KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi Birleştirilen Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi'nin 2017/287 E. - 2017/999 K.
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/609
- Karar no
- 2024/573
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/02/2017
- Numarası
- 2017/128 Esas, 2020/545 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
B. DAVA TARİHİ: 28.02.2017
KARAR TARİHİ:16.05.2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket bünyesinde bulunan ...
Otelinde 31.12.2016 yılbaşı gecesi ... konseri organizasyonu için sözleşme yapıldığını, hazırlanan sözleşmenin e-posta yolu ile ... ile paylaşıldığını, sözleşmenin delili olarak 4. maddede yer alan 50.000,00-TL avans ödemesinin müvekkiline yapıldığını, ancak davalı organizatör şirketin ülke genelinde mevcut terör saldırıları gerekçesi ile konseri iptal ettiğini, sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca, basiretli tacir olan davalının sözleşme yaparken, şartlarının değişebileceğini, riskleri ve beklenmeyen halleri gözetmiş sayılacağını, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, yılbaşı günü konser bedelinin 165.000,00 TL + KDV olduğunu,
bedelin 50.000,00-TL'sinin avans olarak ödendiğini, bakiye 115.000,00- TL + KDV + stopajın 26.12.2016 günü ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda uğranılan zararlar, yoksun kalınan konser bedeli ve uğranılan ticari itibar kaybı sebebi ile fazlaya ilişkin hakkarı saklı kalmak şartıyla, 26.12.2016 gününden başlayacak ticari faizi ile birlikte bakiye 115.000,00- TL + KDV stopaj bedeli ile müvekkilinin çalıştığı sanatçı nezdinde ve piyasada ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, alacağın zaman aşımına uğradığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, yanlar arasında yazılı yada şifahi bir sözleşme bulunmadığını, dolayısıyla da kendileri tarafından imzalanmamış sözleşme hükümlerinin bağlayıcı olmayacağını, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ait ...Otel'de yılbaşı konseri düzenlenmesinin tek taraflı taahhüt edildiğini, davacının bu taahhüdü ve talebi üzerine, davacıya 50.000,00- TL ödendiğini, müvekkili tarafından başkaca hiçbir taahhütte bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/287 esas 22017/999 karar sayılı dosyasında davacı vekili, davalı tarafından Samsun ...
Otel'de düzenlencek yılbaşı etkinliği için davacının 50.000,00 TL ödediğini, ancak etkinliğin ülkede son zamanlarda yaşanan üzücü olaylar ve otele yönelik somut tehdit ve ihbarlar nedeniyle gerçekleştirilemediğini, ifanın imkansızlığı nedeni ile borçlunun borcunu ifa etmesinin istenemeyeceğini, etkinliğin iptalinde kusurlarının bulunmadığını ileri sürerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müvekkili tarafından davalıya ödenen 50.000,00 TL avansın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyada mevcut sözleşme başlıklı belgede tarafların ıslak imzası bulunmadığı, asıl davadaki davacı yan dava dilekçesine sözleşmeyi delil olarak eklediğinden sözleşme hükümlerinin evleviyetle benimsediğinde herhangi bir kuşku olmadığı, konserin gerçekleştirileceği otelin müdürü olan ve temsil yetkisi inkar edilmeyen tanık ...'nın ifadesinde sözleşme hükümleri konusunda mutabakata varıldığının doğrulandığı,
elektronik ortamda karşılıklı icap ve kabulün gerçekleştiği, sanatçı ... hakkında sosyal medya mecralarında çıkan tehdit ve tepki mesajları ve o dönem toplumda infial yaratan terör olayları gözetilerek davalı firmanın gerek sanatçının gerekse de misafirlerin can güvenliği nedeniyle organizasyonu iptal etmesinde herhangi bir kusur olmadığı, önceden duyurulmuş olan ... konserinin iptalinin yerel halkta oluşan tepkiyi dindireceğinden, yıl başı gecesi başka bir canlı müzik programının fazla dillendirilmeksizin yapılması aynı tepkiyi ve güvenlik kaygısını yaratmayacağından davalı tarafın herhangi bir kusuru söz konusu olmadığı,
dava dosyasına yansımış malum ve maruf olan 2017 senesi yıl başında ve o tarihlerde ülkede yaşanan ve konserin gerçekleştirileceği Samsun ilinde de belirgin bir şekilde hissedildiği ve halk tepkilerine sebep olmuş terör eylemleri nedeniyle sözleşmenin ve konserin davalı tarafından haklı olarak iptal edildiğinin kabulü gerektiği, organizasyonun iptalinde davalının yaşanan harici terör olayları nedeniyle kusursuz olduğundan bakiye bedelin istenmesinin mümkün olmayacağı, "Sözleşmenin İptali" başlıklı 7. maddeye göre, "Mücbir sebep hallerinde taraflar bir araya gelerek ayrı bir gün belirler,
ayrıca yapılan ödemeler ve avans iade edilmez." şeklinde hükümolduğu, bu madde ve sözleşmenin bütünü incelendiğinde mücbir sebep ve dönme hallerinde her durumda ücretin tamamına hak kazanacağı yönünde bir anlam çıkmadığı, davalı tarafın savunmasında sanatçı ...'a ayrı bir konser günü teklif edilmekle birlikte kendilerince kabul edilmediğini savunmuşsa da bu durum davacı tarafın kabulünde olmadığı gibi tanık ...'nın da soyut beyanından ibaret kaldığı, yeni bir konser gününün teklif edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı,
sözleşmenin 7. maddesi uyarınca davacı yüklenici şirkete ödenen avansın iadesi istenemeyeceğinden asıl davadaki davalının açmış olduğu birleşen davanın bu nedenle reddi gerektiğini, davacı tarafın ticari itibar kaybına uğradıklarından bahisle manevi tazminat istemininde yerinde olmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl davada Davacı/birleşen davada davalı vekili istinafında, sözleşmenin davalıyı bağlayıcı nitelikte olduğu, organizyonun davalı tarafından iptalinin mücbir sebep olarak kabulünün hatalı olduğunu, davalının haksız ve kusurlu olduğunu, aynı gece müzikli eğlenceli organizyon yaptığını, diğer mekanlarda yılbaşı organizyonu yaptığını, sözleşmenin 7. Maddesinde organizasyonun ertelenebileceğinin düzenlendiğini, davalının erteleme yapmaksızın sözleşmeyi iptal ettiğini, mahkemece bu dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl davada Davalı/birleşen davada davacı vekili istinafında, sözleşmeyi haklı olarak iptal ettiklerinin mahkemece belirlendiğini ancak hiçbir kusurları olmadığından sebepsiz zenginleşme gereği 50.000TL ödemenin de iade edilmesine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı-sözlü sözleşme bulunmadığını, mahkemenin hatalı olarak sözleşmenin 7.maddesine göre iade edilmesi diye bir karar verdiğini, kabulünün mümkün olmadığını, davacıya hiçbir taahütte bulunmadıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı,
sözleşmeden dönülmesinde haklı sebep olup olmadığı, buna göre maddi, manevi tazminat istenip istenemeyeceği; birleşen dava yönünden ise, ödenen avansın iadesinin gerekip gerekmeyeceği konularında toplanmaktadır. Dosya kapsamı, tanık beyanları ve diğer deliller gözetildiğinde, taraflar arasında konser organizasyonunu konu alan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca asıl davada davalı/birleşen davada davacı tarafça, davacı/birleşen davalıya 50.000 TL ödeme yapıldığı hususu da çekişme dışıdır. Dosya kapsamına ve kabule göre, davaya konu organizasyonun iptal edilmesinde taraflara yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesinin tarafların kusuru bulunmadan sona ermesi halinde, taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alabilirler.
Yapılan açıklamaya göre mahkemece asıl davaya yönelik verilen karar doğru ise de, birleşen davada birleşen dava davacısının ödediği sabit olan 50.000 TL avansın iadesi gerektiği halde, bu talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Birleşen bu dava yönünden kararın kaldırılarak açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, faiz talebine ilişkin ise birleşen dava davalısının sözleşmenin feshi tarihi olarak bildirdiği 21/12/2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla tarafların tacir olduğu da dikkate alınarak bu tarihten itibaren ticari faize karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, asıl dava davacısı vekilinin istinaf talebinin reddine, birleşen dava davacısı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak birleşen davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, asıl davaya yönelik verilen karar hüküm bütünlüğü açısından aynen korunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/609, K. 2024/573, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama