KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Dosya no
- 2021/484
- Karar no
- 2021/424
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/01/2021
- Numarası
- 2020/679
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREGİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde, taraflar arasında 13.112019 tarihli "Hilton İstanbul Bosphorus Ziyafet Satış Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde yılbaşı daveti etkinliği verildiğini, yapılan etkinlik çerçevesinde 238.827,01 TL organizasyon için, 60.194,28 TL konaklama bedeli olmak üzere toplam 299.021,29 TL bedelinde hizmet verildiğini, verilen hizmet karşılığında 14.01.2020 tarihli fatura düzenlendiğini, davalı tarafça bir kısım ödemeler yapıldığını ancak 29.248,22 TL bakiye alacağın ödenmediğinden davalı-borçlu aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, davalı-borçlu tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, geçici koruma tedbiri olarak ihtiyati haciz taleplerinin kabülü ile davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul mallari ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının dava kesinleşinceye kadar kadar haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 11/01/2021 tarihli ara karar ile,
icra dosyasının tetkikinde icra takibinin kesinleştiği anlaşılmakla davacı lehine ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yarar olmadığından talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin yasal süresi içinde sunduğu istinaf dilekçesinde;
icra takip dosyasının hatalı incelendiğini, ödeme emrinin 07/10/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalı ödeme emrine 09/10/2020 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu dolayısıyla takibin kesinleşmediğini, işbu davaya konu alacak için müvekkil şirket'in hiçbir güvencesi bulunmadığını, yargılama sürecinde davalının mal kaçırma ihtimali bulunmakta olup müvekkil şirket'in alacağına kavuşmasını temin için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil şirket sözleşme uyarınca tüm borçlarını eksik olarak ifa ettiğini, 31.12.2019 tarihinde etkinliğin gerçekleştirildiğini,
davalı tarafından sözleşme kapsamında verilen hizmet sonucu ödenmesi gereken bedel hususunda anlaşmazlık bulunmadığını, taraflar arasında yapılan yazışmalarda davalı ödeme gücü bulunmadığı için ödemenin geciktirilmesini talep etmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, borcun ifa edilmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine ise haksız ve somut bir gerekçeye dayanmadan itiraz ederek borcun ifasını geciktirdiğini, bu nedenle ihtiyati haciz şartları oluştuğundan mahkeme kararının kaldırılmasını,
ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Sözleşmeden kaynaklı faturaya dayalı alacağının tahsili için talep edilen ihtiyati haciz istemi yazılı gerekçeyle reddedilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabın- da haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t.
2023/18723-2014/1804)Somut olayda, her ne kadar icra takibinin kesinleştiğinden davacı lehine ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuki yarar olmadığından talebin reddine karar verilmiş ise de Uyap üzerinden icra takip dosyası incelendiğinde ödeme emri 07/10/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği yasal süresi içerisinde 09/10/2020 tarihinde icra takibine itiraz edildiği,
takibin henüz kesinleşmediği anlaşılmakla mahkemece hukuki yarar yokluğundan talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Dosya kapsamına göre talebe konu alacağın, taraflar arasında düzenlenen yılbaşı daveti etkinliğine ilişkin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye fatura alacağı olduğu görülmüştür. Talep eden dilekçesinde sözleşme ve faturalara ve yazışmalara dayanmıştır.
Tarafların sözleşmeden doğan edimlerini yerini getirip getirmediği, hizmetin kaç kişiye verildiği ve alacak miktarının tespiti hususunda ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından davacının ihtiyati haciz talebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak;
mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin gerekçe hatalı ise de dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın sonuç itibariyle doğru olduğu, ancak gerekçenin düzeltilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince gerekçenin düzeltilmesi cihetine gidilerek ve usulü kazanılmış haklar gözetilerek yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/484, K. 2021/424, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama