İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1234 K.2025/643

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/1234Karar2025/643Tarih8 Temmuz 2025Okuma15 dk · 2.990 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
8 Temmuz 2025
Dosya no
2022/1234
Karar no
2025/643
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/01/2021
Numarası
2016/1187 Esas, 2021/73 Karar
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.990 kelime·15 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili firma ile dava dışı ....

A.Ş. arasında ...'ın dış cephe işlerinin müvekkili tarafından yapımı konusunda sözleşme imzalandığını, işin büyük bir kısmını yapılmış iken...A.Ş.'nin işi bırakması sebebiyle işin kalan kısmı için....A.Ş. ile dava dışı müteahhit firmayla yapılmış olan sözleşmenin aynen devamı konusunda anlaşıldığını, müvekkili tarafından hakediş ödemesi yapmasının ön şartı olarak davalı firmaya 29/04/2014 tarihinde 240.000,00 USD tutarlı teminat mektubu verildiğini,

davalı tarafından işin ayıplı ve eksik yapıldığı gerekçesiyle ve kusurlu görülen işlerin bir an önce tamamlatılması amacıyla 12/01/2015 tarihinde bankaya müracaat edilerek bu teminat mektubunun nakde çevrilip tutarın hesaplarına aktarılması talebinde bulunulduğunu, bunun üzerine banka tarafından müvekkili firmaya 550.000,00 TL nakit kredi kullandırımı yapıldığını ve ana para- faiz borcu olarak toplamda 551.804,95 TL olarak karşı tarafa ödeme yapıldığını, ancak davalı tarafça teminat mektubunun nakde çevrilmesine dayanak gösterilen ayıpların değişen mimari projeden kaynaklandığını,

müvekkili firmanın bunların ortaya çıkmasında bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu binanın dış cephe sözleşmesinde asıl olan mimari projelerin ve keşif tablolarının imar yönetmeliğine aykırı olarak değiştirildiğini, mekanik projelerin ilgili firmaca değiştirilmesi nedeniyle giydirme cephe içerisine açılan havalandırma menfezlerinde kaynakla bir takım sorunlar gözlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer almayan, asıl projede mevcut olmayan mekanik projelerin ilgili firmaca değiştirilmesi sonucu menfez montaj işlerinin müvekkiline 2.500,00 USD bedelle yaptırıldığını,

ayrıca dış cephedeki 2013-2014 döneminde cephe sepetinin 170 saat yaklaşık 20 gün müvekkilince kullanıldığı iddiası ile 38.873,79 TL halat bedeli kesildiğini belirterek, haksız olarak nakde çevrilen 240.000,00 USD bedelli teminat mektubunun nakde çevrildiği miktar olan 551.804,95 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 23/12/2020 tarihli dilekçesinde, cari hesap ekstresine göre davalı şirkete 103.144,56 TL borçlu bulunduklarını, bilirkişilerin mükerrer olarak 3. Kişilere yaptırılan işlerle ilgili 117.176,82 TL'lik faturayı mükerrer olarak hesapladıklarını,

bu hesaplama hatası giderildiğinde davacı alacağının 458.660,39 TL ve o tarihteki kur üzerinden 199.625,86 USD olması gerektiğini, bu durumda bilirkişinin 3.4174 TL üzerinden zuhuli hata ile 148.647,34 USD çarpanıyla bulduğu 507.987,52 TL zararın aynı hesap yöntemiyle 3.4174 TL X 199.625,86 USD = 682.201,41 TL olduğunu, dava dilekçesinde 541.804,95 TL istediklerini, bu miktarı 682.201,41 TL'ye çıkardıklarını, ayrıca 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsili şeklinde ıslah ettiklerini belirtmiştir.

Davalı vekili cevabında, müvekkili şirket yetkililerinden arsa sahibi ... ile dava dışı...A.Ş arasında 21/12/2009 tarihinde, Şişli İlçesi ... Ada ... Parseldeki arsası için düzenleme şeklinde arsa payı karşılığında inşaat yapımı ve gayrimenkul satış vadi sözleşmesi imzalandığını, sonrasında ... söz konusu arsasını hissedarı bulunduğu...A.Ş'ye ayni sermaye koyduğu için Beyoğlu ...

Noterliğinin 6 Ekim 2011 tarihli düzenleme şeklinde devir ve temlik sözleşmesi imzalandığını, 2012 yılına gelindiğinde müteahhit ...'nin işi yürütemez hale gelmesi üzerine Beyoğlu ...

