İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/721 K.2024/1103

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/721Karar2024/1103Tarih16 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.435 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Ekim 2024
Dosya no
2022/721
Karar no
2024/1103
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/12/2020
Numarası
2016/46 Esas, 2020/850 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.435 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 2012 yılında sözlü yapılan anlaşma ile davalılara ait taşınmazlarla ilgili inşaat ve tadilat projeleri ile iş takibinin müvekkilleri tarafından yapılması konusunda mutabakata varıldığını, sözlü anlaşmada yapılacak işlerin ayrıntılı olarak belirtilmediğini, davalıların müvekkiline peyderpey 70.000 USD avans ödediğini, müvekkilinin, davalıların bildirdiği ve tapusunu verdiği davalılara ait olan taşınmazlarla ilgili inşaat ve tadilat projeleri çizdiğini, gerekli izinleri aldığını, harç ve masraflarını ödediğini,

projeleri onaylattığını bir kısmının da iskanlarını alacağını, ancak yapılacak işlerin sayısı ve nevi tam olarak belli olmadığından bazı işlerin yapılıp yapılmayacağının ön araştırma ve proje çizimi sonrasında değerlendirileceğinden bahisle yapılacak işin ücretinin net olarak belirlenmediğini, yapılacak işler bitirildiğinde tarafların hesap mutabakatı yapmaları konusunda anlaşıldığını, daha sonra taraflar arasında protokol imzalandığını, protokolde -Fatih İlçesi, ... Mah. ...

Ada, ... Parsel, ... Ada, ... ve ... parseller ile ilgili işlemleri takip hususunda 02.09.2012 tarihinde mutabık kalındığını, işin 15.06.2014 tarihinde bitirileceğini, iş karşılığı 70.000 Usd ödendiği, 24.3.2014 tanzim 15.06.2014 vade tarihli ...

Turizm A.Ş. lehine 70.000 Usd bedelli teminat senedi verildiğini, iş bitince senedinin iade edileceği, yükümlülükler yerine getirilemezse, resmi makbuzlar düşülerek kalan paranın iade edileceğinin belirtildiğini, protokol içeriğinde 2012 - 2014 tarihleri arasında yapılan işlerin belirtilmediğini, 15.06.2014 tarihinde bitirilecek işin tanımlanmadığını, müvekkilinin 2012 tarihinden beri davalıların dava dilekçelerinde belirtikleri işlerini yaptığını, davalılar adına harçları ödediğini, masraflar yaptığını, müvekkiline 2013-2014 yılında yaptığı işler için ayrıca para ödenmediğini. ödenen avansın kullanıldiğını,

müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle verilen işlerin tamamlanmadı gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin yaptığı işler ve harcamaların toplam bedelinin 175.982,80-TL + KDV olduğunu, bu bedelin verilen avanstan mahsubu sonrasında 54.020,90-TL + KDV bedel alacağı kaldığını, davalıların, müvekkilinin vekaletini iptal ettiğini, akabinde koruma kurulunda ve belediyede işleri iyi yapmadığı,

başarısız olduğu yönünde haberler yaydıklarını, müvekkilinin ofisine gelip çalışanlarının yanında, müvekkilini başarısızlıkla suçlayıp kişilik haklarını zedelelediklerini, bu nedenle müvekkili ... için 5.000,00TI manevi tazminat talep ettiklerini belirterek şimdilik 10.000,00-TL maddi alacak, 5.000,00-TL ise manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 70.000 USD ödeme yapıldığı iddia edilmişse de dekontla da sabit olmak üzere 75.000 USD ödeme yapıldığını, davacılara protokol gereği işlemlerin tesisi ve mimarı işlemlerin takibi için toplamda 75.000 USD ödeme yapıldığını, ilgili tapu sicil müdürlükleri ve belediyelerden dosyalar celp edilirse davacının protokol tarihine kadar hiçbir işlem yapmadığını, hatta davacının ek olarak sunmuş olduğu makbuzlardan dahi yaptığını iddia ettiği işlemlerin tarihinin protokolden sonraki tarih olduğunu, iş bu süreçte davacının ödenen bedellere rağmen gerekli hizmeti sunmadığını,

sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının manevi tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mah. ... Ada, .. Parsel, Fatih İlçesi, ... Mah. ... Pafta ... Ada ... ve ... Parselde mukim taşınmazlara ilişkin mimari işlemlerin ilgili kurumlarda takibi ve gerekli işlemlerin yapılması için sözlü olarak anlaştıklarını, ...'ın ...

