İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2022/1809 K.2022/1529

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2022/1809Karar2022/1529Tarih28 Aralık 2022Okuma11 dk · 2.259 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Aralık 2022
Dosya no
2022/1809
Karar no
2022/1529
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas
2022/282 (DERDEST
Karar tarihi
14/09/2022
Dava
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.259 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 20/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında ..., ... ve ...'nun vekaleten temsil edildiğini, ...'ın ise asaleten toplantıya katıldığını, genel kurulda alınan 8 nolu karara karşı toplantıya asaleten/vekaleten katılan davacıların ret oyu kullandıklarını ancak muhalefet şerhi vermelerinin engellendiğini, bu nedenle ortakların dava açma hakkının ellerinden alındığını, bu durum bile başlı başına genel kurul kararının iptali konusunda önem arz ettiğini, iddianın toplantıya katılıp red oyu veren maliklerin dinlenilmesi ile ispatlanabileceğini,

Bir organ kararı açısından iptalin gündeme gelebilmesi için öncelikle kararın varlığı ve var olan kararın geçerli olması gerektiğini, kurucu ve geçerlilik unsurları mevcut ise o kararın hukuka aykırılığı bakımından iptal edilebilirliğinden söz edilebileceğini, iptal edilebilirliğin bir genel kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye yada dürüstlük kurallarına aykırılığı durumunda söz konusu olduğunu, çoğunluğun haksız ve yersiz kararıyla azınlıkta kalan ortakların haklarının sınırlandırılması veya ortadan kaldırmasının iyiniyet esaslarına aykırı olduğunu,

ilgili satış kararının tamamen kooperatifin tasfiye edilmesi amaçlı alındığı belirtilse de, satış kararının azınlıktaki ortakların haklarını engellemesi, satış işlemi sonucunda ortakların ev değerlerinde ciddi azalma meydana geleceği, ilgili arsaların satılıp bina yapılması halinde sitenin hava alamaz duruma geleceği dikkate alındığında asıl amacın bu arsaların kooperatife yararlı olacak şekilde satılması amaçlandığında kooperatif ortaklarına rayiç bedel üzerinden satılması mümkün olduğu düşünüldüğünde, ilgili genel kurul kararlarının 1163 sayılı kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi hukukun genel ilkelerine,

hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan ilgili arsaların satışı durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kanuna ve ana sozleşmeye aykırı olarak alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı kooperatif yetkilisi ... cevap dilekçesinde özetle; toplantı çağrısının usulüne uygun yapıldığını, kararın gerekli nisap sağlanarak alındığını, davacılardan ...'nin toplantıya katılmadığını diğer davacıların ise asaleten ve vekaleten katıldıklarını, 20/03/2022 tarihli Genel Kurul toplantısında ayrıca davacılardan ... ve ...'nun yönetim kurulu üyesi seçildiklerini, davacıların kararın iptali talepleri yönünden somut delilleri olmadığı gibi toplantı tutanağına itirazlarını da yazdırmadıklarını, kararın ana sözleşmeye uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 14/09/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında;

"B)TEDBİR TALEBİ YÖNÜNDEN: 1-Davanın niteliğine ve dosya kapsamına nazaran takdiren teminatsız olarak tedbir talebinin kabulü ile davalı kooperatifin 20/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 8. maddede yer alan karar yönünden Kooperatifler Kanunu, atıf ve TTK. Madde 449 düzenlemesi gözetilerek TTK.

Madde 449 gereğince yürütülmesinin ihtiyati tedbir yoluyla geri bırakılmasına ve buna bağlı olarak bu 8. maddede belirtilen satışların ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, 2-Tedbir kararının yerine getirilmesinin ihtiyati tedbir isteyen tarafın sorumluluğunda olduğuna ve kararın ihtiyati tedbir isteyen tarafça ilgili yerlere ibraz edilmesi gerektiğine,3-Gerekçeli ara kararın yazılmasına...'' duruşmaya katılan davacılar vekili ve davalı kooperatif yetkilisi ...'ın yüzüne karşı karar verilmiş,Duruşma sonrası 30/09/2022 tarihinde yazılan gerekçeli ara kararda;

"tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda çağrıya ve genel kurula ilişkin emredici yasal düzenlemeler, hazirun cetvelinde davacılardan ...'un imzasının bulunmaması, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi, dava konusu edilen 8 nolu kararın kararda belirtilen arsaların satışına ilişkin olması, tedbir kararı verilmemesi durumunda ihtimale göre telafisi imkansız süreçlerin söz konusu olması, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun Anonim Şirket hükümlerine atfa ilişkin 98. Madde düzenlemesi, TTK.

Madde 449 düzenlemesi, davalı temsilcisinin duruşmadaki söz konusu beyanı, yaklaşık ispat koşulu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tedbir kararı verilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların olayda gerçekleştiği ve tüm dosya kapsamına nazaran teminat alınmasına gerek olmadığı sonucuna varıldığından takdiren teminatsız olarak tedbir talebinin kabulüne" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı kooperatif temsilcisi ... yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle.

Genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini, genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için karara muhalif kalarak muhalefet şerhi düşülmesi gerektiğini ancak karara karşı davacıların muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, muhalefet şerhi işlenmesinin engellendiği iddia edilmiş ise de toplantının bakanlık temsilcisi huzurunda gerçekleştirildiğini, toplantıya ilişkin her gündem maddesinin ayrı ayrı oylanarak kabul, ret ve çekimser oyların ayrı ayrı tutanağa yazıldığını, mahkemece TTK emredici hükmüne aykırı olarak kooperatif yönetim kurulu üyelerinin beyanlarının alınmadığını, yönetim kurulu üyeleri ...,

... ve ... olup, ... ve ... iş bu davada husumetli olduğundan diğer yönetim kurulu üyesinin beyanının alınması gerektiğini, teminat alınmadan tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacılardan ...'un genel kurul kararlarına karşı ret oyu kullandığına ilişkin olarak dava dilekçesinde dahi hiçbir beyan bulunmadığından muhalefet şerhi düşülmesinin engellenmesi iddiasının ... bakımından kesinlikle ileri sürülemeyeceğini beyan ederek tedbir kararının kaldırılmasını aksi takdirde uygun bir teminat alınmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme. 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.

Dava, 20/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 8 no.lu kararın mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti aksi halde iptali istemine ilişkindir. Davacılar vekili tarafından dava açılırken ihtiyati tedbir talep edilmiş olup, mahkemece tedbir talebi teminatsız olarak kabul edilmiştir.

Karara karşı davalı kooperatif temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, ihtilaf iptali talep edilen maddeye ilişkin ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.

Davalı kooperatifin 20/03/2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, ortaklar listesinde kayıtlı 27 ortaktan 7 ortağın asaleten ve 8 ortağın vekaleten katılımı ile toplam 15 ortağın hazır olduğu anlaşılmış olup toplantı tutanağında davacılar yada diğer ortaklar tarafından alınan kararlara karşı sunulan muhalefet şerhi olmadığı gibi tutanağın son kısmında toplantı tutanağının genel kurula okunduğu, itiraz eden olmadığından imza altına alındığı yazılıdır.

Davalı Sınırlı Sorumlu Doğanay Villaları Sitesi İşletme Kooperatifi'nin 20/03/2022 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan davaya konu 8 no.lu gündem maddesinde ise "Kooperatif tasfiye kararının görüşülmesi ortak arsalar olduğu için satışından sonra karar alınması oya sunuldu. Oy birliği ile kabul edildi. ... Pafta ... Ada ...

Parselde bulunan 4 adet 05-06-07-08 nolu arsaların satışı oya sunuldu, satılması 4 red oyuna karşılık 10 oy ile oy çokluğu ile kabul edildi (1 Çekimser Oy). Satılacak arsaların asgari satış metrekare fiyatının 4.800,00 TL den olması oylamaya sunuldu 4 red oyuna karşılık 10 oy ile oy çokluğu ile kabul edildi" şeklinde karar alınmıştır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca genel kurulda alınan kararların; oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan üyenin ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi, davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.

Aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir.

Mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) hali işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir.

Bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından TBK m. 27.maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkansız ise sonucu yine yokluktur. İptal edilebilirlik ise kanuna, esas mukaveleye ve afaki objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktır.

İptal edilebilir kararlar yönünden ise davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması, red oyu kullanılması ve iptali talep edilen her bir madde bakımından muhalefet şerhinin sunulması gerekmektedir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın "Kararın yürütülmesinin geri bırakılması" başlıklı 449. maddesi; "(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmünü, "Kararın etkisi" başlıklı 450 maddesi; "(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder.

Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır." hükmünü içermektedir. TTK'nın 449. maddesinde yer alan "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme, dava açıldıktan ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen özel bir ihtiyati tedbirdir. İhtiyati tedbire ilişkin genel hükümler HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir.

Yargıtay uygulamalarında genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin tedbir talebi yönünden uygulanacak prosedür ve kanun yolu bakımından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlere tabi olacağı kabul edilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 389/1 maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'', HMK 390/1 maddesinde "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce,

esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.", HMK 390/3 maddesinde "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'', HMK 391/1 maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi,

sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini, keza davanın esası yönünden de haklılığını ispat etmelidir. Ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir (m. 390/3).

Yani, ispatı gereken hususların tam olarak değil; kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir... yaklaşık ispat ispatsızlık veya sadece talepte bulunanın beyanlarıyla yetinileceği anlamına gelmemektedir. Talep eden, ispat ölçüsü düşürülmüş olsa dahi, bir ispat faaliyetinde bulunmak, bu çerçevede delillere dayanmak ve tam olmasa da iddia ettiği hususların gerçekliğini kuvvetle muhtemel olduğunu gösterecek şekilde ispat etmek durumundadır.