Noterliğinin 29 Mart 2013 tarih ... yevmiye numaralı fesih sözleşmesinin imzalandığını, sonrasında müvekkili şirketin davacının da aralarında bulunduğu ...'nin taşeronları ile irtibata geçerek, her bir taşeronla ayrı ayrı protokoller imzaladığını ve ...'nin onlara olan borçlarını ödeyerek mevcut taşeronlarla işe devam ettiğini, ...'nin ana taşeronu olan...Ltd.Şti ile işlerin anahtar teslimi bitirilmesi için 16/04/2013 tarihli sözleşme imzalandığını,

davacı...ile müvekkili şirket arasında imzalanan 15/04/2013 tarihli protokolde "...tüm koşulların gerçekleşmesinin inşaatın bitirilerek kusursuz teslim edilmesi şartına bağlı olduğu"nun belirtildiğini, ... ve ... tarafından imzalanan 31/03/2013 tarihli protokol ve muvafakatnamede de "31/03/2013 tarihi itibariyle dış cephe işleri nedeniyle hakediş ve tahakkuk etmiş ...'in ...'den alacak tutarının 240.540,00 USD olduğu,

taşeron...'in yüklendiği işleri kayıtsız şartsız bitirmek için arsa sahibi ...'nın göstereceği yüklenici ile sözleşme yapması ve işleri sözleşmeye uygun olarak ve süresinde bitirmesi şartıyla ...'ye olan ve tarafların 240.540,00 USD olarak mutabık kaldıkları borcun... tarafından ödeneceği, ...'in işi yarım bırakması,

mutabakat ve faturalaşmayla ilgili gereklere yerine getirmemesi halinde ...'nın ödediği bedellere ...'den geri alacağı"nın belirtildiğini, müvekkilinin mevcut borçları inşaatın süresinde ve kusursuz olarak bitirilmesi koşuluyla ödediğini, davacı firma yetkililerinin çeklerinin yazılmak üzere olduğunu tüm ticari itibarlarının sıfırlanacağını ve iflas edeceklerini belirterek çok acil 600.000,00 USD'ye ihtiyaçlarının olduğunu söylemeleri nedeniyle 16/04/2013 tarihide ...'e müvekkili tarafından 600.000,00 USD ödendiğini, bu ödeminin bir kısmının çekle bir kısmının nakit olarak yapıldığını,

müvekkilinin bu süreçte inşaatın bitirilmesi için ana yüklenici....Ltd.

Şti ile 16/04/2013 tarihinde anahtar teslim inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacı ...'in de ...'nın alt yüklenicilerinden biri olarak dış cephenin kusursuz olarak bitirilmesinden ana yüklenici ...ile birlikte sorumluluğu müvekkiline karşı üstlendiğini, bu çerçevede davacının müvekkiline 31/07/2013 tarihli taahhütnameyi verdiğini, ana yüklenici ... ile imzalanan 16/04/2013 tarihli sözleşmeye göre ... binasının 14 Ağustos 2013 tarihine kadar teslim edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, 20/02/2014 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı,

tüm taraflarca imzalanan eksik listesi ve kabul tutanağında eksik - kusurlu işlerin belirtildiğini ve bu kusurlarının bu aşamada giderilmesi mümkün görülmediğinden, karşılıklı bir nefaset oranı belirleneceğinin ve hakedişlerden kesinti yapılacağının tutanak altına alındığını, 15 Mayıs 2014 tarihinde yapılan ..., ... ve müvekkili ... tarafından imzalanan protokolde "dış cephedeki estetik bozuklukla ilgili olarak 90.000,00 USD nefaset kesintisi yapılacağının ve dış cepheyle ilgili 10 yıllık malzeme ve işçilik garantisi kapsamında davalı şirkete 29/04/2014 tarihli 240.000,00 USD'lik kesin teminat mektubu verildiğinin" düzenlendiğini,

aradan geçen sürede sorunların çözülmediğini, binanın her yağmurda su aldığını, davacıya gönderilen bit çok ihtarla bu sorunların giderilmesinin istenilmesine rağmen giderilmemeleri ve cevabi ihtarla problemin teras çatı katı izolasyonu, cephe içine açılan havalandırma menfezleri, cephe montajından kaynaklanan hatalardan meydana geldiğinin, kendi sorumluluğu dışındaki sorunları çözmelerinin mümkün olmadığının bildirilmesi üzerine teminat metbunun nakde çevrilmesinin zorunluluk hale geldiğini, bu hususta ...'in bilgilendirildiğini ve mektubun nakde çevrilmeden iade edildiğini, bedelinin ise ... tarafından müvekkili şirkete ödendiğini,

davacının gerekli düzeltmeleri yapmayacağının anlaşılması üzerine menfezlerdeki sorunu gidermek amacıyla ana yüklenici ...'nın da yardımıyla dava dışı ...