Bankasındaki hesabından davacıya 02/07/2012 tarihinde 50.000 USD ve ...'a ait ...

Bankasında bulunan hesabından 31/12/2013 tarihinde 25.000 USD olmak üzere toplamda 75.000 USD ödeme yapıldığını, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen davalının anlaşmaya istinaden belirtilen taşınmazlar nezdinde hiçbir işlem yapmadığını ve davalı ...'ın "paralel yapı soruşturması" kapsamında rüşvet vermek suçundan yargılandığını ve bir süre tutuklu kaldığını, müvekkillerinin bu sürede muhatap bulamadıklarını daha sonra tarafların bir araya gelerek yazılı protokol yaptıklarını, bu protokolde işlerin bitim tarihinin belirlenmiş olmasına rağmen bu tarih itibarıyla davalının her hangi bir işlem yapmadığını,

bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek verilen teminat senedi gereği davalılardan 70.000 USD alacaklı olduklarının tespiti ve tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili verdiği cevap dilekçesi ile, husumet itirazında bulunarak, birleşen dava davacılarının bahsettiği 75.000 USD'nin protokolden önce verildiğini bu paranın protokolde belirtilen işler için verilmediğini, 75.000 USD ödenen işlerin yapıldığını, protokolde bahsedilen 70.000 USD'nin ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, dava konusu uyuşmazlıkta, taraflar arasında proje düzenleme ve iş takibine dair işlemler bakımından eser ve vekalet sözleşmesi unsurlarını içinde barındıran atipik bir sözleşme olduğu, sözleşmenin proje düzenleme bölümüne eser sözleşmesi,

iş takibi kısmına ise vekalet sözleşmesi hükümlerinin tatbiki gerektiği, davalı karşı davacı vekalet verenlerin söz konusu sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirdikleri, fesih tarihine kadar davacıların (yüklenici) yapılan işlere orantılı bir ücret talep edebileceği, sözleşmenin haklı ya da haksız olarak feshinin yapılan işin bedelinin istenmesine (ayıp ya da aluid ifa olmadığı sürece) engel olmadığı,

inşaat mühendisi ve mimar bilirkişi tarafından protokol kapsamında dosyaya yansıdığı şekilde tespit edilebildiği kadarıyla tapu kayıtları, imar dosyaları, vekaletname ve azilnameler bir arada değerlendirilerek 10/10/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda asıl davada davacı olan şirketin yaptığı iş bedelinin tespit edildiği, ancak masrafların ise belgelendirilemediği, ispata muhtaç olduğu, dolayısıyla davacı şirketin fesih tarihine kadar tespit edilebilen iş bedeli olan 56.769,00-TL + KDV toplam 66.987,46-TL ücrete hak kazandığı,

vekalet verenlerce işin süresinde vekillerce ifa edilmediği ve alacaklı oldukları ileri sürülmüşse de sözleşme karşılıklı olarak zımnen devam ettiği ve taraflarca benimsendiği için buna ilişkin savunmanın yerinde görülmediği, dolayısıyla yapılan ödemeden iş bedelinin mahsubu gerektiği, davacı şirketin yöneticisi olan mimar ...'ın sözleşmede taraf sıfatıyla imzası bulunmadığından aktif husumeti bulunmadığı,

sözleşmenin tarafı davacı şirket olduğundan onun yönünden davanın reddi gerektiği, öte yandan, eldeki davada TBK'nın 58. maddesi anlamında herhangi bir kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir haksız fiil olgusu tespit edilemediğinden manevi tazminat isteminin de yerinde görülmediği, taraflar arasında düzenlenen 15/06/2014 vade tarihli, 24/03/2014 tanzim tarihli, keşidecisi davacı şirket ve diğer davacı ..., lehtarı ise davalı karşı davacı ...