Şu halde, ispat ölçüsünün düşürülmesi, tedbirin koşullarının, özellikle tedbire esas olan hakkın hüküm altına alınabilmesi için maddi hukuk kurallarında öngörülen koşul vakıaların bir kısmının incelenmeyeceği ya da üstün körü inceleneceği anlamına gelmemektedir. Zira ispat ölçüsü, incelemenin kapsamına değil, hakimdeki usuli kanaatin derecesine ilişkindir...

Şüphesiz, talep eden bir ispat faaliyetinde bulunmuşsa bunu tam ispat seviyesinde aramamak gerekir; fakat tamamen ispatsız veya delile dayanmayan bir faaliyet de afaki tehlike olgusuna dayanılarak yeterli kabul edilemez (Pekcanıtez Usul, Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Muhammet Özekes, Doç.Dr.Hülya Taş Korkmaz, Doç.Dr.Mine Akkan, Cilt.III, s.2476, 2477).

Somut olayda, mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca iptal talebine konu 20/03/2022 tarihli genel kurul toplantısının 8 no.lu gündem maddesinin yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin davacıların talebi hakkında, yazılı görüşlerini bildirmeleri için kooperatif temsilcileri olarak ... ve ...'a tebligat çıkartılmış ise de; ...'un önceki dönem yönetim kurulu üyesi olduğu, 20/03/2022 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna ... ile birlikte davacılardan ... ve ...'nun seçildiği,

yani dava tarihi itibariyle ...'un yönetim kurulunda yer almadığı ancak yönetim kurulu üyesi olan ... ve ... eldeki davada hasım olduğundan, bu kişilerin görüşlerinin alınamayacağı, ...'ın ise tedbir talebine ilişkin yönetici sıfatıyla yazılı beyanda bulunmadığı, davalı ... temsilen ön inceleme duruşmasına katıldığı ve tedbir hususunda "tedbir talebinin takdirini mahkemeye bırakıyoruz" şeklinde beyan sunduğu anlaşılmıştır.

1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 98. maddesinin yollamasıyla, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 370. maddesinde "Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir.

En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır." hükmü yer almaktadır. Kooperatif ana sözleşmesinin 46. maddesi; "kooperatif adına düzenlenecek evrakın muteber olması ve kooperatifi ilzamı için kooperatif unvanı altında temsile yetkili olanlardan ikisinin imzası gereklidir.

Yönetim kurulu kooperatifi temsil ve kooperatif adına imza atmaya yetkili şahısları kararla tespit eder ve bu kararın noterlikçe onaylanmış bir sureti imzalarla birlikte tescil edilmek üzere ticaret sicil memurluğuna verilir. Gerektiğinde yukarıdaki fıkra hükmüne göre hareket edilerek imza yetkisine sahip kimseler değiştirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Genel kurul kararlarına karşı açılacak iptal davasında; davalı, kooperatif tüzel kişiliğidir.

Kooperatif tüzel kişiliğini temsil yetkisi yönetim kurluna ait olduğundan (K.K.m. 55/11). Kooperatif tüzel kişiliğini davada yönetim kurlu temsil eder. Yönetim kurulu bu görevini, birlikte veya kendi içinde görevlendirdiği üye veya üyeler aracılığı ile asaleten yahut görevlendireceği avukat aracılığı ile vekaleten yerine getirir. Davanın yönetim veya denetim kurulu üyelerinden her biri tarafından açılması halinde de kooperatifi temsil yetkisi yönetim kuruluna aittir...

İptal davasının yönetim kurulunca açılması halinde ise, kooperatifi denetim kurulunun temsil etmesi gerekir (Kooperatifler Hukuku, Mahmut Coşkun, sayfa 783) Yasal düzenleme ve ana sözleşme uyarınca, kooperatifin çift imza ile temsil edilmesi gerektiği ve yönetim kurulu üyesi olan ... ile ... eldeki davada hasım olduğundan, yönetim kurulu üyesi olarak tek başına ...'ın beyanına başvurulamayacağı nazara alındığında, iptal davasının yönetim kurulunca açılması halinde kooperatifi denetim kurulunun temsil etmesi gerektiği kuralının somut olaya kıyasen uygulanması,

denetim kurulu üyelerine tebligat çıkartılarak 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca tedbir talebine yönelik beyanlarının alınmasından sonra talep hakkında karar verilmesi gerektiğinden, istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.

1-Davalı kooperatif temsilcisi ...'ın istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/282 E. (derdest) 14/09/2022 tarihli tedbir kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

SONUÇ / HÜKÜM

4-Davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2022/1809, K. 2022/1529, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Hükü M
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1809
Karar No
2022/1529
Tarih
28 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1810 K.2022/383
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1810 K.2022/2150
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2022/1811 K.2022/1461
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1811 K.2022/1655
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1812 K.2022/1583
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1812 K.2022/1979

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.