Şti ile dış cephe kaplamasında ve havalandırma menfezlerinden gelen akıntı ve sızıntıların tamiri için 24/02/2015 tarihli cephe tamirat ve izolasyon sözleşmesi imzalandığını, imalat bitince kusurların görülmez hale geldiğini, sonrasında menfez dışındaki sorunların giderilmesi için de ...'la 19/01/2016 ve 25/04/2016 tarihli sözleşmeler yapıldığını, tüm bu işler tamamlandıktan sonra ...'a yaptırılan işler ve yönetim tarafından müvekkiline yansıtılan cephe sepeti halat kullanım bedelinin bir kısmı yansıtılarak ...'e 02/09/2016 tarihli 117.176,82 TL'lik e-fatura gönderildiğini,

faturaya itiraz edilmeyerek ...'in kayıtlarına alındığını ve bu alacağın kesinleştiğini, söz konusu alacağın davacının talebinden mahsubu gerektiğini, tüm bunlara göre, davacının binanın dış cephesinin kusursuz ve süresinde teslim etmeyi üstlendiğini ancak yerine getirmediğini, ... firmasının menfezlerdeki montaj sorunlarını ve akslarındaki bir kısım acil yapılması gereken silikon tamiratlarını yaptığını ancak cephenin baştan itibaren ayıplı yapılmış olması nedeniyle temel sorunun çözülemediğini, en son aralık 2016 ve ocak 2017 tarihlerindeki yağışlarda su kaçaklarının devam ettiğini,

cephelerdeki sorun çözümlenip kesin kabule elverişle hale getirilmeden teminatın iadesinin istenemeyeceğini, öncelikle ayıpların giderilip giderilmeyeceğinin tespiti, giderilmeyecek ise ayıp oranında bedelden indirim yapılması gerektiğini, davacıya ...'nin borçlarına karşı ödenen 240.540,00 USD'nin iadesiyle ilgili olarak talepleri bulunduğunu, müvekkili arsa sahibi ...'nın ...'nin ...'e olan borçlarını öderken koşul olarak inşaatın süresinde ve kusursuz olarak bitirilmesini şart koştuğunu, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek,

bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının alacağı çıkması halinde ise bu bedelin takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davacı tarafın sözleşme kapsamında davalıya 240.000,00 USD tutarlı teminat mektubu verdiği, davalı tarafın birçok kez yaptığı uyarılara rağmen eksik ve ayıpların giderilmediğini belirterek teminat mektubunun paraya çevrilmesi için bankaya müracaat ettiği ve ayrıca bu hususu davacıya da bildirdiği, davacı tarafın teminat mektubunun çözülmesini engellemek amacıyla bankadan kredi kullanarak teminat mektubu karşılığı davacıya 551.804,95 TL ödediği,

bu nedenle teminat mektubu bedeli yerine TL olarak ödenen 551.804,95 TL'nin hesaplamalarda esas alınacağı, alınan bilirkişi raporlarına göre davacı tarafın yapmış olduğu işteki eksik ve ayıpları gidermemesi nedeniyle davalı tarafça dava dışı 3. ....Ltd. Şti'ne söz konusu ayıp ve eksikliğin giderildiği ve bu firmaya KDV dahil 71.305,75 TL'yi fatura karşılığı ödediği, ayrıca eksik ve ayıpların giderilmesi için cephe sepeti kullanılması zorunlu olduğundan dava dışı ...

Turizm'e cephe sepeti kullanım bedeli olarak 45.871,07 TL ödediği, böylelikle ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için 3. Firmalara KDV dahil 117.176,82 TL ödendiği, buna dair 117.176,82 TL'lik faturanın davacı defterine kaydedildiği, sözleşmenin 18.maddesi gereğince bu bedelin mahsubu gerektiği, davacının davalıdan olan 14.032,56 TL'lik cari hesap alacağının düşülmesi sonucunda davacının davalıya 103.144,56 TL borcu bulunduğu, davalı ticari defterlerinde de aynı şekilde davalının davacıdan 103.144,56 TL tutarında alacağı olduğu,