Turizm olan 70.000 USD bedelli bononun teminat amaçlı olarak düzenlendiği, bunun öncesinde ise bu senet bedeli kadar iş avansının davacı ... şirketinin hesabına banka havale kanalı ile yatırıldığı, dolayısıyla asıl dava yönünden talep edilen ve yukarıda belirtildiği şekilde tespit edilen alacak miktarının ihtilafsız olan bu ödemeden mahsubu gerektiği, alacak mahsup edildiğinde asıl dava yönünden davacı şirketin bakiye tespit edilen alacağının bulunmadığı,

sözleşme feshedildiğinden birleşen dava yönünden, teminat amaçlı verilen senet bedelinin alacak tutarı mahsup edilerek davalı karşı davacılardan (davalılardan ...'ın avalist sıfatıyla imzasının bulunduğu da gözetilerek) tahsili ile davalı karşı davacı ... Turizm'e ödenmesi gerektiği, diğer davacılar ... ve ...

Tekstil'in ise gerek bono da gerekse protokolde taraf olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle onlar açısından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, Asıl davada maddi alacak kalemi yönünden davacı ...

Tasarım Şirketine yapılan 70.000 USD ödeme, ispatlanabilen ve talebi mümkün 56.769,00-TL + KDV bedeli toplam 66.987,42-TL'yi karşıladığından reddine, Manevi tazminat davasının ise şartları oluşmadığından reddine, Diğer davacı ... yönünden ise aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, Birleşen davanın kısmen kabulü ile; asıl davada belirlenen 56.769,00-TL + KDV bedeli toplam 66.987,42-TL ödemenin mahsubu ile bakiye 51.267,36 USD'nin 15/06/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre işleyecek döviz faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...

Turizme ödenmesine, diğer davacılar yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, karar verilmiş, karara karşı asıl dava davacı- birleşen dava davalılar vekili istinafa başvurmuştur. Asıl dava davacılar birleşen dava davalılar vekili istinaf dilekçesi ile ...'ın müvekkiline, ...

Ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller ve Fatih ilçesi sınırları içerisindeki tüm taşınmazlarını içeren vakaletname verdiğini, bu taşınmazlarla ilgili yapılan işlere karşılık, 2.7.2012 tarihinde 50.000 USD, 18.07.2012 tarihinde 25.000 USD olmak üzere toplam 75.000 USD ödendiğini, ... Turizm A.Ş.'nin müvekkiline 28.03.2014 tarihinde, ...

Turizm A.Ş. adına olan taşınmazlarla ilgili işlem yapmak için vekalet verdiğini, birleşen davanın konusunun, 24.3.2014 tanzim 15.6.2014 vade tarihli senet olduğunu, müvekkilinin Protokol ile ... Mah. ... Ada ... parsel, ... Mah. ... Pafta ... Ada ... ve ... parseller ile ilgili resmi kurumlarda işlemleri yapıp sonuçlandıracağının ve ... Turizm A.Ş.'nin müvekkili ...

Şirketi hesabına 70.000 USD yatırdığı, işlemlerin 15.6.2014 tarihine kadar biteceği, teminat olarak 70.000 USD bedelli senet düzenlendiği, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 70.000 USD'den harcamalar düşülüp kalanının iade edileceğinin kararlaştırıldığını, protokolde tarih olmadığını, senet tarihine göre protokol tarihinin 24.3.2014 olması gerektiğini, protokolde belirtilen 70.000 USD'nin müvekkiline ödenmediğini, teminat senedinin 24.3.2012 tanzim, 15.6.2014 vade tarihli, 70.000 USD bedelli olup, müvekkili ...

Ltd. Şti. ve mimar ... kaşesi olduğunu, kaşe üzerinde imza olmadığını, müvekkiline protokol gereği ödeme yapılmadığı için, protokolün geçersiz olduğunu, protokolde, müvekkilinin yapacağı iş, işin içeriği, ücret, masrafların ücrete dahil olup olmadığı vb hiçbir ayrıntı bulunmadığını, mahkeme kararında belirtildiği gibi, müvekkilinin proje çizip, kurula çizilmiş projeyi sunarak,

onay alarak eser oluşturduğunu, belediye, tapu vb kurumlara vekaletname sunup imar durumu, tapu kaydı, röleve planları alarak vekalet hizmeti verdiğini, bilirkişinin ücret belirlerken oluşturulan eserin bedelini ve iş takip ücretlerini eksik ve hatalı hesapladığını, müvekkilinin protokolde 2.9.2012 tarihinin mutabakat tarihi olarak zikredildiği için, para gönderen..., ... Tekstil Şirketine, husumet yönelttiğini, protokol ve teminat senedi tarafı olduğu için de ...

Turizm A.Ş,'ye husumet yönelttiğini, müvekkilinin yaptığı işlerin çoğunun 20212 tarihinde ... Turizm A.Ş. vekalet vermeden önceki tarihlere ait olduğunu,... adına verilen mimarlık hizmetleri ve oluşturulan eserlerle ilgili olduğunu, ...

Turizm A.Ş.'nin, ...'ın gönderdiği 75.000 USD ile protokolde yazılı olan 70.000 USD'yi ilişkilendirmek istediği için davaya dahil edildiğini, davalı defterlerinde 70.000 USD gönderiye ait kayıt olmadığını, davalının dosyaya 2012 yılında ödenen 75.000 USD'nin makbuzlarını koyduğunu, mahkemenin 2012 yılında yapılan ödemeleri 2014 yılında yapılan protokoldeki ödemelerle karıştırdığını, biran 70.000 USD'nin ödendiği düşünülse bile müvekkilinin yaptığı masrafların harcama tarihindeki kur üzerinden USD'ye çevrilerek hesaplanması gerekirken dava tarihindeki USD kurundan hesaplandığını. kararın hatalı olduğunu,

müvekkilinin dava açmadan önce davalılara 30.07.2015 tarihinde ... nolu ihtarname keşide ettiğini ve 2012 yılındaki işle 2014 yılındaki işi ayırdığını, yapılan işleri açıkladığını, alacak miktarını bildirdiğini, davalıların bu ihtara itiraz etmediğini, mahkemenin ve bilirkişinin ihtarnameyi dikkate almadığını, davalı ...'ın 2012 yılında yaptığı ödemeyi 2014 te yapılan protokoldeki 70.000 USD ile bağdaştırmak istediği için aleyhine dava açıldığını, mahkemenin bu hususu gözardı ettiğini,.17-25 Aralık sivil darbe diye adlandırılan olaylar sonrası tüm kurul üyelerinin ağır ceza mahkemesinde yargılandığını,

kurulların imza yetkisinin askıya alındığını, yaklaşık 2 yıl kuruldan hiçbir karar çıkmadığını, müvekkilinin bu nedenle protokoldeki işleri sonlandıramadığını, olağanüstü durumun mahkemece araştırılmadığını ve değerlendirilmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Asıl dava, eser ve vekalet sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili ile manevi tazminat istemine, birleşen dava fesih nedeniyle fazla ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olup asıl dava davacısı yüklenici/vekil, birleşen dava davacısı iş sahibi/vekalet verendir.

Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında davalıların taşınmazları ile ilgili inşaat, tadilat projelerinin çizilmesi belediye ve anıtlar kurulunda iş takibi konusunda sözlü sözleşme yapıldığını, avans olarak 70.000 USD ödendiğini, müvekkilinin bir kısım işler yaptığını, daha sonra elinde olmayan nedenlerle işlerin durduğunu, tarafların daha sonra bir araya gelerek yazılı protokol yaptıklarını, hem sözlü anlaşmada hem de yapılan protokolde yapılacak işlerin ayrıntılı olarak belirlenmediğini,

tarafların işlerin bitiminde bir araya gelerek yapılan işler nedeniyle müvekkilinin alacağının belirlenmesi ve bakiyenin ödenmesi konusunda anlaştıklarını, daha sonra davalıların müvekkilini haksız olarak azlettiklerini belirterek müvekkilinin davalılar adına yaptığı işler ve masraflar nedeniyle olan alacağından avans ödemesinin mahsubu ile kalan bakiyenin ödenmesini ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, birleşen davada ise davacı iş sahibi yükleniciye 70.000 USD avans ödemesi yaptıklarını, davalı yüklenicinin üstlendiği edimini yerine getirmediğini belirterek avans ödemesinin iadesini talep etmiştir.

Dosya içeriğinden, protokolden ve taraf beyanlarından 2012 yılında tarafların birleşen dava davacısı iş sahiplerinin taşınmazları ile ilgili proje çizilmesi ve iş takibi konusunda sözlü olarak anlaştıkları, sözlü anlaşmada yapılacak işlerin ayrıntılı olarak belirlenmediği, sözlü anlaşma kapsamında iş sahipleri tarafından yükleniciye avans ödemesi yapıldığı, sözlü anlaşma kapsamında bir kısım işlerin yüklenici tarafından yapıldığı, ancak ilgili belediyede yürütülen soruşturma nedeniyle işlerin aksadığı,

daha sonra tarafların bir araya gelerek yazılı protokol yaptıkları ve bu protokolde tapu bilgileri yazılı olan iş sahibi şirkete ait taşınmazlarla ilgili proje çizimi, iş takibi yapılması konusunda mutabakata vardıkları, işin bitim tarihinin belirlendiği, protokolde yapılacak işler için yükleniciye 70.000 USD avans verildiğinin ve karşılığında yükleniciden aynı bedelli teminat senedi alındığının yazıldığı anlaşılmaktadır.

