüm ihracat işlemlerinin gümrükleme işlemleri, Boğaziçi Gümrük Müşavirliği firması tarafından gerçekleştirileceği " bildirilmiş olup davalı şirketin, davacı şirketten Mart/2014 ayından itibaren gümrükleme hizmeti almadığı da tarafların ticari defterleri ile sabittir.

Diğer bir ifade ile taraflar arasında 2014 yılı Mart ayından itibaren ticari ilişkinin sonlandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından gönderilen e-mailde sözleşme, yazılı irade beyanı ile feshedilmemiş ise de 2014 yılı Mart ayından itibaren ticari ilişkinin sona erdirilmesi suretiyle eylemli fesih yoluyla sözleşmenin 10 ay öncesinden sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğundan somut olayda, Borçlar Genel Hükümler değil, vekalet sözleşmesinin düzenlendiği, Özel Hükümlerin uygulanması gerekmektedir.TBK 502. maddesinde, vekalet sözleşmesini, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlamış olup TBK 512.

Maddesinde vekalet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceği, ancak uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren tarafın, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Yasa metninden anlaşıldığı üzere vekâlet sözleşmesi vekil ile müvekkil arasında güven unsuruna dayanan bir sözleşme olması nedeniyle yanlar dilediği zaman sözleşme ilişkisine son vermek hakkına sahiptir.

Her ne kadar uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğacak zararını gidermekle yükümlü ise de söz konusu zararın, sözleşmenin feshinden kaynaklı kar payına ilişkin olmadığı, sözleşmenin devam edeceği ümidiyle sözleşme için yapılan masraflar, uğranılan zarara ilişkindir.

Bu durumda vekalet niteliğindeki davaya konu sözleşmenin taraflardan birinin tek taraflı feshi nedeniyle diğerinin kar payı isteme hakkı bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/454, K. 2024/690, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Hükü M
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/454
Karar No
2024/690
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/456 K.2024/395
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/457 K.2024/375
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/459 K.2024/476
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/461 K.2024/824
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/465 K.2024/339
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/465 K.2024/325

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.