sonraki bilirkişi raporlarında, davalı vekilinin de dilekçelerinde kabul ettiği üzere bilirkişi heyetinin 117.176,82 TL'lik faturayı mükerrer olarak hesapladığı, her iki tarafın ticari defterlerine göre tespit edilen 103.144,56 TL davacı borcu 551.804,95 TL'den mahsup edildiğinde davacının bakiye 448.660,39 TL alacağı kaldığı, dava dilekçesinde yasal faiz istendiğinden ve ıslahla faiz türü değiştirilemeyeceğinden yasal faize hükmedildiği,

davalı taraf cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı daha önce dava dışı ... ile sözleşme yapmış olup, davalı taraf ... yerine sözleşmeye devam ederek davacı ile protokol imzaladığından ... ile yapılan sözleşme kapsamında ...'nin ...'e karşı kabul ettiği tahakkuk eden 240.540,00 USD borcu üstlenerek ödeyen davalı tarafın bu paranın davacı alacağından takas ve mahsubunu isteyemeyeceği gerekçesiyle, davacının davasının ve davalının takas/mahsup talebinin kısmen kabulü ile.

448.660,39Tl'nin dava tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalının fazlaya ilişkin takas/mahsup talebinin reddine, karar verilmiştir.Mahkemece 26/03/2021 tarihli "maddi hata düzeltme kararı" ile, karar başlığında sehven davalı gösterilen ...

A.Ş yerine, karar başlığının "davalı ...Ş" olarak tashihine karar verilmiştir.Mahkemece, ... vekilinin 23/03/2021 tarihli talep dilekçesi üzerine, 26/03/2021 tarihli ek kararla, birleşme suretiyle infisah eden....A.Ş'nin birleştiği ...vekilince dosyaya vekaletname sunularak duruşmaların takip edildiği, hem münfesih şirketin hem de devralan şirketin vekillerinin aynı olduğu dikkate alındığında yargılamanın ...ne karşı yürütüldüğü, bu nedenle eski hale getirme kararı talebinin yerinde olmadığı,

sadece karar başlığındaki davalı kısmının tashihinin yapılması gerektiği gerekçesiyle, talep eden vekilinin eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinafında, mahkemece alacaklarına hükmedilirken 22.12.2020 tarihli ıslah dilekçelerindeki dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesi taleplerinin gözardı edildiğini belirterek, hükmün bu yönden düzeltilerek ticari faize hükmedilerek onanmasını yada bu yönden kararın kaldırılarak mahalli mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafında, dosyaya sunulan tüm raporlarda ve bizzat davacının yaptırdığı delil tespit raporunda; davacının işi ayıplı olarak teslim ettiği, gecikme, imalat ve işçilik hataları bulunduğu,

davacının sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edilmiş olup, bu nedenle davacıya işleri kusursuz ve süresinde bitirmesi koşuluyla ödenen 240.540,00 USD'nin taraflarına iade edilmesi gerektiğini, davacı ... ile müvekkili şirket arasında imzalanan 15.04.2013 tarihli protokolde;

“...ancak tüm bu koşulların gerçekleşmesinin inşaatın bitirilerek kusursuz teslim edilmesi şartına bağlı olduğunun” belirtildiğini, buna göre müvekkili arsa sahibi ..., ...’nin...’e olan borçlarını öderken ...’nin borçlarını ödeme koşulu olarak “inşaatın süresinde ve kusursuz olarak bitirilmesini şart koşmuş” olup, dosyaya sunulu bir kısım bilirkişi raporunda bilirkişilerin bu bedelin müvekkiline iadesi gerektiği yönünde kanaat bildirdiklerini, davacının aksi yöndeki savunmaları ve yerel mahkemenin hiçbir gerekçe göstermeden bu yöndeki taleplerini reddetmiş olmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

halen daha ayıplı ve eksik imalatlar mevcut olup davacının bunları gidermesi gerektiğini, söz konusu işlerle ilgili olarak alınan teklifte bu işlerin 2019 yılı fiyatlarıyla 117.174,00 TL'ye bitirileceğinin belirtildiğini, mahkemece bu eksikliklerin bedelinin de tespit ettirilip mahsup edilmesi gerektiğini, kesin kabulün yapıldığı ileri sürülmüş ise de halen daha kesin kabul eksikliklerinin giderilmediğini ve kesin kabulün de yapılmadığını, ek karar yönünden ise, münfesih bir şirket aleyhine yargılama sürdürülemeyeceğinden tüm usul işlemlerinin eski hale getirilmesi ve geri alınması gerektiğini, müvekkili ...'nin yasal davalı ...