İlk derece mahkemesince, asıl davada manevi tazminat koşullarının ispatlanamadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Asıl dava davacısı manevi tazminat yönünden soyut beyanlarda bulunmuş olup, haksız fiilin ispatı yönünde her hangi bir delil bildirmemiş bu hususu ispatlayamamıştır. Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.

Asıl ve birleşen davalarda karşılıklı talepler taraflar arasında yapılan protokol kapsamında protokolden önce sözlü yapılan anlaşma ve protokol çerçevesinde yüklenici tarafından yapılan işler bedelinin tahsili talebi ile iş sahibi tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrasında bakiye avansın iadesi istemine ilişkin olduğundan ve taraflar protokol öncesi yapılan sözlü anlaşmanın taraflarının kimler olduğu konusunda dosyaya her hangi bir bilgi ve belge sunmadıklarından ve protokolde sözlü anlaşmanın protokol taraflarınca yapıldığını belirtiklerinden sözlü anlaşmanın da protokol taraflarınca yapıldığının kabulü ile protokolde imzası bulunan

şirketler dışında kalan asıl ve birleşen davalar davacıları yönünden maddi alacak davalarında aktif husumet bulunmadığından red kararı verilmesi yerinde olmuştur.

Asıl davada davacı şirket yaptığı iş bedelini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince yapılan işlerin bedeli konusunda bilirkişiden rapor alınmış, asıl dava davacısı şirket vekili bilirkişi raporuna karşı verdiği itiraz dilekçesinde yapılan işler bakımından bilirkişice yapılan hesaplamayı kabul etmiş, yaptığı iş bedeli yönünden bilirkişice tespit edilen 56.769 TL+KDV bedele itiraz etmemiştir.

Bu nedenle asıl dava davacı vekilinin yapılan iş bedelinin bilirkişice eksik hesaplandığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Taraflar arasında yazılı yapılan protokolde birleşen dava davacısı ... Turizm Ltd. Şti. Tarafından iş bedeline avans olarak 70.000 USD ödendiği açıkça yazılmış olup asıl dava davacı vekili müvekkiline protokolde yazılan bu bedelin ödenmediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını yazılı delille ispat edememiştir.

Asıl dava davacısı anılan protokolün muvazaalı olduğunu belirtmiş ise de buna ilişkin her hangi bir delil sunmamıştır. Bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.

İlk derece mahkemesince, asıl dava davacısı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme gereğince yaptığı işler bedelini bilirkişi aracılığı ile tespit ettirmiş olup, yüklenici vekili tespit edilen bu iş bedeline itiraz etmediğinden ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere yapılan masraflara ilişkin bir belge de sunulmadığından iş bu iş bedelinin yapılan avans ödemesinden mahsup edilerek karar verilmesi yerinde olmuştur.

Asıl davada davacı yüklenicinin aldığı avans bedelinden daha fazla alacağı bulunduğunu ispatlayamaması nedeniyle alacak talebinin reddine karar verilmiş, birleşen davada ise yüklenici tarafından yapılan işler bedelinin dava tarihindeki kur itibarıyla USD bedeli tespit edilerek iş sahibi tarafından yapılan avans ödemesinden mahsup edilerek kalan bedele hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl dava davacı-birleşen dava davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/12/2020 tarih ve 2016/46 Esas, 2020/850 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen dava için alınması gereken nispi ve maktu karar harcı toplamı 13.385,27 TL'den (427,60+12.957,67) davacı-birleşen davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.298,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.086,47 TL harcın davacı-birleşen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davacı-birleşen davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/721, K. 2024/1103, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/721
Karar No
2024/1103
Tarih
16 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/722 K.2024/1104
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/722 K.2024/1512
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/723 K.2024/621
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/723 K.2024/1662
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/723 K.2024/1713
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/725 K.2024/1669

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.