AŞ'nin yasal halefi olarak davalı sıfatıyla davaya dahil edilmesi gerektiğini, herhangi bir hak kaybı olmaması için taraf sıfatları bulunmamasına rağmen beyan ve itirazlarını sunduklarını, ancak tüm açıklama, itiraz ve beyanlarına rağmen münfesih (Hukuken Ölü Sayılan), taraf sıfatı kalmayan davalı ... aleyhine yargılamanın devam ettirildiğini ve karar verildiğini, söz konusu hatanın ek karar ile düzeltilmeye çalışıldığını, bu nedenle ek kararı da istinaf ettiklerini belirterek,

kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davalı ...Ş. vekilinin 21/11/2019 tarihli dilekçesiyle, müvekkili...Ltd. Şti'nin 27/12/2017 tarihinde ...ile birleşmek suretiyle infisah ettiği belirtilerek, dilekçesi ekinde ...adına düzenlenmiş Beyoğlu ...

Noterliğine ait 15/11/2016 tarih ... yevmiye nolu vekaletnameyi sunması ve sonraki duruşmaları da davalı vekili olarak takip etmesi karşısında, Mahkemece 26/03/2021 tarihli "maddi hata düzeltme kararı" ile karar başlığındaki "davalı ...

A.Ş"nin "davalı ...Ş." olarak tashih edilmiş olmasının ve 26/03/2021 tarihli ek kararla, davalı vekilinin eski hale getirme talebinin reddedilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin bu ek karara ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dava, davacı, davalı ve dava dışı ana yüklenici ...İnşaat arasında imzalanan 15/05/2014 tarihli protokol gereğince, davacının yapmış olduğu dış cepheyle ilgili verdiği 10 yıllık malzeme ve işçilik garantisinin teminatı olarak,

davacı yüklenici tarafından verilen 29/04/2014 tarihli 240.000,00 USD'lik kesin teminat mektubunun, davalı iş sahibi tarafından işin ayıplı ve eksik yapıldığı gerekçesiyle haksız olarak çözdürüldüğü, oysa ki ayıpların değişen mimari projeden kaynaklandığı, davacının bunların ortaya çıkmasında bir kusuru bulunmadığı iddiasıyla, söz konusu teminat mektubunun çözdürülmemesi için çekilen kredi nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelinin iadesi istemine ilişkin olup,Davalı tarafça, davacının üstlendiği menfez montajlama ve dış cephe işlerini gereği gibi yapmadığı, binanın su aldığı, tüm uyarılara rağmen gereği gibi onarım yapılmadığı,

bu nedenle davacının teminatını çözerek başka firmaya tamirat yaptırdıkları, halen daha sorunun tam olarak çözülmediği belirtilerek, cevap dilekçesinde yazılan nedenlerden dolayı takas ve mahsup definde bulunulmuştur.Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık esas itibariyle, davacının davaya konu ettiği teminatın iadesi şartlarının bulunup bulunmadığı ve davalı tarafça takas-mahsup kapsamında ileri sürülen ... adına davacıya ödediği 240.540 USD'nin davalıya iadesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.Davaya konusu teminat mektubunun davalıya, taraflar arasında geçici kabulün yapıldığı 20/02/2014 tarihinden sonra,

15/05/2014 tarihli protokol gereğince, geçici kabul eksikliklerine ilişkin nefaset bedeli mahsup edilerek, davacının yapmış olduğu dış cepheyle ilgili verdiği 10 yıllık malzeme ve işçilik garantisinin teminatı olarak verildiği ve aşamada bedeli davacı tarafından ödenerek geri alındığı anlaşılmaktadır.Mahkemece belirlenen eksik ve ayıpların bu tarihten sonra meydana gelen eksik ve ayıplar olduğu, bunların bilirkişi raporuyla usulünce belirlenip fiyatlandırıldığı,

davalının, mahkemenin bu kabulüne karşı tek istinafı fazlaya ilişkin ayıp bulunduğuna ilişkin olup, yine alınan bilirkişi raporlarıyla davalının fazlaya ilişkin eksik ve ayıp iddiasının yerinde olmadıkları anlaşıldığından, davalının bu istinafının yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.Davalının 240.540 USD'lik ödemesine ilişkin takas-mahsup itirazı, bu ödemeyi geri isteyip isteyemeyeceği değerlendirildiğinde ise;Davacı ve dava arasındaki 15/04/2013 tarihli protokol ile davacı ve ... arasındaki 31/03/2013 tarihli protokolden anlaşılacağı üzere, bu bedelin,

asıl yüklenici olan ...'nin davacı taşerona olan hakediş borcuna karşılık olarak davalı tarafça üstlenilip ödendiği sabittir. Davalının iddiası, taraflar arasında düzenlenen bu protokoller gereğince işin gereği gibi ve süresinde bitirilmemesi nedeniyle bu bedelin iade edilmesi gerektiğine ilişkindir.

Söz konusu protokol içeriklerine göre de ödemenin bu şartla yapıldığı anlaşılmaktadır.Tarafların geçici kabul tarihinde (20/02/2014) bir araya gelip, o ana kadarki eksik ve ayıpları belirleyip hakedişten düştükleri, sonraki muhtemel eksik ve ayıplar için ise davaya konu teminat mektubunu düzenledikleri anlaşılmış olup, bu şekilde davalı tarafından davacıya ödenen 240.540 USD'nin eksik ve ayıpları teminatı açısından bir teminat özelliği kalmamıştır.Bu bedelin işin süresinde tamamlanmasıyla ilgili özelliğine gelince.

Borçlar Hukukunda, gerek ifaya ekli ceza gerekse işin süresinde tamamlanmasını sağlamaya yönelik teminatlar vs kararlaştırılması halinde, bu tür hukuki zorlamalar asıl borca bağlı feri niteliği bulunan ve borcun sona ermesine bağlı olarak sona eren tali borçlardır.

Somut olayda, 20/02/2014 tarihinde geçici kabul yapılmasıyla işin teslim edildiği anlaşılmakla, davacının en geç bu tarihte bu taleple ilgili hakkını saklı tutması gerektiği halde, dosyada buna dair çekincede bulunduğunun varlığına dair yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır.O halde, Mahkemece, davalının bu takas-mahsup kalemi talebinin belirtilen gerekçe doğrultusunda reddi gerekirken, yazılı olan gerekçeyle reddedilmesi hatalı olmuştur.Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece, bilirkişi raporuyla usulünce belirlenip fiyatlandırılan eksik ve ayıplı işler bedeli mahsup edilerek kalan teminatın iadesine dair verilen kararın yerinde olduğu,

ancak davalının 240.540 USD'lik ödemesine ilişkin takas-mahsup itirazının reddi gerekçesinin hatalı olduğu ve yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Ayrıca,Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, dava dilekçesinde yasal faiz istenilmiş olup,Yargıtay İçtihatlarına göre, davacı taraf dava dilekçesi ile faizle ilgili tercihini yaparak yasal faiz istediğinden, faiz türüyle ilgili istem maddi hukuka ilişkin olup usul işlemi olmadığından, ıslahla faiz türü değiştirilemeyeceğinden, Mahkemece hükmedilen bedel yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması da yerinde bulunmaktadır.

Buna göre, davacının sadece bu hususa ilişkin olan istinaf itirazı yerinde bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin sadece gerekçe yönünden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, her ne kadar davalının istinaf talebi kabul edilmiş ise de Mahkeme gerekçesi kısmen değiştirilerek aynı hüküm kurulduğundan ilk derece mahkemesinin fer'ilere ilişkin hükümleri aynen korunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince REDDİNE, B)Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/01/2021 tarih ve 2016/1187 Esas, 2021/73 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davacının davasının ve davalının takas/mahsup talebinin KISMEN KABULÜ ile.

448.660,39 TL'nin dava tarihi olan 30/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 4-Davalının fazlaya ilişkin takas / mahsup talebinin REDDİNE,

C) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 39.483,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,2-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 24.797,87 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından peşin yatırılan (başta 9.423,45 TL + ıslah ile 2.230,00 TL olmak üzere toplam=) 11.653,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 33,50 TL ilk masraf, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 860,51 TL keşif harcı,

211,90 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 13.105.91 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 8.650,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 34,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiyesinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-Gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafın iban numarasına İADESİNE,

7-Bu dava sebebiyle 30.647,99 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 9.423,45 TL + ıslah ile 2.230,00 TL olmak üzere toplam=) 11.653,45 TL'nin mahsubuyla kalan 18.994,54 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

D) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davalı tarafından yatırılan 7.663,00-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı,

158,90-TL posta gideri olmak üzere toplam 321,00-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/1234, K. 2025/643, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1234
Karar No
2025/643
Tarih
8 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1235 K.2025/615
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1239 K.2025/644
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1241 K.2025/773
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1241 K.2025/1460
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2025/621
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/1246 K.2025/622

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.